Esas No
E. 2025/174
Karar No
K. 2025/268
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2025/174 K. 2025/268 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2025/174, K. 2025/268, T. 17.04.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2025/174
Karar No
2025/268
Karar Tarihi
17.04.2025
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İSTANBUL

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/174 Esas
KARAR NO: 2025/268
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/04/2018
KARAR TARİHİ: 17/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı ...'nin Almanya'da ... şirketini iki ortak ile kurduğunu ve şirketine yatırımcı arayışına girildiğini, davalı şirkete yatırım yapmak isteyenlere şirketin amacının ve hedefinin yenilenebilir enerjiye ve solar enerjiye yatırım yapmak olduğunu belirttiğini, müvekkilinin de şirkete yatırım yaptığını, borçlunun yatırımcıların sermayelerini başka amaçlar için kullandığını, bundan dolayı da ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.04.2013 tarihli ve ... (...) sayılı kararı ile borçlu ... aleyhine dolandırıcılık suçundan 5 yıllık mahkumiyet kararı verildiğini, davalının Almanya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 15.07.2008 tarihli kararı ile 15.07.2008 tarihinde tüketici iflası açıldığını, şirkete para yatıran ve dolandırılan alacaklıların alacaklarını iflas masasına yazdırdığını, müvekkilinin de 01/09/2008 tarihinde alacağını iflas masasına yazdırdığını, davaya konu alacağın Almanya'da tahsil edilemediğinden bu kez de davalı borçlu hakkında Türkiye'de icra takibi başlatıldığını ve davalının haksız itirazı sebebiyle takibin durdurduğunu beyanla davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin dava değeri oranında devamına, alacağın takip talebi çerçevesinde öngörülen oranlarda asıl alacağa işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davada davacı Dava dışı...' den alacaklı olduğunu iddia ettiğini, .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı davada ve .... Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/497 esas sayılı dosyasında sunmuş olduğu HUMBURG Asliye Hukuk Mahkemesi kararı incelendiğinde davacının ... olduğu, davalının...' olduğunu anlaşılacağını, müvekkili ... ...'da yetkisi bulunmadığını, davada iddia edilen ticari ilişkide aslen sorumlu olmadığını, tüm bu nedenlerle görev itirazlarının doğrultusunda davanın reddini, yetki itirazlarının doğrultusunda davanın reddini, husumet yokluğundan reddini, zamanaşımı nedeniyle reddini talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME

Dava, hukuki niteliği itibari ile; İİK.nun 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasıdır. Mahkememizin ... Karar sayılı kararının İstanbul BAM 14.HD'nin 2021/1223 Esas 2025/212 Karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı görüldü.

Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 6.152,61 EURO asıl alacak ve 2.374,71 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.527,32 EURO üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı davalının Almanya da kurmuş olduğu ... şirketinin ihraç etmiş olduğu güneş tahvillerinden faizi ile birlikte geri ödenmek üzere satın aldığını, davalının satmış olduğu tahviller karşılığında güneş enerjisi yatırımı yapmayarak sanat eserleri satın alarak şirketi işlemez hale getirdiğini, Almanya da davalı hakkında davalar açıldığını ve kişisel olarak iflasına karar verildiğini, Türkiye de bulunan taşınmazını iflas masasına kaydettirmediğini bildirerek icra takibine girişmiş ve takibe itiraz üzerine itirazın iptali davası olarak TTK.nun 553. Maddesine dayalı alacağının tahsili davasını açmıştır. ... Ceza Mahkemesinin 09/4/2013 tarihli ... sayılı kararı ile; davalı ... hakkında dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verildiği, bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulduğu, ... Federal Temyiz Mahkemesinin 19/02/2014 tarihli 510/3 sayılı kararında; davalı ...'nin ... firmasının yöneticisi olduğu, şirketin tahvil satımı sırasında yatırımcılara yenilebilir enerji alanında yatırım yapılacağının bildirdiği , yatırımcıların davalı tarafından kendilerine bildirilen verilerin doğruluğuna güvenerek şirkete para yatırdıkları, şirket tarafından bu paralarla sözleşmeye uygun olmayarak yenilenebilir enerji alanına yatırım yapılmadığı, sanat eserleri temin edildiği, bu durumun aktif davranış yolu ile dolandırıcılığı değil, dolaylı suçlarda ihmal yoluyla dolandırıcılığın gereklerini karşıladığı, ayrıca bir maddi kaybın kanıtlanamaması durumunda Ceza Kanununun 264/a maddesi kapsamında bir sermaye yatırımı dolandırıcılığının olup olmayacağının değerlendirilmesi gerektiği şeklinde karar oluşturulduğu, davalı tarafından her ne kadar ceza mahkemesinde beraatine karar verildiği savunmasında bulunulmuş ise de;

Mahkememizce getirtilen federal temyiz mahkemesi kararının yapılan incelemesinde; davalının beraatine karar verilmediği, dolandırıcılığın niteliği bakımından ilk derece mahkemesinin kararının bozulduğu görülmüştür. ... Federal Mahkemesi tarafından yapılan yargılamalar sonucunda davalının ihmal yolu ile dolandırıcılık suçunu işlediğinin tespit edildiği,

TTK.nun 553.maddesine göre yöneticinin sorumluluğu kapsamında davacının zararının tahsilini talep edebileceği,

TTK.nun 553.maddesinde kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurlarının kanundan veya esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal ettikleri takdirde hem şirket hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı vermiş oldukları zararlardan dolayı sorumlu olduklarının düzenleme konusu yapıldığı anlaşıldığından davacının dava açma hakkının olduğu, husumetin davalıya yöneltimesinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekili tarafından yapılan ilamsız icra takibine borçlu/davalı ...'nin vekili tarafından yetkiye borcun ve faizin tamamına itiraz edilmiş; itiraz üzerine takip durmuştur. Takipte bulunan alacaklının ve itirazın iptali davasında alacaklının Alman vatandaşı olması sebebiyle davada yabancılık unsuru bulunmakta olup, Yabancılık unsuru taşıyan davalarda maddi hukuk uyuşmazlıklarında uygulanacak hukuk 5718 sayılı MÖHUK'da yer alan kanunlar ihtilafı kurallarına göre belirlenecek olmakla birlikte davacının talep sonucunu İİK na dayandırmayıp, Genel Haciz yolu ile yapılan takibe yönelik itirazın iptalini talep ettiği anlaşılmakla (BAM 12 HD. 2021/1587 E-2022/197 K ), İİK'nın kapsamına giren ve usule ilişkin hususlarda yalnızca Türk hukuku uygulanacaktır. Dolayısıyla takibin ve bu takibe itirazın nasıl yapılacağı; takibe itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptalinde nazara alınacak belgeler İİK hükümlerine göre belirlenecektir.

Davacı alacağı Alman Sulh Hukuk Mahkemesinin sıra cetveline dayanmakta olup, kayıt tarihinin 01.09.2008 tarihi olduğu ve alacağın 17.06.2010 tarihi tarihi itibariyle kesinleştiği, davacının taşınmazını iflas masasına bildirmemesi Alman Hukukuna göre haksız fiil mahiyetinde ise de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinin benzer dosyaların usulden red kararları üzerine yaptığı incelemeler neticesi verdiği birçok kararında belirttiği üzere Türk hukukuna göre TTK 553 maddesi kapsamında yöneticinin pay sahiplerine ve alacaklılarına verdiği zarardan sorumluluğunu gerektirdiği anlaşılmıştır.

Davacı alacağını 01/09/2008 tarihinde iflas masasına başvurarak yazdırmış ise de alacağına kavuşamamış, alacak Müflis tarafından yapılan itirazın kesin olarak reddedildiği 17.06.2010 tarihi tarihi itibariyle kesinleşmiştir. Ayrıca davalı hakkında dolandırıcılık sebebi ile dava açılmış olduğundan uzamış ceza zamanaşımı da Türk Ceza Kanununa göre 8 yıl olup 2017 yılında icra takibi başlattığı icra takibinin başladığı tarih itibariyle TBK.nun 154/2 ve 157.maddeleri uyarınca zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşıldığından zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir.

Emsal nitelikteki bir dosya olan ... ATM'nin ... esas sayılı dosyasında alınmış olan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere " MÖHUK madde 8 uyarınca zamanaşımına ilişkin uyuşmazlıklarda zamanaşımına uğradığı iddia olunan alacağa uygulanan hukuka tabi olduğu, alacağın haksız fiilden kaynaklandığı, bu sebeple Alman Hukukuna tabi olduğu, Alman hukukunda haksız fiile ilişkin tazminat taleplerinin Alman MK (BGB) 195 deki genel zamanaşımı süresi olan 3 seneye tabi olmakla birlikte aynı konunun 197/5 maddesi uyarınca iflas prosedürü kapsamında icra kabiliyeti kazanan alacaklar bakımından zamanaşımı süresinin 30 yıl olduğu, davacının talep ettiği alacağın ... İflas Mahkemesinin 67 an 23708 dosya numaralı 282 seri numarası ile kesinleşen iflas tablosunda yer aldığı, BGB 197/5 maddesi uyarınca 30 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu belirtilmiş olup Türk hukukundaki zamanaşımı süresinden Alman hukukundaki zamanaşımı süresinin uzun olmasının tek başına kamu düzenine aykırılık teşkil etmeyeceği" değerlendirilmiştir.

Neticeten; davacının Almanya da mukim ... firmasını yöneticisi davalı ...'nin haksız fiil sorumluluğu nedeniyle uğramış olduğu zararı tazmin talebinde bulunduğu, davalı ...'nin Almanya da mukim şirketin yöneticisi, yetkili ve sorumlusu olduğu, davacı ve diğer yatırımcıların ... 'nin yöneticisinin vermiş olduğu bilgilere güvenerek paralarını bu şirkete yatırdıkları, ancak şirket yöneticilerinin sözleşmeye uygun olmayan şekilde yatırımcıların paralarını sanat eseri temininde kullandığı ve yatırımcılar için risk oluşturduğu, bu hususların Alman Federal Mahkemesi tarafından kabul edildiği ve dolaylı suçlarda ihmal yoluyla dolandırıcılığın gereklerini karşıladığı, ayrıca bir maddi kaybın kanıtlanamaması durumunda Ceza Kanununun 264/a maddesi kapsamında bir sermaye yatırımı dolandırıcılığının olup olmayacağının değerlendirilmesi gerektiği şeklinde karar oluşturulduğu, bu kararın Türk hukuku uyarınca da haksız fiilin ispatı bakımından takdiri delil olacağı, Alman Medeni Kanunu uyarınca da haksız fiilin gerçekleştiği durumda failin zararı karşılamakla yükümlü olduğu,

TTK.nun 553.maddesine göre yönetim kurulu üyelerinin kusurları sonucu şirket alacaklılarına, pay sahiplerine, şirkete karşı vermiş oldukları zarardan sorumlulukları bulunduğu, davalının haksız fiilinden kaynaklanan zararları tazmin edemediği, Alman hukukuna göre kişisel iflasını talep ettiği ve iflas ettiği, tüm malvarlıklarını iflas masasına bildirmediği, Bodrum da taşınmazı bulunduğu, iflas tasfiyesinin 2014 yılında ... Sulh Hukuk Mahkemesi kararı ile tamamlandığı, Alman hukukuna göre haksız fiil alacağının borçtan kurtulmaya tabi olmadığı, talep edilebilir bir alacak olduğu, iflas masasına kaydedilen alacakla ilgili apostil şerhi de almış belgenin İİK 68. Md kapsamında bir belge olduğu ileri sürülmüş ve bilirkişi raporu ile de bu yönde tespitte bulunulmuş ise de iş bu davadaki talep sonucu İİK na dayandırmış ve genel haciz ile yapmış olduğu icra takibine itirazın iptalini istediği nazara alındığında iflas kararının sadece açıldığı ülke açısından sonuç doğuracağı İİK.nun 68.maddesi kapsamında bir belge olmadığı, ancak davacının haksız fiil sonucu uğradığı zararı HMK.nun 199/1 maddesi anlamında ispata yarar belge mahiyetinde olduğu, davacının ... Sulh Hukuk Mahkemesinin dosyasından düzenlenen belgeye göre haksız fiilden kaynaklanan alacağının 6.152,61 Euro olduğu, kayıt tarihinin de 01/09/2008 tarihi olduğu, davacının bu tarihten itibaren faiz talep ettiği, İstanbul BAM 13. HUKUK DAİRESİ 'nin Esas-Karar No: 2023/1367 - 2024/1929 sayılı ilamında da belirtildiği üzere Alman Medeni Kanunu (BGB) 849 madde bir kimse mahrum kaldığı bir eşyanın kıymeti için tazminat ödenecekse, zarar gören, değerin belirlenmesinde esas alınan tarihten itibaren faiz talep edebileceğinden ve bu hüküm, faizin başlangıç tarihi itibariyle zararın meydana geldiği tarih olarak kabul edilmekte olduğundan aynı kanunun 246. madde gereğince bir hukuki işlemden veya kanundan kaynaklanan borçlar bakımından yasal yıllık faiz oranı %4 oranında olduğu dikkate alınarak bu oran üzerinden hesaplanmak suretiyle belirlenen alacak talep edilebilecektir. Bu bağlamda kayıt tarihi olan 01/09/2008 tarihinden icra takibinin yapıldığı 12/03/2018 tarihine kadar 6.152,61 Euro asıl alacak ve mahkememizce resen % 4 üzerinden; Başlama Tarihi Bitiş Tarihi Gün Sayısı Oran (%) Tutar

01.09.2008 12.03.2018 3479 4 2.378,33 işlemiş faiz hesaplanmış olup, takipte talep edilen 2.374,71 Euro işlemiş faiz daha az olup, taleple bağlı kalınarak takipteki faiz miktarı dikkate alınmıştır.

Sonuç olarak açıklanan tüm gerekçeler ile davanın kabulüne, alacak haksız fiile dayalı olup yöneticinin sorumluluğuna ilişkin olduğundan ve likit bulunmadığından %20 tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın kabulüne, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin 6.152,61 Euro asıl alacak, 2.374,71 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.527,32 Euro üzerinden devamına,

2.Belirlenen asıl alacak miktarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık % 4 oranında faiz uygulanmasına,

3.Davacı tarafın % 20 oranındaki icra inkar tazminatı talebinin reddine,

4.Alınması gerekli 2.956,00 TL harçtan davacı tarafça peşin olarak yatıralan 540,59 TL harcın mahsubi ile eksik 2.415,42 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineyi irat kaydına,

5.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ve 540,59 TL peşin harç ve 5,20 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 581,69‬ TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

6.Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere giderinden oluşan 807,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

7.Davalı tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

8.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9.Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,

Dair,

HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/04/2025 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog