Esas No
E. 2023/4283
Karar No
K. 2025/1622
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2023/4283 E.  ,  2025/1622 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2022/31 E., 2023/56 K.
KARAR: Davanın reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen uygulama kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve asli müdahil vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşma talebinin nitelikten reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R

Uygulama kadastrosu sırasında, Ankara ili Sincan ilçesi ... köyü/Mahallesi çalışma alanında ve tapuda SS Birleşik Konut Yapı Koop. adına kayıtlı bulunan eski 201 parsel sayılı 51.400,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 658 ada 2 parsel numarasıyla ve 49.443,99 m2 yüzölçümlü olarak; eski 207 parsel sayılı 3.150,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 639 ada 2 parsel numarasıyla ve 3.149,99 m2 yüzölçümlü olarak; eski 213 parsel sayılı 212.800,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 640 ada 7 parsel numarasıyla ve 208.968,39 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

Davacı ... İnşaat Turizm Tic. ve San. A.Ş. vekili, davacı şirket adına kayıtlı olan taşınmazların yüzölçümlerinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesine dayalı yenileme çalışmaları sonucunda azaldığını belirterek, taşınmazların yüzölçümünün yenileme çalışmasından evvelki hali ile düzeltilerek tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmış ve yargılama sırasında müdahil S.S. Birleşik Konut Yapı Koop. davaya katılmıştır. Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazlardaki eksikliğin komşu parsellere geçip geçmediğinin tespit edilmesini ve sadece o parselin maliklerine karşı davanın devam etmesi gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur.

Mahkemece ilk hükümle; davanın ve asli müdahilin davasının reddine, dava konusu Ankara ili Sincan ilçesi Alagöz Mahallesinde kain eski 201 yeni 658 ada 2 parsel, eski 207 yeni 639 ada 2 parsel ve eski 213 yeni 640 ada 7 parsel nolu taşınmazların aynen yenileme kadastrosu tespitleri gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ve asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf talebinin reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiş, Daire'nin 18.11.2021 tarihli ve 2021/4748 Esas 2021/11433 Karar sayılı ilamı ile ''...Somut olayda; Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, taşınmazların rapora ekli krokilerde tesis ve uygulama paftalarının çakıştırılması sonucunda sınırlarında her hangi bir değişiklik bulunmadığı, eski ve yeni tarihli hava fotoğraflarında da zeminle uyumlu oldukları, dolayısıyla uygulama kadastro çalışmasının doğru yapıldığı gerekçesine dayalı olarak karar verilmekle birlikte, dava konusu taşınmazların tümüne ait tesis ve uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen ölçü krokileri, hesap ve ölçü cetvelleri, taşınmazlar tesis kadastrosundan sonra hükmen ifraz yoluyla oluştuklarına göre bu ifrazlara ilişkin ifraz krokisi ve sair belgeler ile taşınmazların tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları ile temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilerek dosya arasına alınmadığı gibi, bu belgelerin bir kısmından bilirkişi raporunda yararlanıldığı anlaşılmasına nazaran raporun denetleme olanağı da bulunmamaktadır. Öte yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tesis paftasının vektörel ... getirilip, çakıştırılması sonucunda pafta sınırlarının zemin ile uyumlu olduğu, uygulama kadastrosu sınırlarının da bu sınırlarla uyumlu olduğu, tesis kadastrosu zamanındaki hava fotoğrafına göre de taşınmazların kuzey ve doğu sınırlarının mevcut olduğu, taşınmazlardaki yüzölçüm farklılığının tesis kadastrosu sırasındaki hesap hatasından ve sınırların sabit alınmasından kaynaklandığı belirtilmesine karşın, rapora ekli uydu fotoğrafı üzerindeki çakıştırmaya göre bazı kısımlarda sabit sınırlar ile pafta sınırlarının tam olarak çakışmadığı, ayrıca hangi tarihli hava fotoğrafının incelendiğinin de rapor içeriğinden anlaşılamaması karşısında, sınır belirlemelerinin doğruluğunun tam olarak ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle, belirtilen eksik belgeler ilgili yerlerden getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra önceki bilirkişi dışında seçilecek harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin de dahil olduğu, üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli rapor alınmalı, uygulama kadastrosu sırasında bir hata yapılıp yapılmadığı, hata yapılmış ise bu hatanın nereden kaynaklandığı ve doğru sınırın hangi hat esas alınarak belirlenmesi gerektiği, ayrıca uygulama kadastrosu sırasında belirtilen sınır tiplerinin doğru şekilde belirlenip belirlenmediği, somut olay çerçevesinde taşınmazların ara sınırının hangi sınır tipi esas alınarak belirlenmesi gerektiği gibi hususlar önemle gözetilmeli, taşınmazlardaki eksikliğin komşu taşınmazlardan kaynaklandığının anlaşılması halinde bu taşınmaz maliklerininde davaya dahil edilmesi gerektiği düşünülmeli ve bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir...'' gereğine değinilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyma kararı verilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde, tesis kadastrosuna ait 1-2-3 nolu paftalar ile yenileme çalışmaları sırasında sabit sınır tipinde belirlenen tesis kadastrosuna ait paftalarda Alagöz Yolu (Ücret yolu), Temelli-Hisarlıkaya Yolunun 1951-1975-1981-1992 hava fotoğrafları ve 1957-1980-1993-2013 memleket haritaları ile uyumlu olduğu, 22-a çalışmaları sonucunda komşu taşınmazlarla olan sınırlarında önemli bir değişikliğin olmadığı, eksilmenin komşu taşınmazlara geçmediği, tamamen kullanılan ölçü tekniği ile tersimat ve hesap yönteminden kaynaklandığı, dava konusu 640/7 parsel nolu taşınmazın güney, 639/2 parsel ve 658/2 parsel sayılı taşınmazların kuzey sınırı oluşturan Temelli-Hisarkaya Yolunun (keşif sırasında asfaltlandığı belirtilen yol) tesis kadastrosuna ait 1/5000 ölçekli paftasında yolun bulunduğu, genişliğinin 2 mm olduğu, ölçek paydası olan 5000 ile çarpıldığında 10.000 mm yani yaklaşık 10 m genişliğinde gösterildiği, 1951 yılı hava fotoğrafında da yolun izinin belli olduğu, daha sonraki yıllara ait hava fotoğrafları ve memleket haritaları ile uyumlu olduğu ancak az kullanılmasına bağlı zamanla yolun kaybolduğu görülse de zaten paftasında yol olan kısmın 2013 yılının sonuna doğru yeniden açıldığı, 2016 yıllarında da asfaltlandığı, güncelleme çalışmaları sonrası oluşan güncel paftasında bu yolun genişliğinin 7-8 m civarlarında olduğu dolayısıyla dava konusu taşınmazların alanında eksilmeye sebep olacak bir kullanımın olmadığı, bilirkişi kurulu tarafından sunulan ana rapor ve ek raporun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu gerekçeleri ile, davanın reddine, dava konusu Ankara ili Sincan ilçesi Temelli-Alagöz Mahallesi (eski 201) yeni 658 ada 2 parsel nolu taşınmazın komisyon tespiti gibi tesciline, dava konusu Ankara ili Sincan ilçesi Temelli-Alagöz Mahallesi (eski 207) yeni 639 ada 2 parsel (eski 213) yeni 640 ada 7 parsel sayılı taşınmazların güncelleme tespiti gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ve asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ve asli müdahil vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın ONANMASINA, 539,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 75,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 3402 sayılı Kadastro Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog