. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C. GEREKÇELİ KARAR
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davalı banka ile dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi ve gayrinakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin de şirket yetkilisi olması nedeniyle bu sözleşmelere herhangi bir açıklama ve bilgilendirme yapılmadan imzalattırıldığını, krediler ödenmemesi nedeniyle şirket hakkında icra takipleri başlatıldığını, müvekkilinin de borçlu sıfatıyla icra dosyalarında yer alması nedeniyle kefil sıfatı ile sözleşmelere imza attığını öğrendiğini, kefalet sözleşmesi usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiğini, sözleşmelerde müvekkilinin el yazısının olmadığını, sözleşme tarihi ile müvekkilinin imzasının bulunduğu tarihlerin farklı olduğunu, davalı ile müvekkili arasında hukuka aykırı şekilde düzenlenen kefalet sözleşmelerinin geçersiz olduğunun tespiti ile kefaletin iptali ve mevcut ve geçerli bir hukuki ilişkinin ve borcun bulunmadığının tespitini, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası nedeni ile davalı/alacaklıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle; davacının icra ödeme emrine itiraz etmeyerek takip kesinleştikten sonra iş bu davayı açtığından hukuki yararı bulunmadığını, takip tarihinden itibaren beş yıl geçen bir süre sonra iş bu davacın açılması davacının kötü niyetli olduğunun gösterdiğini, davacının davasının dayanağı olarak ileri sürdüğü iddiaların ise hukuk ile bağdaşır yanı olmadığını, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. firması ile genel kredi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri imzalandığını, davacının bu sözleşmelere müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, davacının iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davacının şirket yetkilisi olduğunu basiretli bir tacir olarak davranması gerektiğini, davacı sözleşmelerdeki imzaların kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini, müvekkili bankanın davacıdan alacaklı olduğunu, bu nedenlerle haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit isteminden ibarettir. Davaya konu Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibinin 762.621,18 TL asıl alacak, 19.590,90 TL işlemiş faiz ve 979,55 TL BSMV olmak üzere toplam 783.191,63 TL üzerinden başlatıldığı ve takip dayanağı olarak da genel kredi sözleşmelerinin gösterildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; davalı ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan 06/05/2014 tarihli genel kredi sözleşmesinin davacı tarafından kefil sıfatıyla imzalanıp imzalanmadığı, davacının kefaletinin geçerli olup olmadığı, bu sözleşmedeki kefaletin geçersiz olduğunun tespiti halinde daha önce düzenlenen sözleşmedeki kefaletin yeterli olup olmadığı, davaya ve takibe konu edilen banka alacağının hangi tarihli kredi sözleşmesine dayalı olduğu, davacının davalı bankaya borçlu olup olmadığı ve varsa borçlu olmadığı tutarın ne kadar olduğu hususlarına ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 583/1. maddesine göre; "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır."
Anılan emredici nitelikteki düzenlemeye istinaden geçerli bir kefalet sözleşmesinden bahsedilebilmesi için kefalet sözleşmesinin yazılı olarak yapılması ve sözleşmenin kefalet limiti, kefalet tarihi ile müteselsil kefalet halinde buna ilişkin yazının kefilin kendi el yazısıyla yazılmış olması gerekir. Buradan hareketle, kefalet sözleşmesindeki limit, tarih ve müteselsil kefil yazılarından herhangi birinin kefile ait olmadığı hallerde kefalet sözleşmesi geçersiz olacaktır. Davacı 06/05/2014 tarihli GKS'de yer alan kefalet bölümündeki tarih, limit ve kefil yazılarının kendisine ait olmadığını iddia etmiştir. Kefalet sözleşmesinin geçerli olup olmadığının belirlenmesi yönünden bu yazıların davacı eli ürünü olup olmadığının tespiti gerekir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 02/05/2024 tarihli raporu ile; "inceleme konusu 3 numaralı belgede 28, 29, 30, 31. sayfalardaki "... " isim yazıları ve 29. sayfadaki adres satırında yazılı yazılar ile ...'nün mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazıların ...'nün eli ürünü olduğu, inceleme konusu 3 numaralı belgede 28, 29, 30 ve 31. sayfalardaki diğer yazılar ile ...'nün mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'nün eli ürünü olmadığı, inceleme konusu 2 numaralı belgede 53, 54, 55, 56, 57 ve 58. sayfalardaki yazılar ile ...'nün mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'nün eli ürünü olmadığı.." bildirilmiştir.
Dosya kapsamında uygun olduğundan hükme esas alınan 02/05/2024 tarihli ATK raporu ile 06/05/2014 tarihli GKS'nin kefalet bölümünde yer alan kefalet limiti, kefalet tarihi ve müteselsil kefil yazılarının davacı eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla bu tespit karşısında 06/05/2014 tarihli GKS'deki kefaletin geçersiz olduğu, davalı bankanın bu GKS'ye dayalı olarak davacıdan talepte bulunamayacağı kabul edilmiştir. Her ne kadar 27/08/2009 tarihli GKS ile 06/05/2014 tarihli GKS arasında bağlantı kurulması nedeniyle davacının sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de, bağlantıya ilişkin hükmün geçerlilik arz etmesi için bağlantı kurulan sözleşmedeki kefaletin geçerli olması gerekir.
06/05/2014 tarihli GKS'deki kefalet geçersiz olduğundan bu sözleşme ile 27/08/2009 tarihli GKS'ye atıf yapılması ya da bağlantı kurulması davacıyı sorumlu hale getirmez. Bunun yanında, 27/08/2009 tarihli GKS'deki kefalet geçerli olmakla birlikte, 06/05/2014 tarihli GKS daha sonra düzenlendiği gibi, 27/08/2009 tarihli GKS'deki kefaletin düzenlediği ve limit artırımın yapıldığı tarih itibariyle 06/05/2014 tarihli GKS mevcut olmadığından, 27/08/2009 tarihli GKS'de, 06/05/2014 tarihli GKS'ye atıf yapılması ya da bağlantı kurulması da mümkün değildir. Bu nedenle davalının bağlantı kurulmasına dayalı olarak davacının sorumlu olduğu yönündeki savunmaları yerinde görülmemiştir.
Bu aşamada takibe konu edilen alacağın hangi GKS'ye dayalı olarak kullandırılan kredilere ilişkin olduğunun belirlenmesi gerekir. 15/12/2013 tarihli bilirkişi raporu ile takibe konu edilen alacağın 06/05/2014 tarihli GKS'ye dayalı olduğu belirlenmiş, 02/12/2024 tarihli rapor ile ise alacağın hangi GKS'ye dayalı olduğunun belirlenmesinin mümkün olmadığı mütalaa edilmiştir.
Raporlar arasındaki çelişkileri giderdiğinden ve dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 17/02/2025 tarihli bilirkişi raporu ile 06/05/2014 tarihli GKS'deki kefaletin geçersiz olduğunun kabulü halinde, ... no.lu KMH Kredisi Yönünden davacının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, dolayısıyla davacının 31.863,00 TL anapara, 621,15 TL işlemiş temerrüt faizi, 31,06 TL BSMV olmak üzere toplam 32.515,21 TL borçlu olmadığının hesaplandığı, ... ve ... no.lu 2 adet Taşıt Kredisi Yönünden davacının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, dolayısyla davacının 41.789,10 TL anapara, 1.155,14 TL işlemiş temerrüt faizi, 57,76 TL BSMV olmak üzere toplam 43.002,00 TL borçlu olmadığının hesaplandığı, ... no.lu Kredi Kartı Yönünden 146.916,10 TL anapara ve 143,51 TL BSMV olmak üzere toplam 147.059,61 TL Banka alacağının hesaplandığı, davacının 276,46 TL anapara, 2.870,25 TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 3.146,71 TL borçlu olmadığının hesaplandığı, ... No.lu BCH Kredisi Yönünden davacının herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, dolayısıyla davacının 541.776,52 TL anapara, 14.944,36 TL işlemiş temerrüt faizi, 747,22 TL BSMV olmak üzere toplam 557.468,10 TL borçlu olmadığının hesaplandığı mütalaa edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde, 06/05/2014 tarihli GKS'deki kefaletin geçersiz olması nedeniyle davalı bankanın bu GKS'ye dayalı olarak davacıdan alacak isteminde bulunamayacağı, davacının 27/08/2009 tarihli GKS'deki kefaletinin geçerli olduğu, yine kredi kartı sözleşmesinden kaynaklı kefaletin de geçerli olduğu, dolayısıyla bankanın kredi kartı ile 27/08/2009 tarihli GKS'ye dayalı olarak alacak isteminde bulunabileceği, takibe konu edilen alacağın bir kısmının kredi kartı sözleşmesine dayalı olduğu, kredi kartı sözleşmesine dayalı olarak davacının sorumlu olduğu tutarın 146.916,10 TL anapara ve 143,51 TL BSMV olmak üzere toplam 147.059,61 TL olduğu, dolayısıyla takibe konu edilen diğer alacaklar yönünden davacının borçlu olmadığı sonucuna varıldığından davanın (takip çıkışı: 783.191,63 - sorumlu olunan tutar 147.059,61 =) 636.132,02 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Tarafların tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede, davalı bankanın takibin başlatılmasında kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davacının tazminat istemi reddedilmiştir. Yine, davalı bankanın alacağına geç kavuşmasına neden olacak bir tedbir kararı verilmemiş olduğundan davalının tazminat isteminin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibi nedeniyle DAVACININ DAVALIYA 615.705,08 TL ASIL ALACAK, 19.590,90 TL İŞLEMİŞ FAİZ VE 836,04 TL BSMV OLMAK ÜZERE TOPLAM 636.132,02 TL TUTARINDA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Tarafların tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine,
3.Alınması gereken 43.454,17 TL harçtan, peşin alınan 13.374,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 30.079,21 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4.Arabuluculuk görüşmeleri nedeniyle suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL'nin kabul ret oranına göre hesaplanan 1.072,14 TL'lik kısmının davalıdan, 247,86 TL'lik kısmının ise davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5.Davacı tarafından yapılan 13.374,96 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan 80,70 TL harç gideri ve 22.850,10 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 22.930,80 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 18.625,09 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda değerlendirme yapılmasına yer olmadığına,
8.Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T.'ye göre tayin ve takdir olunan 99.419,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9.Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T.'ye göre tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10.Karar tarihinden sonra karar tebliği için davacı avansından yapılacak 30 TL. yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 24,36 TL yargılama giderinin de davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11.Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen ilgili taraflara iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/03/2025
Başkan Üye Üye Katip