Esas No
E. 2025/282
Karar No
K. 2025/312
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2025/282 K. 2025/312 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2025/282, K. 2025/312, T. 28.04.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2025/282
Karar No
2025/312
Karar Tarihi
28.04.2025
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İSTANBUL

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/282 Esas
KARAR NO: 2025/312
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 20/04/2025
KARAR TARİHİ: 28/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA/

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... marka, ...tipli, 1986 model, ... şasi-şeri no'lu, ... motor no'lu iş makinesi (yükleyici) ve ... marka... tipli, ... model, ... şasi-şeri no'lu, ... motor no'lu iş makinesini (ekskavatör), 07.04.2025 tarih ve ... seri nolu seri nolu fatura ile davalıdan satın alındığını, satın alınan iş bu iş makinelerinin teknik özelliklerini içeren ve fatura ile uyumlu olduğunu gösteren bilirkişi uzman raporu ekte sayın Mahkemeye sunulduğunu, söz konusu iş makinelerinin anahtarları ve kendisi müvekkilinin nezdinde olup makineler müvekkiline ait olduğunu, zira dava konusu iş makineleri tescilli bir araç olmadığını, bu sebeple mülkiyet, Eşya Hukuku'na ilişkin Medeni Kanun'nun "Taşınır Mülkiyeti", "B. Kazanılması", "I. Mülkiyetin nakli", "1. Zilyetliğin devri" başlıklı 763. madde uyarınca zilyetliğin devri ve anahtar teslimi ile geçmekte olduğunu, anahtar teslimi ile zilyetliği ve mülkiyeti kazanan müvekkillerinin makineler üzerinde istediği gibi hakimiyet sahibidir ve fiili hakimiyetini dilediği gibi kullanabileceğini, ne var ki iş bu iş makineleri halen Ticaret Odasına kayıtlı olmadığı (Plakasız olduğu) için trafik polisi tarafından trafikten men edilme tehlikesi ile karşı karşıya olduğundan ihtiyaç duyulan yerlere nakledilememekte ya da ceza yeme tehlikesi altında nakletmekte, bu sebeple müvekkilinin oldukça büyük mağduriyetler yaşadığını, işbu iş makinelerinin Karayolları Trafik Kanunu'nun 36. Maddesi uyarınca müvekkilimizin kayıtlı bulunduğu ... Ticaret Odasına tescili yapılarak plakası çıkarılmak zorunda olduğunu, bu nedenle müvekkilinin davalıya borcu bulunmamasına ve fatura karşılığı anahtar teslim ile makine müvekkiline devir ve teslim edilmiş olmasına rağmen iş makinelerinin mülkiyetinin müvekkiline ait olduğuna dair Ticaret Odası tarafından mahkeme kararı istemekte olduğunu, Ticaret odası da bu karar doğrultusunda iş makinesini tescil etmekte olduğunu, iş bu sebeplerle, yukarıda ve ekte sunulan uzman bilirkişi raporunda teknik özellikleri belirtilen; ... marka, ... tipli, ... model, ... şasi-şeri no'lu, ... motor no'lu ve ... marka, ... tipli, ... model, ... şasi-şeri no'lu, ... motor no'lu iş makinelerinin müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, tespit davasıdır.

Davacı vekili dava dilekçesinde ... marka, ... tipli, ... model, ... şasi-şeri no'lu, ... motor no'lu ve ... marka,... tipli, ... model, ... şasi-şeri no'lu, ... motor no'lu iş makinelerinin müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava dilekçesi içeriğinde söz konusu iş makinelerinin anahtarları ve kendisi müvekkilinin nezdinde olup makineler müvekkiline ait olduğunu, anahtar teslimi ile zilyetliği ve mülkiyeti kazanan müvekkillerinin makineler üzerinde istediği gibi hakimiyet sahibi olduğu ve fiili hakimiyetini dilediği gibi kullanabileceğini beyan ettiği anlaşılmıştır. İş makineleri halen Ticaret Odasına kayıtlı olmadığı (Plakasız olduğu) için trafik polisi tarafından trafikten men edilme tehlikesi ile karşı karşıya olduğundan ihtiyaç duyulan yerlere nakledilememekte ya da ceza yeme tehlikesi altında nakletmekte, bu sebeple müvekkilinin oldukça büyük mağduriyetler yaşadığını iddia etmiş ise de, ... BAM 11. HD ... Esas... Karar sayılı ilamında "Somut olayda sahiplik belgesi istenen iş makinelerinin tescili 2918 sayılı kanunda düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 22.maddesinde " c) İş makinesi türünden araçların tescilleri;

1.Kamu kuruluşlarına ait olanlar ilgili kuruluşlarınca,

2.Özel veya tüzelkişilere ait olanlardan; tarım kesiminde kullanılanlar ziraat odalarınca, tarım kesiminde kullanılanların dışında kalan ve sanayi, bayındırlık ve diğer kesimlerde kullanılanların tescilleri, üyesi oldukları ticaret, sanayi veya ticaret ve sanayi odalarınca, Yapılır, belge ve plakaları verilir."düzenlemesine yer verilmiştir. Kanuna göre çıkartılan Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 29.maddesinde de" İlk defa tescili yapılacak araçlarla ilgili olarak;

a)Araç sahipleri, tescili zorunlu ve ilk tescili yapılacak olan araçlarının tescili için satın alma veya gümrükten çekme tarihinden itibaren üç ay içinde ibrazı zorunlu belgelerle birlikte ilgili trafik tescil kuruluşuna veya Emniyet Genel Müdürlüğünün belirleyeceği kamu kurum veya kuruluşları ile gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine müracaat etmek zorundadırlar.

b)Araçların giriş işlemini yapan gümrük idareleri, tescil işlemlerine esas olmak üzere düzenlediği Gümrük Trafik Şahadetnamesinin bir örneğini de tescilin yapılacağı beyan edilen trafik tescil kuruluşuna, gümrük işleminin tamamlandığı tarihten itibaren onbeş gün içinde göndermeye mecburdur. Gümrük Trafik Şahadetnamesindeki bilgilerin elektronik ortamda gönderilmesi halinde, şahadetname ayrıca yazılı olarak gönderilmez.

c)Bu araçların tescilini yapan tescil kuruluşları, tescil işlemini takip eden onbeş iş günü içerisinde, Gümrük Trafik Şahadetnamesini tanzim eden gümrük idaresine ve ilgili vergi dairesine yazılı olarak veya elektronik ortamda tescilin yapıldığına dair bilgi verir." düzenlemesi yer almıştır. ... tarafından çıkartılan "İş Makinelerinin Tescili İle İlgili Esaslar"ın Amaç başlıklı 1.maddesinde " Bu Esasların amacı; gerçek veya tüzel kişilere ait iş makinelerinin,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre tescilinin yapılması; seferberlik ve savaş hali hazırlıkları çalışmalarında ülke içinde mevcut iş makinelerinin potansiyelinin belirlenmesi ve devamlı olarak izlenmesi usul ve esaslarını belirlemektir." denilmiş, 2.maddesinde de "Bu Esaslar; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda tanımlanan iş makinelerinden; gerçek veya tüzel kişilere ait olan ve tarım kesiminde kullanılanların dışında kalan ve sanayi, bayındırlık ve diğer kesimlerde kullanılan iş makinelerini kapsar." düzenlemesine yer verilmiştir.

Yukarıda sayılan iş makinelerinin tesciline ilişkin kanuni düzenleme ve bu kanununa göre çıkartılan yönetmelikte mahkemelerden alınacak bir belgeden bahsetmemektedir. 2918 sayılı Kanunda mahkemelere tescille ilgili bir görev verilmemişken, yönetmelik veya ... tarafından çıkarılan tescil esaslarında mahkemelere görev verilmesi sözkonusu olamayacaktır. Ayrıca mahkemeler idari işlemlere esas olmak üzere belge veren kurumlar değildir.

Davacı vekilinin davanın 6100 Sayılı Kanunun 382 .maddesinde sayılan "Çekişmesiz Yargı " işlemi olduğu yönündeki istinafı ise yerinde değildir.Öncelikle kanun maddesinde hangi işlerin çekişmesiz yargı işleri olduğu sayıldığı gibi, çekişmesiz yargı işlemleri bir hakkın varlığının tespiti veya hukuki bir işlemin tamamlanması amacıyla başvurulan bir yol olup, davanın HMK 106.maddesinde düzenlenen "Tespit Davası" olduğu düşünülebilir ise de, tespit davası, bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının belirlenmesine ilişkin, eda davasının öncüsü durumundadır. Tespit davasına konu hukuki ilişkinin hemen tespit edilmesinde davacının hukuki yararının bulunması zorunludur. Diğer bir anlatımla davacı, bir hakkının veya hukuki durumunun güncel bir tehlike altında bulunduğunu, bu tehdit sebebi ile hukuki durumunun tereddüt içinde olduğunu, tespit kararının bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli bulunduğunu ispatlamalıdır. Nitekim HMK'nın 106.maddesinde de "hukuken korunmaya değer güncel bir menfaat"ten sözetmekte olup, somut olayda bu şekilde bir menfaatin varlığından söz etmek de mümkün değildir. 6100 sayılı HMK 'nın 114/h maddesinde "davacının dava açmakta hukuki yararının olması" dava şartları arasında sayılmış, dava şartı yokluğu halinde 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddedileceği belirtilmiştir.Somut olayda da yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere davacı idari nitelikte bir işlemi gerçekleştirmek için, ortada herhangi bir uyuşmazlık ve çekişme olmadığı halde mahkemeden belge talep ettiğinden dava açmakta hukuki yararı yoktur.

Bu nedenle mahkemenin davanın usulden reddi kararı sonuç itibariyle doğru ise, red gerekçesi hatalı olduğundan,HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle kabul edilmesine, kararın kaldırılmasına, gerekçenin düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması yoluna gidilmiştir. " karar verildiği anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı vekili her ne kadar şirkete ait olan ancak tescili yapılamayan iş makinelerinin tescilini talep etmiş ise de dava dilekçesi ekinde yalnızca fatura, bilirkişi raporu ve emsal mahkeme kararına dayandığı; 2918 sayılı Kanunda mahkemelere tescille ilgili bir görev verilmemişken, yönetmelik veya ... tarafından çıkarılan tescil esaslarında mahkemelere görev verilmesi sözkonusu olamayacağı; mahkemeler idari işlemlere esas olmak üzere belge veren kurumlar değil olmadığından tespite konu edilen iş makinelerinin davacıya ait olduğu ve davacı şirketin zilyedlik alanında olduğu davacının kabulünde olduğu da anlaşılmakla davacı, bir hakkının veya hukuki durumunun güncel bir tehlike altında bulunduğunu, bu tehdit sebebi ile hukuki durumunun tereddüt içinde olduğunu, tespit kararının bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli bulunduğunu ispatlamadığı;

HMK'nın 106.maddesinde de "hukuken korunmaya değer güncel bir menfaat" bulunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 106. maddesi uyarınca tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.

Davacının tespit davasına konu yapılan hukuki ilişkinin hemen tespit edilmesinde hukuki yararının bulunması şarttır. Bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığı veya yokluğu, tespit davası açılabilmesi için tek başına yeterli değildir. Bu nedenle davacının dava açmada hukuki yararı bulunmadığından hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcının peşin yatırılan 17.077,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 16.462,10 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,

Dair tarafların yokluğunda,

HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere karar verildi. 28/04/2025 KATİP

(e-imzalıdır)

HAKİM

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog