Aramaya Dön

21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/146
Karar No
K. 2025/264
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İSTANBUL

21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/146 Esas
KARAR NO: 2025/264
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/03/2024
KARAR TARİHİ: 22/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların Talepleri

Davacı vekilinin 01/03/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle: Davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibinde talep ettiği asıl alacağın içinde yer alan gecikme cezaların yasa gereği 10 katından 4 katına indirildiğini, dava harcının buna göre yatırıldığını, Davacının, 3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun hükümlerine göre ... işletme hakkı sahibi olduğunu, davalının köprü ve otoyolları kullanmış bulunan tüzel kişi olan tacir olduğunu, ... plakalı araçları ile 13.02.2017-06.03.2017 tarihleri arasında ücret ödemeksizin ihalli geçişler gerçekleştirdiğini, icra takibi başlattıklarını, .... Genel İcra Dairesi ... Esas (.... İcra Müdürlüğü 2017/...4 Esas) sayılı dosyası üzerinden icra takibine itiraz edildiğini belirterek davanın kabulünü, itirazını iptali ile takibin devamını, icra takibine konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ile peşin olarak ödenen yargılama giderleri ve avukatlık vekâlet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.

B. Uyuşmazlık, Deliller, Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe Uyuşmazlık;....

Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline ilişkindir.

Davanın itirazın iptali davası olması sebebi ile öncelikle itirazın yapıldığı icra dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmış, yapılan incelemede .... Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının taraflarının aynı olduğu, icra dosyasında borçlu olarak yer alanın dosyamızda davalı konumunda olduğu, dosyamız davacısının alacaklı, olduğu, davalı tarafından süresinde ve geçerli bir şekilde borca dair itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.

Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.

Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi ... raporunda;"davacının haklı olduğuna karar verilmesi ve .... İcra Dairesinin 2017/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali halinde; Davaya konu edilen ... plakalı araçlarla alakalı ödenmeyen toplam ihlalli geçiş ücretinin (1.052,80.TL) Ödenmeyen ücrete dört kat ceza uygulandığında, ceza tutarının (4.211,20.TL) Geçiş ücreti ve ceza toplamına (5.264,00.TL) ihlalli geçiş tarihinden, takip tarihine (14.11.2017) kadar değişen oranda reeskont avans faiz tutarının; (367,00.TL) İşlemiş faiz toplamı üzerinden (%18) oranında hesaplanan KDV toplamının (66,06.TL) Davalının icra dosyasına (25.12.2017) tarihindeki itirazı ve aynı tarihte yapmış olduğu 1.158,00.TL tutarındaki ödemeyle birlikte, toplam alacak için (5.697,06.TL) takip tarihinden (14.11.2017) ödemenin yapıldığı tarihe (25.12.2017) kadar değişen oranda reeskont avans faiz tutarının; (62,39.TL) Ödeme sonrası kalan bakiye için (4.601,45.TL) ödemenin yapıldığı tarihten (25.12.2017) dava tarihine (01.03.2024) kadar değişen oranlarda reeskont avans faiz tutarının; (4.857,30.TL) Talep edilen icra inkâr tazminatının kabulü halinde, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu 68.maddesine6 göre; (1.139,41.TL) tutarında (5.697,06.TL X %20) olabileceği, mütalaa edilmiştir.

İtirazlar üzerine bilirkişi 15.04.2024 tarihli ek raporda, kök raporda yer alan ... plakalı araca isabet eden tutarlar düşülerek .... İcra Dairesinin 2017/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali halinde; Davaya konu edilen ... plakalı araçlarla alakalı ödenmeyen toplam ihlalli geçiş ücretinin (1.050,70.TL) Ödenmeyen ücrete dört kat ceza uygulandığında, ceza tutarının (4.202,80.TL) Geçiş ücreti ve ceza toplamına (5.253,50.TL) ihlalli geçiş tarihinden, takip tarihine (14.11.2017) kadar değişen oranda reeskont avans faiz tutarının; (366,30.TL) İşlemiş faiz toplamı üzerinden (%18) oranında hesaplanan KDV toplamının (65,93.TL) Davalının icra dosyasına (25.12.2017) tarihindeki itirazı ve aynı tarihte yapmış olduğu 1.158,00.TL tutarındaki ödemeyle birlikte, toplam alacak için (5.685,73.TL) takip tarihinden (14.11.2017) ödemenin yapıldığı tarihe (25.12.2017) kadar değişen oranda reeskont avans faiz tutarının; (62,27.TL) Ödeme sonrası kalan bakiye için (4.590,00.TL) ödemenin yapıldığı tarihten (25.12.2017) dava tarihine (01.03.2024) kadar değişen oranlarda reeskont avans faiz tutarının; (4.845,19.TL) Talep edilen icra inkâr tazminatının kabulü halinde, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu 68.maddesine göre; (1.137,15.TL) tutarında (5.685,73.TL X %20) olabileceğini mütalaa etmiştir. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un 30. maddesinde geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali hali düzenmiş, 1. fıkrasında "Genel Müdürlük işletimindeki otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yaptığı tespit edilen araç sahiplerine Genel Müdürlük tarafından, geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücretinin on katı tutarında idarî para cezası verilir." (25/05/2018 tarihli, 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 18. maddesi ile "on" ibaresi "dört" şeklinde değiştirilmiştir.)

7.fıkrasında "Geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapanlardan, ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere, bu maddenin birinci fıkrası ile beşinci fıkrasında belirtilen cezalar uygulanmaz."

Uyuşmazlığın anlaşılabilmesi taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliğinin iyice anlaşılmasına bağlıdır. Davacının, davasını dayandırdığı hukuki ilişkinin niteliğinin, borcun doğum sebebinin ortaya konulması önem arz etmektedir.

Davacı taraf ödeme yapılmaksızın kendilerince işletilen otoyolun kullanıldığını belirtmektedir. Borcun kaynağı davalı tarafın ücretini ödemeyerek otoyolu kullanması ise borcun sözleşmeye aykırılıktan mı haksız fiilden mi kaynaklandığının tespiti gerekir. Her ne kadar borcun haksız fiilden kaynaklandığı görüntüsü oluşmakta ise de taraflar arasında bir hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davacı tarafın otoyol hizmeti vermeyi taahhüt ettiği, davalı tarafın ise ücret ödemeyi üstlendiği anlaşılmaktadır. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi17. Hukuk Dairesi de "Davacı tarafın işlettiği otoyolun geçiş bedeli karşılığında kullanılması hususunda, taraflar arasında, hizmet sözleşmesi bulunmaktadır." demektedir.

Bu değerlendirmeler yapıldıktan sonra itirazın iptali dava türü ve ispat yüküne de değinmek gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir. Her somut olaydaki maddi vakıaya göre lehine hak çıkaran taraf ve ispat yükü şekilleneceğinden, maddî hukuk kuralına ilişkin bu vakıaların doğru ve net bir şekilde belirlenerek ortaya konulması gerekmektedir. Maddede aksine düzenleme olmadıkça ibaresi eklendiğinden, kanunda ispat yükü ile ilgili özel bir düzenlemeye yer verildiğinde, ispat yükü genel kurala göre değil de kanunda belirtilen özel düzenlemeye göre belirlenecektir.

Tüm bu açıklamalar ışığın somut olaya bakıldığında taraflar arasında ticari nitelikli hizmet sözleşmesi bulunduğuna dair herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.

Davacı taraf sözleşme kapsamında üstlendiği otoyol hizmeti sunma yükümlülüğünü yerine getirmiştir. Dosyaya sunulan kayıtlardan davalı tarafın araçlarının geçiş yaptığı anlaşılmaktadır. Bu noktada ispat yükünün davalıya geçtiğinin kabul edilmesi gerekir.

Davalı tarafın hizmet aldığı açık olup davalı hizmet bedelini ödediğini ispatla mükelleftir. Ancak davalı tarafça mahkememize ya da icra dosyasına herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı gibi, HGS hesaplarından veya banka hesaplarından ödeme yapıldığı da iddia edilmemektedir. Bursa BAM 5. HD.sinin 2018/290 Es sayılı dosyasında "Davalı, geçiş ücretini ödediğini iddia etmemektedir. Sadece HGS veya OGS kartlarının banka hesabında yeterli bakiye olduğunu iddia etmektedir. Ancak bu hesaplardan para çekildiği de iddia edilmemektedir. OGS ve HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalı geçiş ücretini ödemek zorundadır. Geçiş esnasında ödeme olmadığında veya HGS veya OGS sisteminden provizyon alınamadığı takdirde gişe çıkışlarındaki bariyerler açılmadığından, davalı ücret ödemeden geçiş yaptığını bilmektedir." denilmekle bu husus ifade edilmektedir. Davacının ispat yükünü ifa ettiği, davalının ise ödeme yaptığını ispat edemediği, davalı tarafça sunulan belgelerden ödeme yapılmadığı sabittir.

Tüm dosya kapsamı bir arada incelenmekle; dosyaya celp edilen trafik tescil kayıtları, OGS/HGS kayıları, porvizyon ve görüntü kayıtları ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirilmekle alanında uzman bilirkişi tarafından hazırlanan raporun yargısal denetime açık, bilimsel metodlara uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasın karar verilmiş; ... plaka sayılı araçlar için bildirilen ihlâlli geçişlerin tamamının “ihlâlli geçiş” olduğu, ... plaka sayılı araçlara ait “ihlâlli” geçişler için davacının davalıdan toplamda 4.519,22.TL TL alacaklı olduğu yönünde mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmakla davanın kabulü ile .... Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinde yürütülmekte olan takibe itirazın iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına karar verilmiş, alacak likit ve belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

1.Davacının davasının KABULÜ ile, davalının .... Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazlarının 4.519,22.TL yönünden İPTALİNE, takibin devamına,

2.İcra inkar tazminatının reddine,

3.Alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile 187,80TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4.Davacı tarafından dava açılırken yatırıldığı anlaşılan 427,60TL peşin harç, 427,60TL başvurma harcı, tebligat ve posta masrafı 4.717,00TL olmak üzere toplam 5.572,2‬TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

6.Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 4.519,22TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair; malvarlığına ilişkin davalarda 6763 sayılı kanununun 41. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK md. 341/2. maddesi gereğince dava miktarı kesinlik sınırında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.22/04/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog