Esas No
E. 2021/1905
Karar No
K. 2025/578
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2021/1905

KARAR NO: 2025/578

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ:28.06.2021

NUMARASI:2019/426 Esas - 2021/493 Karar

DAVA: İtirazın İptali

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı şirketin davalı bankanın müşterisi olup aralarında kredi ilişkinin bulunduğunu, müvekkili şirketin davalı bankadan kullandığı ticari taksitli kredi kullandığını ve kredi borçlarını erken kapattığını, erken kapama bedeli olan toplam 728.800,49TL, 2.055,24TL kredi faiz tutarını 102,76TL kredi BSMV sini ödediğini ancak davalı bankanın aynı zamanda 42.465,24TL erken kapama komisyonu adı altında ödeme aldığını (ayrıca 2.123,26TL erken ödeme komisyonunun BSMV sini aldıklarını, ancak bu bedelin icra takibinde gösterilmediği için buna ilişkin haklarını saklı tutuklarını) haksız alınan bedelin tahsili için banka aleyhine ... Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, borçlu yanın vaki haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ve diğer hukuki gerekçelerini beyanla, bu nedenlerle ve resen dikkate alınacak nedenlerden dolayı ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı borçlunun ....Sayılı dosyaya vaki itirazının iptali ile %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili...bank ...A.Ş. tarafından davacıya imzalamış olduğu 3.000.000.-TL limitli Genel Kredi Taahhütnamesi uyarınca ticari kredi kullandırıldığını, davalı kredi borçlusunun ...bank ...A.Ş. ...Şubesine vermiş olduğu 12.10.2015 tarihli yazı ile 07.11.2014 tarihinde kullandığı ... nolu 84 ay vadeli 800.000.-TL tutarındaki krediyi defaten ve nakden ödeyerek kapatmak istediklerini bildirerek erken kapama talebinde bulunduklarını, banak tarafından bilgilendirilmiş olan davacının ilgili yazıya istinaden cari hesap şeklinde işleyen kredi borcunu kendi rızası ile vadesinden önce ödediğini ve bu şekliyle taraflar arasındaki kredi ilişkisinin sona erdiğini, taraflar arasında akd edilen sözleşme maddeleri ve diğer hukuki gerekçeleri ve Yargıtay Kararlarının beyan edilmesi ile Yukarıda açıklanan ve Mahkemece resen tespit edilecek nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü hak,dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla;Müvekkili banka aleyhine açılan işbu davanın haksız ve mesnetsiz olması nedeniyle reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davalı bankanın davacıya kullandırılan.krediden kalan anapara üzerinden 15.10.2015 tarihinde 728.800,49TL.kalan üzerinden 42.465,20TL Erken Kapama komisyon tahsil ettiği görülmektedir) davalı bankanın Krediden tahsil ettiği komisyon formüle edildiğinde (42.465,20TL/728.800,49TL*100)=%5,8 oranına tekabül ettiği, Davacıdan tahsil edilen %5,8 oranındaki komisyon tutarı, bankalarca alınan komisyon tavam olan %2 oranının altında kaldığı, davalı bankanın tahsil etmiş olduğu komisyon oranı banka ortalamalarının içinde olduğu, davalı bankanın 15.10.2015 tarihinde 728.800,49TL. olarak Erken Kapama yaptığı Ticari Taksitli Kredi işleminden tahsil ettiği 42.465,20TL Erken Kapama komisyonların diğer bankalarla mukayesesi yapıldığında; davalı bankanın krediden tahsil ettiği komisyonun, kullanılan kredi miktarı ile formüle edildiğinde; 42.465,20 TL / 728.800,49 TL * 100 = % 5,8 oranına tekabül ettiği, davacıdan tahsil edilen %5,8 oranındaki Erken Kapama Ücretinin, diğer bankalarca alman komisyon tavanı olan %5 oranının çok üzerinde kalmadığı, bu bakımdan davalı bankanın tahsil etmiş olduğu komisyon tutarının makul düzeyde olduğu kanaatine varılmış, bankaların bilanço büyüklükleri aktif pasif yapıları, aktif kaliteleri, pasif maliyetleri, sermaye yapıları, kredi ölçekleri, mevduat yapıları, aktif pasif yönetimleri, risk yönetimi anlayışları, kredi politikaları, mevduat politikaları, kar müşteri hedefleri gibi unsurların bankalara göre değişiklik göstermeleri nedeniyle erken kapama komisyonlarının, müşterilerden tam olarak alınması veya hiç yada kısmen alınmaması vs bankadan bankaya göre farklılık göstereceğinden bankaların bu yöndeki uygulamalarının birbirleri için emsal olmayacağı ve yanıltıcı sonuç vereceği, dava konusu Kredinin Ticari Kredi olduğu Ticari Kredilerde erken kapama maliyetinin yansıtılması mevcut yasal düzenlemelere uygun olduğu B.K.80.maddesinde erken ödemeyle ilgili tarafların düzenleme yapabileceklerinin öngörüldüğü ve buna uygun olarak taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin 2.8,1 maddesinde Bankanın erken ödemeyi kabul etmesi halinde erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, kaynak kullanım destekleme fonu gibi mali yükümlülüklerle mahrum kalınan faiz ve erken ödeme ücretini kredi kullanan müşterinin ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, Davalı bankanın davacıdan Erken Kapama Komisyonu adı altında tahsil ettiği 42.465,20 TL tutarın taraflar arasında akdedilen sözleşmeye ve diğer bankaların emsal erken ödeme ücretine göre ortalama düzeyde olup uygun olduğu tespit edildiği..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Hükme esas alınan ek bilirkişi raporu ihtilafı çözmekten uzak olduğunu, tamamen yanlı ve hiçbir şekilde hükme esas alınabilecek mahiyette olmadığını, raporun en başından sonuna kadar bütün değerlendirme ve tespitler davalı banka lehine yapıldığını, bu değerlendirmelerin çoğunluğunun aşırı zorlama ve bir çok maddi hata içerecek şekilde oluşturulduğunu, burada bilirkişi raporundan çok davalı bankanın beyan veya savunma dilekçesi havası mevcut olduğunu, bilirkişi raporundaki gerek BK madde 80 in değerlendirilmesi (ki bu değerlendirme sayın bilirkişiye ait değildir), gerekse de değerlendirme yapılırken "erken ödemenin yasaklandığı" kanaatine varılmış olmasını anlamak ve kabul etmenin mümkün olmadığını, dosyada mübrez deliller ve tarafların karşılıklı beyan ve savunmaları da irdelenirken her ne hikmetse sadece davalı bankanın savunmalarına yer verilmiş ve bu yapılırken de bütün davalının beyanlarının doğru ve geçerli olduğu varsayımına dayandığını, raporun ilk giriş kısmından da"faiz indirimi" isteyemez, "erken ödeme yasaklanmıştır" belirlemelerinin BK 80. madde hükmü ile ne alakasının olduğu da açıkça ortaya konulamadığını, bu yönlü eğilim ve açıklamaların raporun tamamında mevcut olup açıkçası davalı bankanın beyan dilekçesi olduğu havası açıkça rapora sindiğini, bilirkişi tarafından raporda yer verilen Yargıtay kararlarının da davalı bankanın savunmalarına doğrudan dayanak olamayacağı gibi sadece bu içtihatlarda bile "yapılan kesintinin fahiş olmadığından" bahsedilmesi de zuhüle düşülerek gözden kaçırılmış veya bu nokta üzerinde durulmadığını, kaldı ki hem taraflarından dosyaya sunulan hem de yerleşik içtihatlarla da sabit olduğu üzere taraflar arasında erken kapama komisyon oranının sözleşme ile belirlenmemiş olması durumunda maksimum %2 kesinti yapılabileceğini, kabul etmemekle birlikte tavan dahi ziyadesi ile aşılarak yapılan kesintinin halen makul kabul edilerek rapor tanzim edilmesi ve neticeden bu rapor esas alınarak hüküm kurulması hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, bu sebeplerle bilirkişi raporu tamamen yanlı ve subjektif olup kesinlikle hükme esas alınabilecek mahiyette olduğundan neticeden verilen hüküm hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğundan mahkemenin kararının kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesi gerektiğini, emsal nitelikteki Yargıtay 11. H.D. 2018/749 E. 2019/6023 K. sayılı 01/10/2019 tarihli kararını sunduklarını, bu halde davalı sıfatıyla yer alan ve menfaati doğrudan etkilenen bankanın kullandırmış olduğu krediler arasından “seçerek” lehine olacak şekilde dosyaya sunulabilecek emsal kredi sözleşmelerinin adil yargılanma hakkı bakımından tartışmaya mahal verilmemesi için davalı banka ile birlikte bir kısım bankaların "01.01.2015-31.12.2015 tarihleri arası 600.000-1.000.000-TL ölçeğindeki krediler için kredi sözleşmelerinin dosyaya celbi yerine salt bankaların beyanlarının da esas alınması usule ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, Dosya kapsamındaki delillerle sabit olduğu üzere bankaların cevabı yazısında- her ne kadar emsal sözleşmeler sunulmaması yönünde itirazları olsa da erken kapama komisyonun uygulandığı her müşterinin derinliği kalan anapara tutan mevcut faiz oran, kredinin değerliliğine, kredinin teminatına vb bilgilere göre değişen oran yada tutarlar uygulanabildiği ve ortalama erken kapatma komisyonu olarak asgari %2 ve azamî %5 arasında bir uygulamanın olduğu belirtilmiş olduğu hususu ile iş bu nedenle de netice itibarı ile ortaya çıkan değişen oranlar belirsiz olan erken kapama komisyonu oranı belirleme yöntemini daha da belirsiz hale getirmiş olduğu hususunun açık olduğunu, bu durumda huzurda görülen dava özelinde, kabul manasına gelmemek kaydıyla- %2 lik azami sınır dikkate alınmadan salt emsal bankalarca aynı türden kredilere uygulanan komisyon oranları karşılaştırılması neticesinde azami %5 oranın uygulanabileceği hususu üzerinde alt sınırdan uzaklaşılmasının gerektirecek maddi sebep ve gerekçeler davalı bankaca ortaya konulamamasına rağmen davalı banka tarafından yapılan (42.465,20TL/728.800,49TL*100)=%5,84 komisyon/erken kapama kesintisi banka ortalamalarının üzerinde olan %5,84 oranında ( FAHİŞ ORANDA) yapılan kesintinin makul olduğu değerlendirmesi hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, Anılan tebliğin kapama başlıklı; madde 11 - (3) fıkrasında ''Ticari müşterinin kredinin tamamı için erken ödeme talebinde bulunması halinde bankalar bu talebi kabul etmek zorundadır. Ticari müşterilerden alınabilecek erken ödeme ücreti, gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve ticari müşteriler tarafından bankaya erken ödenen tutarın, kalan vadesi yirmi dört ayı aşmayan kredilerde yüzde birini, kalan vadesi yirmi dört ayı aşan kredilerde ise YÜZDE İKİSİNİ GEÇEMEZ. Faiz oranının değişken olarak belirlenmesi hâlinde bu müşterilerden erken ödeme ücreti talep edilemez.'' şeklinde düzenlendiğini, görüldüğü üzere ticari müşterilerden alınabilecek erken ödeme ücretinin “gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve ticari müşteriler tarafından bankaya erken ödenen tutarın, kalan vadesi yirmi dört ayı aşmayan kredilerde yüzde birini, kalan vadesi yirmi dört ayı aşan kredilerde ise yüzde ikisini geçemeyeceği” açıkça düzenlendiğini, iş bu nedenle %5,84 erken kapama komisyon oranı ( fahiş oranda yapılan kesinti) hukuka, yasaya aykırılık teşkil ettiğini,Türk Borçlar Kanunun “Değiştirme yasağı” başlıklı 24. Maddesinde ise, “Genel işlem koşullarının bulunduğu bir sözleşmede veya ayrı bir sözleşmede yer alan ve düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine genel işlem koşulları içeren sözleşmenin bir hükmünü değiştirme ya da yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtlar yazılmamış sayılacağı” hemen devamında ; “Sözleşmelere Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamayacağı” düzenlendiğini,Uygulamada erken kapama anında belirlenen erken kapama komisyonunun sözleşmenin başında belirlenebilir olmama niteliği ve kredi alan bakımından sözleşme koşullarındaki “ağırlaştırıcı” etkisi değerlendirildiğinde, tüm bu durumlar kanunun emredici hükümleri ile genel işlem koşulları ile bağdaşmadığı ortada olduğunu, bu yönüyle de davanın kabülü yerine reddine karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredi kapsamında erken kapama komisyonu adı altında davacıdan tahsil edilen kesintilerin haksız olduğu iddiasına dayalı olarak başlatılan takibe vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.İstinaf incelemesi,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut olayda, taraflar arasında 03.11.2014 tarihli 3.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesinin akdedildiği, davacıya 800.000 TL anapara tutarlı taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kullanılan kredinin erken ödenmesi nedeniyle davalı bankanın erken kapama maliyeti adı altında kesinti yaptığı ihtilafsızdır.İlk derece mahkemesince daha önce davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı yanca istinaf edilmesi üzerine, dairemizce yapılan istinaf denetimi sonucu dairemizin 2018/1313 E 2019/813 K sayılı kararı ile "mahkeme kararında, davalı tarafından yapıldığı belirtilen erken ödeme komisyonu kesintisine gerekçe olarak kredi sözleşmesi ve genel kredi taahhütnamesi hükümleri gösterilmiş ise de sözleşme ve taahhütnamede oran gösterilip gösterilmediği, bu bağlamda sözleşmede bu kesintilerin yapılacağı belirtilmiş olmakla birlikte oran gösterilmemiş ise emsal banka uygulamalarıyla karşılaştırma yapılarak toplanacak tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar tesisinde isabet görülmemiştir." gerekçesiyle kararın HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır.Dairemiz kaldırma kararı gerekçesi doğrultusunda ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılamada, taraflar arasındaki kredi sözleşmesi ile benzer krediler yönünden erken kapama halinde alınan komisyon oranları sorularak banka cevapları dosyaya kazandırılmış, genel kredi sözleşmesinin 2.8.1 nolu maddesinde banka tarafından kredinin erken kapatılması halinde banka tarafından masraf ve komisyon alınacağının hüküm altına alınmakla birlikte belli bir oran kararlaştırılmadığının anlaşıldığı, alınan bilirkişi raporu kapsamında davacının krediyi erken kapaması kapsamında erken kapama komisyonu olarak tahsil edilen ve dava konusu yapılan 42.465,24 TL nin dosyaya kazandırılan diğer banka uygulamaları ve oranları kapsamında makul bir tutar olup, fahiş olmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın reddi kararı isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Her iki taraf tacirdir. Davalı bankanın erken kapama komisyonu ve diğer giderleri talep etmesi mümkündür. Kredi sözleşmesindeki hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olması tek başına bu hükümleri geçersiz hale getirmez. Bu hükümlerin ayrıca dürüstlük kuralına aykırı haksız şart niteliğinde de olması gerekir. Her iki taraf tacir olup özenli ve tedbirli davranmakla yükümlüdür. Kredi sözleşmesinde, kredinin erken kapatılması halinde erken kapama komisyonu alınacağına diğer işlemler için ücretlendirme yapılacağına dair sözleşme hükümlerinin dürüstlük kuralına aykırı haksız işlem şartı olduğundan söz edilemez. Bu nedenle davacı vekilinin, genel işlem koşullarına ilişkin istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.Açıklanan gerekçelerle,

HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 556,10 TL istinaf nispi karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 27.03.2025

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog