Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/664
Karar No
K. 2024/782
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

ANKARA

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2024/664
KARAR NO: 2024/782
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI: 1- ... - ...
VEKİLLERİ: Av. ...

Av. ...

DAVALI: 2- ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 29/06/2016
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
K. YAZIM TARİHİ: 22/11/2024

Mahkememizde görülen Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Taraflar arasındaki 03.11.2011 tarihli sözleşme kapsamında ... adresinde bulunan ... yapımının tamamlandığı, aradan geçen zaman içerisinde doğal zeminin çökmesi ve toprak kayması nedeni ile binanın zarar gördüğü, -2. Kat duvarlarında su sızıntıları meydana geldiği, bina etrafındaki toprağın yan etkisiyle alüminyum kompozitlerin taşıyıcı sistemlerinin zarar gördüğü, yer yer kırılmalar oluştuğu, rögarlarda sık sık tıkanmalar meydana geldiği, davalı firma tarafından verilen taahhütnamede su sızıntılarına karşı 5 yıl süre ile hasarın giderilmesinin taahhüt edildiği, meydana gelen hasarın giderilmesi için davalı firmaya ihtaren bildirimde bulunulduğu, ancak davalı firmaca bunun kabul edilmediği, yine bu kapsamda ...

D. İş sayılı tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda da toprak dolgu malzemesinin yapım tekniğine uygun olarak yapılmadığının belirlendiği, tespit eğilen eksikliklerin firmaya bedeli rücu edilmek üzere yeniden ihale edilerek yaptırıldığı, ayrıca 02.03.2016 tarihli soruşturma raporunda da diğer davalının da denetim görevini yerine getirmemesi nedeni ile sorumlu olduğunun belirtildiği, davalıların oluşan zararı ödemeyeceklerini bildirdikleri belirtilerek, fazlaya ilişkin dava, alacak, hak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile 954.900,98 TL'lik ... alacağının ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanacak ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

CEVAP

Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı ... ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin dava konusu işin yapı denetim kontrolü olduğu, davacı kurumun müvekkili davalıyı ihmal ve kusuru ile zarara yol açtığını ileri sürerek sorumluluk altına alınmaya çalışıldığı, denetim görevi ile ortaya çıkan zarar arasında illiyet bağının bulunmadığı, zararın peyzaj alanına davacı kurum tarafından bina projesine aykırı olarak önce 1 metre kazı yapıldığı, sonra otopark alanına çevrilmesinden kaynaklandığı, binanın yapım projesinde yan cephede merdiven öngörülmediği halde sonradan proje dışı merdiven yaptırıldığı, merdivenin oturma yapması neticesinde aynı yerde dış cephe alüminyum kompozit kaplama ve su izolasyonunun hasarlandığı, -2 kotundaki hasarların meydana geldiği, su sızıntılarının dolgu toprağın çökmesinden kaynaklandığı, çöken dolgu toprağın içerisinde kalan pis su borularının hasar gördüğü, sürekli arızalanmaya ve kanalizasyon hattının düzgün çalışmamasına yol açtığı, yapım projesinin su kaynağı ve zeminin diğer özellikleri dikkate alınmadan fen ve sanat kurallarına aykırı olarak hazırlandığı, su yalıtımının binanın iki tarafında öngörüldüğü, su yalıtımı yapılmayan diğer taraflardan zararın ortaya çıktığı, su yalıtımı yapılmayan bina kısımlarına sonradan tadilat ve zararın giderimi altında 3. kişilere su yalıtımı yaptırılarak davalılara bedelin yansıtılmaya çalışıldığı, proje kaynaklı teknik hatadan kurumun sorumlu olduğu, çizilen projenin binanın inşa edildiği zemine uygun olmadığı, zemin için etüt çalışması yapılmadığı, çökme sonucunun geçici kabul sırasında tespit edildiği, müteahhit tarafından tamir edildiği, aynı çökmenin kesin kabul sırasında da (1 yıl sonra) yine tespit edildiği, çökmelerin ve diğer eksikliklerin verilen sürede müteahhit tarafından giderildiği anlaşılmış ve kesin kabul işlemlerinin tamamlandığı, davacı kurumun zararın kaynağı olarak toprak çökmesi ve su sızıntısını ileri sürmesine rağmen zararla ilgisi olmayan çatıda, terasta, toplantı odasında ve diğer yerlerde tadilat işi bedellerini zarar hesaplamasına dahil ettiği, proje hatasının söz konusu olduğu savunularak haksız ve dayanaksız davanın müvekkili açısından reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı ...Nak. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin 03.11.2014 tarihli sözleşme ile dava konusu binanın yapım işini üstlendiği, bu binada meydana gelen zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmadığı, müvekkilince verilen taahhütnamede doğal zeminin çökmesi, binanın zemine oturması ve toprak kayması nedenlerinin yazılı olmadığı, davacının talep ettiği alacak talebinin içeriği ve kapsamının belirli olmadığı, davacının ... İnşaat firması ile ..... imalat kalemi üzerinden anlaşma yaptığı ve akabinde ise ..... kalemle inşaatı tamamlattığı, ... İnşaata işleri verirken imalat kalemlerinin poz nolarının 26 kaleminin uygulandığı, ..... kalemin 26'sı dışındaki 83 kaleminin uygulanmaya gerek ayata olduğu, ... Firmasına farklı ..... “yeni imalat ve işlerin yaptırılarak farklı pozlar ödendiği, bu pozların birçoğunun ... olmadığı, metreküp ve metrekare ölçülerinin abartılı olduğu ve değiştirildiği, müvekkiline ait olan projedeki -2. Kata ait iş ve poz sayısının 22 kalem olduğu, ancak davacı yanca ihaleye çıkartılırken bu pozlardan 2 poz hariç (... nolu pozlar hariç) hiçbir pozun ihaleye dahil edilmemiş olduğu, müvekkilin sorumlu olduğu iş bu 2 poz dışında diğer kalemlerle ve imalatlarla ilgisinin olmadığı, zararın peyzaj alanının otopark alanına dönüştürülmesinden kaynaklandığı, davacı kuruma ait 18.08.2015 tarihli İhale Onay Belgesi tespitlerine göre; bina etrafındaki toprak kaymalarına karşı 9 metrelik istinat duvarı yapılmasının kararlaştırıldığı, söz konusu duvarın proje hatası nedeniyle yetersiz güçte olduğu, ihale CD'sinde bile zemin etüd raporlarının olmadığı, idarenin zemin etüd raporları yaptırmadığından işi riske ettiği, idarenin, bu projenin üzerinden daha birkaç ay geçmeden revize ve yeni imalatlar yaptırdığı, müvekkilinin dava konusu binanın önüne peyzaj alanı yapmış olduğu, projede binanın çevresindeki beton merdivenlik alanın olmadığı, sonradan yapıldığı, merdiven imalatından sonra başlayan su sızmalarından ve çökmelerden sorumluluk kabul etmediklerini, müvekkilinin teslimatından sonra davacı tarafından yaptırılan peyzaj alanı ve merdivenlerin, binaya, izolasyona zarar verici olduğu, müvekkilinin yaptığı ön taraftaki peyzaj alanının davacı yanca kırdırıldığı ve tretuarlara zarar verildiği, dava konusu edilen alacak miktarının % 88,8'inin müvekkili imalatları ile ilgisinin bulunmadığı, yeni ve ilave işler kapsamında olduklarından bedelinin müvekkilden talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu, tespit rapor tarihi 04.01.2016 olup davacının revize ve sair çalışmalarından sonra yapıldığı, dolayısıyla bu keşifte hem müvekkilin işi teslim ettiği projeye göre ve hem de sonradan yapılan revize ve ilave proje değişikliklerine göre tespitlerin yapıldığı, binanın -2. katında zemin ve duvarların nemli olduğu, alçı sıvaların küflendiği ve köşebent demirlerinin paslandığının tespit raporunda belirtildiği, bu alana; müvekkilinin imalatından sonra yapılan bina çevre tretuarından ve merdivenlerinden sızma olduğu, kanalizasyon hattının sık arıza yaptığı iddiasıyla ilgili olarak, tespit mahallinde kanalizasyon hattının tıkalı veya arızalı görülmediği, ...ve ... idaresinin kanalları kontrol ettiği ve vize verdiği, sonradan dava konusu sahanın içinde, otopark çalışması ve düzenlemesi yapılırken sahada çalışan iş makinelerinin de rögarlara zarar vermiş olabileceği savunularak, davacının haksız ve dayanaktan yoksun iş bu davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep edilmiştir.

DELİLLER

Ön inceleme duruşmalı olarak yapılmış; Taraf delilleri toplanmış, bilirkişi raporları alınmıştır. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda ... sayılı ilamı ile; “Davanın reddine” dair verilen karar, ... sayılı ilamıyla “... 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Dava konusu uyuşmazlık, davacı ile davalılardan .... arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, eser sözleşmelerinden kaynaklanan davalar,

TTK'nın 4.maddesine göre münhasıran ticaret mahkemelerinde görülmesi gereken davalardan değildir. / Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Mahkemelerin görevi hususu kamu düzenine ilişkin olup, Mahkemelerce ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemesi Dairesince re'sen gözetilir. / Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlık için özel bir düzenleme bulunmadığından davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için tarafların tacir ve dava konusunun tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olması gerekir. Davalılardan .... tacirdir. Davacı idarenin tacir sayılıp sayılmadığı konusuna gelindiğinde; ... (...) 18/11/1960 kabul tarihli 132 Sayılı Kanunun 1. Maddesine göre; Enstitü, tüzel kişiliğe haiz özel hukuk hükümlerine göre yönetilen bir kamu kurumudur. / Bu durumda davacı tacir olmadığından davaya bakmaya asliye ticaret mahkemesi görevli olmayıp görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına ilişkin karar verilmesi doğru olmamıştır. / Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir” gerekçesiyle dosya Mahkememize gönderilmiştir.

Mahkememizce gönderme kararı üzerine yeniden yapılan yargılamada; Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu nedenlerle istinaf ilamında belirtildiği şekilde görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan HMK'nun 114/1-c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,

HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,

Görevli mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,

HMK'nun 20/1.maddesi gereğince istek halinde ve karar kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, iki haftalık süre içerisinde başvurulmaması halinde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına,

HMK'nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemesince değerlendirilmesine, Kararın kesinleşmesinden itibaren HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi için dosyanın yeniden ele alınmasına, Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2024 Başkan ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Katip ... ¸[e-imza]

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.