Hukuk Genel Kurulu
Hukuk Genel Kurulu 2013/1592 E. , 2015/1176 K.TAZMİNAT VE İSTİRDAT İSTEMİ
HAYAT SİGORTA POLİÇESİ
MÜTERAFİK KUSUR
BANKANIN POLİÇE YENİLEME YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ YERİNE GETİRMEMESİ
SİGORTA POLİÇESİNİN SÜRESİNİN DOLMASI
BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 249
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, tüketici kredi sözleşmesinden ve hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur. Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davacılar vekili getirmiştir.
Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davalı banka ile davacıların murisi arasında düzenlenen kredi sözleşmelerinde hayat sigortası yaptırma yükümlülüğünün kredi borçlusuna yüklenmesine rağmen, davalı bankanın poliçelerden bir tanesini yenilemesi, üç adet poliçeyi de yenilemek için başvurmasına rağmen diğer davalı sigorta şirketinin başvuru formu sunulmadığı gerekçesiyle bu üç sigorta poliçesini yenilemediğinin davalı banka tarafından kredi kullanana haber verilmemesi nedeniyle davalı bankanın poliçelerin yenilenmemesinde müterafik kusurunun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Zarar görenin kendi kusurunda, kişinin kendisine zarar veren bir hareket tarzı söz konusudur. Zarar görenin kendi kusuru, akıllıca iş gören, mantıklı bir kişinin, kendi yararı gereği zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçması gereken bir eylemi olarak nitelendirilmelidir. Zarar görenin kusuruna birlikte kusur, müterafik kusur da denilmektedir (Haluk Tandoğan, Türk Mesuliyet Hukuku, Ankara 1961, s. 318, 319). Zarara uğrayan kimse normal bir insanın kendi menfaatlerini korumak için sakınması gerekli bir eylemde bulunmuşsa “birlikte (müterafik) kusur” söz konusudur (Safa Reisoğlu, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 19. Baskı, İst.2006, s.187).
Somut olayda davalı banka ile davacılar murisi M..S.. D.. arasında altı adet konut kredi sözleşmesi imzalanmış olup; 16.02.2006 tarihinde 119.000,00 TL, 24.01.2007 tarihinde 51.000,00 TL, 24.01.2007 tarihinde 40.000,00 TL, 17.12.2007 tarihinde 11.250,00 TL, 17.12.2007 tarihinde 125.000,00 TL ve 17.12.2007 tarihinde 100.000,00 TL tutarlı olmak üzere konut kredi sözleşmesi tanzim edildiği ve diğer davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen poliçelerden 35466 nolu sigorta poliçesinin süresinin sonunda yenilenmesine rağmen 6206, 6239 ve 7208 numaralı poliçelerin yenilenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacılar murisi ile davalılardan banka arasında düzenlenen kredi sözleşmelerinin 9.3 ve 9.5 maddelerinde hayat sigortasının yenilenmesi konusunda kredi borçlusuna yükümlülük getirilmesine rağmen davalı banka, 29.1.2009 tarihinde sona eren 38.000 TL’lik hayat sigortasını yenilemiş olup, davalı bankanın, başlangıç tarihleri 27.12.2008 ve 28.12.2008 olan toplam 276.905.57 TL değerindeki üç adet poliçeyi de yenilemek istemesi ve diğer davalı sigorta şirketine başvurmasına rağmen hayat sigortası başvuru formu sunulması gerekliliğini müşterisine bildirmemesi nedeniyle artık gelinen bu aşama ve fiili durum karşısında sigortasının yenilenip yenilenmediğini takip etmeyen kredi borçlusu davacıyla birlikte poliçelerin yenilenmemesinde davalı bankanın da müterafik kusurlu olduğunun kabulü gereklidir. Bu itibarla, poliçelerin yenilenmemesinde davalı bankanın müterafik kusuruna işaret eden Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. S O N U Ç :
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 08.04.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.