Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***

T.C.

KAYSERİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: ***
KARAR NO: ***
DAVACI: ***
VEKİLİ: Av.
DAVALI: *** Kocasinan/ KAYSERİ
VEKİLİ: Av. ***
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: ***
KARAR TARİHİ: ***

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: ***

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ... tarihli pamuk satış sözleşmesi yapıldığını, söz konusu sözleşmeye göre davacının 4 farklı sevkiyatla davalıya mal teslim edeceğini, malların limana varması üzerine karşı tarafa bildirimde bulunduğunu, ancak davalı alıcı şirketin malları teslim almadığını, bu malların muhafaza edilebilmesi için antrepo masrafları ve alıcının üstünde olan gümrük giderleri ve diğer masrafların davacı tarafından ödenmek zorunda kaldığını, bunun üzerine davalıya 2 ayrı ihtarname keşide edildiğini, tüm bildirimlere rağmen davalıya verilen süre içinde sözleşmesel yükümlülüğü yerine getirmediğini, davacının ortaya çıkan zararının tahsili amacıyla Kayseri İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının takibe haksız şekilde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davacının davalı ile anlaşılan bedelin altında bu malları satmak zorunda kaldığını bu sebeple 43.599,36-USD zararının (kar mahrumiyeti) olduğunu, ayrıca davacının 21.402,00-USD konteyner demoraj bedeli, 2.344,00-USD gemi boşaltım bedeli, 35.921,95-USD liman gideri 19.497,08-USD gümrük masrafı, 8.556,00-USD depolama gideri ve 6.220,00-USD nakliye giderinin davacı tarafça ödenerek zarara uğradığını, davalı şirket tarafından davacıya 16.250,00-USD ön ödeme yapıldığını, bu tutarın mahsup edilerek güncel alacak miktarına ulaşıldığını, bu kapsamda davacının 59.651,36-USD + 61.639,83-TL zararının davalı şirketten tahsili gerektiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının herhangi bir kaybı olmadığını, 16.250,00-USD ön ödeme gönderilmesinden ve ürünlerin zamanında teslim alınmamasına bağlı olarak davalının zararı söz konusu olduğunu, davacının geç ve ayıplı ifada bulunduğunu, davalının ısrarma rağmen almış olduğu parayı iade etmediğini, taraflar. arasındaki sözleşmenin davalı için geçerli bir sözleşme olmadığını, yapılan ön ödemeyi talep ettiklerini, davacının ileri sürmüş olduğu sözleşme ve dosyaya sunulan faturaların teklif mahiyetinde olan proforma fatura olduğunu, davalının buna bağlı bir sorumluluğunun olmadığını, davalının para ödemesi yapacağını, davacının ise pamuk vereceğini, davacının ürünleri zamanında ve anlaşılan kalitede teslim etmediğini, anlaşılan tarihte ve kalitede de olmaması nedeniyle ürünlerin teslim alınmadığını, davacının aldığı ödemeyi iade etmeyerek haksız kazanç sağlamak adına bu davayı açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini mahkemeden talep etmiştir.

DELİLLER

Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.

Davacı tarafça, taraflar arası mail silsilesi, Beşiktaş 26. Noterliği'nin 6 Temmuz 2021 tarihli *** yevmiye numaralı ihtarnamesi ve Beşiktaş 26. Noterliği'nin 13 Ekim 2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesine, Kayseri İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, arabuluculuk son tutanağına, taraflar arası whatsapp yazışmalarına, ... tarihli sözleşmeye, gider tablosuna, tanık anlatımlarına, bilirkişi incelemesina, yemine, keşfe ve taraf ticari defter ve kayıtlarına delil olarak dayanılmıştır.

Davalı tarafça, mail yazışmalarına, whatssap yazışmalarına, bilirkişi incelemesina, banka ödeme dekontlarına, davalı vergi levhasına, imza sirkülerine ve tanık beyanlarına delil olarak dayanılmıştır. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. Taraflarca delil olarak dayanılan bir kısım belge örnekleri dilekçelerinin ekinde dosyaya sunulmuştur. Yargılama sırasında taraflarca bildirilen tanıklar usulünce dinlenmişlerdir.

Davacı Tanığı Tevfik Çalışkan talimat duruşmasında; " Ben gümrük müşaviriyim davacı firmanın gümrük işlerini takip ediyorum. Davacı yetkilisi Tarık Bey bana 4 parti halinde pamuk geleceğini bildirmişti. Bu ürünlerin ithalat işlemleri bittikten sonra ... firmasına teslim edileceğini söyledi. Ürünler geldi. Limanda teslim işlemlerini yaptık fakat bu sırada teslim alacak firmanın yetkilisi durumunda olan babaları vefat ettiğinden dolayı vefat eden yetkilinin çocukları ürünleri almaktan vazgeçtiler. Tarık Bey durumun bu şekilde geliştiğini söyledi. Ürünlerin işlemlerin yapılamadığından dolayı limanda ve acentada ekstra masraflar oluştu, gelen ürünlerin bir partisini ithalatını Tarık Bey davacı yetkilisi olarak gümrükte bitirdi ve firmanın almamasından dolayı kendi deposuna çekti. Üç parti ürün ise firma almaktan vazgeçtiği için İskenderun'da antrepoya alındı. Dolayısıyla antrepo masrafı da oluştu. Daha sonra bu üç parça ürün antrepoda başka bir firmaya devredildi. Bilgim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı tanığı Hakan Bahar duruşmada; "Ben ... Ltd. Şti.'nde muhasebeci olarak çalışıyorum. Biz piyasada alınan satılan malları görmeyiz ve bu mallardan anlamayız. Alınır satılır biz ticari kayıtlara alış satış kayıtlarını gireriz. Davacı Tayteks firması ile çalıştığım iş yeri arasında yapılan sözleşmeye göre mal zamanında bize teslim edilmedi. Davacı şirketin malı aldığı ülkede mücbir sebep varmış bu yüzden teslimde gecikme yaşandı. Daha sonra mal geldi dediler. Ancak anlaşılan numune ile gelen malın birbirinden farklı olduğu görüldü. Daha önce firma sahibi olan ve sonradan rahmetli olan İsmail Zenger Mersin'deki antrepoya gitti ve malı orada gördü. Davalı şirket daha önce numune vermişti. Numune ile gelen malın birbirinden farklı olduğunu görmüş. Bu malı bu şartlarda alamayacağımızı söylemişti. Ödediğimiz 16.250,00-USD peşinat vardı, onun da iadesini istedik ama davalı şirket göndermedi. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı tanığı Mustafa Özlütürk duruşmada; "Ben davalı ... Ltd. Şti.'nde depo ve sevkiyat işlerine bakıyorum, şirketimiz genellikle yurt dışından, Orta Asya Cumhuriyetleri'nden pamuk ve iplik ithalatı yapıyor, sözleşme gereğince mallar Türkiye'ye geliyor, Türkiye'ye geldiğinde mühür açılıyor, gelen mallar ile gönderilen numuneler arasında uygunluk tespit edildiğinde gümrüğe gelen mallar davalı şirketin Kayseri'deki depolarına çekiliyor, pamuk ve iplikte bir borsa endeksi var, bu günlük olarak değişiyor, burada malın temin süresi ve kalitesi bizim için çok önemli, çünkü biz bu malı aynı şartlarda aldığımız malın fiyatı ve kalitesine göre üçüncü şahıslara satışını gerçekleştiriyoruz, bu davaya konu uyuşmazlıkla ilgili taraf şirketler arasında belli bir kapora bedeli karşılığında alım satım anlaşması yapıldı. Daha sonra ... firmasının sattığı mallar biraz geç gelince ve malın kalitesinde problem olunca ... olarak biz bu malı almaktan vazgeçtik, karşı tarafa mail attık. Ondan sonra bize bu malın ayıplı mal olmadığını ve malı çekmemiz gerektiğini söylediler. Çekmediğimiz takdirde doğacak gümrük giderleri ve herhangi diğer giderleri bize yansıtacaklarını söylediler. Biz de bunu kabul etmedik. ... firması tarafından davalı ... firmasına satılan mallar deniz yolu ile limandan gelecekti. Malın yurt dışından gelmesinde gecikme oldu. Ne kadarlık bir süre gecikme olduğunu tam olarak hatırlayamıyorum. Malın tesliminin neden geciktiğini de bilmiyorum. Ayrıca firma sahipleri tarafından satıma konu malın yani pamuğun bizim istediğimiz kalitede olmadığı için alımından vazgeçildiği söylenildi. Davalı şirketin firma sahibi olan ve daha sonra Covit virüsünden dolayı rahmetli olan İsmail Bey mallar Mersin gümrüğüne geldiğinde gidip baktı. Onun ölümünden sonra çocukları ile Kayseri'ye gelen ... firmasından ilgili kişilerle görüşmeler oldu. Tam olarak neler görüşüldüğünü bilmiyorum ama anlaşılan ve alımı kararlaştırılan fiyata gelen kalitedeki malın değmeyeceği söylendi. Gümrüğe gelen mal ile anlaşılan mal aynı değildi bu nedenle davalı şirket malı almaktan vazgeçti. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.

HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına,

HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir mali müşavir-muhasebeci bilirkişiye tevdine, bilirkişiye HMK'nun 268. maddesi gereği davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapması, raporuna esas alacak olup da dosya içinde bulunmayan kayıt ve belgeler olursa birer suretinin raporuna eklemesi için yetki verilmesine,

HMK'nun 273. maddesi gereğince davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, taraflar arasında düzenlendiği bildirilen pamuk satış sözleşmesi gereği davalının davacıya 16.250,00-USD ön ödeme yaptığına dair kayıt olup olmadığı, varsa ödemenin hangi tarihte yapıldığı bu ödemenin davalıya iade edilip edilmediği, davaya konu sözleşme çerçevesinde davalının davacıdan pamuk alıp almadığı, buna ilişkin olarak ticari defterlerde kayıt bulunup bulunmadığı, varsa kayıt dayanağı fatura örneklerinin alınarak rapora eklenmesi sureti ile hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.

Mali Müşavir bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen 19/07/2023 tarihli raporda özetle; "Davalının yukarıda belirtmiş olduğumuz 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin incelenmesinden elde ettiğimiz bulgular şöyledir: Davalının 2020 yılı ticari defter kayıtlarında davacıdan 51.205,67-USD tutarında mal aldığı ve bunun karşılığında 50.332,23-USD ödeme yaptığı ve bakiye 873,44-USD borçlu olduğu tespit edilmektedir. Söz konusu tutarların Türk lirası karşılıkları incelendiğinde 31/12/2020 tarihli kur farkı kaydı ile hesabın kapatıldığı ve davalının davacı ile bakiyesinin Türk Tirası cinsinden sıfır (0) olduğu görülmektedir. Davalının 2021 yılı ticari defterlerinde davacıya 16.250,00-USD ödeme yaptığı ve bunun karşılığında herhangi bir mal alış kaydının olmadığı, davalının 2021 yılı ticari defterlerine göre davacıdan 16.250,00-USD alacak gözüktüğü, bunun işlem tarihindeki Türk lirası karşılığının 119.981,88-TL olarak kayıtlarda yer aldığı tespit edilmektedir." şeklinde rapor düzenlenmiştir.

İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde ve tüm dosya kapsamına göre bilirkişi incelemesi yaptırılmasına,

HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir muhasebeci-mali müşavir, bir tekstil mühendisi, bir nitelikli hesap bilirkişisinden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdine, Bu amaçla dosyanın bilirkişilere tevdi için ilgili mahkemeye talimat yazılmasına, bilirkişilere HMK'nun 268. maddesi gereği davacı vekilinin 21/11/2022 tarihli dilekçesinde bildirdiği adreste davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapması, raporuna esas alacak olup da dosya içinde bulunmayan kayıt ve belgeler olursa birer suretinin raporuna eklemesi için yetki verilmesine,

HMK'nun 273. maddesi gereğince davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, e-defterleri olması halinde bunların GİB sisteminden doğruluğu sorgulanarak usulüne uygun tutulup tutulmadığının tespiti, tarafların iddia ve savunmaları, dosyamızın uyap kayıtlarına ekli Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası içeriği, ... tarihli 2021/0120-2 sayılı pamuk satış sözleşmesi, taraflarca sunulan deliller, tanık anlatımları, tarafların beyanları, davalının ticari defteri üzerinde yaptırılan inceleme sonunda alınan bilirkişi raporu ve davacı şirketin tüm ticari defter ve kayıtları incelenmek sureti ile davalının pamuk alım sözleşmesinin feshi nedeni ile dava dilekçesinde açıklandığı şekilde davacının konteyner demoraj bedeli, gemi boşaltım masrafları, liman giderleri, gümrük işlemleri masrafları, depolama giderleri ve nakliye giderleri zararı olup olmadığı varsa miktarlarının tespiti, yukarıda anılan ... tarihli sözleşmede yazılı pamuğun davalının sözleşmeyi fesih beyanından sonra davacı tarafından satılan ve fatura edilen pamuğun faturalarda yazılı birim fiyatlarının her bir satışının yapıldığı tarihlerdeki piyasa rayiç birim fiyatlarına uygun olup olmadığı, faturaların birim fiyatları ile piyasa rayiç fiyatları arasında fahiş fark bulunup bulunmadığı, pamuk satış sözleşmesinin davalı tarafından fesih edildiğinin beyanı üzerine davacının bu ürünleri 3. Kişilere ... tarihli sözleşmede yazılı birim fiyatın altına satması nedeni ile aradaki fark dolayısı ile varsa zarar miktarının kaç USD olduğu, davalı tarafından davacıya verilen 16.250,00 USD ön ödemenin davacı defterlerinde de akıbetinin araştırılması, dava dilekçesi 4. Sayfada yazdığı üzere bu ödemenin mahsup edilmesi halinde sözleşmenin feshinden kaynaklı satış bedelleri fark zararı ve varma limanında yapılan masraflar nedeni ile davacının davalıdan talep edebileceği müsbet zararları, varsa icra takip tarihi itibari ile her bir kalem zararının miktarlarının icra takibinde istenildiği para cinslerinden (TL ve USD) miktarlarının tespiti konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine, karar verilmiştir.

İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat gereğince görevlendirilen SMMM ..., Tekstil Mühendisi ... ile Ticaret Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ...'dan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 12/02/2024 tarihli raporda özetle; "Yazışmalar incelendiğinde ürünlerin geç gelmesi dolayısıyla sözleşmenin iptal edilmediği, pamuk kalitesi beğenilmediği için iptal edilmek istendiği, ancak pamuğun kalitesinin istenen seviyede olup olmadığına ilişkin bir ölçüm vb. evrak bulunmadığı, tarafların da kalite düşüklüğü konusunda mutabık olmadıkları, davalının kötü ifadan kaynaklanan sözleşmeden dönme bildirimi ve buna dayanak olarak gösterdiği bahse konu malın kalitesinin düşüklüğü yönündeki ayıp ihbarının hukuki gerekliliklere uyularak yerine getirilmemiş olması sebebiyle ispat edilememiş sayılacağı, davaya konu pamukların 3. firmalara satış tarihleri olan 12/07/2021, 19/07/2021 ve 09/08/2021 tarihinde pamuk endeksinin 88,45 /86,83 /90,95 olduğu tespit edilmiştir. Yani pamuk endeksinin, satış işlemlerinin yapıldığı tarihlerde çok büyük bir değişimi olmadığı, faturalardaki fiyatlamalar ile piyasa fiyatları arasında fahiş fiyat farkı olmadığı, sözleşme ile satış faturalarındaki fiyatlamaların kadri maruf değerlerde olduğu, buna göre; 19.990 kg. için 0,26 USD/kg,, 285.840 kg. (114.504473714497622) için 0,16 USD/kg. zarar olduğu tespit edilmiştir.

3.firmalara yapılan satış dolayısıyla 19.990*0,26-5.197/40-USD*285.840 kg.*0,16-45.734,40-USD olmak üzere 50.931,80-USD zarar olduğu, davacının 43.599,39-USD talepte bulunduğu, 32.302,00-USD tutarlı liman ve gemi masrafları ve 61.639,83-TL'lik takip konusu giderleri davacı ticari defterlerde kayıtlı olduğu, yapılan söz konusu masrafların uygunluğuna ilişkin değerlendirmenin uzmanlık alanımız dışında olduğu, davalı tarafından davacıya verilen 16.250,00-USD ön ödemenin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve takip konusu tutardan düşüldüğü, gümrük konusu uzmanlık alanımızda olmadığından gümrük masraflarının uygunluğuna ilişkin değerlendirme yapılmadığı, gümrük masraflarına ilişkin tutarların kabul görmesi durumunda 13/12/2021 takip tarihi itibari 59.651,36-USD (TL karşılığı 827.984,72-TL) ve 61.639,83-TL davacının davalıdan talepte bulunabileceği" belirtilmiştir.

HMK'nun 31. maddesi uyarınca taraflara delil olarak dayandıkları Fatih Zenger ve Tarık Sönmez arasındaki whatsapp yazışmalarında satıma konu pamukla ilgili video kaydı ve resim olduğu ve bunları izlediklerini yazdığı görülmekle taraf vekillerine satıma konu mala ilişkini video kaydı ve fotoğrafların flash bellek formatın da sunmaları için kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı taktirde bu video kaydı ve fotoğraflara delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacakları taraf vekillerine usulünce ihtar edilmiştir. Taraflarca az yukarıda sözü edilen video ve fotoğrlar sunulursa dava dosyasının rapor veren bilirkişi kurulana tevdine, taraflarca satıma konu mal ile ilgili sunulacak video kayıtları ve fotoğraflara göre satıma konu malın kalitesinin ve niteliğinin tarafların dayandığı whatsapp yazışmalarının da tekrar incelenerek " %40 dökeri var, 2 dolara mal olur bu. Abi benim bu malı çekmem demek % 100 zarar etmem demek. İki arabanın bir arası böyleymiş, sanırım diğer araba daha beyazmış. İki tıra da baktık içinde çok az çıkar temizi beyazı diyorlar. Bir tırı biraz daha iyi kalite olsa hiç sesimi çıkarmıcaktım. Arasında fark var ben tozdur diye düşünüyorum... " gibi devam eden yazışmalar silsilesinin ve tarafların önceki rapora karşı beyan ve itirazlarının uyuşmazlık konuları çerçevesinde irdelenerek itirazları karşılar mahiyette ek rapor tanzimi için bilirkişilere görev verilmesine karar verilmiştir.

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat gereğince görevlendirilen SMMM ..., Tekstil Mühendisi ... ile Ticaret Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ...'dan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 30/06/2024 tarihli raporda özetle; "Yazışmalar incelendiğinde ürünlerin geç gelmesi dolayısıyla sözleşmenin iptal edilmediği, pamuk kalitesi beğenilmediği için iptal edilmek istendiği, dosyaya sunulan ürün fotoğrafları ile birlikte değerlendirildiğinde, görsellerden görüleceği üzere taahhüt edilen pamuk telefleri topaklaşma yapacak kadar uzun elyaflı iken, limana gelen 1. parti pamuk teleflerinin topaklanmadığı, balyalanmış olduğu halde, dağınık olduğu dolayısıyla çok kısa elyaflı olduğu, taahhüt edilen kalitede olmadığı, Ortaklardan Fatih Zenger'in payını Mustafa Burakcan Zenger'e devrettiği tarih olarak 09/08/2021 tarihli genel kurul kararının baz alınabileceği; dolayısıyla Mayıs 2021 tarihli yazışmaları sırasında olarak göründüğü" belirtilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE

Dava, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve icra takibinin devamı ayrıca %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca davanın miktarı itibariyle mahkememiz heyeti tarafından yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibariyle 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır. Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür. Davacının ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir isteminin usulden reddine ilişkin gerekçeli ara karar yazılmıştır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasındaki pamuk satış sözleşmesinin davalı tarafından feshinin haklı olup olmadığı, davacının icra takibine konu edilen nedenlerle davalıdan alacağı olup olmadığı, davalının icra takibine vaki itirazlarının haklı olup olmadığı, bu itirazlarının iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatının ve kötü niyet tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı konularında toplanmaktadır.

Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219,223). Eldeki dava bir yıllık yasal süre içinde açılmıştır.

Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.

Eldeki davada davalı şirket tarafından ... tarihli pamuk satış sözleşmesi gereği davacı tarafından davalıya teslim edilmek istenilen pamukların sözleşmede karalaştırılan vasıfta olmadığı ileri sürülmüştür. Dosya kapsamındaki whatsapp yazışmaları, fotoğraflar, tanık anlatımları, bilirkişi kurulunun ek rapor içeriği incelendiğinde davacının davalıya satmak istediği pamukların sözleşmede kararlaştırılan kalitede olmadığı, bu hususun whatsapp yazışmalarında davacı şirket tarafından da teyit edildiği, davacının dava konusu pamukların istenilen kalitede olduğunu iddia ettiği, bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı yasal delillerle ispat etmesi gerektiği halde ispat edemediği, mevcut durumda davalının kendisine sunulan malları almamakta haklı olduğunun kabulünün gerekeceği değerlendirilmiştir.

Yargılama sonunda yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; davacının sübut bulmaması nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı taraf, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Davalı ise kötüniyet tazminatı talebinde bulunmamışlardır.

İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davanın reddine karar verilmekle icra inkar tazminatının koşullarının bulunmadığı, yine davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu gösterir delil olmaması nedeniyle kötüniyet tazminatının yasal koşullarının da bulunmadığı göz önüne alınmış ve davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın REDDİNE,

2.Koşulları bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine,

2.492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının dava açılırken davacıdan alınan 10.744,45-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatan 10.129,05-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,

3.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

4.Kararın mahiyeti gereği davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı tarafça yapılan 7.500,00-TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

4.Kararın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

8.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 139.411,90-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9.Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/01/2025 Başkan ***

(e-imzalıdır)

Üye ***

(e-imzalıdır)

Üye ***

(e-imzalıdır)

Katip ***

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.