Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/201
Karar No
K. 2025/374
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

ANTALYA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/201 Esas
KARAR NO: 2025/374
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 12/03/2025
KARAR TARİHİ: 29/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dilekçesinde özetle: ... Tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkili şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı araca çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiği, meydana gelen kazada ...'ne ait sürücüsünün ... olduğu ... plakalı aracın asli kusurlu olduğu, kaza neticesinde müvekkili sigorta şirketi tarafından ... tarihinde ödenen tazminatın ...-TL tutarında rücu edildiği, müvekkili şirket tarafından ödenen tazminat bedelinin kusuru sebebiyle sorumlu olan davalı taraftan TTK m.1481 kapsamında rücuen tazmin etme zorunluluğu doğduğu, anlatılanlar nedeniyle davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptalini, takibin ...-TL üzerinden devamı ile ... tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsilini, asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

YANIT: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve husumet nedeniyle davanın reddine, esas yönünden ise davacı idarenin kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağındaki kusuru kabul etmediğini, takip dosyasındaki bedellerin fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, İİK’nın 67. Maddesi gereğince açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2. maddesine göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.

Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp görülmeyeceği hususundaki değerlendirme Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin 1 inci bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanunda düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22/03/1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamı; "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dâva, sigorta poliçesinden doğan bir dâva değildir. Bu nedenle, halefiyet dâvası bir ticarî dâva sayılamaz. Bu dâva, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dâva gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dâva açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu dâvası için de söz konusudur" şeklinde açıklanmış olup , TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 19/10/2020 tarih ve 2020/1024 Esas, 2020/5802 Karar sayılı ilamı, 07/10/2020 tarih ve 2018/4471 Esas 2020/5202 Karar sayılı ilamı)

Somut olayda; davacı sigorta şirketi tarafından açılan davada, kaza nedeni ile müvekkili tarafından ödenen bedelin halefiyet yolu ile araç işleteni olan davalıdan tahsilini talep edildiğinden, davalı ... kamu tüzel kişisi ve gelen cevabi yazılara göre davalı ... da tacir olmadığından uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından çözümlenmesi gerekmektedir. Anlatılan nedenlerle davanın görev yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Dava dilekçesinin HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle GÖREV yönünden USULDEN REDDİNE,

2.Görevli mahkemenin Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,

3.Karar kesinleştiğinde ve HMK.nun 20. maddesi uyarınca kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde, dosyanın görevli Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına,

4.Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.29/05/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog