4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2022/5050 E. , 2025/4393 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; görevi kötüye kullanma ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığa yönelik orantısız güç kullanıldığına, sanığı, saat itibarıyla girişi yasak olan başka bir yola yönlendirdiklerine, haksız bir biçimde ceza kestiklerine, sanığın aracına zarar verildiğine, raporlara itibar edilemeyeceğine, deliller yeterince değerlendirilmeden ve gerekli inceleme yapılmadan karar verildiğine, kararın hakkaniyetli olmadığına yöneliktir.
III. GEREKÇE
Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, atılı hakaret suçunun sanık tarafından işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın bu suçtan cezalandırılması yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, haksız tahrike konu olabilecek bir durumun tespit edilememesi, yerinde görülen mahkeme kabulüne göre, polis memurunun yaralamaya yönelik eyleminin, sanığın hakaretinden sonraki süreçte gerçekleşmesi, kaldı ki polis memurunun bu eyleminden dolayı hakkında beraat kararı verilmiş olması karşısında, temyiz istemine itibar edilmemiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmış, Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Görevi Kötüye Kullanma ve Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesinde yer verilen "… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesinde yer verilen "On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair yönlerden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.03.2025 tarihinde karar verildi.