10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacı özetle davacının--- Tiyatroları kapsamında ---- misafir sanatçılarının konaklaması hususunda davalı ile anlaştığını, bu kapsamda---- bir kısım odaların 119.100TL. üzerinden rezervasyon yapıldığını, davacının hizmet bedelini tamamını peşin ödediğini, ancak davalı tarafından ayarlanan otel, gerekli şartların yerine getirilemediğini, yeterince yatak ayarlanmadığını, bu nedenle misafirlerin aynı yatakta yatmak zorunda kaldığını, otelde 1 gece konakladıktan sonra misafirlerin acilen başka bir otele nakledilmek zorunda kalındığını, konunun mail aracılığıyla davalıya iletildiğini, ancak sonuç alınamadığını, devam eden süreçte anlaşma tarafının davacı olmasına rağmen ---- arasındaki 26 adet faturaları misafirler adına düzenlediğini, ilgili faturaların kabul edilmediği hususunun noter aracılığıyla davalıya bildirildiğini, hizmet alınamayan ücretlerin iadesi için noter aracılığıyla talepte bulunulduğunu, buna istinaden ilk olarak konaklama yapılan gecenin hizmet bedeli olan 8.300TL’yi mahsup ederek kalan 110.800TL’nin iadesinin talep edildiğini, daha sonraki süreçte Mayıs ayı rezervasyonları bedeli olan 30.100TL’nin iade edildiğini, ancak gereği gibi hizmet verilmeyen kalan 80.700TL’nin iade edilmediğini, davalının Nisan ayı hizmet bedeline yönelik 83.200TL tutarlı ----- numaralı faturayı gönderdiğini, ancak faturanın kabul edilmeyerek e-fatura iptal portalından iptal talebi oluşturulduğunu, ayrıca misafirlerin ----- oteline nakli sebebi ile davacının erken rezervasyon indiriminden yararlanamadığı gibi yüksek bedelden hizmet almak zorunda kaldığını ve maddi zarar oluştuğunu beyan etmiş ve Nisan ayında rezervasyon yapılmasına rağmen hizmet alınamayan süreler için 80.700TL ile bu tutar üzerinden davalıya gönderilen ilk ihtarname tarihi olan 28.04.2023 tarihinden itibaren reeskont faizinin ödenmesine, davacının başka bir otel ayarladığı ve iki otelin rezervasyon bedelleri arasında oluşan fark için şimdilik 1.000TL’nin ödenmesine, yaşanan aksaklıkla kapsamında davacının manevi zararlarının tazmini için 30.000TL’nin ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı özetle davalının davacı ile konaklama tesisi arasında aracı konumda olduğunu, bu nedenle davanın davalı yönünden husumet yokluğundan reddini talep ettiklerini, davacının belirtilen tarihlerde çift-tek kişilik oda ayrımı ile toplam kişi sayısına uygun olan rezervasyonların istenilen tesiste sağlandığını, davacının ne rezervasyon alındığı sırada ne de yapıldıktan sonra çift kişilik konaklamalarda ayrı yatak (-----) talebinin bulunmadığını, bu hususun davacı tarafından ileri sürülmediği için davalı tarafından bilinmesinin de mümkün olmadığıdavacının konaklamanın ilk gecesini tamamlayarak sunulan hizmeti tükettiğini, ilk gece için davalıya ödenen tutarın tesise fatura karşılığı ödendiğini, geri kalan geceler için ise “No-show” uygulandığını, no Show teriminin misafirin organizasyon yaptırdığı veya satın aldığı hizmetleri sözleşmede belirtilen süreden sonra iptal etmesi veya haber vermeksizin rezervasyon yaptırdığı veya satın almış olduğu hizmetlerden yararlanmamasından dolayı ödemesi gereken tutar olarak tanımlandığını, buna göre davacının rezervasyon iptali ve bedel iadesi talep ettiği gün bedel iadesi hakkı bulunmadığının kurulan sözleşmede “İptal Koşulları” başlığında belirtildiğini, davacı için belirlenen tarihte odanın ayrılmış olması nedeniyle iptal talebini konaklama tarihinde ileri süren davacının iade talebinin yerine getirilmesinin davalıyı zarara sokacağını, zira tesisin başka misafire bu tarihlerde konaklama satışı yapamayacağını, davacının sunduğu delillerin incelenmesine göre -- oda talebinin mevcut olmadığının görüleceği, diğer iddialarına ilişkin herhangi bir ses kaydı, görüntü, yazılı veya sözlü delilin bulunmadığını, davacının söz konusu tesisten çıkarak farklı bir tesise geçiş yapmasına davalının sebebiyet vermediğini, manevi tazminat talebi için gerekli şartların oluşmadığını ve talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Ticari defter ve belge incelemeri, delil dilekçeleri, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
14.12.2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 16.05.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; Mali İnceleme Neticesinde: Davacıya ait yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, ancak davalı ile gerçekleştirilen işlemlerin usulüne uygun olarak davacı ticari defterlerine kayıt edilemediği, bu doğrultuda uyuşmazlıkla ilgili davalı ticari defterlerine değer verilmesinin gerektiği, Davalıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davalının davacı adına 28.04.2023 tarihinde düzenlediği toplamda 83.200,00 TL tutarlı faturalara davacının davalıya 8 günlük itiraz süresi içerisinde 04.05.2023 tarihinde noter ihtarnamesi itiraz ettiği, hizmet alınan 1 günlük bedelin mahsup edilmesi sonucu hizmet alınmayan tarihler için ödenen 110.800 TL’nin iade edilmesinin ihtar edildiği, ayrıca davalının davacı adına düzenlediği 30.04.2023 tarih ---- sıra numaralı 83.200 TL tutarlı faturaya davacının 8 günlük itiraz süresi içerisinde 05.05.2023 tarihinde E-fatura iptal/İtiraz Portalı üzerinden faturaya itiraz ederek iptalini talep ettiği, Davalıya 11.04.2023 tarihinde davalıya banka kanalıyla ödenen 119.000,00 TL’nin davacı nezdinde halkbankası cari hesabına kaydedildiği, işbu raporun “B5. Davacı Hesap İncelemesi:” başlığında ayrıntılarıyla yer verildiği üzere davalı ile gerçekleştirilen işlemlerin usulüne uygun olarak davacı ticari defterlerine kayıt edilmediği, davacı ticari defterlerine göre davacı nezdinde davalının borç alacak bilgisinin bulunmadığı, 03.05.2023 tarihi itibariyle davalı nezdinde davacının 3.120,00 TL alacaklı olarak göründüğü, Uyuşmazlığa konu konaklamanın gerçekleştiği 2023 Nisan ayından sonra davacının dava dışı ---- ile ticari ilişkisinin sona ermediği ve işlem devir hızının artarak devam ettiği, bu nedenle itibarın zarar gördüğü yönündeki davacı iddiasına iştirak edilemediği, Borçlar Mevzuatına Yönelik İnceleme Neticesinde: Dosyaya sunulan belgelerin (rezervasyonların, bunların niteliğinin, yazışmaların, noter ihtarnamesindeki beyanların, online satış sözleşmelerinin, dosyaya sunulan ve fakat okunmayan bazı ekran görüntülerinin vs.) incelenmesi bakımından otelcilik alanında uzmanlığımızın olmadığı; taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmaması nedeniyle de taraflarca hangi hususlar üzerinde TBK m. 1 hükmü gereğince “karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile sözleşmenin kurulduğu” hususunun açıkça bilinemediği tespitte bulundukları görülmüştür.
01.10.2024 tarihli ara karar ile dosyanın heyete bir turizmci bilirkişi de dahil edilmesi ile bir mali müşavir ve bir nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi ek raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 02.01.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Mali Müşavir Bilirkişi ----, Nitelikli Hesap Uzmanı ---- ve Turizm Uzmanı ----- oluşan heyet bilirkişi raporunda özetle; Turizm İnceleme Sonuçları: Misafirler adına rezervasyonlar gerçekleştirilirken davacının konaklama tipleriyle alakalı davalı acentaya yeterli bilgi vermeyerek sadece kendi sorumluluğunda bir hata yaptığı, Davalı acentanın kendi kendine sorumluluk alarak davacının misafirlerinin konaklama biçimine karar veremeyeceği, Davalı acentanın; acentacılık vasfından dolayı davacı ve konaklama tesisi arasında aracı konumunda olduğu ve sadece konaklama tesisinin onayıyla rezervasyonları iptal edebileceği, iptal talep edilmesine rağmen konaklama tesisinin ‘No show’ uygulaması sonrasında aracı konumundaki acentanın iptalle ilgili bir söz hakkı olmadığı, Davalı acentanın sadece komisyonla çalıştığı; davacı tüketicisinden aldığı konaklama bedelini yapılan sözleşmeler neticesinde; konaklama tesisine iletmek zorunda olduğundan davacı tüketicisine; kendi kasasında bulunmayan bedel için bir iade de yapamayacağı, Davalı acentanın davacı tüketicisine yardımcı olabilmek adına; konaklama tesisiyle tüketicisi arasında köprü olup; en azından Mayıs ayındaki tüm rezervasyonları iptal ettirdiği ve ücret iadesi de yaptığı gözlemlenmiştir. Belirtilen nedenlerle; davacının iptal koşullarını da bilmesine rağmen; sadece kendi insiyatifiyle misafirlerini başka bir otelde konaklatmasından; davalı acentanın sorumlu tutulamayacağı ve tüm sorumluluğun davacı yanda olduğu kanaatine varılmıştır.Mali İnceleme Sonuçları: Davacıya ait Form BA/BS beyannamelerinde 2023 yılında davalıdan alınan 2 adet karşılığı 79.518,50 TL tutarlı fatura tutarı yer aldığı, in 3 Aralık 2022 tarihli ---- sayılı ----- Gazetede yayımlanan 543 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Tebliğinin 3.maddesinde firmaların birbirleri adına düzenledikleri fatura türlerinin “e-fatura” ya da “e-arşiv fatura” olması durumunda, bu faturaların Form BA/BS beyannamelerinde beyan edilme zorunluluğunun kaldırıldığı, hükmüne yer verildiği, buna göre davalının 2023 yılı Form BA/BS beyannamelerin tebliğ hükmüne uygun olarak “boş” olarak beyan edildiği, Dava dışı ---- davalı adına 02.05.2023 tarihinde ----- sıra numaralı 84.410,00 TL tutarlı fatura düzenlediği, bu faturanın 73.202,00 TL’sinin dava konusu ----- Şehir Tiyatrolarının konaklamasına ilişkin olduğu ve davalının bu tutarı parçalar halinde 04.05.2023 tarihinde dava dışı --- ödendiği, faturadan kalan 11.208,00 TL’nin ise davalı ile ----- arasındaki dava konusu olmayan başka bir rezervasyona ait olduğunun beyan edildiği, Kök raporda ayrıntılarıyla ifade edildiği üzere davalının davacı adına 28.04.2023 tarihinde düzenlediği toplamda 83.200,00 TL tutarlı faturalara davacının 8 günlük süre içerisinde 04.05.2023 tarihinde noter ihtarnamesi itiraz ettiği, ayrıca davalının davacı adına düzenlediği 30.04.2023 tarih ----- sıra numaralı 83.200 TL tutarlı faturaya davacının 8 günlük itiraz süresi içerisinde 05.05.2023 tarihinde E-fatura iptal/İtiraz Portalı üzerinden faturaya itiraz ettiği, bu itibarla kök raporda yer verilen mali tespitlerin cari olduğu, Borçlar Mevzuatı Yönünden İnceleme Taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmaması nedeniyle de taraflarca hangi hususlar üzerinde TBK m. 1 hükmü gereğince “karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile sözleşmenin kurulduğu” hususunun açıkça bilinemediği şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, alacak, maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Mahkememizce çözülmesi gereken uyuşmazlık, davacının dava dilekçesinde beyan ve iddia ettiği eylemlerden dolayı peşin ödeme yapmasına rağmen hizmet alıp almadığı, davacı yanca peşin ödeme yapılıp yapılmadığı, davalı yanca fatura düzenlenip düzenlenmediği, davacı tarafından faturalara itiraz edilip edilmediği, davalı yanca iade edilen bedel bulunup bulunmadığı, varsa tespit edilmesi, davalının iade etmesi gereken bedel bulunup bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde iddia edilen hususlardan kaynaklı maddi ve manevi zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zararın miktarının tespiti, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerini davalı şirkete yöneltip yöneltemeyeceği hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılamada tarafların ticari defter ve belgelerin incelenmesine karar verildiği, dosyanın Mali Müşavir , Nitelikli Hesap Uzmanı ve Turizm Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde taraf defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, taraf defterlerindeki farkın 30/04/2023 tarihli faturadan kaynaklandığı, davacı defterlerinde peşin ödeme yapılmasına ilişkin incelemede davacının ----- borçlandırma işleminin yapıldığı, davacı nezdinde davalının borç ve alacak bakiyesinin bulunmadığı, davalının davacıya 30.100,00 TL tutarlı geri ödeme yaptığı, davalı nezdinde davacı 3.120,00 TL alacaklı olarak göründüğü, davacının incelenen defterlere göre ----- ile ticeri ilişkisinin sona ermediği ve işlem devir hızının artarak devam ettiği, itibarının zarar gördüğü iddiasının tespit edilemediği, turizm uzmanı bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmenin " Misafirler adına rezervasyonlar gerçekleştirilirken davacının konaklama tipleriyle alakalı davalı acentaya yeterli bilgi vermeyerek sadece kendi sorumluluğunda bir hata yaptığı, Davalı acentanın kendi kendine sorumluluk alarak davacının misafirlerinin konaklama biçimine karar veremeyeceği, Davalı acentanın; acentacılık vasfından dolayı davacı ve konaklama tesisi arasında aracı konumunda olduğu ve sadece konaklama tesisinin onayıyla rezervasyonları iptal edebileceği, iptal talep edilmesine rağmen konaklama tesisinin ‘No show’ uygulaması sonrasında aracı konumundaki acentanın iptalle ilgili bir söz hakkı olmadığı, Davalı acentanın sadece komisyonla çalıştığı; davacı tüketicisinden aldığı konaklama bedelini yapılan sözleşmeler neticesinde; konaklama tesisine iletmek zorunda olduğundan davacı tüketicisine; kendi kasasında bulunmayan bedel için bir iade de yapamayacağı, Davalı acentanın davacı tüketicisine yardımcı olabilmek adına; konaklama tesisiyle tüketicisi arasında köprü olup; en azından Mayıs ayındaki tüm rezervasyonları iptal ettirdiği ve ücret iadesi de yaptığı gözlemlenmiştir. Belirtilen nedenlerle; davacının iptal koşullarını da bilmesine rağmen; sadece kendi insiyatifiyle misafirlerini başka bir otelde konaklatmasından; davalı acentanın sorumlu tutulamayacağı ve tüm sorumluluğun davacı yanda olduğu" şeklinde olduğu, toplanan deliller, taraf itirazları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; alınan bilirkişi heyet kök ve ek raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu, davacının yapmış olduğu ödemeden kalan bedel iadesi talebinin yerinde olmadığı, davalının sorumlu olmadığı, maddi ve manevi tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığından taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacının alacak, maddi tazminat ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı REDDİNE,
2.Peşin alınan 1.907,56 TL harçtan alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın düşümü ile Hazineye İRAT KAYDINA, bakiye kalan 1.292,16 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3.Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA , davalı yanca yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
4.Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
5.Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden alacak istemi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6.Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7.Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8.3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.