Aramaya Dön

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

"TÜRK MİLLETİ ADINA"

T.C. GEREKÇELİ KARAR

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVALI: 1-
DAVALI: 2-
DAVALI: 3-
DAVA: TAZMİNAT
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH:

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; 30/06/2023 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkillerinden ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili sürücü ... ' ın meydana gelen kazada bir kusurunun bulunmadığını, dava konusu trafik kazasına karışarak müvekkillerinin yaralanmasına, geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğramasına ve bakıcı ihtiyacı doğmasına neden olan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin teminatı altında olduğunu, olayın meydana gelmesinde davalı araç sürücünün kusurunun bulunduğunu, davacı müvekkillerinin dava konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralandığını, vücutlarının muhtelif yerlerinde kemik kırıklarının meydana geldiğini, tedavileri tamamlanıncaya kadar yatağa mahkum olduklarını, müvekkillerinin ağır yaralanması nedeniyle geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldıklarını, ayrıca davacı müvekkillerinin dava konusu trafik kazası nedeni ile bakım ihtiyacı ve bakıcı giderinin ortaya çıktığını, müvekkillerinin zararlarının tazmini için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunmasına rağmen davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava konusu trafik kazası nedeniyle Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını, soruşturmanın halen devam ettiğini, müvekkillerinin arabuluculuk başvurusunda bulunduklarını ancak herhangi bir anlaşma sağlanmadığından bahisle öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, ... plakalı araç ile sigorta şirketi dışındaki davalılar adlarına kayıtlı UYAP kanalıyla tespit edilecek tüm taşınmaz, araç, bankalar nezdindeki mevduat, katılım fonu vb. tüm hak ve alacakların, hak edişlerin dava sonucunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar geçecek sürede 3. kişilere devrinin engellenmesi amacıyla müvekkillerinin uğramış olduğu zararın yoğunluğu ve müvekkilinin kazada kusursuz olması ile davalı sürücünün kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olması gözetilerek takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilmesini ve kayıtlarına şerh edilmesine, müvekkillerinin uğramış olduğu kalıcı iş göremezlik oranının tespiti ile; müvekkili ... için; kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL, belgeli ve belgesiz tedavi giderleri olarak şimdilik 100,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 400,00 TL maddi tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi açısından teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, müvekkil ... için; kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL, belgeli ve belgesiz tedavi giderleri olarak şimdilik 100,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 400,00 TL maddi tazminatın fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi açısından teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, müvekkili ... için, kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik 100,00 TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL, belgeli ve belgesiz tedavi giderleri olarak şimdilik 100,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 400,00 TL maddi tazminatın fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi açısından teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, müvekkili ... için 200.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL ve ... için 400.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili davacılara ayrı ayrı ödenmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesiyle özetle; dava konusu trafik kazasına karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... no.lu ve 316.11.2022-2023 Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olduğunu, sürekli sakatlık halinde kaza tarihi itibariyle kişi başı teminat limitinin 1.000.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereğince karayolunda meydana gelen zararların poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, dava öncesi davacıların sürekli sakatlık tazminat talebi ile ilgili müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine şirketleri nezdinde ... no hasar dosyası açıldığını, yapılan inceleme doğrultusunda eksik evrak tespiti yapılarak, tamamlanmasının talep edildiğini, sonrasında işbu davanın açıldığını, öncelikle dava açılmasına sebebiyet verilmediği için ve de müvekkili şirketin temerrüdünün söz konusu olamayacağı için bu hususların kararda dikkate alınmasını talep ettiklerini, yeni genel şartlar kapsamında yapılan son yasal düzenlemeler ile sağlık hizmet bedelleri ve geçici iş göremezlik zararı ve tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağından sigorta şirketlerinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının geçici işgöremezlik vs talepleri bakımından bu alandaki yükümlülüklerin de Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yerine getirileceğini, Yargıtay .Hukuk Dairesinin ... E, ... K sayılı 30.06.2011 tarihli içtihadının da bu yönde olduğunu, işbu talep bakımından müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkili şirket bakımından buna ilişkin taleplerin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, mahkeme aksi kanaatte ise tedavi gideri, geçici iş göremezlik vs. sebebi ile SGK dan herhangi bir ödeme alıp almadığının sorulmasını talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile sürekli iş gücü kaybı bakımından rapor tanzim edilip kendilerine tebliğ edildiğinde bu konuya ilişkin savunmalarını yapacaklarını, davacıların maluliyete ilişkin taleplerinin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesabının ise aktüer hesaplama konusunda uzman ve hazine listesinde yer alan bir aktüer tarafından yapılması gerektiğini, yine davayı kabul anlamına gelmemek üzere ancak dava tarihi itibariyle yasal faiz işletilebileceğini, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminat dışı olduğunu, müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını, tüm açıklanan nedenlerle davanın reddine, müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmonulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle özetle; öncelikle arabuluculuk süreci hukuka uygun bir şekilde tamamlanmadan işbu davanın ikame edildiğini, davacının delilleri arasında belirtilen arabuluculuk tutanağı incelendiğinde davalılardan sadece ... Sigorta Şirketi' nin ve ...' ın arabuluculuk görüşmesine davet edildiğini, müvekkilinin arabuluculuk sürecine davet edilmediğinin açıkça görülmekte olduğunu, davacının dava dilekçesi incelendiğinde tüm taleplerin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiğini, bu nedenle tüm davalıların arabuluculuk sürecine dahil edilmesi gerekirken bu hususun yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiğini, dava konusu trafik kazasının davalı Hüseyin ile davacı yan arasında gerçekleştiğini, davalı müvekkilinin bu noktada davalı sıfatının bulunmadığını, müvekkiline yönelik husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, meydana gelen kazada davacılardan ...' un kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağına ve kusur belirlenmesine yönelik tüm rapor ve evraklara itiraz ettiklerini, kaza sonrasında kazazede davacılarda kalıcı bir maluliyetin olmadığını, kazaya neden tarafın davacı sürücü olmasından dolayı müvekkilinden geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, tedavi bakım-bakıcı gideri, belgelendirilemeyen-faturalandırılamayan gider ve manevi tazminat talebinde bulunulamayacağını, tedavilerin SGK tarafından karşılanıp yasal haklarının taraflara ödendiğini, SGK'dan ilgili tüm kayıtların celbini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava kabul edilecek dahi olsa davacının talep ettiği tedavi ve bakıcı giderlerinin doğrudan zarar sayılamayacağını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacı tarafın SGK'dan almış olduğu maddi ve ayni yardımların tümünün hesap edilerek tazminattan düşülmesi gerektiğini, müvekkiline kusur yöneltilebilmesi için müvekkilince davalı ... kazaya konu aracı isteyerek teslim ettiğinin davacılarca ispatlanması gerektiğini, işbu davada avans faizi talebinin de mümkün olmadığını, ayrıca zamanaşımı defi talebinde bulunduklarını, diğer yandan davacının manevi olarak zarara uğradığını ispat etmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise davacı yanın talep ettiği tazminat miktarlarının afaki ve zenginleştirici nitelikte olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili talep artırım dilekçesiyle özet olarak; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak ve taleple bağlı kalınarak karar verilmek üzere; müvekkili ... için; dava dilekçelerinde 100,00 TL olarak talep ettikleri sürekli sakatlık tazminatı alacaklarını %75 kusura göre şimdilik 4.966.570,42 TL daha arttırarak 4.966.670,42 TL olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (Sigorta şirketi yönünden teminat limitleri ile sınırlı olarak-Sürekli Sakatlık/Ölüm teminatından karşılanmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, dava dilekçelerinde 100,00 TL olarak talep ettikleri geçici iş göremezlik tazminatı alacaklarını %75 kusura göre şimdilik 127.719,98 TL daha arttırarak 127.819,98 TL olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (Sigorta şirketi yönünden teminat limitleri ile sınırlı olarak-tedavi gideri teminatından karşılanmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, dava dilekçelerinde 100,00 TL olarak talep ettikleri SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi gideri alacaklarını %75 kusura göre şimdilik 37.400,00 TL daha arttırarak 37.500,00 TL olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (Sigorta şirketi yönünden teminat limitleri ile sınırlı olarak-Sağlık Gideri teminatından karşılanmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, dava dilekçelerinde 100,00 TL olarak talep ettikleri bakıcı gideri tazminatı alacaklarını fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere ve HMK m.26 gereği taleple bağlı kalınarak karar verilmek üzere şimdilik %75 kusura göre 5.993.419,50 TL daha arttırarak şimdilik 5.993.519,50 TL olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (ZMSS sorumlusu bakımından tedavi giderleri teminatından karşılanmak ve tedavi gideri teminatı ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, müvekkili ... için; dava dilekçelerinde 100,00 TL olarak talep ettikleri sürekli sakatlık tazminatı alacaklarını fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve HMK m.26 gereği taleple bağlı kalınarak karar verilmek üzere %75 kusura göre şimdilik 469.801,05 TL daha arttırarak 469.901,05 TL olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (Sigorta şirketi yönünden teminat limitleri ile sınırlı olarak-Sürekli Sakatlık/Ölüm teminatından karşılanmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, dava dilekçelerinde 100,00 TL olarak talep etikleri geçici iş göremezlik tazminatı alacaklarını %75 kusura göre şimdilik 51.210,44 TL daha arttırarak 51.310,44 TL olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (Sigorta şirketi yönünden teminat limitleri ile sınırlı olarak-tedavi gideri teminatından karşılanmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, dava dilekçelerinde 100,00 TL olarak talep ettikleri SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi gideri alacaklarını %75 kusura göre şimdilik 2.900,00 TL daha arttırarak 3.000,00 TL olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (Sigorta şirketi yönünden teminat limitleri ile sınırlı olarak-Sağlık Gideri teminatından karşılanmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, dava dilekçelerinde 100,00 TL olarak talep ettikleri bakıcı gideri tazminatı alacaklarını fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere %75 kusura göre 20.021,75 TL daha arttırarak 20.121,75 TL olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (ZMSS sorumlusu bakımından tedavi giderleri teminatından karşılanmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, müvekkili ... için; dava dilekçelerinde 100,00 TL olarak talep ettikleri geçici iş göremezlik tazminatı alacaklarını fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere %75 kusura göre şimdilik 6.313,81 TL daha arttırarak 6.413,81 TL olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (Sigorta şirketi yönünden teminat limitleri ile sınırlı olarak-tedavi gideri teminatından karşılanmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, dava dilekçelerinde 100,00 TL olarak talep ettikleri SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi gideri alacaklarını fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere %75 kusura göre şimdilik 275,00 TL daha arttırarak 375,00 TL olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (Sigorta şirketi yönünden teminat limitleri ile sınırlı olarak-tedavi gideri teminatından karşılanmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.

Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.

Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir. Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda davacıalar, davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandıklarını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı, tedavi gideri tazminatı ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur.

Davaya konu 30/06/2023 tarihli trafik kazasının 30.06.2023 günü saat 17.00 sıralarında davalı ..., sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... Caddesi üzerinde Eski Hastane istikametinden seyri sırasında önündeki araçları sollayarak/geçerek sol şeritten seyirle olay yeri ... Caddesi kavşağına giriş yaptığında, ... Caddesini takiben sol kavşak kolundan düz seyirle kavşağa giren davacı ...’un ... plaka sayılı otomobilin sağ yan kesimime çarpması neticesinde meydana geldiği anlaşılmıştır.

Kaza sonrasında görevli kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile, trafik kazasının oluşmasında davalı ...'ın tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

Yine soruşturma aşamasında alınan 27/12/2023 tarihli bilirkişi raporunun da ...'ın tam kusurlu olduğu belirlenmiştir. Ancak Mahkememizce tanzim ettirilen 29/06/2024 tarihli bilirkişi raporu ile davacı ...'un % 25, davalı ...'ın ise %75 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edilmesi karşısında raporlar arasında çelişki meydana gelmiştir. Bu çelişkilerin giderilmesi amacıyla aldırılan 11/12/2024 tarihli ATK raporu ile davacı ...'un % 25, davalı ...'ın ise %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

Mahkememizce, 11/12/2024 tarihli ATK raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması, yine mevcut raporlar arasındaki çelişkileri de giderir nitelikte denetime elverişli olması nedeniyle, davaya konu trafik kazasının oluşmasında davacı ...'un % 25, davalı ...'ın ise %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

Bu kapsamda öncelikle zarar görenlerin davaya konu trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremez hale gelip gelmediğinin tespiti için hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği belirlenmelidir. Maluliyetin tespiti yönünden hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin KTK'da ve TBK'da açık hüküm bulunmadığından bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerekmektedir.

Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin süregelen uygulamasına göre; 2918 sayılı KTK'nın 90. ve 92. maddeleri ile genel şartlara yapılan atfın 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle genel şartların ve Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanma kabiliyetinin kalmadığı gerekçesiyle, haksız fiil tarihi 11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 08/02/2023 tarihli, ... E ... K sayılı kararı)

AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı karşısında genel şartların uygulanma kabiliyetinin kalmadığı açık ise de, iptal kararı Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına engel değildir. Her ne kadar 01/06/2015 tarihli Genel Şartlar'da bu yönetmeliklere atıf yapılmakta ise de bu yönetmelikler genel şartlardan bağımsız olup, genel şartlara yapılan atfın hatta doğrudan genel şartların yürürlükten kaldırılması bu yönetmeliklerin uygulanmasına engel değildir. Zira bu yönetmeliklerin dayanağı 01.06.2015 tarihli genel şartlar olmayıp, Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği'nin 3. Maddesinde, Erişkinler ... Yönetmeliği'nin de yine 3. Maddesinde belirtildiği üzere bu yönetmeliklerin dayanağı kanundur. Dolayısıyla bu yönetmelikler ya da yönetmeliğe dayanak teşkil eden kanunlar yürürlükten kalkmadığı sürece bu yönetmeliklerin uygulanmasına engel bir durum bulunmamaktadır.

Bunun yanında her ne kadar Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihli genel şartların yürürlüğe girmesi ile birlikte uygulanmaya başlanmış ise de; bu yönetmeliğin 30.03.2013 tarihinde yürürlüğe girdiği, yürürlüğe girdiği tarihten 01.06.2015 tarihine kadarki süreçte de uygulanmasına engel bir halin olmadığı, ancak yargı kararları ile bu süreçte Çalışma Gücü ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının tercih edildiği, tercihin bu yönde kullanılmasına bir engel olmadığı gibi aksi yönde kullanılmasına da bir engel olmadığı, ancak 2918 sayılı KTK'daki atıf nedeniyle 01.06.2015 tarihli genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte bu tarihten itibaren Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının bir zorunluluk olduğu, AYM iptal kararının sadece bu zorunluluğu ortadan kaldırdığı, dolayısıyla yargı organlarının takdir hakkını kullanarak yürürlükte olan yönetmeliklerden herhangi birisini tercih etmesinin mümkün olduğu, Yargıtayca bu takdir hakkı kapsamında hangi tarihler arasında hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik oluşturulan uygulamanın yerleşik hale geldiği, Yargıtay ve diğer BAM uygulamalarının aksine Özürlülük Ölçütü ... Yönetmeliği ile Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı yönündeki kabule açık yasal bir engel yoksa da TMK'nın 4. maddesi uyarınca kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkimin, hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği, hakimin takdir hakkını kullanırken keyfi uygulamalardan kaçınmasının gerektiği, yerleşik ve genel kabul gören uygulamaların aksine hareket edilmesinin adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil edeceği ve yargıya güveni ortadan kaldıracağı, Yargıtay uygulamasının da herhangi bir yasa hükmüne aykırılık teşkil etmemesi karşısında KONYA BAM 3. HD'NİN ANILAN GÖRÜŞÜNE İŞTİRAK EDİLMEMİŞTİR.

Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden maluliyetin tespitinde Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının Erişkinler ... Yönetmeliği'nin uygulanmasına engel bir yönü yoktur.

Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşik hale gelen uygulamasına göre; maluliyet belirlemesinin, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Emsal ilam:Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K) Davaya konu trafik kazası 30/06/2023 tarihinde meydana gelmiş olup, davacıların kalıcı sakatlığının bulunup bulunmadığının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 16/08/2024 tarihli maluliyet raporu ile, davacı ...'un yaralanmasının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre % 4 oranında kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, davacının geçici iş göremezlik süresinin 6 ay, başkasının yardımına muhtaç olduğu sürenin 2 ay ve tedavi gideri zararının 4.000,00 TL olduğu, 16/08/2024 tarihli maluliyet raporu ile, davacı ...'un yaralanmasının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kalıcı sakatlık niteliğinde olmadığı, davacının geçici iş göremezlik süresinin 3 hafta olduğu, bu süreçte başkasının yardımına muhtaç olmadığı ve tedavi gideri zararının 500,00 TL olduğu, 12/09/2024 tarihli maluliyet raporu ile, davacı ...'un yaralanmasının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre % 100 oranında kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, davacının geçici iş göremezlik süresinin 12 ay olduğu, ömür boyu başkasının yardımına muhtaç olduğu ve tedavi gideri zararının 50.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir.

Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır.

Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda Konya BAM . HD. nin uygulamaları ile Yargıtay uygulamaları farklılık arz etmektedir.

Konya BAM . HD.'nin yerleşik hale gelen uygulamalarına göre, 2918 sayılı KTK ile genel şartlara yapılan atfın, AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle bakiye yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 17/02/2023 gün ve ... E ... K)

TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kabul edildiğinden, Konya BAM . HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınmasına yönelik görüşüne iştirak edilmemiştir.

Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur.

05/02/2025 tarihli hesap raporu ile alternatifli hesaplama yapılmıştır. Raporun yaşam tablosu yönünden TRH 2010, maluliyet oranı yönünden ise Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin dikkate alındığı kısmın dosya kapsamına uygun olduğu kabul edilmiş ve hükme esas alınan bu rapor ile davacı ...'un sürekli iş göremezlik zararının 626.534,74 TL, geçici iş göremezlik zararının 68.413,92 TL, bakıcı gideri zararının 26.829,00 TL ve tedavi gideri zararının 4.000,00 TL olduğu, davacı ...'un sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlik zararının 6.413,81 TL, bakıcı gideri zararınınbulunmadığı ve tedavi gideri zararının 375,00 TL olduğu, davacı ...'un sürekli iş göremezlik zararının 6.622.227,23 TL, geçici iş göremezlik zararının 170.426,64 TL, bakıcı gideri zararının 7.991.359,34 TL ve tedavi gideri zararının 50.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.

Somut olayda, davacıların kaza esnasında emniyet kemerlerinin takılı olup olmadığı konusunda kaza tespit tutanağında bir belirleme yapılmamıştır. Ancak genel adli muayene raporunda davacı ... ile davacı ... kaza esnasında emniyet kemerlerinin takılı olmadığı belirlenmiştir. Bu belirleme davacıların beyanına dayalı olduğundan ve aksinin de ispatlanamamış olması nedeniyle davacı ... ile davacı ... yönünden % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekmiştir. Davacı ... yönünden ise, emniyet kemerinin takılı olmadığına dair herhangi bir delil mevcut olmadığından indirim yapılmamıştır.

Davacılar vekili, dava dilekçesinde (davacı ... ve davacı ... yönünden) teselsül ilkelerine dayanmışken, talep artırım dilekçesi ile bundan vazgeçerek davalı tarafın % 75 kusuruna isabet eden zararın tahsilini istemiştir.

Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K sayılı ilamı; " Tazminatın saptanması için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. Bu nedenle ilk olarak zararla ilgili indirim sebepleri uygulanarak gerçek zarar belirlenecek (önce kusur indirimi, sonra yapılan ödemeler) sonra da tazminattan indirim nedenleri [TBK 51 ve 52. (818 sayılı BK 43-44 Md.) müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi] uygulanacaktır." şeklindedir.

Bu kapsamda resen yapılan hesaplama neticesinde, davacı ... yönünden davalı tarafın kusuruna isabet eden sürekli iş göremezlik zararının 469.901,05 TL, geçici iş göremezlik zararının 51.310,44 TL, bakıcı gideri zararının 20.121,75 TL ve tedavi gideri zararının 3.000,00 TL olduğu, davacı ... yönünden davalı tarafın kusuruna isabet eden geçici iş göremezlik zararının 6.413,81 TL ve tedavi gideri zararının 375,00 TL olduğu, davacı ... yönünden davalı tarafın kusuruna isabet eden sürekli iş göremezlik zararının 4.966.670,42 TL, geçici iş göremezlik zararının 127.819,98 TL, bakıcı gideri zararının 5.993.519,50 TL ve tedavi gideri zararının 37.500,00 TL olduğu tespit edilmiştir.

Davacılardan ... yönünden % 20 oranında yapılan müterafik kusur indirimi sonrasında davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı tutarının 375.920,84 TL, geçici iş göremezlik tazminatı tutarının 41.048,35 TL, bakıcı gideri tazminatı tutarının 16.097,40 TL ve tedavi gideri tazminatı tutarının 2.400,00 TL olduğu, Yine davacılardan ... yönünden % 20 oranında yapılan müterafik kusur indirimi sonrasında davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatı tutarının 5.131,04 TL ve tedavi gideri tazminatı tutarının 300,00 TL olduğu sonucuna varılmıştır.

Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında davalı ...'ın % 75 oranında kusurlu olduğu, kaza neticesinde yaralanan davacıların davalının bu kusuruna isabet eden zararının giderilmesini talep ettikleri, davalı ... işleten, davalı ... Sİgorta Şirketi'nin ise sigortacı sıfatıyla zarardan sorumlu oldukları, davacı ...'un yaralanmasının kalıcı sakatlık niteliğinde olmadığı ve iyileşme süresinde başkasının yardımına muhtaç olmadığı, dolayısıyla davasının bu alacak kalemlerine tekabül eden kısmının reddinin gerektiği, % 75 oranındaki kusur ve % 20 oranındaki müterafik kusur indiriminden sonra davacı ...'un talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatı tutarının 5.131,04 TL, tedavi gideri tazminatı tutarının ise 300,00 TL olduğu, davacı ...'un davalı tarafın kusuruna isabet eden kısım üzerinde yapılan % 20 müterafik kusur indirimi sonrasında talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı tutarının 375.920,84 TL, geçici iş göremezlik tazminatı tutarının 41.048,35 TL, bakıcı gideri tazminatı tutarının 16.097,40 TL, tedavi gideri tazminatı tutarının ise 2.400,00 TL olduğu, davacı ...'a atfı mümkün bir müterafik kusur tespit edilmediğinden zararından indirim yapılamayacağı, davalı tarafın kusuruna isabet eden ve talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı tutarının 4.966.670,42 TL, geçici iş göremezlik tazminatı tutarının 127.819,98 TL, bakıcı gideri tazminatı tutarının 5.993.519,50 TL, tedavi gideri tazminatı tutarının ise 37.500,00 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe limitinin sakatlanma ve tedavi gideri ayrı ayrı 1.200.000,00 TL olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketinin davacı ... yönünden sorumlu olduğu tutarın 2.400.000,00 TL ile sınırlı olduğu sonucuna varıldığından, davacı ... ile davacı ...'un maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ...'un maddi tazminat davasının ise kabulüne karar vermek gerekmiştir.

TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.

Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... )

Somut olayda, kazanın oluş şekli, tarafların kusur durumu, davacıların yaralanmalarının derecesi, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alınarak davacı ... ile davacı ...'un manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ...'un manevi tazminat davasının ise kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;

1.DAVACI ...'UN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 375.920,84 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 41.048,35 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 16.097,40 TL bakıcı gideri tazminatı ve 2.400,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 435.466,59 TL tazminatın, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden 14/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ile davalı ... yönünden ise 30/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.DAVACI ...'UN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 150.000,00 TL manevi tazminatın 30/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3.DAVACI ...'UN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 5.131,04 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 300,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 5.431,04 TL tazminatın, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden 17/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ile davalı ... yönünden ise 30/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı ile fazlaya ilişkin talebin reddine,

4.DAVACI ...'UN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 30.000,00 TL manevi tazminatın 30/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

5.DAVACI ...'UN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, 4.966.670,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 127.819,98 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5.993.519,50 TL bakıcı gideri tazminatı ve 37.500,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 11.125.509,90 TL tazminatın, davalı ... Sigorta Şirketi'nin sorumluluğu (sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 1.200.000,00 TL, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı gideri tazminatı toplamı yönünden 1.200.000,00 TL olmak üzere toplam) 2.400.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden 17/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ile davalı ... yönünden ise 30/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,

6.DAVACI ...'UN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, 400.000,00 TL manevi tazminatın 30/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,

7.Alınması gereken 829.721,09 TL harçtan, peşin ve sonradan alınan 42.273,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 787.448,01 TL eksik harcın (davalı ... Sigorta Şirketi'nin sorumluluğu 184.174,55 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

8.Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.000,00 TL yargılama giderinin 0,06 TL'lik kısmının davacı ...'dan, 3.999,94 TL'lik kısmının ise davalı ... Sigorta Şirketi'nden alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

9.Davacılar tarafından yapılan 42.273,08 TL harç giderinin (davalı ... Sigorta Şirketi'nin sorumluluğu 9.887,16 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

10.Davacı tarafından yapılan 1.282,80 TL harç gideri ve 37.156,62 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 38.439,42 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 38.066,11 TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta Şirketi'nin sorumluluğu 8.903,20 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

11.Davalı ... tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 0,97 TL yargılama giderinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'a verilmesine,

12.Maddi tazminat davaları yönünden; a-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 69.319,99 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, b-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 5.431,04 TL vekalet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, c-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 714.510,20 TL vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta Şirketi'nin sorumluluğu 324.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, d-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan 200,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak tüm davalılara (eşit oranda) verilmesine,

13.Manevi tazminat davası yönünden, a-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, b-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'a verilmesine, c-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, d-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'a verilmesine, e-Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve takdir olunan, 64.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ile davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,

14.Gerekçeli karar tebliği için davacı avansından yapılacak (ve 255 TL olacağı değerlendirilen) yargılama giderinin de, kabul ret oranına göre hesaplanan 252,53 TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta Şirketi'nin sorumluluğu 59,06 TL ile sınırlı olmak üzere) tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

15.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dair ; davacılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere Hakim ... muhalefeti ve oy çokluğuyla verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/05/2025

Başkan Üye Üye Katip

MUHALEFET GEREKÇESİ: Konya BAM . HD' nin yerleşik hale gelen kararlarında da belirtildiği üzere, maluliyetin tespitinde çalışma gücü ... Yönetmeliği hükümlerinin dikkate alınması gerektiği, yine bakiye yaşam süresinin tespitinde PMF 1931 Yaşam Tablosunun dikkate alınması gerektiği, yine davacılardan ...'un manevi tazminat davasının tam kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun maddi tazminat davasına ilişkin kararına muhalefet ediyorum.

...

Üye Hakim-...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog