14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Davacı müvekkili ... İNŞ. SAN. VE Tic. LTD. ŞTİ ile davalı ... ... Tic. A.ş. arasında 7 yıl öncesi ve en son 01.04.2021 tarihinde ... Beyaz Eşya Yetkili Servis Sözleşmesi (Sözleşme) yenilenerek imzalandığı, işbu Sözleşme'nin içeriği tamamen ve önceden davalı tarafından oluşturulduğu,
Davalı tarafından 2021 yılı Nisan ayında yapılan iş bu yenilemeden hemen daha bir ay sonrası .... Noterliği'nin 28.05.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile , sürpriz ve haksız bir şekilde, ilk yapılan ve bir örneği Müvekkile dahi verilmemiş olan, ... nolu Sözleşme'nin 12/2 maddesi gösterilerek tebliğden itibaren 30 gün önceden ve hiçbir sebep dahi bildirilmeden ilgi ihtarname ile taraflar arasındaki 7 yılı aşkın süredir kesintisiz şekilde devam eden hukuki ve ekonomik ilişkilerin bir anda sonlandırılacağı bildirildiği,yıllardır verdiği emek, sermaye, yatırım ve bağlılıkla olan çalışmaları böylesi bir soğuk ihtarla hakkaniyete aykırı şekilde sonlandırılan müvekkil tarafından .... Noterliği'nin 14.06.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiği, Davalının; fesih beyanını içeren ilgi ihtarnamesinde hiçbir sebep bildirilmediği, müvekkil tarafından yapılan araştırmalar neticesinde elde edilen bir takım bilgi, belge ve tanıklar ile delillerimiz mevcut olduğu, en son Nisan 2021 tarihinde davalı ile müvekkil arasında imzalanan Yenileme Zeyilnamesi ile devam eden Sözleşme tamamen matbudur, metnin tamamı muhatap tarafından önceden hazırlandığı, müvekkil tarafından sözleşmenin değiştirilmesine, ihtirazi kayıt konulmasına Müsaade edilmediği,Davalı ile Müvekkil arasında hiçbir müzakere dahi yapılmadan imzalanan Sözleşme muhataba dengesiz ve tek taraflı bir şekilde haklar veren ve yetkili servise neredeyse yalnızca yükümlülükler yükleyen, sorumluluklarla donatacak şekilde oluşturulduğu, sözleşme'nin imzalı bir örneği dahi müvekkile verilmediği, bir kısım fotokopi sayfalarına ulaşılabildiği,hatta bu yüzden müvekkil tarafından Sözleşme'nin 12/2 maddesinin ne olduğu davalı tarafa sorulduğunda, davalı vekilince verilen cevabi mail yazısı ile metin tam olarak öğrenilebildiği, sözleşmede yer alan maddeler boyunca detaylıca müvekkilin ağır yükümlülüklerine yer verilmişken, davalının yalnızca bir kaç maddede yükümlülüklerine kısaca yer verildiği, müvekkilin haklarını hiçbir şekilde devredememesinin öngörülmesi, ticari unvanını dahi değiştirememesi buna karşın muhatabın bu haklarını dilediğince kullanabilmesi ve bunlarla sınırlı olmayan örneklerin daha fazlasının yer aldığı sözleşmede, dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil eden ve haksız rekabete ilişkin hususların olduğunu gösterdiği,sözleşme'de "sözde" ticari taraf olan müvekkil, iyi niyetle ve mecburen sözleşmeyi imzaladığı,sözleşme tamamen tek taraflıdır ve hukuken geçersiz bir sözleşme olduğu, bu nedenlerle Sözleşme'de yer alan aleyhe hükümleri ve hususları ve fesih beyanı olan ihtarname ve tüm içeriğini kabul etmedikleri, her ne kadar her defasında Sözleşmenin bir yılın sonunda biteceği ve bu birer yılın geçerlilik süreleri olduğu öngörülmüşse de, davalının müvekkille kurduğu hukuki ilişkiye bakıldığı zaman, bunun aslında belirsiz süreli sözleşme niteliğinde olduğu/dönüştüğünün açık olduğu, müvekkil ile davalı arasında 7 yıldan beridir kesintisiz olarak süregelen yetkili servis ilişkisi olduğu, sözleşmenin güçlü tarafı olan davalının, piyasadaki hâkim durumunu kullanarak müvekkile imzalamasından başka yol tanımadığı son sözleşmedeki bir süre maddesine dayanılarak, sözleşmenin yenilenmeyeceğinden bahsedilemez, yapılan işlem haksız ve geçersiz fesih olduğu, Rekabet Kurulunun 26.03.2020 tarihli... sayılı kararında aynen şu ifade yer aldığı: "Her ne kadar soruşturma sürecinde, birtakım sözleşmelerin "Sözleşmenin Süresi” başlığı altında, süresiz olduğuna dair hüküm revize edilerek beş yıl ile sınırlandırıldığı anlaşılmış ise de söz konusu maddenin devamından, beş yıl aşıldıktan sonra sözleşmenin zımnen yenilenebildiğine ilişkin ibareden dolayı rekabet etmeme yükümlülüğünün 2002/2 sayılı Tebliğ'e göre belirsiz süreli sayılacağı anlaşılmaktadır. " şeklinde olduğu, davalı şirket, gönderdiği ihtarnamede, müvekkille olan sözleşmenin feshedildiği yer aldığı, henüz bir ay öncesi yenilenen Sözleşme ilişkisinin, ani ve beklenmedik bir şey olmadığı halde, sebebi dahi bildirilmeden sözleşmenin feshedildiğinin yazılması ve fesihle ilgili hiçbir gerekçenin dahi verilmemiş olması kötü niyetlidir ve hukuka aykırı olduğu,muhatap, sözleşmeyi feshederken henüz bir ay önce yenilediği bu sözleşmeyi yeni/özel/önemli/haklı/makul bir sebebin ya da durumun varlığını da belirtmesi gerektiği, Sözleşme gibi önemli bir hukuksal ilişkiyi sona erdiren davalının, her hangi bir sebep dahi ileri sürmeye ihtiyacı olmadığını düşünmesi ve bu yönde bu ihtarnameyi göndermiş olması olgusu bile tek başına yukarıda belirttiğimiz hususların doğru olduğunu,
Davalı tarafından tek taraflı hazırlanarak imzalatılan "genel işlem şartları"nı havi Sözleşme'nin de, yapılan fesih kendiliğinden kanıtladığı, bir yıllığına henüz bir ay önce yenilenen feshedilmek istenmesi olgusu dahi tek başına haksız feshedildiğinin kanıtı olduğu,bu yasalara aykırı Sözleşme ve aleyhe konulmuş maddeleri geçersiz olduğu, Müvekkil gibi yetkili servis hizmet vermekte olan rakip firmalar mevcut olduğu, bunlar örneğin; ..., ... servis firmaları olduğu,ancak bu rekabet kimi zaman rakiplerimiz tarafından iyi niyetten uzaklaşılarak, haksız rekabet halini aldığı, olayımızda, Muhatap merkez Network/Planlamada çalışan ... 'ın kızkardeşi .... 'ın da ... Servis'te çalıştığı ve Davalı bilgi ve belgelerinin Müvekkil aleyhine dizayn edilerek tarafları manüpile edildiği yanıltıldığı bilgisi ve gerçeğine ulaşıldığı,bu şekilde müvekkilin ticari itibarı ve emeği haksız bir şekilde manüpile edilerek Sayın Davalı yetkilileri de yanıltıldığı,müvekkilin ve servis verdiği ... Ticaret Bayisinin aleyhine bilgi, belge oluşturularak bunlar rakip servis firmalarına haksız servis edildiği, yine benzer şekilde rakip firmalar tarafından "gölge/sanal müşteri” oluşturularak bu hususta da müvekkil aleyhine çalışmalar yapıldığı, davalı tarafından oluşturulan müşteri anketlerine ve ...'deki Bölge Müdürlüğü anketlerine göre çok iyi başarı performansları sergileyen müvekkilin başarı hikayesine gölge düşürmek için yapılan bu gölge oyunları da fiktiftir, sahte olduğu, yıllardır bilgi, birikim ve emeği üç maddelik bir fesih yazısı ile adeta çöpe atılan müvekkilin öncelikle varsa ilgili konularda dikkati çekilerek bunların giderilmesinin sağlanması, aksi halde temerrüde düşeceği ihtarı yapılması gerektiği,temerrüde düşürülmeden, haklı veya makul hiçbir sebep belirtilmeden Sözleşme doğrudan feshedildiği, Müvekkilin mağduriyetinin azaltılmasını sağlamak adına en azından işletmesini bir başkasına devredebileceği dahi düşünülmediği,milyonlarca liralık yatırım, onlarca yetişmiş personele sahip Müvekkil, davalı servis hizmetleri için bunları yaptığı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki, bir yetkili servis ile kurulduğu için, ticari ilişkinin bitiminde de, müvekkilin işletmesini aynı şekilde devredebilmesi inancı haklıdır, ticari hayatın olağan akışına uygun olduğu, fakat sayın davalı bu devir işlemi dahi bir tarafa, temerrüde dahi düşürmeden ve sebep dahi belirtmeden haksız feshettiği, İddia ve beyanlarıyla; Haksız fesih nedeniyle Müvekkil Şirkette kalan Eşyaların (demirbaş, stok, Malzeme, yedek parça, araç, ve gereçler gibi ) Keşif ve Bilirkişi İncelemesi Yapılarak Değerlerinin Tespiti ile Çıkacak Bedelin Tespiti ile Fazlaya İlişkin Haklarımız Saklı Kalmak Kaydıyla Şimdilik 1.000,00 TL Bedelin fesih tarihinden İtibaren İşleyecek Avans Faizi ile Birlikte Tahsili, sözleşmenin devam etmesine Rağmen Davalının Haksız Feshetmesi Neticesinde Uğranılan Kazanç Kaybı nedeniyle Fazlaya İlişkin Haklarımız Saklı Kalmak Kaydıyla Şimdilik 1.000,00 TL Bedelin, Davalı Taraftan fesih Tarihinden İtibaren İşleyecek Avans Faizi ile Birlikte Tahsili, Haksız fesih nedeniyle Yapılan Masraflar ile Diğer Tüm Müspet Zararlarının - Bilirkişi İncelemesi Yapılmak Sureti ile Tespitine, Ortaya Çıkacak Bedele İlişkin Fazlaya İlişkin Tüm Dava ve Haklarımız Saklı Kalmak Kaydıyla Şimdilik 1.000,00 TL Bedelin fesih tarihinden itibaren birlikte davalıdan Avans Faizi ile Birlikte Tahsili, Haksız fesih nedeniyle müvekkil şirket bünyesinde çalışmakta olan işçilere ödenen kıdem, ihbar, maaş ve benzeri işçilik alacakları ödemek zorunda kaldığı, bu nedenle işçilere ödenen fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL tazminatların fesih tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili gerektiği, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesi talep edilmektedir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; davacı ile müvekkil şirket arasında; dava konusu uyuşmazlık hakkında 01/04/2022 yürürlük tarihli İbraname düzenlenmiş olup, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, taraflar arasında dava konusu uyuşmazlık konusu hakkında 01/04/2022 tarihli ibra sözleşmesi imzalanması nedeniyle, davanın reddine karar verilmesin gerektiğini, taraflar arasında ibra sözleşmesi imzalanmasaydı dahi, davacının taleplerinin hukuki ve maddi gerçeklikten uzak olması nedeniyle de davanın reddine karar verileceğinin açık olduğunu, davacının sözleşmenin geçerli bir nedene dayanmaksızın feshedilemeyeceğine dair iddialırını kabul etmemekle birlikte, davacı şirket ile imzalanan sözleşmenin müvekkil tarafından feshini haklı kılacak nedenlerin söz konusu olduğunu, davacı şirketin tüm uyarılara rağmen müvekkilin iyi niyet ile sürdürmeye çalıştığı ticari ilişkideki güveni sarsacak ve müvekkilin itibarını zedeleyecek işlemleri yapmaya devam ettiğini, davacı sözleşmenin dürüstlük kuralına aykırı olarak tek taraflı hazırlanmış olduğunu ve genel işlem şartları taşıdığını, bu nedenle de sözleşmenin 12/2 maddesinin geçersiz olduğunu belirtmişse de işbu hususun davacının önceki beyanlarıyla çelişir nitelikte olduğunu, davacının müvekkil şirketin Rekabetin korunması hakkındaki kanuna aykırı şekilde hareket ettiğine ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle, davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshi nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki 31/05/2022 tarihli ibra protokolüne göre; İşbu ibra protokolüne göre;ibra protokolünün konusu “2.1. İşbu sözleşme, taraflar arasında ... nolu imzalanmış ve son olarak 01.04.2020 tarihinde bir yıl süre ile yenilenmiş yetkili servis sözleşmesinin ... tarafından feshedilmesi, feshe ilişkin ihtarnameler (.... Noterliği 28 Mayıs 2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname, .... Noterliği 14 Haziran 2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ve .... Noterliği 1 Temmuz 2021 tarihli ihtarname) ve taraflar arasında gerçekleşen 12.08.2021 tarihinde anlaşamama olarak sona eren arabuluculuk süreci ile ilgili olarak işbu Protokolde belirlenen koşullarla anlaşma sağlanması ve işbu protokolle ...'nin ibrası ve bu ibra ile ... ...'den herhangi bir hak ve talep iddia etmeyeceğinin taahhüt edilmesidir.” Şeklinde belirlendiği görülmüştür.
3.1.İşbu protokolün imzalanması ile birlikte işbu Protokol'de belirtilen yükümlülükler ve bunlara bağlı olarak ileri bir tarihte doğabilecek sorumlulukları haricinde ... atfedebileceği başka alacağı kalmamıştır. Taraflar, herhangi bir şekilde diğer taraftan hiçbir hak ve talebinin bulunmadığım (Taraflar arasında 01.04.2022 tarihinden önce imzalanmış…. tarihli ve ... nolu / yenilenmiş/ feshedilmiş ve bunları sınırlı olmamak üzere tüm sözleşmeler açısından arabuluculuk süreci ve ihtarnamelerde atfedilen işçilik alacakları, yedek parça faturaları, banka kredileri, araç kiramaları, telefon giderleri, personel giderleri, işyeri kira kaybı ve bunlarla sınırlı olmamak üzere tüm maddi tazminat kalemleri ile manevi tazminat kalemlerinden en geniş manada tüm menfi ve müspet zarar taleplerinden, ..., ...'yi gayrikabili rücu şekilde ibra etmiş olduğunu kabul, beyan ve taahhüt eder. ..., burada ibra edilen talepler ile ilgili olarak herhangi bir ...'ye dava açmamayı, eğer herhangi bir yasal yola başvurulmuşsa bu protokolün imzalanmasından İtibaren en geç iki gün içerisinde dosyaya sunacakları beyan ile feragat etmeyi, bu başvurulardan kaynaklı yargılama giderlerine dair herhangi bir taleplerinin bulunmamasını kabul ederler.” Seklinde belirtildiği görülmektedir.
Bilirkişinin düzenlediği 01.01.2025 tarihli 14 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davalı ... nin davacı taraf ile ibra protokolü akdettiği ve dosyada sunmuş olduğu Mail yazışmaları ve ihtar içeriği değerlendirildiğinde, davacının yanıltıcı bilgiler sunması ve servis formlarının yanlış bilgiler girilmek suretiyle davalı ... den kazanç elde edildiğinden bahisle sözleşmeyi sonlandırdığı, Sözleşmenin feshinin 07.11.2019 tarihli sözleşme Madde 8 de belirtilen Fesh koşullarına uygun olduğu,
Hukuki nitelendirme ve nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, tüm açıklamalar doğrultusunda davalı ... nin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği ve davacının tazminat talep edemeyeceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; taraflar arasında 07/11/2019 tarihili hizmet sözleşmesinin akdedildiği, anılan sözleşmenin 8. maddesinde davalı tarafa hiçbir sebep göstermeksizin 1 ay önceden bildirmek suretiyle sözleşmeyi fesih yetkisinin verildiği, davalının .... Noterliğinin 28/05/2021 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşmeyi feshettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. Maddesi gereği davalının sözleşmeyi fesih yetkisinin bulunduğu, her ne kadar davacı tarafından sözleşmenin haksız feshedildiği iddiasıyla maddi tazminat talep edilmiş ise de taraflar arasında imzalanan 31/05/2022 tarihli ibraname ile davacının tüm maddi ve manevi tazminat kalemleri yönünden davalıyı ibra ettiği, davalı tarafından ibranamenin yeni bayilik alınması amacıyla imzalandığı, yeni bayilik alınmadığından geçersiz olduğu iddia edilmiş ise de davacının bu yönde hiçbir delil sunmadığı gibi basiretli tacir olan davacının ibranamenin hüküm ve sonuçlarını bilebilecek durumda olduğu, ibranameyi imzaladıktan sonra hüküm ve sonuçlarından kaçınamayacağı anlaşıldığından taraflar arasındaki ibraname geçerli kabul edilerek davacının davalıdan tazminat talep edemeyeceği kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
1.Davanın Reddine,
2.615,40-TL karar harcının peşin alınan 427,60-TL den düşümü ile kalan 187,80-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4.Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 13.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 341/3 maddesi nazara alınarak gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)