12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2024/123 E. , 2025/2198 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, davacı vekilinin temyiz istemi yönünden, HMUK'un 427. ve CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız tutuklama sebebiyle 100.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyizi üzerine yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat talebi için asıl davanın sonuçlanmasının gerekmediğine, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU
Yerel mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/58 Esas, 2022/327 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 12.12.2016 - 03.10.2017 tarihleri arasında 295 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacının 7 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği, kararın 21.10.2024 tarihinde kesinleştiği, davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu, davacı hakkında uygulanan yakalama, gözaltı ve tutukluluk tedbirleri yönünden hukuka aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.