Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/576
Karar No
K. 2024/576
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/576 Esas - 2024/978

T.C.

ANKARA

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO: 2024/576 Esas
KARAR NO: 2024/978
VEKİLİ: Av.....
DAVALI: ....
DAVA: Menfi Tespit ve Kıymetli Evrak İptali (Hasımlı))
DAVA TARİHİ: 21/08/2024
KARAR TARİHİ: 25/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 27/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketler ile davalı şirket arasında ticari ilişki sebebiyle taraflar arasında taşeron sözleşmesinde imzalandığını, .... Parseldeki inşaat projesinin duvar, alçı, alçıpan, kaba sıva- ince sıva, boya (iç-dış) mermer ve korkuluk kalemlerini malzemeli bir şekilde projeye ve yönetmeliğe uygun olarak yapacağı konusunda anlaşıldığını, müvekkilinin iş ortaklığı tarafından davalının teslim edeceğini ifade ettiği işlere karşılık .... Şubesi'ne ait .... no'lu çeklerin 300.000'er TL bedelli çeklerin keşide edilerek davalıya teslim edildiğini, ileri tarihli olarak keşide edilen bu çeklere karşılık davalı Şirketi'nin en geç 26/06/2024 tarihinde yerine getirmesi gerekirken, halen daha işi tamamlamadığını, davalının ekonomik olarak zor duruma düşmüş olması nedeniyle tamamlayamayacağının anlaşıldığını, buna karşın çeklerin halen davalı şirkette olduğunu, davalının çekleri iadeye yanaşmadıklarını, davalının 09/08/2024 tarihli taahhütname ile işi yapmadığını, bu sebeple herhangi bir hal ve alacağının bulunmadığını, çekleri kendi işlerine istinaden piyasaya dağıttığını kabul ve beyan ettiğini ileri sürüp bedelsiz kalan çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Dava dilekçesi ve ekleri davalıya usulüne uygun tebliğine rağmen, davalı davaya cevap vermemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, bedelsizlik iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit ve kıymetli evrakın iptali istemine ilişkindir.

Dava, 21/08/2024 tarihinde açılmış olup davanın açıldığı tarihte; 05/04/2023 tarih ve 32154 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun’un 30. maddesi ile değiştirilen 6012 sayılı TTK’nın 5/A maddesi uyarınca ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğundan; 7155 sayılı kanunla 6325 sayılı HUAK’a eklenen 18/A maddesi 2. fıkrası uyarınca arabuluculuk son tutanak aslının yahut arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olup 6235 Sayılı HUAK’nın 18/A-2 bendi, “Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmünü haizdir. Bu hüküm uyarınca “herhangi bir işlem yapılmadan” tabirinden kasıt arabulucuya başvuru için taraflara süre verilmeyeceği, başka hiçbir usuli işlem yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğidir. Bu nedenle, yasanın çok açık hükmü karşısında zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup HMK’nın 115/2.maddesi kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı olarak görülmemiştir (Emsal: .... .'nin 20/06/2022 tarih ve .... sayılı ilamı, .... .'nin 21/09/2023 tarih ve .... sayılı ilamı).

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; mahkememizce davacıya, arabuluculuk son tutanak aslının yahut arabulucu tarafından onaylı örneğinin sunulması için bir hafta kesin süre verildiği, aksi halde davanın usulden reddine karar verileceği hususu usulüne uygun yapılan meşruhatlı davetiye ile ihtar edilmiş ise de davacı tarafından davadan önce yapılan bir başvuruya dair arabuluculuk son tutanak aslı yahut arabulucu tarafından onaylı örneği sunulmamıştır. Mevcut hukuki durum karşısında; dava tarihinden önce arabuluculuğa başvurulmadığından HMK 114 ve 115 madde gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM

1.Davacının dava tarihinden önce arabulucuya başvuruda bulunmadığı anlaşıldığından HMK 114/2 ve 115 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine,

2.Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3.Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafından yapılan masraf olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

5.Talep halinde artan avasın iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.25/12/2024 Katip ....

(e-imzalıdır)

Hakim....

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.