44. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/208
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 06/09/2024
NUMARASI: 2024/625
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/03/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde "Mahkemece belirlenecek teminat miktarını depo etmeye hazır olduğumuzu bildirmekle İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına yatırılacak paranın davalılara (alacaklıya) ödenmemesi yönünde İİK 72/3 gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini" talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince 06/09/2024 tarihli ara karar ile; "Davacı ... Motosiklet yönünden;
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, davacının dava konusu çekin keşidecisi olduğu, davacının keşideci adının altındaki imzasını inkar etmediği, yine çekin yüzünün incelenmesinde ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk olmadığı, yine lehtar olan diğer davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin imzasının sahte olduğu tespit edilse dahi, imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince çekte yer alan diğer imzaların geçerliliğinin bundan etkilenmeyeceği, davacı tarafça ileri sürülen vakıalar ve nitelikleri dikkate alındığında davacı keşideci ... yönünden tedbir verilmesini gerektirir bir durum bulunmadığı kanaatine varılmış, davacının tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden;
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, davacının dava konusu çekin lehtar ve ilk cirantası olduğu, davacının cirodaki imzasını inkar ettiği, anılan savunmanın mutlak def'i niteliğinde olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği, dosyadaki mevcut delil durumuna göre bu davacı yönünden icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir kararı uygulanmasının ve atıf yapılan yasa hükmü de dikkate alınarak %25 oranında teminat uygulanmasının tarafların menfaat dengesine uygun olduğu kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " şeklindeki gerekçe ile, Davacı ...'in icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönündeki tedbir talebinin REDDİNE, Davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin tedbir talebinin KABULÜ ile, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72/3. maddesi hükmü uyarınca dava değeri 1.029.700,00 TL’nin yüzde 25'ine karşılık gelen (257.425,00 TL) nakit veya mahkememizce uygun görülecek kesin ve süresiz banka teminat mektubu şeklinde teminatın kararın tebliğinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde mahkememiz veznesine yatırılması/mahkememize ibraz edilmesi halinde İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibinde davacı borçlu ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden elde edilecek icra veznesindeki paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesine, verilen kesin süre içerisinde teminat gösterildiği takdirde bu hususta icra dairesine müzekkere yazılmasına, kararın tebliğinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde teminat gösterilmemesi halinde mahkememizce verilen tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağının davacı vekiline ihtarına, ihtarın ara kararın tebliği ile yapılmış sayılmasına, UYAP sistemi ve Ticaret Sicil Gazetesi üzerinden yapılan sorgulama sonucunda çekin imzalandığı tarih itibariyle davacı şirket yetkililerinin ..., ..., ... ve ... olduğu anlaşıldığından, davacı vekiline anılan kişilerin ıslak imzalı belgelerinin bulunduğu kurumları bildirmesi için 2 haftalık süre verilmesine, bildirim yapıldığı takdirde ilgili kurumlara müzekkere yazılarak ilgili kişilerin ıslak imzalarının bulunduğu belge asıllarının mahkemeye gönderilmesinin istenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ara kararın hukuka aykırı olduğunu, ...in keşidecisi olduğu çeklerin kargo dağıtımı sırasında çalınarak lehtar olarak belirtilen ... San.ve Tic. A.Ş.'ye hiç ulaşmadığını, kargonun teslim edildiğine dair bildirim yapılmadığını, dolayısıyla ... A.Ş. tarafından ciro edilmediğini, dava konusu çek üzerinde ... Oto. San. ve Tic. A.Ş. adına cirolama işleminde kullanılan kaşenin şirketin eski kaşesi olup üzerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkili tarafından keşide edilen toplamda 7 adet çekin kargo dağıtımında çalındığının anlaşılmasından sonra konuya ilişkin olarak 03/05/2024 tarihinde yani bahse konu çekin vade tarihinden önce savcılık nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, işbu davaya konu 31.07.2024 tarihli ... nolu ve 1.000.000-TL. Bedelli çek de dahil olmak üzere söz konusu çeklerin tamamı için lehtar olan ... Oto. San. ve Tic. A.Ş. tarafından "çek iptali" davası da açılmış olduğunu, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/324 Esas sayılı dosyası üzerinden ödeme yasağı kararı alındığını, davacıların çekte ciranta olarak yer alan diğer şirketlerle herhangi bir fiili veya organik bağı ya da ticari ilişkisi bulunmadığını, lehtara ulaşmadan evvel çalınan ve yetkili olmayan kişilerin eline geçen çekte; lehtar ... Oto. San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapıldığı ileri sürülen ciro işleminin sahte imza nedeniyle geçerli bir ciro işlemi olmadığını, çekte ciranta olarak görünen ... İnş. Turz. İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti'ye devir gerçekleşmediğini, böylece birbirini takip eden geçerli ciro zinciri kurulmadığını, lehtar cirosunun sahteliği ile ciro zincirinde kopukluk olması sebebiyle yetkili hamil olduğunu kanıtlayamayan ... Ticaret Limited Şirketinin ciro zincirindeki kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye başvurma hakkı bulunmadığını, her iki davacının da söz konusu çekten kaynaklı davalılara herhangi bir borcu bulunmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. Menfi tespit davasında, davacılar tarafından İİK'nun 72/3.maddesi kapsamında ihtiyati tedbir talep edildiği, Mahkemece davacılardan keşideci ... Motosiklet yönünden talebin reddine, diğer davacı yönünden kabulüne karar verildiği, istinafa davacılardan ... şirketi tarafından red kararına karşı başvurulduğu anlaşılmıştır. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389. ve devamı maddelerinde belirtilmiştir. Menfi tespit davasının icra takibine etkisi ise 2004 Sayılı İİK'nın 72. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir.
İİK'nın 72/3. uyarınca, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında özel düzenleme gereğince, ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, Mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir, ihtiyati tedbirin şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında talebin kabulüne veya reddine karar vermede taktir hakimindir. Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğundan,
İİK 72/3. maddesindeki özel düzenlemeye göre, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında tedbir istenmesi halinde, borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın % 15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir. Somut olayda, davacılardan ... Motosiklet dava konusu çekin keşidecisi olup çeki diğer davacı ... A.Ş lehine düzenledikten sonra kargoya verildiğini kargoda kaybolduğunu çekteki lehtar cirosunun sahteliği sebebiyle ciro zincirinin koptuğunu bu nedenle davalının meşru hamil olmadığını beyanla menfi tespit talebinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş olup bu aşamada yaklaşık ispat bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece bu davacı yönünden ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar hukuken yerindedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.