Aramaya Dön

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2017/931
Karar No
K. 2017/931
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/931 Esas - 2018/637

T.C.

SAMSUN

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2017/931 Esas
KARAR NO: 2018/637
DAVACI: ...
VEKİLİ: ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: ...
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 01/12/2017
KARAR TARİHİ: 27/09/2018
KARARIN YAZ. TARİH: 05/10/2018

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İddia ve savunmaların özeti;

Davacı vekili 01/12/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirketle müvekkili şirket arasında 17/11/2016 tarihli taşıma sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirketin ... Noterliğinin 15/06/2017 tarih... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle müvekkili şirket aracılığıyla taşıtmış olduğu 20/12/2016 tarih... gönderi numaralı kargo içindeki cihazın müvekkili şirket tarafından taşınması esnasında kargoda hasar gördüğünü ve kullanılamaz hale geldiğini, bu nedenle ürünün fatura bedeli olan 4.435,48 TL nin müvekkili şirketçe ödenmesini talep ettiğini, müvekkili şirket tarafın cevaben ... Noterliğinin 29/06/2017 tarih... yevmiye numaralı ihtarnamesi çekildiğini, ihtarnamenin 30/06/2017 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, cevap verilmediğini, bunun üzerine davalı şirket hakkında kesinleşen cari hesap alacağı için Samsun 9 İcra Müdürlüğünün 2017/113696 esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin müvekkili şirkete borcu olmadığından bahisle takibe itiraz ettiğinden Samsun 9 İcra Müdürlüğünün 2017/113696 sayılı dosyasında itirazın iptali ile davalının alacağının %20 sin tutarında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili 07/02/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 1.4. Maddesinde belirtildiği üzere Taşıyıcı ile gönderen arasında çıkacak uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemelerde açılabileceğini, mahkemece yetkili icra müdürlüğünde başlatılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından itirazın iptali davasının reddine karar verilmesini, takip talebinde borcun sebebi olarak belirtilen 10/08/2017 tarihli 4.161,71TL bedelli faturanın müvekkili tarafa tebliğ edilmediğini, söz konusu kargonun davacının özensiz davranışı nedeniyle taşıma esnasında kullanılamaz hale geldiğini belirterek, kesin yetki hali sebebiyle geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın usulden reddine, aksi halde yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, takas beyanı doğrultusunda davanın esastan reddini, davacının dava konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarlamış, davalının itirazlarının reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 2. cevap dilekçesinde; cevap dilekçesini tekrarlamış, davalının itirazlarının reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Toplanan deliller, dellilerin tartışılması ve değerlendirilmesi: Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2017/113696 Esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden celb edilmiştir.

Davacı vekili cevap dilekçesi ekinde, delil listesi ve 17/11/2016 tarihli taşıma sözleşmesi aslını, delil listesinde belirttiği irsaliyeli fatura aslı, sevk irsaliyesi aslı, ambar tesellüm fişi aslını sunmuştur. Dava, taşıma sözleşmesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan 17/11/2016 tarihli taşıma sözleşmesine istinaden davacı ...kargo tarafından davalıya ait fotokopi makinesinin taşınmasına ilişkin 10/08/2017 düzenleme tarihli 4.161,71 TL tutarındaki fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/113696 sayılı dosyası üzerinden davacı ... Kargo tarafından davalı aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, icra takibine süresi içerisinde davalıya ait fotokopi makinesinin taşıma sırasında zarar gördüğünden bahisle davalının davacıdan alacaklı olduğu belirtilerek takas defi ileri sürmek suretiyle borcun tamamına itiraz edildiği, itiraz için yasal sürenin son gününün 30 Ağustos Zafer bayramına isabet etmesi sebebiyle 31 Ağustos tarihinde yapılan itirazın süresinde olduğu, icra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine dair bilgi veya belge bulunmadığı anlaşılmakla davacının itirazın iptaline karar verilmesi için süresi içerisinde bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Tarafların iddia ve cevaplarına göre taraflar arasında 17.11.2016 tarihli taşıma sözleşmesinin bulunduğu ve davacının icraya konu fatura bedelinin ödenmediği sabit olup dosyadaki uyuşmazlık taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinde bulunan yetki düzenlemesi gereğince mahkememizin davaya bakmakta yetkili olup olmadığı, davalıya ait fotokopi makinesinin taşıma sırasında davacının kusuru ile zarar görüp görmediği ve buna ilişkin davacının taşıma bedeli alacağına karşı davalının takas defi ileri sürmesinin yerinde olup olmadığı noktasındadır. Taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin 11.4 maddesinde sözleşmeden doğacak uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemelerinin münhasıran yetkili olduğu imza altına alınmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." hükmü mevcut olup 18. maddesinde yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları düzenlenmiştir.

HMK'nın 17. Maddesindeki yetki sözleşmeleri kamu düzenine ilişkin olmayan kesin yetkidir. Taraflarca ileri sürülmedikçe Mahkemece resen değerlendirmeye alınmayacaktır.

Eldeki davada davalı borçlu tarafından icra dairesine sunulan itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunulmadığı, icra dairesinin yetkisinin kesinleştiği, davalı tarafıdnan süresinde sunulan cevap dilekçesinde mahkememizin yetkisine itiraz edildiği, davalının yetki itirazından vazgeçmediği, taşıma sözleşmesinin taraflarının tacir olduğu, yetki sözleşmesinin HMK'nın 18. Maddesine göre geçerli olduğu, yetki sözleşmesinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığı ve yetki sözleşmesinden genel yetkili mahkemelerin yetkisinin devam edeceğinin anlaşılamadığı, taraflar arasında çıkabilecek uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemelerinin münhasır yetkili olduğu gözetilerek Mahkememizin yetkisizliği ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Davalı vekili tarafından 'her ne kadar icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş ise de kesin yetkinin söz konusu olduğu hallerde HMK'nın 19/1 maddesi gereğince mahkemenin icra dairesinin yetkisini de resen gözetmesi gerektiği ve yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir icra takibi bulunmaması sebebiyle dava ön şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği' ileri sürülmüş ise de yetki sözleşmelerinin kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı olmaması sebebiyle Mahkememizce icra dairesinin yetkisi resen gözetilemeyeceğinden ve süresi içerisinde icra dairesine sunulan itiraz dilekçesinde yetki itirazının ileri sürülmemiş olması sebebiyle davalı vekilinin bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere

1.Davanın kesin yetki dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,

2.Davaya bakmakta yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna ve HMK'nın 20(1) maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesi ve iki haftalık başvurusu süresinde talep halinde dava dosyasının belirtilen yetkili mahkemeye gönderilmesine, aksi taktirde dosyanın ele alınarak Açılmamış Sayılması hususunda karar verilmesine,

3.HMK'nın 331/2 maddesi de gözetilerek harç ve yargılama giderlerinin iki haftalık başvuru süresi içerisinde talep olması halinde görevli mahkemede gözetilmesine, bu süre içerisinde başvuru olmaması halinde ise,

HMK 20/(1) son cümlesine göre daha sonra talep halinde gerektiğinde mahkememizce karar verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yoluna başvurma hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı. 27/09/2018 Katip ... Hakim ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.