Esas No
E. 2024/3895
Karar No
K. 2025/2655
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2024/3895 E.  ,  2025/2655 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI: 2023/8289 Değişik İş
SUÇLAR: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik

İNCELEME KONUSU

KARAR: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi

KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.11.2023 tarihli ve 2023/60678 Soruşturma, 2023/56692 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 25.12.2023 tarihli ve 2023/8289 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.12.2023'te kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2024/7115 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/57364 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM

A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB-2024/57364 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca,

Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin şikayet dilekçesi ile özetle, müşteki şirketin piyasadan araç temin ederek müşterilerine nakliye hizmeti verdiği, şirkette çalışan şüpheliler ... ve ...'un müşterilere verilen nakliye hizmetleri ile ilgili mükerrer sefer kayıtları düzenledikleri, diğer şüpheliler ..., ... ve şüpheli ...'ın annesi olan şüpheli ...'ye gerçekte var olmayan seferler için bu şüphelilerden araç temin edilmiş gibi gösterilip fazla ödeme yapıldığı, bu fazla ödemelerin şüpheliler ...'un hesabına, oradan da diğer şüpheli ...'ın hesabına aktarıldığı, ayrıca para trafiğinin ... tarafından yönetildiği, bu şekilde gerçekte olmayan nakliye işlemleri olmuş gibi gösterilerek müşteki şirketten tahsilat yapılmak suretiyle şirketin zarara uğratıldığını iddia etmesi, ayrıca müşteki vekilinin 08/05/2023 havale tarihli ek şikayet dilekçesi ile ilk şikayet dilekçesinin açıklamalar kısmında adı geçen ...'dan da şikayetçi olduklarını belirtmesi üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, taraflar arasında yaşanan olayın şüpheli çalışanların işleri tam takip edememesinden kaynaklandığı, bu durumun diğer şüphelileri de kapsamına alan alacak verecek ilişkisi ve hukuk mahkemelerinde halli gereken hukuki ihtilaflar olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;

Şüpheli ...'ın müşteki şirket nezdinde alınan savunmasında; diğer şüpheli ...'nin cari hesabında mükerrer seferler olduğunu ocak ayında fark ettiklerini ve mükerrer faturaların tahsilatlarını yaparak borçlu tutarın şirket hesabına geri aktarılmasını sağladıklarını, yine şüpheliler ..., ... carilerine kasım, aralık, ocak, şubat aylarında mükerrer seferlerin girildiğini, geriye dönük araştırmaların devam ettiğini ve bu mükerrer seferlerin ...'un savunması sırasında şirketin kar oranını artırmak için kendisinin girdiğini belirttiğini, kendi kullanımında olan şirket siber şifresini diğer şüpheli ...'a da verdiğini, ayrıca şüpheli ... adına araç alındığını oğlu ...'ın kendisinden destek istemesi üzerine öğrendiğini ve borç vermek suretiyle araç alımına katkı sağladığını beyan ettiği,

Şüpheli ...'un müşteki şirkete sunmuş olduğu savunmasında, şüpheli olan annesi ... adına bireysel firma kurulduğunu ve şirket üzerine kendisinin tır aldığını, amacının gelir elde etmek olduğunu, ancak başlangıçta borç ödemelerinin fazla olması sebebiyle ... adına gerçekleşmeyen mükerrer seferleri kendisinin girdiğini, sistemde bulunan 55 adet seferin 24 adetinin karşılıksız sefer olduğunu, karşılıksız tüm seferlerin tutarının ...'nin banka hesabından şirkete iadesi sağlanarak cari mutabakat sağlandığını, ayrıca şüpheli ... dışında şüpheliler ..., ... carileri adına da fazla sefer girişi yaptığını, bu mükerrer seferlerden tedarikçilerin haberi olmadığını, bunu yapmasındaki amacın sürekli sefer yapabilecek uygun tedarikçi bulunamayıp yüksek fiyatlardan şirketi korumak ve kar oranını artırmak olduğunu beyan ettiği,

Şüpheliler ...'ın ve ...'un şirkete sundukları savunmalarında mükerrer seferler düzenlendiğini beyan etmelerine karşılık bu hususlar yönünden şüphelilerin detaylı beyanı alınmadığı, müşteki şirket tarafından şüpheli ...'un şirket bilgisayarının incelenmesi sonucunda şüpheliler ..., ... ve ... arasında yapılmış olan, diğer şüpheli ... adına kuralan şirket için araç alımı amacıyla ortaklık sözleşmesi düzenlendiği tespit edilerek dosyaya sunulması karşısında, bu konuda şüphelilerin beyanlarının alınmadığı gibi, ifadesi alınmış şüphelilerin beyanlarının soruşturmayı aydınlatacak nitelikte olmadığı, keza müşteki vekilinin ilk şikayet dilekçesinde açıklamalar kısmında adı geçen ve sonraki şikayet dilekçesinde de şüpheli olarak gösterilen ...'ın soruşturmaya dahil edilerek ifadesinin alınmadığı anlaşılmakla, öncelikle müşteki şirket ile şüpheliler arasındaki ticari ilişkiye ait mal ve para akışını gösteren tüm ticari kayıtlar, defter ve belgelerin celp edilmesi, ayrıca müşteki şirket ile şüpheliler arasındaki ve şüphelilerin kendi aralarındaki para transferlerini gösteren banka kayıtlarının dosya arasına alınması, bu işlemleri müteakip, müşteki vekili tarafından dosyaya sunulan şirket kayıtları da nazara alınarak alanında uzman bilirkişilerden araç tedariki sağlayan şüphelilerin sunduğu iddia edilen hizmetlerin gerçek olup olmadığı, gerçekte olmayan hizmetler için müşteki şirket hesabından şüphelilere ödeme yapılıp yapılmadığı, şüphelilerin kendi aralarında para transferi olup olmadığı hususlarında rapor alınması, şüpheli ... tarafından müşteki şirkete karşı açılmış davaya ilişkin Antalya 3. İş Mahkemesinin 2023/153 esas sayılı dosyası ile şüpheli Bünyamın Çoruk tarafından müşteki şirkete karşı açılmış davaya ilişkin Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/501 esas sayılı dosyasının, anılan dosyaların geldiği aşama itibariyle eksiksiz olarak soruşturma dosyası arasına alınmasını takiben, gerek şirket bünyesinde verilmiş savunmalar ve şirket bilgisayarında yapılan inceleme sonucu tespit edilen ortaklık sözleşmesi, gerek hazırlanacak bilirkişi raporu, gerekse hukuk mahkemelerinde görülmekte olan dava dosyalarında taraf ve tanık beyanları nazara alınarak ayrıca şüpheli ... soruşturmaya dahil edilerek detaylı beyanlarının alınması; şüphelilerin beyanları alınırken hukuk mahkemelerinde görülen davalar sırasında alınan taraf ve tanık beyanları ile soruşturma dosyasında alınan beyanlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi, gerek görülmesi halinde hukuk mahkemelerinde tanık olarak dinlenen tarafların da soruşturma dosyası kapsamında beyanlarının alınması, bu işlemlere ek olarak olayın aydınlatılmasına yarar diğer delillerin toplanmasının ardından yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;

Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.

2.5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Şeklinde düzenlenmiştir.

3.5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir.

Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa,

Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. Hükümleri yer almaktadır.

4.Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere;

Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.

5.Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.

6.Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikâyetçi şirkette Antalya Lojistik Merkezi müdürü olan çalışan şüpheli ... ile operasyon görevlisi şüpheli ...'un, gerçekte var olmayan nakliye işlemlerini sisteme girerek ve buna ilişkin evrak düzenleyerek tedarikçi olarak görünen diğer şüphelilere ve şüpheli ...'un annesi olan şüpheli ... adına paravan olarak oluşturulan mükellefiyet kaydı üzerinden haksız ödeme yapılmasını sağladıklarının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şikâyetçi şirketin 08.05.2023 tarihli dilekçesinde ismini bildirdiği ve diğer şüphelilerle iştirak halinde hareket ettiğini belirttiği ... isimli şirket çalışanının da şüpheli sıfatıyla ifadesinin alınması, taraflar arasındaki Antalya 3. İş Mahkemesinin 2023/153 Esas, Antalya 11. İş Mahkemesinin 2023/122 Esas ve Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/501 Esas sayılı dosyaları ile tespit edilecek diğer hukuk dava dosyalarının getirtilip incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi, şikâyetçi şirketin suç tarihlerine ait ticari defter ve kayıtları ile şikâyetçi ve şüphelilere banka hesap hareketlerinin celp edilmesi sonrası, şikâyet konusu iddialar yönünden evrak ve belgeler üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, "...taraflar arasında yaşanan olay şüpheli çalışanların işleri tam takip edememesinden kaynaklı yaşanan sorunlar sonrası diğer şüphelileri de kapsamına alan alacak verecek ve iş hukukundan kaynaklı hukuk mahkemelerinde halli gereken huhuki ihtilaflar olup, kasten işlenebilen atılı suçların işlendiğine dair kamu davası açmaya yeter bir delil bulunmamaktadır..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

II. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin, 25.12.2023 tarihli ve 2023/8289 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.03.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog