Esas No
E. 2024/12180
Karar No
K. 2025/4955
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2024/12180 E.  ,  2025/4955 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, Almanya'daki çalışmaları nedeni ile 2015 yılında yurt dışı borçlanma talebinde bulunduğunu, Kurum tarafından eksik günlerinin bulunduğunun bildirilmesi üzerine 21.10.2015 - 24.10.2015 tarihleri arasında fiili olarak çalıştığını, günlerinin tamamlanması üzerine yurt dışı emeklilik borçlanması için yatırması gerekli tutarın bildirildiğini ve davacının yasal süresi içinde yatırdığını, bir süre sonra davacının emekliliğinin sahte sigortalılık nedeni ile iptal edildiğini ve kendisine yersiz ödenen 146.208,55 TL borcun tahakkuk ettiğini beyanla davacı hakkında haksız ve yersiz olarak verilmiş olan emekliliğin iptali/sahte hizmet kararı ile bu işlem doğrultusunda tahakkuk ettirilmiş borçların ve bu işlemlere ilişkin, ... numaralı dosya ve ... numaralı dosyada işlem gören 11.01.2021 tarih ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında, davacı tarafça bildirilen tanıklar, bordro tanıkları ve Mahkemece tespit edilen kamu tanıklarının beyanlarının alındığı, dosya kapsamında beyanı alınan tanıklardan, davacı tanığı ... dışındaki hiçbir tanık davacının dava dışı ... adına kayıtlı işyerinde fiili çalışma iddiasını doğrulamadığı, hatta bu tanıkların davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, davacı tanığı ...'in ise 27.10.2021 tarihli duruşmada alınan beyanında "...davacının ...'ın yanında çalıştığını..." beyan ettiği, ancak "... ...'a ait ... iş hanında bulunan işyerinin faal olup olmadığını davacının ... iş hanında bulunan işyerinde çalışıp çalışmadığını tam olarak bilmediğini... kendisinin işyerine hiç gitmediğini..." beyan etmiş olup, bu nedenle bu tanığın beyanlarının davacının fiili çalışma iddiasını destekler nitelikte olduğu ve davacının çalışmasının fiili olduğu hususunu kuşkusuz bir şekilde ispatlar nitelikte olduğundan söz edilemeyeceği, ayrıca, 24.05.2018 tarih ve 2018/SM/72 sayılı denetmen raporunda, davacının iptal edilen sigortalı bildirimlerinin yapıldığı işyeri sahibi ... beyanında; davacının da aralarında olduğu 12 kişinin ismini de belirtmek suretiyle bu kişileri çalıştırmadığını ifade ettiği, ... aynı beyanında cezaevinde olduğu dönemde işyeri faaliyette olmadığından bu dönemde kimseyi çalıştırmadığını, çalışanı olmadığından sigortalı bildirimleri de yapmadığını beyan etmiş olup davacının, sigortalı gösterildiği işveren tarafından dahi çalıştırılmadığının belirtilmiş olması, hatta o dönemde söz konusu işyerinin de faal olmadığı, dosya kapsamında dinlenen hiçbir tanık tarafından fiili çalışma iddiasının desteklenmemiş olduğu göz önüne alındığında, davacının Kurum işleminin hatalı olduğu ve iptal edilen çalışmalarının fiili olduğu iddiasını dosyadaki mevcut deliller ve ispat vasıtaları ile ispatlayamamış olduğundan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun 59. ve 86.maddeleri ile 24.05.201 tarihli Denetmen Raporu, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Kanun K5510 md.86 K6100 md.370 K6100 md.371
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.