Esas No
E. 2022/8622
Karar No
K. 2025/641
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2022/8622 E.  ,  2025/641 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/2905 E., 2022/1193 K.
SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk derece mahkemesince sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 65/1, TCK'nın 62, 53 ve 51. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 80 TL adli para cezası ile cezlandırılmasına karar verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun 65/1, TCK'nın 62, 53 ve 51. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis 100 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz nedenleri; Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın yargılanmakta olduğu eylemin suç teşkil etmediğine, suça konu alana yapılan kooparatifin 2863 sayılı Kanun uyarınca projeli olarak yaptırıldığı, sanığın tadilat ve eklentilerin yapımına ilişkin bilgi ve görgüsü olmadığına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, dava konusu olan taşınmazın III. Derece arkeolojik sit alanı içinde bulunduğu, III. Derece arkeolojik site ilişkin kararın mahallinde usulüne uygun olarak ilan edildiği, ayrıca taşınmazın tapu kaydında III. Derece arkeolojik sit alanı içerisinde bulunduğunun şerh edildiği, keşif ve bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere sanık tarafından mevcut binanı 1. Katına hitap eden 3,75x6,80=25,50m2 alanlı çelik konstrüksiyon imalattı üzeri betopan ve bardolinle kapatılarak kaçak ve ruhsat yenilemesi yapılmadan 1992 yılında onaylanan mimari projesine aykırı olarak mevcut binanın ön cephesine kapalı alan ilave ederek inşai ve fiziki müdahale de bulunduğu, yapılan inşai ve fiziki müdahalenin basit onarım ve tadilat kapsamında olmadığı, böylelikle sanığın üzerine atılı olan 2863 sayılı Kanuna muhalafet ve imar kirliliğine neden olmak suçlarını işlediği sabit olduğu, her ne kadar sanık tarafından dava konu yere ilişkin yapı kayıt belgesi dosyaya sunulmuş ise de yapı kayıt belgesinin 2863 sayılı Kanun yönünden geçerli olmadığı, Yargıtay 12. Ceza dairesinin 2018/1889 esas, 2019/1564 sayılı kararının da bu yönde olduğu, suç tarihinin 2018 yıl olması nedeniyle yapı kayıt belgesinin imar kirliliğine neden olma suçu yönünden de geçerliğinin bulunmadığı, bu kapsamda sanığın üzerine atılı olan 2863 sayılı Kanuna muhalafet ve imar kirliliğine neden olmak suçlarını işlediği sabit olduğundan TCK'nın 44. maddesi uyarınca daha ağır yaptırım içermesi nedeniyle eylemine uyan 2863 sayılı Kanunun 65/1. madesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; Sanık hakkında düzenlenen iddianamede inşai faaliyete devam edildiği belirtildiği halde ilk derece mahkemesince sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmadan mahkumiyet kararı verildiği, verilen mahkumiyet kararında suçun sübutu ile ilgili herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle duruşma açıldığı, sanığın aşamalardaki savunmalarında dava konusu imalatı kendisinin yaptırdığını kabul ettiği, ancak istinaf aşamasında açılan duruşma sırasında savunmasını değiştirerek imalatı kendisinin rızası olmadan bilgisi dahilinde eşi ... ...'in yaptığını beyan ettiği, tanık olarak dinlenilen ... ...'in de sanığın bu beyanını doğruladığı ancak, önceki tüm aşamalarda sanığın imalatı kendisinin yaptırdığını açıkça ve istikrarlı bir şekilde beyan etmesi karşısında, tanığın da sanığın eşi olmakla beyanlarının tarafsız kabul edilmeyeceği değerlendirilerek sanığın cezadan kurtulmaya matuf savunmalarına itibar edilmeyerek, ilk derece mahkemesince yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre III. Derece Arkeolojik Sit Alanında sanık tarafından yapıldığı belirlenen imalat yapılmasının 2863 sayılı Kanunun 9 ve 16. maddeleri kapsamında izinsiz inşai müdahale olduğunun belirlendiği, yine sanığın tutanak düzenlendikten sonra inşai faaliyete devam etmesinin suçun zincirleme olarak oluşmasına yol açtığı, bu nedenle TCK'nın 44. maddesi uyarınca sanığın zincirleme olarak III.Derece Arkeolojik Sit Alanına izinsiz inşai müdahalede bulunduğu kabul edilerek mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

25.10.2018 tarihli yapı tatil zaptı ile sanığın III. Derece doğal sit alanı üzerinde bulunan taşınmazına izinsiz olarak eklenti yaptığının tespit edildiği ve yapının mühürlendiği, 26.11.2018 tarihli tutanak ile mühür fekki yapıldığı ve inşaata devam edildiğinin tespit edildiği, ilk derece mahkemesince suça konu alanda keşif yapıldığı, fen, arkeolog ve inşaat bilirkişisinin hazırlamış olduğu ortak raporuda, suça konu imalatların 2018 yılında yapılmış olduğu, yapı tatil zaptının düzenlenmesinden sonra inşaata devam edildiği, yapılan imalatların bina vasfında olduğu ve III. Derece arkeolojik sit alanına izinsiz inşai müdahale niteliğinde olduğunun belirtildiği anlaşılmakla;

Sanık müdafinin savunmasında suça konu imalatların mahallinden kaldırıldığını beyan ettiği anlaşılmakla, mahallinde inşaat ve arkeolog bilirkişi eşliğinde yeniden keşif yapılarak suça konu aykırılıkların giderilip giderilmediği, aykırılıklar nedeniyle sit alanında zarar meydana gelip gelmediğinin tereddütsüz şekilde belirlenmesi, uygun hale getirilmesi ve zarar meydana gelmemiş olması halinde atılı suçun manevi unsuru oluşmayacağından sanığın beraatine, aksi halde mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog