Aramaya Dön

15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/2722
Karar No
K. 2025/579
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/2722

KARAR NO: 2025/579

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 10/07/2024
EK KARAR TARİHİ: 18/11/2024
NUMARASI: 2022/589 Esas - 2024/430 Karar
DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025

Yukarıda bilgileri yazılı ilk derece mahkemesi ek kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı tarafından dava dışı borçlu ... aleyhine kambiyo senetlerine ilişkin haciz yolu ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibinde, 3.kişi konumunda bulunan vekil edenine İİK'nun 89.madde uyarınca haciz ihbarnameleri gönderildiğini, ancak gönderilen haciz ihbarnamelerinin usulsüz olarak tebliğ edilmesi nedeniyle, İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/1290 Esas sayılı dosyası ile şikayette bulunduklarını, bu davanın henüz sonuçlanmadığını ve vekil edeni bakımından icra işlemleri neticesinde 181.000,00-TL tahsilat yapılarak bu tahsilatın dosyaya yatırıldığını, müvekkili yönünden haciz tehdidinin devam etmekte olduğunu beyanla, müvekkili davacının takip borçlusuna, dolayısıyla da takip alacaklısına herhangi bir borcu olmadığının tespit edilmesine karar verilmesini ve dava süresince icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde de tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görülmekte olan davanın, yasal 15 günlük hak düşürücü süresinin geçirilmesinden sonra açıldığını belirterek, davanın usulden reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;

İİK'nun 89/3.maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurularak; vekil edeni tarafından İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan 2020/1290 Esas sayılı dosyası kapsamında verilen 09/04/2021 gün ve 2021/463 sayılı ilamla; -Şikayetin KABULÜ ile; İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyadan Şikayetçi-3. Kişiye yapılan 1. Haciz İhbarnamesi tebliğ tarihinin 17/12/2020 olarak DÜZELTİLMESİNE, haciz ihbarnamesine yapılan 17/12/2020 tarihli itirazın SÜRESİNDE OLDUĞUNUN TESPTİNE, -1. Haciz ihbarnamesi tebliğ tarihi düzeltilmekle 2. Ve 3. Haciz ihbarnamelerinin İPTALİNE," karar verildiği, dolayısıyla söz konusu bu karardan da anlaşılacağı üzere, müvekkilinin 1., 2. ve 3. Haciz ihbarnamelerini aynı gün yani 17/12/2020 tarihinde öğrendiği ve eldeki davayı da 29/12/2020 tarihinde yani yasal 15 günlük süre geçirilmeden açtığı halde, icra hukuk mahkemesince verilen işbu karar gözetilmeksizin davanın reddine ilişkin kararda isabet olmadığı, kaldırılması gerektiğini ileri sürerek, istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Dairemizce verilen 23/06/2022 gün, 2021/2002 Esas - 2022/884 Karar sayılı ilamla; "Dava;

İİK'nun 89.maddesinden kaynaklanan menfi tespit isteğine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, davacı tarafça davalı ... aleyhine İstanbul 14. İcra hukuk Mahkemesinin 2020/1290 Esas sayılı dosyası ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına konu takip nedeniyle 3.kişi sıfatıyla kendisine gönderilen haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğine dayanarak, 1.haciz ihbarnamesinin öğrenilme tarihinin 17/12/2020 olduğu, bu nedenle haciz ihbarnamesine süresi içerisinde itiraz edildiğinin kabulü ile, 2. Ve 3.haciz ihbarnamelerinin iptali istemiyle dava açıldığı, söz konusu bu davanın eldeki davanın yargılaması sırasında sonuçlandığı anlaşılmakta olup, uyap sorgusuna göre istinaf incelemesi yapılmak üzere İstanbul BAM'a gönderildiği yani henüz kararın kesinleşmediği görülmüştür. Hal böyle olunca; ilk derece mahkemesince davacıya İİK'nun 89.maddesi uyarınca tebliğ edilen ihbarnamelerin usulsüz olduğuna ilişkin İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesinin 09/04/2021 gün ve 2020/1290 E,, 2021/463 sayılı kararının kesinleşmesi beklenilmeden ve daha da önemlisi böyle bir davanın ve bu dava sonucunda tespit edilen hususların kesinleşmesinin eldeki davaya etkisi konusu üzerinde hiç durulmadan (Bknz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2011/12946 Esas,2012/18021 Karar ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2016/3950 Esas - 2016/6528 Karar sayılı içtihatları) yazılı biçim ve şekilde davanın reddine karar verilmiş olması HMK.m.353/1-a/6 hükmü kapsamındaki hali oluşturacağı..." belirtilmek suretiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen 02/06/2021 gün, 2020/789 Esas - 2021/398 Karar sayılı önceki ilamın kaldırıldığı görülmüştür. Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2022/589 esası kayıtlanan davanın yargılaması sonucunda mahkemece; "Davanın açıldığı tarihte İİK'nun 89.maddesinden kaynaklanan menfi tespit davalarında, üst mahkemeler arasında görevli mahkemenin tayininde uygulama birliği bulunmazken, yargılama aşamasında Yargıtay 11. HD.'nin 2023/5228 Esas 2023/6468 Karar sayılı kararı ile bu davalarda görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu içtihat edilmiştir. Yargıtay'ın bu kararı doğrultusunda, somut olay ele alındığında, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesidir, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisi bulunmadığından, davanın usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle; -Davanın HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulen reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, -Dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, -6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi karannın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, -HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE karar verilmiş; müteakip yazılan 18/11/2024 günlü ek kararla da; Gerekçeli kararının davacı vekili ile davalı vekiline 14/10/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak yasal süresi içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine ilişkin talepte bulunulmadığının anlaşıldığı, bu durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği şeklindeki özet gerekçeyle; -HMK. 20 maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, -Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, -Karar tarihindeki tarifeye göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine, -Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. 18/11/2024 günlü ek karara karşı davacı vekili tarafından süresi içerisinde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; görülmekte olan dava dosyası ile ilgili olarak 09/10/2024 tarihinde talepte bulundukları halde, talep içeriğinde sehven "dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi" ibaresine yer verilmediği, bu dilekçenin verilme amacının esasen dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi olduğunu, başkaca bir amacı olamayacağı, bu durumda mahkemece dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerekirken bunun yapılmamış olmasının hatalı olduğu kaldı ki, dosya ile ilgili bir kesinleştirme şerhi de bulunmadığı, sonuç itibariyle davanın açılmamış sayılmayla sonuçlandırılarak, müvekkilinin 30.000,00-TL vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumluluğu yoluna gidilmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığı, ek kararın kaldırılarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi gerektiğine yöneliktir. Dava; ileri sürülüş biçimine ve karşı konulmayan mahkeme kabulüne göre İİK'nın 89.maddesinden kaynaklanan borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit) isteğine ilişkin olup, mahkemece görevsizlik kararı verilmiştir.

HMK'nun 20/1 maddesinde, ''Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise, tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinlemiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak , dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir.Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir.'' şeklinde düzenlenme mevcuttur. Dosya kapsamından, Dairece verilen kaldırma kararından sonra mahkemece, kaldırma kararı doğrultusunda davacının istinaf talebinde konu ettiği İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesi'ne ait dosyanın kesinleşmesini bekledikten sonra, davanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken görev hususu doğru bir biçimde değerlendirilmek suretiyle görevsizlik kararı verildiği, müteakip verilen ek kararla da davanın açılmamış sayılmasına hükmolunduğu, mahkemece verilen ve gerekçesi 12/07/2024 tarihinde yazılan 10/07/2024 günlü görevsizlik kararının taraf vekillerine usulüne uygun bir biçimde 14/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, söz konusu görevsizlik kararına karşı yasanın tanıdığı iki haftalık süre içerisinde istinaf yasa yoluna başvurulmadığı, dolayısıyla da verilen görevsizlik kararının 28/10/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakta olup, mahkemece görevsizlik kararına kesinleşme şerhi verilip verilmemesinin bir önemi bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece verilen görevsizlik kararı yasa yoluna başvuru konusu yapılmaksızın 28/10/2024 tarihinde kesinleştiğine ve kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 20.maddesi hükmü uyarınca dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için herhangi bir talepte bulunulmadığına ve kararın kesinleşmesinden önce davacı vekili tarafından UYAP aracılığıyla gönderildiği anlaşılan 09/10/2024 günlü dilekçenin de dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine ilişkin bir talep içermediği, dosyanın görevli mahkemeye gönderilebilmesi için açık bir talep bulunması gereği birlikte değerlendirildiğinde, varsayımsal bir şekilde kendiliğinden işlem yapması mümkün olmayan mahkemece, az yukarıda açıklanan yasal düzenleme gözetilerek kararın kesinleştiği 28/10/2024 tarihinden itibaren iki haftalık başvuru süresi geçtikten sonra 18/11/2024 günlü ek kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek, bu karara bağlı olarak davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında ve yargılamada vekille temsil edildiği anlaşılan davalı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmiş bulunmasında, istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre usul ve yasaya aykırı bir yön tespit edilemediğinden, davacı vekilinin 18/11/2024 günlü ek karara yönelik istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin 18/11/2024 günlü ek kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan, peşin yatırılan 427,60-TL harcın düşümü ile kalan 187,80-TL bakiye istinaf karar ve ilam ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.17/04/2025

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK DIGER İcra İflas Hukuku 463 sayılı ilamla; -Şikayetin KABULÜ ile; İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyadan Şikayetçi-3. Kişiye yapılan 1. Haciz İhbarnamesi tebliğ tarihinin 17/12/2020 olarak DÜZELTİLMESİNE, haciz ihbarnamesine yapılan 17/12/2020 tarihli itirazın SÜRESİNDE OLDUĞUNUN TESPTİNE, -1. Haciz ihbarnamesi tebliğ tarihi düzeltilmekle 2. Ve 3. Haciz ihbarnamelerinin İPTALİNE," karar verildiği, dolayısıyla söz konusu bu karardan da anlaşılacağı üzere, müvekkilinin 1., 2. ve 3. Haciz ihbarnamelerini aynı gün yani 17/12/2020 tarihinde öğrendiği ve eldeki davayı da 29/12/2020 tarihinde yani yasal 15 günlük süre geçirilmeden açtığı halde, icra hukuk mahkemesince verilen işbu karar gözetilmeksizin davanın reddine ilişkin kararda isabet olmadığı, kaldırılması gerektiğini ileri sürerek, istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Dairemizce verilen 23/06/2022 gün, 2021/2002 Esas - 2022/884 Karar sayılı ilamla; "Dava; İİK'nun 89.maddesinden kaynaklanan menfi tespit isteğine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, davacı tarafça davalı ... aleyhine İstanbul 14. İcra hukuk Mahkemesinin 2020/1290 Esas sayılı dosyası ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına konu takip nedeniyle 3.kişi sıfatıyla kendisine gönderilen haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğine dayanarak, 1.haciz ihbarnamesinin öğrenilme tarihinin 17/12/2020 olduğu, bu nedenle haciz ihbarnamesine süresi içerisinde itiraz edildiğinin kabulü ile, 2. Ve 3.haciz ihbarnamelerinin iptali istemiyle dava açıldığı, söz konusu bu davanın eldeki davanın yargılaması sırasında sonuçlandığı anlaşılmakta olup, uyap sorgusuna göre istinaf incelemesi yapılmak üzere İstanbul BAM'a gönderildiği yani henüz kararın kesinleşmediği görülmüştür. Hal böyle olunca; ilk derece mahkemesince davacıya İİK'nun 89.maddesi uyarınca tebliğ edilen ihbarnamelerin usulsüz olduğuna ilişkin İstanbul 14. İcra Hukuk Mahkemesinin 09/04/2021 gün ve 2020/1290 E,, 2021/463 sayılı kararının kesinleşmesi beklenilmeden ve daha da önemlisi böyle bir davanın ve bu dava sonucunda tespit edilen hususların kesinleşmesinin eldeki davaya etkisi konusu üzerinde hiç durulmadan (Bknz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2011/12946 Esas,2012/18021 Karar ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2016/3950 Esas - 2016/6528 Karar sayılı içtihatları) yazılı biçim ve şekilde davanın reddine karar verilmiş olması HMK.m.353/1-a/6 hükmü kapsamındaki hali oluşturacağı..." belirtilmek suretiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen 02/06/2021 gün, 2020/789 Esas - 2021/398 Karar sayılı önceki ilamın kaldırıldığı görülmüştür. Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2022/589 esası kayıtlanan davanın yargılaması sonucunda mahkemece; "Davanın açıldığı tarihte İİK'nun 89.maddesinden kaynaklanan menfi tespit davalarında, üst mahkemeler arasında görevli mahkemenin tayininde uygulama birliği bulunmazken, yargılama aşamasında Yargıtay 11. HD.'nin 2023/5228 Esas 2023/6468 Karar sayılı kararı ile bu davalarda görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu içtihat edilmiştir. Yargıtay'ın bu kararı doğrultusunda, somut olay ele alındığında, 2004 sayılı Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 HMK md.115/2 K6100 md.20 İİK md.89/3 K463 md.89 HMK md.20 İİK md.89 HMK md.20/1 K2004 md.115/2 HMK md.362/1 K6100 md.355
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog