6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2024/4552 E. , 2025/2635 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I-)Sanıklar hakkında şikayetçi ...'ye yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ..., Sanıklar ..., ... ... Müdafii, dilekçelerinde özetle; dosyada sanıkların mahkumiyetine yeterli hiç bir delil bulunmadığını, şikayetçilerin soyut ve suçlayıcı beyanları dışında delil bulunmadığını, şikayetçi ifadelerinin dahi 5271 sayılı Kanun'un 202. maddesine aykırı ve usulsüz alındığını, şikayetçilerin mahkemede dinlenmediğini, teşhisin PVSK ek 6. maddeye aykırı olduğunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı kanun) 150. maddesinin uygulanması gerektiğini ileri sürmüş, sanık ... müdafii ise dilekçesinde özetle; sanığın mağdurlar ile yüzleştirilmediğini, mahkemede mağdurların sorgulanmadığını, kolluktaki ifadelerinin teyit edilmediğini, sanığın cezalandırılmasını gerektiren her türlü şüpheden ari somut delil bulunmadığını, beraatine karar verilmesi gerektiğini, teşhisin PVSK ek 6. Maddeye aykırı olduğunu, 5237 sayılı Kanun'un 150. maddesinin uygulanması gerektiğini ileri sürmüş, anılan temyiz dilekçesindeki belirtilen sebeplere yönelik yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, olay tarihinde sanıklar hakkında bozma üzerine şikayetçi ...'ye yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında şikayetçi ...'ye nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Yasa'nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık ..., sanıklar ..., ... ... Müdafii ile sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA,
II-) Sanıklar hakkında şikayetçi ... 'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde:
Dairemizce de benimsenen ve Y.C.G.K.'nın 16.04.2013 günlü, 2012/6-1307 esas ve 2013/151 sayılı kararı uyarınca iddianamedeki olayın anlatım biçimi ve uygulanması istenen yasa maddelerine göre; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 24.12.2012 tarihli iddianamede sanıkların şikayetçi ...'ye yönelik nitelikli yağma suçuna konu eylemleri anlatılarak bir kez nitelikli yağma suçundan cezalandırılmaları istenerek kamu davası açılmış olduğu; sanıklar hakkında şikayetçi ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gibi, iddianame de düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemle sınırlı olduğu gözetilmeden dava konusu dışına çıkılarak 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle sanık ..., sanıklar ..., ... ... müdafii, sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2024 tarihli ve 2024/155 Esas, 2024/261 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.