Esas No
E. 2023/541
Karar No
K. 2023/541
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/541 - 2025/543

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 08.03.2023

NUMARASI : 2021/164 Esas 2023/143 Karar

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 24.04.2025

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 02.05.2025

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı sigorta şirketi vekili, 16.09.2011 tarihinde davalıya ait davacı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracının ehliyetsiz dava dışı sürücü ... idaresinde iken yaptığı trafik kazasında ...'in sürekli maluliyete uğradığını, sürücü ...'ın kazada %100 oranında kusurlu olduğunu, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/95 Esas ve 2013/751 Karar sayılı ilamı nedeniyle Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2014/5737 Esas sayılı dosyası üzerinden 23.12.2016 tarihinde 4.770,00 TL ve 22.12.2016 tarihinde 38.500,00 TL olmak üzere toplam 43.620,00 TL ödeme yapıldığını, ayrıca ... tarafından Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/549 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve alınan bilirkişi raporları gözetilerek tarafların sulh olduklarını, yapılan protokol uyarınca ...'e 134.376,00 TL'nin 17.04.2019 tarihinde ödendiğini, davalının maliki olduğu aracın sürücüsünün kaza esnasında ehliyetsiz olduğunu ve davalı sigortalıya rücu koşullarının oluştuğunu, davalı sigortalı araç maliki aleyhine başlatılan takiplerin itiraz üzerine durduğunu belirterek, Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2020/1868 Esas ile Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/15252 Esas sayılı dosyalara yapılan itirazların iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, zamanaşını itirazında bulunduklarını, kazanın meydana gelmesinde davalıya atfedilebilecek kusur ve kasti hareket bulunmadığını, kaza günü araç sürücüsü dava dışı ...’ın anahtarı otopark görevlisi dava dışı ...’a teslim ettiğini, kazanın meydana geldiği yerin, yol boyu otopark işletilmesi için Belediye tarafından dava dışı firmaya verildiğini ve sürücünün otopark görevlisi olduğunu, otopark görevlisinin ehliyetsiz olduğunu bilmesi ve bilecek durumda olmasının mümkün olmadığını, kazaya ilişkin ceza yargılaması dosyasının getirtilmesini talep ettiklerini, kaza tespit tutanağına ve kusura itiraz ettiklerini, daha önce görülen davaların davalıya ihbar edilmediğini ve bağlayıcı olmadığını, yapılan tazminat ödemelerinin fahiş olup kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle üçüncü kişiye ödenen tazminatın tahsili için başlatılan icra takiplerine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, aracı otoparka teslim eden davalıya ait aracın sürücüsünün otopark görevlisinin ehliyetinin olmadığını bilmesinin mümkün olmadığı ve böyle bir iddiada bulunulmadığı, otopark görevlisinin ehliyetinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olup bu durumun otopark işleticisinin sorumluluğunda olduğu, kazada davalının hukuki sorumluluğu bulunmakta ise de kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile ehliyetsiz sürücünün taksirle yaralamaya sebebiyet vermekten cezalandırıldığı, Türk Ticaret Kanunu'nun 1429. maddesi uyarınca sigorta şirketinin sigortalıdan rücu hakkı bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davanın reddine ilişkin kararda davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olup AAÜT 13/4. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahkeme ilamına dayanmakta olup teminat dışı olmadığını, kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, ayrıca kaza esnasında aracın sorumluluğunun otoparka devredildiğinin ispatlanamadığını, park hizmeti verilip verilmediğinin şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması gerektiğini, sürücünün ifadesine göre anahtarın otoparkta olmadığı, park hizmeti verilmediğini, anahtarın araç sürücüsünde olmasının dahi sorumluluğun ve işleten sıfatının otoparka devredilmediğini gösterdiğini, davalının Genel Şartlar uyarınca sorumlu olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Davacı vekili, 16.09.2011 tarihinde davacı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın dava dışı sürücü ... idaresinde iken karıştığı kaza nedeniyle yaralanan dava dışı ...'e ödemeler yapıldığını, kaza anında dava dışı sürücünün geçerli ehliyetnameye sahip olmadığından Genel Şartlar uyarınca rücu koşullarının oluştuğunu, davalı sigortalı hakkında başlatılan Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2020/1868 Esas ve Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/15252 Esas sayılı icra takiplerine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş, mahkemece rücu koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

1.2918 sayılı KTK'nın 95. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.

Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı düzenlenmiştir.

28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. Maddesinde ise Kanun'un kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.

Davacı sigorta şirketi ile davalı ... arasında düzenlenen poliçe tarihinin 06.05.2011 olduğu ve sigortalı ... plakalı aracın ... marka ve model olup tescil belgesinde cinsinin Kamyonet (Panelvan) olarak, kullanım amacının Yolcu Nakli-Hususi olarak belirtildiği, bu durumda öncelikle aracın niteliği ve ticari amaçla kullanılıp kullanılmadığı, davalının tüketici sıfatını taşıyıp taşımadığı belirlenerek sonucuna göre mahkemenin görevinin açıklığa kavuşturulması, aracın ticari araç olduğu, ticari amaçla kullanıldığı ve davalının tüketici sıfatının bulunmadığının tespiti halinde davaya devam edilmesi, ticari amaçla kullanılmadığı ve davalının tüketici sıfatı bulunduğunun tespiti halinde ise davaya bakmaya tüketici mahkemesinin mahkemesinin görevli olacağının gözetilmesi gerekirken görev hususuna ilişkin değerlendirme yapılamamış olması doğru görülmemiştir.

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2.Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,

3.İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4.Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

5.Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2023/6603 esasına yatırılan 37.667,72 TL nakit teminatın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog