12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2024/2811 E. , 2025/637 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; katılan vekili ve sanıklar ... ve ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Nizip 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/221 Esas, 2016/129 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanık ... ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Sanıklar ... ve ... hakkında 2863 sayılı Kanunun 74. maddesinini birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Nizip 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/221 Esas, 2016/129 Kararının Mahalli Cumhuriyet savcısı, Suçtan Zarar gören kurum vekili, sanık ..., Sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 12.20.2023 tarihli ve 2020/10793 Esas, 2023/3950 Karar sayılı kararı ile "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, suçtan zarar gören ... adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Nizip 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.02.2024 tarihli ve 2023/583 Esas, 2024/130 Karar sayılı kararı ile sanık ... ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
4.Sanıklar ... ve ... hakkında 2863 sayılı Kanunun 74. maddesinini birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz nedenleri;
Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların üst hadden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanıklar müdafiinin temyiz nedenleri;
Dosya içerisine sunmuş oldukları mazeret dilekçesi hakkında bir karar verilmeksizin yargılamaya devam olunarak sanıkların yokluğunda mahkumiyet kararının verilmesinin ve bozma ilamının sanıklar aleyhine olmasına rağmen sanıkların savunmaları alınmadan karar verilmesinini savunma hakkını kısıtladığına, sanıklar hakkında TCK’nın 74/1-2. cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmadığına, eksik soruşturma yapıldığına, sanıklar bozma sonrası dinlenmiş olsalardı hagb hükümlerinin kabul edileceğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bozma öncesi yapılan yargılama neticesinde mahkemece, sanık savunması, tanık beyanı, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 21.06.2015 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağına göre, " kazı alanının içerisinde, kazma ve küreklerin bulunduğu, alan incelendiğinde yeni bir kazı yapıldığı, toprağın taze olduğu ve 5 litrelik bidon içerisinde su olduğu ve suyun soğuk vaziyette olduğu ve burada yeni bir kazının yapıldığı " nın tespit edildiği, suyun soğuk olması nedeniyle bölgenin hava şartları da dikkate alınarak Haziran ayında havanın sıcak olması nedeniyle suyun çabuk ısınacağı bu nedenle kazı yapıldığı an ile kolluğun tespit an arasında uzun bir zamanın bulunmadığı, dinlenen tanıkların olay yerinde başka şahısları görmediklerini beyan ettikleri, her ne kadar ihbarcı olarak dinlenen tanık ... ... mahkeme huzurunda beyanında, böyle bir ihbarda bulunmadığını beyan etmiş ise de, sanıklar ile tanığın aynı köylü olması nedeniyle aralarında husumet olmaması için yalan beyanda bulunduğu kanaatine varıldığı, tanık olarak dinlenen tutanak mümzii ...'un tanık ... ...'ın sanıkların kazı yaptığını gördüğü yönündeki beyanı ve olayın oluş ve şekli dikkate alındığında sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek sanıkların üzerine atılı suçu işledikleri kanaatine varılmış, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 74/1. fıkrasının 2. cümlesinde, kazı ve sontajın yapıldığı yerin sit alanı veya bu kanuna göre korunması gerekli başka bir yer olmaması halinde, cezadan indirim düzenlendiği, 09.07.205 tarihli bilirkişi raporlarında, söz konusu yer ile ilgili olarak 2016 yılı kurtarma kazıları programına konulması gerektiği, yapılacak kazı ve temizlik çalışmaları sonucunda elde edilecek arkeolojik veriler ışığında alanın tecil edilmesi gerektiği, geçen süre içerinde, ilgili güvenlik birimlerince güvenlik tedbirinin alınması gerektiğinin bildirildiğinden dolayı, söz konusu kazı yapılan alanın kültür ve tabiat varlıklarının korunması kanununa göre korunması gerektiği anlaşıldığından sanıkların cezalarında indirim yapılmayarak mahkumiyetlerine dair hüküm tesis edilmiştir.
Nizip 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/221 Esas, 2016/129 Kararının mahalli Cumhuriyet savcısı, suçtan zarar gören kurum vekili, sanık ..., Sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (12). Ceza Dairesinin 12.20.2023 tarihli ve 2020/10793 Esas, 2023/3950 Karar sayılı kararı ile "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, suçtan zarar gören ... adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece; Sanık savunmaları, tanık beyanı, bilirkişi raporu, 21.06.2015 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağı, iddia,tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 21.06.2015 tarihinde Nizip İlçe Jandarma Komutanlığına yapılan ihbarda Aşağı Çardak Mahallesi mevkiinde izinsiz kazı yapıldığı bilgisinin alınması üzerine kolluk kuvveti tarafından olay yerine intikal edilerek olay mahallinin 500 metre gerisinde durularak olay yerinin izlemeye alındığı, izleme neticesinde sanıklar ..., ..., ... ..., ... ve ...'ün kazma ve küreklerle toprak üzerinde çalışma yaptıklarının tespit edildiği, kolluk kuvvetinin kazı alanına yaklaştığı sırada kolluk kuvvetini geldiğini gören sanıklar ..., ..., ... ..., ... ve ...'ün olay yerinden hızlıca kaçmaya çalıştıkları, yapılan takip neticesinde sanıkların yakalandığı, sanıklar ..., ..., ... ..., ... ve ...'ün ellerinin ve kıyafetlerinin kirlenmiş ve tozlu vaziyette olduğunun tespit edildiği, sanıkların kaçtıkları alan kontrol edildiğinde kazı yerinin sanık ...'a ait arazi olduğu, bu arazi içerisinde 3 metre derinliğinde ve 5 metre kadar genişliğindeki yerde yeni kazı yapıldığının kazı alanının çevresinde de ayrıca başkaca kazıların yapıldığının tespit edildiği, bu haliyle tarımsal kazı derinliği olan 40 cm aştığı, her ne kadar sanıklar üzerlerine atılı suçlamayı inkar etmiş iseler de, 21.06.2015 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağına göre, "kazı alanının içerisinde, kazma ve küreklerin bulunduğu, alan incelendiğinde yeni bir kazı yapıldığı, toprağın taze olduğu ve 5 litrelik bidon içerisinde su olduğu ve suyun soğuk vaziyette olduğu ve burada yeni bir kazının yapıldığı " nın tespit edildiği, suyun soğuk olması nedeniyle bölgenin hava şartlarıda dikkate alınarak Haziran ayında havanın sıcak olması nedeniyle suyun çabuk ısınacağı bu nedenle kazı yapıldığı an ile kolluğun tespit an arasında uzun bir zamanın bulunmadığı, dinlenen tanıkların olay yerinde başka şahısları görmediklerini beyan ettikleri, her ne kadar ihbarcı olarak dinlenen tanık ... ... mahkeme huzurunda beyanında, böyle bir ihbarda bulunmadığını beyan etmiş ise de, sanıklar ile tanığın aynı köylü olması nedeniyle aralarında husumet olmaması için yalan beyanda bulunduğu kanaatine varıldığı, tanık olarak dinlenen tutanak mümzii ...'un tanık ... ...'ın sanıkların kazı yaptığını gördüğü yönündeki beyanı ve olayın oluş ve şekli dikkate alındığında sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek sanıkların mahkumiyetlerine dair hüküm tesis edilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Katılan vekilinin sanık ...
hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar ...
ve ... müdafiinin ve katılan vekilinin sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1.Sanılar müdafince 21.02.2024 tarihinde UYAP üzerinden elektronik ortamda gönderdiği dilekçesinde aynı gün olan diğer duruşması nedeniyle, oturuma katılamayacağına ilişkin mesleki mazeret dilekçesi sunulduğu, mazeret dilekçesi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olduğu, ayrıca sanık müdafinin mazeret dilekçesinin yokluğunda karar verilmesine ilişkin de olmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince sanıkların savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan CMK’nın 289. maddesine aykırı davranılması,
2.Sanıklar ... ve ...'nun bozma ilamına karşı diyecekleri sorulmadan bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 1412 sayılı CMUK'un 326. ve 5271 sayılı CMK'nın 307. maddesine muhalefet edilmesi, Hukuka aykırı olup, sair yönleri incelenmeyen Nizip 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanıklar müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2025 tarihinde karar verildi.