1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/4515 E. , 2025/2294 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Katılanlar vekili, her ne kadar temyiz dilekçesinde sanıkların maktulün oğlu olan katılan ...'a ve eşi olan katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan cezalandırılmaları gerektiğini temyiz nedeni olarak belirtmiş ise de işbu dosyada sanıklar hakkında Ali ve ...'a karşı kasten yaralama suçundan açılmış bir kamu davası ve kurulan hüküm bulunmadığından, katılanlar vekilinin anılan temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2022 tarihli ve 2021/171 Esas, 2022/304 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında maktule karşı kasten yaralama neticesinde ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1 ve 86/1. maddeleri yollaması ile 87/4, 29/1, 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2.Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2022/2532 Esas, 2023/764 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe), katılanlar vekili ve sanıklar müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfının hatalı belirlendiğine, sanıkların tasarlayarak ve beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme suçundan cezalandırılmaları gerektiğine, sanıkların eylemlerini silahtan sayılan telefon ile gerçekleştirdiklerine, sanıklar lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, sanıkların en üst sınırdan ve takdiri indirim hükümleri uygulanmaksızın ayrı ayrı cezalandırılmaları gerektiğine,
2.Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ile karar verildiğine, sanıklar Talat ve Mehmet'in atılı suçu işlemediğine, sanık ...'in maktule karşı eyleminin meşru savunma kapsamında olduğuna, sanıkların eylemi ile maktulün ölümü arasında illiyet bağının bulunmadığına ve sanıkların maktuldeki eski kalp hastalığını bildiklerine dair delil bulunmadığına, İlişkindir. III. GEREKÇE
1.Sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesi kapsamında kaldığı kabul edildiği halde, hükümlerde uygulanan kanun maddesi 5237 sayılı Kanun'un 87/4. maddesinin 1. cümlesi olarak gösterilmemiş ise de bu husus mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından iştirak halinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, sanıkların eylemleri ile maktulün ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunun Adli Tıp Kurumundan aldırılan raporlar ile tespit edildiği, hedef alınan vücut bölgesi, maktulün yaralanmasının niteliği ve maktul ile sanıklar arasında öldürmeyi gerektirir husumet bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların öldürme kastı ile hareket ettiklerini gösteren kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı, dolayısıyla sanıkların eylemlerine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, maktulün kolluk beyanı, tanık anlatımları ve adli rapor içeriği uyarınca sanıkların eylemlerini silahtan sayılan bir alet kullanmaksızın gerçekleştirdiklerinin sabit olduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği, ilk haksız eylemin kim tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilememesi karşısında, sanık ... lehine meşru savunma koşullarının oluşmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, sanıklar lehine 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesindeki haksız tahrik hükümlerinin asgari seviyede uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı ve takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2022/2532 Esas, 2023/764 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2025 tarihinde karar verildi.