2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizin .../... esas sayılı dava dosyasından tefrik edilerek yine mahkememizin .../... esasına kaydedilen dava dosyasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:Davacı vekili mahkememizin .../... esas sayılı dava dosyasına ibraz edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine davalı tarafından Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, takip konusu senette tahrifat olduğunu, senedin ... isimli araç kiralama firmasına araç kiralanırken teminat senedi olarak boş halde verildiğini, ...'nın da senette kefil sıfatının bulunduğunu, kiralanan aracın iade edildikten sonra, ... araç kiralama tarafından işbu senet, davacı borçlulardan ...’a boş olarak iade edildiğini ve çantasından icra dosyası borçlularından ... tarafından çalındığını, ... hakkında Antalya ... Sulh Ceza Mahkemesinin .../... D.İş sayılı dosyasından yakalama emri bulunduğunu, söz konusu senette "not: taahhütname ve senet yukarıdaki taahhütnamedeki koşullar yerine getirilmediği takdirde geçerlidir" şartına bağlandığını, senet üzerindeki taahhütnamenin kopartıldığını, davalı ile ... birlikte senet doldurularak ve üzerindeki taahhütnamenin kopartılarak ve senetle taahhütnamenin birleştiği yerdeki deliklerin kesilmesi ile bu senet kambiyo senedi vasfına dönüştürülerek icraya konu edildiğini, üzerinde taahhütname olan bir senedin taahhütname kısmı kesilerek boş senet haline dönüştürülmesi ile çalınarak ve doldurularak hem hırsızlık, hem senette tahrifat hem de nitelikli dolandırıcılık suçu oluşturulduğunu, borçlulardan ... ise icra dosyası borçlularından davacı müvekkil ... Şirketi’nin aynı zamanda ortağı olduğunu, ancak imza sirkülerine bakıldığı zaman ...'nın şirketi ancak iki imza ile temsil yetkisinin bulunduğunu, halbuki davacı şirket ise tek imza ile şirketi kefil edildiğini, bu sebeple, senedin geçersiz hale geldiğini ve şirket ortağı ... tarafından ... Şirketi alacaklı ve borçlulardan ... ile birlikte dolandırılmak için kefaleten verildiğini, senet metninden de anlaşılacağı üzere... Şirketi kefil olarak gözüktüğünü, kaldı ki, hem borçlu ...’nın hem de alacaklı ...’ün maddi durumu bu senet alışverişine uygun da olmadığını, daha evvel işlediği suçlardan dolayı da ... hakkında halen arandığını ve kendisinin de müflis durumunda olduğunu, borçlu davacı ... Şirketi ile diğer davacı ... Şirketinin aynı adreste bulunduklarını belirterek dava konusu senedin iptaline, kefaletin davacı ... Şirketi namına iptaline ve geçersiz addedilmesine, senedin, taahhütname bölümünün kesilmesi sebebi ile teminat olarak verilmiş senedin, doldurulmasına istinaden senetteki tahrifat neticesinde taahhüde bağlanmış ve kambiyo senedi vasfında olmayan bir senedin kambiyo senedi vasfına döndürülmesi ve ayrıca da çalıntı olması sebebi ile olarak işlem yapılamadığının tespiti ile bu senede binaen yapılan tüm işlemlerin iptaline ve hacizlerin fekkine; borç ilişkisinin ortadan kaldırılmasına, takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekilinin ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava konusu senedin kambiyo senedi olduğunu, davacı firmaların yabancı firma olduklarını, HMK ve MÖHUK ilgili maddeleri gereği yabancılar tarafından açılan davalarda dava değerinin tamamı, mahkeme masraflarının tamamı ve mahkeme karşı vekâlet ücretinin, davanın kaybedilmesi halinde ödenmesi gerekecek kötü niyet tazminat miktarının tamamı teminat olarak yatırılması gerektiğini, davacılardan ... ve ... yabancı ortaklı şirketler olduğunu, bu şirket ortakları olan yabancı uyruklu kişiler çoğunluk hisseye sahip olduklarını, T.C. Ekonomi Bakanlığı - Uluslararası Doğrudan Yatırım İstatistikleri Yabancı Sermayeli Ortaklıklar listesinin ... Sırasında ..., ... Sırasında ise ... yer aldıklarını, yine ... Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı olan bu şirketlerin sermayelerinin tamamının ödenmediği, ödenme taahhüdünde bulunulduğunu ancak şirketlerin banka kayıtlarından da anlaşılacağı üzere sermaye ödemesinin yapılmadığını, davacı her iki firma açısından aleyhlerinde birçok icra takibi olduğu ve hacizlerin yapıldığı Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün .../... esas sayılı dosyasına gelen cevabi icra müdürlükleri yazıları ile ortaya çıktığını, ödeme yapılmadığını, MÖHUK Madde 48/1 Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorunda olduklarını, icra takibi kesinleştikten sonra davacılardan ...'ne kendi uhdesinde bulunan icra takibi borçlusu firma ve şahısların hak ve alacaklarının haczi için İ.İ.K. 89/1 Maddesi hükmünde gönderilen haciz ihbarnamelerine yasal süreleri içerisinde itiraz edilmediğini, yasal süresi içerisinde menfi tespit davası açılmadığını, yasal hak düşürücü sürenin geçtiğini, ... adı ve hesabına davalı müvekkil aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ... ile davacılardan ... arasında rödovans anlaşması olduğunu, bu anlaşmadan doğan hak ve alacaklar mevcut olduğunu, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, diğer iki davacı icra takibine konu senet borçlusu olduklarını, bunlar hakkında kambiyo senedine ilişkin ödeme emri tebliğ edildiğini ve süresi içerisinde itiraz edilmediğinden yasal takip kesinleşerek aleyhlerinde haciz işlemleri yapıldığını, davacı ... ise üçüncü şahıslardaki hak ve alacakların haczine dair İİK'nun 89 maddesi hükümleri gereği işlem yapılan ve süresi içerisinde itiraz etmeyen ve yine hak düşürücü süre içerisinde menfi tespit davası açmayan üçüncü şahıs olup tek başına dava açması zorunlu olan kişi olduğunu, davanın hem zamanaşımı hak düşürücü süre geçtiği için, hem de zorunlu dava arkadaşlığı olmadığı ayrı davacı olması gerektiği için reddine karar verilmesini talep ettiği, davacı taraf dava dosyasına yeni delil oluşturmak amacı ile dava tarihinde davalı aleyhinde Antalya Cumhuriyet Bassavcılığı’na .../... Soruşturma sayılı dosyasında bir sikâyet dilekçesi vererek bu kere hem davalı müvekkili hem de şirketin yetkili sorumlu müdürü, hissedarı olan ...’yı suçlayarak dava konusu senet ile diğer çeklerini çalarak piyasaya kullanmak, icraya koymak, tahrifat yapmak ile suç atfedildiğini, davalı hakkında iki şikâyet olduğunu her ikisi de birbiri ile çeliştiğini, soruşturma dosyasında dinlenilen savunma tanıklarının açık beyanları dikkate alındığında Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün .../... esas sayılı dosyasından takibe konulan senedin gerçek bir senet olduğunu, senet borçlularınca imzalanarak davalıya verildiğini, gerçek alacak verecek ilişkisine dayandığını, tahrifat olmadığını, eklenti olmadığını, teminat senedi olarak araba kiralama firmasına verilen senet olmadığının ortaya çıktığını, icra takibine konulan senet üzerinde; ‘Ödeme Günü’ ibaresi ince puntolu harfler ile basılı, 'Türk Lirası’ ibaresi ince puntolu harfler ile basılı, 'No’ ibaresi ince puntolu harfler ile basılı, kelimeler arasında mesafelerin ve kelime boylarının, yerlerinin puntolarının farklı olduğu, senedin üst tarafının düz olduğu, koparılıp çıkarılmış bir görünüm arzetmediği, senedin üst tarafının pullardaki gibi delikli olduğu ve koparılıp çıkarıldığında tırtıklar bulunması gerektiğini, senet metninden de icra takibine konulan senedin davacı tarafın iddia ettiği senet olmadığı açıkça ortaya çıktığını, senet düzenleme tarihi itibarı ile senet üzerinde imzası olan borçlular ... davacı ... firmasının kiracısı, ... ise hem ... firmasının hissedarı hem de sorumlu müdürü olduğunu, TTK ve TBK'nu ile yerleşmiş Yargıtay içtihatları dikkate alındığında davacı ... firmasının borçlandırılmasına yönelik İtirazların geçersiz olduğunu, vekâletsiz - vekâleten iş görme, temsil hükümleri gereği davacı firmanın yasal sorumluluğunun olduğu borçtan sorumlu olduğu kabul edilmesi gerektiğini, Davacı ... üçüncü şahıslardaki hak ve alacakların haczine dair İİK'nun 89 maddesi hükümleri gereği işlem yapılan ve süresi içerisinde itiraz etmeyen ve yine hak düşürücü süre içerisinde menfi tespit davası açmayan tek başına dava açması zorunlu olan kişi olduğundan davanın hem zamanaşımı hak düşürücü süre geçtiği için, hem de zorunlu dava arkadaşlığı olmadığı ayrı davacı olması gerektiği için reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Mahkememizce tarafların tüm delilleri toplanmış, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasının onaylı bir sureti celp edilmiş, mahkememizin .../... esas sayılı dava dosyası getirtilerek incelenmiştir. Asıl davada ... tarihli ön inceleme duruşmasında dava İİK'nun 72 madde gereğince açılmış menfi tespit davası olduğundan, borç ödeninceye kadar her zaman açılması mümkün olmakla, davalı vekilinin zaman aşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin .../... esas sayılı dava dosyasında ... tarihli ara kararı ile davalı vekilinin de talep etmesi nedeniyle davacı ... tarafından davalı aleyhine İİK'nun 89 maddeye dayalı olarak açılan menfi tespit davasının soruşturma usulü ve ispat şekli ile tarafları farklı olduğundan bu davadan tefrikine karar verilerek mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Davacı vekili tarafından ibraz edilen Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin .../... esas .../... karar sayılı kesinleşmiş karar örneğinin incelenmesinden; müştekiler ... Şirketi, ... Şirketi, sanıklar ... ve ..., suç dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik, suç tarihi ... olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonunda ... tarihli kararla sanıkların sahte olarak düzenlenmiş senedi kullanmak suretiyle dolandırıcılıktan ve sahtecilikten mahkumiyetlerine karar verildiği, dolandırıcılık suçundan verilen kararın kesin olduğu anlaşılmıştır.
Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; alacaklı ... tarafından borçlular ..., ... Şirketi ve ... aleyhine ... tanzim, ... vade tarihli ...-TL bedelli bonoya dayanılarak başlatılmış kambiyo takibi olduğu, dosya kapsamında bu dosyanın davacısı ...'ne İİK'nun 89 madde gereğince 1.,2. ve 3. haciz ihbarnameleri gönderildiği, davacı tarafça ihbarnamelere herhangi bir itirazda bulunulmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin .../... esas .../... karar sayılı dosyasının incelenmesinden; davacılar ... Şirketi ve ..., davalının ..., davanın menfi tespit davası olduğu, mahkememizce yapılıp bitirilen yargılama sonunda ... tarih .../... esas .../... sayılı kararla ... Ağır Ceza Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında alınan raporlar ve kesinleşmiş mahkumiyet hükmü göz önüne alınarak senedin sahte olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davacıların Antalya ... İcra müdürlüğü .../... Esas sayılı takip dosyası ve dayanak ... tanzim tarihli ... vade tarihli borçlusu ..., Kefil ..., alacaklı ..., bedeli rakamla ...-TL yazı ile ...-TL olan borçlu kısmında ... Olan senet nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verildiği, kararın ... tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu dosyanın tefrik edildiği .../... esas sayılı ana dava sahtelik iddiasına dayalı menfi tespit davası, eldeki dava ise İİK'nun 89 madde gereğince açılmış menfi tespit davasıdır.
Davalı tarafça Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasında ... tanzim tarihli ... vade tarihli ...-TL bedelli bonoya dayanılarak ana davanın davalıları aleyhine icra takibi başlatılmış ve takip sırasında eldeki davanın davacısı olan ... Şirketine İİK'nun 89 madde gereği haciz ihbarnameleri gönderilmiş, davacı tarafça itiraz edilmeksizin eldeki menfi tespit davası açılmıştır. Davacıların şikayeti üzerine Antalya C.Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyasında yapılan soruşturma sonucunda davalı ... ve senet lehtarı ... hakkında açılan kamu davası sonucu Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda sanıkların dolandırıcılık ve sahtecilikten mahkumiyetlerine karar verilmiş, yine asıl senet borçluları tarafından mahkememizin .../... esas sayılı dosyasında açılan menfi tespit davasında da takip ve dava konusu senedin sahte olduğu gerekçesi ile davacıların borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ve verilen karar kesinleşmiştir. Her ne kadar davacı tarafça haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemiş ise de ihbarnamelerin dayanağı olan asıl takip dosyasında borcun bulunmadığı, dayanak senedin sahte olduğu ispatlanmış olmakla, davacının da aynı dosya nedeniyle davalıya bir borcunun bulunmadığı, ödemesi gereken uhdesinde bir bedel bulunmadığı, yine her ne kadar davacı ihbarnamelere süresinde itiraz etmeyerek davaya sebebiyet vermiş gibi görünse de, sahte senede dayalı olarak alacaklı olmadığını bildiği halde icra takibi başlatarak kötü niyetli olarak haciz ihbarnamesi gönderilmesine sebep olan davalı taraf davanın açılmasına kötü niyetli sebebiyet verdiğinden davacı lehine vekalet ücretine hükmetmek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, Davanın KABULÜ ile Davacının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası nedeniyle davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE; Alınması gerekli ...-TL maktu harcın davalıdan ALINMASINA,
Davacı tarafça dava ilk masrafı ...-TL, tebligat ve posta gideri ...-TL olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yoluna açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça, okunup, usulünce anlatıldı.06/11/2019 Başkan ... (E-İmzalı) Üye ... (E-İmzalı) Üye ... (E-İmzalı) Katip ... (E-İmzalı)