10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/454 Esas - 2024/798
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememize açılan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, Karşı taraf ile müvekkili firmanın arasında kargo taşıma sözleşmesi bulunduğunu, karşı tarafın bu sözleşme uyarınca müvekkili firmaya ait gönderileri taşımakta olduğunu, Davalı şirketçe 2024 yılı Ocak ayında taşıması yapıları 3 adet TV taşıma esnasında hasar gördüğünü, oluşan zarar miktarının 84.398,00-TL olduğunu, bahse konu zararın giderilmesi konusunda karşı taraf ile yapılan görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını, Sözleşme hükümlerine göre kargolar taşıma koşullarına ve kargo mahiyetine uygun şekilde orjinal ambalajında, evsafına ve taşıma koşullarına uygun yeterli sağlamlıkta kargoya verildiğini, zarar taşıma kusurundan kaynaklandığını, uygulamada, gönderinin TV olması durumunda kargonun teslimi esnasında ürünün orjinal ambalajında olması ve kutusunda da herhangi bir hasarın bulunmaması gerektiğini, aksi halde gönderi kargo şirketince teslim alınmadığını, Müvekkilinin şirketinde bu şekilde ürünleri orjinal kutu ve ambalajında, evsafına ve taşıma koşullarına uygun bir yeterli sağlamlıkta davalı şirketin ...Ulus Opera Şubesine teslim ettiğini, ürünlerin müvekkili şirketin müşterilerine kurulumu esnasında taşıma sırasında aldığı darbelerden hasar gördüğünü, kutuların ezik ve darbeli olduğunu, TV'lerin de kullanılamaz duruma geldiği servis tutanaklarından anlaşıldığını, meydana gelen hasarın, ayıplı taşımadan ve davalı şirketin kusurundan kaynaklandığını, taşınan eşyaların 165 ve 140 ekran büyüklüğünde 65 ve 55 inç TV'ler olup taşıma esnasında gerekli özen gösterilmediğinden hasarlandığını, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında bu olaydan önce bir çok televizyon müvekkili şirketinin müşterilerine davalı şirket aracılığı ile gönderildiğini ancak sadece dava konusu olan 3 adet televizyon davalı kusuru nedeniyle hasarlandığını, bu hasarlarda müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, zira gönderilerin taşınan malların evsafına uygun bir şekilde orjinal ambalajında kargoya teslim edildiğini, teslim esnasında kutularda herhangi bir hasarın olduğunun da belirtilmediğini, aksi halde kutularda bir hasar olması halinde ürünlerin kargo tarafından teslim alınmadığını, ürünlerin taşınma koşullarına ve kargo mahiyetine uygun şekilde ambalajında davalıya teslim edildiğini, taşıma işlemi sırasında davalı şirketin yükümlülüğünü yerine getirirken kusurlu davranması neticesi hasarın meydana geldiğini, 3 adet televizyon bu şekilde taşıma esnasında hasarlanarak ekran camları kırık ve kullanılmaz bir şekilde müvekkili şirketinin müşterilerine teslim edildiğini, ürünlerin hasarlı ve camlarının kırık olduğunun 06.01.2024, 08.01.2024 ve 05.02.2024 tarihlerinde yetkili servis raporlarıyla anlaşılması üzerine, müvekkili şirketi tarafından kırık televizyonların geri alındığını, televizyonların yenileri gönderilerek müşterilerinin zararının giderildiğini, meydana gelen zararın giderilmesi kapsamında davalı şirketle yapılan görüşmelerden bir netice çıkmadığını tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 84.398,00-TL tazminatın, 05.02.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, Hukuki uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanmış olan taşıma sözleşmesine binaen yapılmış olan taşıma ilişkisinden kaynaklandığını, İşbu uyuşmazlıkta öncelikle taşıma sözleşmesi hükümlerinin tatbik edilmesi gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, sözleşme hükmünde açık olduğu üzere irsaliye tarihinden itibaren 60 gün içerisinde davacı tarafın müvekkili şirketine yazılı ya da müşteri hizmetlerinden bir başvuruda bulunması gerektiğini, ancak davacı tarafından böyle bir başvurunun söz konusu olmadığını, davada teslim edilen üç ayrı kargoların irsaliye tarihleri 22/01/2024, 22/01/2024 ve 31/01/2024 tarihleri olduğunu, yazılı başvurunun yapılacağı 60 günlük süre içerisinde hiçbir yazılı başvuru yapılmadığını, davacı tarafın taşıma sırasında özel koruma talep etmediğini, ambalajlı bir şekilde teslim edilen ürünlerin içeriğinin kontrol edilebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketinin böyle bir yükümlülüğünün de olmadığını, Müvekkilinin kendisine teslim edilmiş olan TV'leri özen yükümlülüğüne uygun bir şekilde teslimat adresine teslim ettiğini, alıcı da hiçbir ihtirazı kayıt olmaksızın malı teslim aldığını, kaldı ki TV'lerde oluşan hasarın taşıma sırasında olduğuna dair herhangi bir delilin dosyada mevcut olmadığını, aynı zamanda taşıma sırasında gerçekleştiğine dair kesin bir ibare kullanılmadığını, bu sebeple dosyada mübrez servis tutanaklarının dava konusu ürünlerde taşıma sırasında hasar meydana getirildiğine dair ispat unsurunu barındırmadığını, davacı tarafın beyanlarının mesnetsiz olduğunu, paketlemenin gönderen tarafından yapılmış olduğunu işbu paketleme ve etiketlemenin yetersiz yapıldığını, ayrıca davacı tarafın huzurdaki haksız dava ile dava konusu 3 adet TV üzerinde oluşan toplam zararın 84.398,00 TL olduğunu iddia ettiğini, müvekkilinin oluşan zarardan hiçbir sorumluluğu olmadığını, gerçek zararın çok üzerinde bir miktar iddia etmesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEMEMİZİN YETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır. Davalı cevap dilekçesi ile süresi içerisinde yetki itirazında bulunmuş olup, yetkili mahkemenin taraflar arasında sözleşme ile kararlaştırıldığını, İstanbul Asliye Ticaret mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür. Dosyada bulunan taşıma sözleşmesinin incelenmesinde; 12/4 maddesinde; taşıyıcı ile gönderen arasında çıkacak uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı tarafından mahkememizde iş bu dava açılmış ise de HMK 17. Maddesine göre tacir olan taraflar arasında bir yetki sözleşmesi var ise taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen o yer mahkemesinde görülür belirtilen nedenle, taraflar arasında yapılan yetki sözleşmesi ile İstanbul Mahkemeleri yetkili kılındığından süresinde yapılan yetki itirazı kabul edilerek mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1.Davaya bakmaya İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğu görülmekle bu nedenle mahkememizin yetkiye ilişkin dava şartı bulunmadığından ve İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili olduğundan, HMK'NIN 114/ç maddesi gereğince mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2.Davacının yetkisizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3.Yargılama gideri ve sair hususların yetkili mahkemece değerlendirilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2024 *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.