Aramaya Dön

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/177
Karar No
K. 2024/177
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/177 Esas - 2024/838

TÜRK MİLLETİ ADINA

YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN

T.C.

ANKARA

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2024/177
KARAR NO: 2024/838
DAVA: Genel Kurul ve Yönetim Kurulu Kararının İptali
DAVA TARİHİ: 08/03/2024
KARAR TARİHİ: 27/11/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 26/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan genel kurul kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı bulunduğunu, diğer ortağının dava dışı ... Tarım ve Hayvancılık A.Ş olduğunu, 15/02/2024 tarihinde olağan genel kurul toplantısı yapıldığını, bu genel kurulu çağıran yönetim kurulu kararının usulüne uygun bulunmadığını, yönetim kurulunun yetki aşımı yaparak sermayenin '60.000,00 TL'ye çıkarılmasına oy birliği ile karar verildi' şeklinde karar aldığını, yeni sözleşme metnine yer vermediğini, müvekkilinin tadil metnini görmediğini, sermaye artışına gidildiğini, ancak 1 yıl önce yapılan genel kurulda zaten sermaye artırımının yapıldığını, artırılan tutarın tamamının 15 gün içinde ödenmesi yönünde karar alındığını, ara bilançonun düzenlenmediğini, çoğunluk sahibi paydaşın müvekkilinin payını ele geçirmeye çalıştığını, şirketin mali durumunun belli olmadığını, iç kaynaklardan sermaye artışının mümkün bulunduğunu, genel kurul sonrası alınan yönetim kurulu kararının da usulsüz olduğunu, verilen sürenin yetersiz bulunduğunu, genel kurulda alınan diğer kararların da kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğunu ileri sürerek, 15/02/2024 tarihli genel kurulda 3-4-5 ve 6. maddeler altında alınan kararların iptali ile 24/01/2024 ve 02/03/2024 tarihli yönetim kurulu kararlarının iptalini/butlanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, genel kurulda alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına uygun olduğunu, müvekkilinin acil sermaye ihtiyacının bulunduğunu, kredi kullanıldığını, sermayesini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, yatırımlarının olduğunu, iddiaların yersiz bulunduğunu, davacının, gerek sermaye artırımı gerekse şirketin bilançoları ile diğer bilgilerine vakıf olduğunu, yönetim kurulu kararlarında da bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. KANITLAR: Davalı şirketin ticaret sicil dosyası örneği celp edilmiştir.

15/02/2024 tarihli genel kurul toplantı tutanağı ve eklerinin örnekleri getirtilmiştir. Dava konusu yönetim kurulu karar örnekleri sunulmuştur. Yazışmalar, bağımsız denetim raporu, faaliyet raporu vs. örnekleri ibraz edilmiştir. Davalının dava dışı kişilerle yaptığı sözleşme ve yatırım bilgileri sunulmuştur.

YMM, enerji uzmanı ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi kurulundan rapor alınmış, düzenlenen raporda; davacının, davalının ortağı olduğu, diğer hakim ortağın tüzel kişi bulunduğu, 15.02.2024 tarihinde genel kurulun yapıldığı, davanın 08/03/2024 tarihinde ikame edildiği, genel kurulun 3. gündem maddesinde finansal tabloların kabul edildiği, 4.maddesinde faaliyet raporunun ve yönetim kurulunun ibrasına ilişkin karar alındığı, 5. maddesinde bağımsız denetçi atanmasına karar verildiği, 6. maddesinde de sermaye artırımına ilişkin esas sözleşmenin değiştirilmesi yönünde karar alındığı, işbu kararların iptalinin talep edildiği, çağrı usulü bakımından TTK'nın 414. maddesi ile 453. maddesine ilişkin olarak davalı yönetim kurulunun 24/01/2024 tarihli kararı aldığı, gündemi belirlediği, bu kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetes'inin 29/01/2024 tarihli nüshasında yayınlandığı, 2 defa ortakların mail yoluyla ve davacıya ayrıca PTT kanalı ile gönderildiği, yine bu gönderilerde finansal tablolar, faaliyet raporu ve bağımsız denetim raporunun gönderildiğinin anlaşıldığı,

TTK'nın 453.maddesi uyarınca sermaye değişikliğine ilişkin ana sözleşmenin tadil edilen maddesinin eski ve yeni şeklinin ilanda gösterilmesi gerektiği, gösterilmediği, bu hususta takdirin mahkemeye ait olduğu, genel kurul kararının iptalini isteme koşullarının TTK'nın 446. maddesinde etraflıca düzenlendiği, davacının iptalini talep ettiği genel kurul kararlarına karşı muhalefet şerhlerini yazdırmadığı, karşı oy kullandığı, genel kurul toplantı nisabında ve kararların oy çokluğuyla alınmış olması karşısında ana sözleşmeye aykırı bir yön tespit edilmediği, rüçhan hakkına ilişkin 02/03/2024 tarihli 24/2 sayılı yönetim kurulu kararının, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nin 05/03/2024 tarihli nüshasında ilan edildiği, sermaye artırımın bir çok nedeninin olabileceği, iç kaynaklardan ve dış kaynaklardan sermaye artırımı yapılabilmesinin mümkün bulunduğu, sermaye artırım kararının 3 ay içerisinde tescilinin yapıldığı, defter ve kayıtların usulüne uygun tutulduğu, ortakların pay durumunun tespit edildiği, mali durumun incelendiği, davalı şirketin 3 yıllık gelir tablosu incelendiğinde mevcut haliyle zarar etmekte olduğu ve bu zararın arttığı, kaydi varlıklarının borçlarını ödemeye yetmediği, borca batık hale geldiği, banka kredi borçlarının ödemelerinin ertelendiği, davalının vergi ve SGK primlerini geç ödediği, esasen hakim ortak ... Tarım ve Hayvancılık A.Ş tarafından yapılan ödemelerle finanse edildiği, 30/06/2024 tarihi itibariyle bu ortağın 53.383.018,84 TL alacağının oluştuğu, kısa ve uzun vadeli borçların arttığı, kredi sözleşmeleri başta olmak üzere diğer sözleşmelerin incelendiği, enerji alanında faaliyet gösterdiği, sermaye artırımının esasen yerinde olup olmadığı hususunun değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğu yönlerinde görüş bildirmişlerdir.

GEREKÇE

Dava, anonim şirket yönetim kurulu ve genel kurulu kararlarının iptali ve/veya butlanı istemine ilişkindir.

Somut uyuşmazlıkta davacının, davalı şirketin ortağı olduğu, davalı anonim şirketinin davacı dışında ... Tarım ve Hayvancılık A.Ş dışında başka bir ortağının daha bulunduğu, bu kişiler dışında başka ortağın olmadığı, davalı yöneticilerinin ortak olmayan .... ... .... ile ortak ... Tarım ve Hayvancılık A.Ş bulunduğu, bu tüzel kişilik adına hareket edecek kişinin Gamze Önsoy Güngör olarak belirlendiği, enerji alanında faaliyet gösterdiği, 15/02/2024 tarihinde olağan genel kurulunun yapıldığı, öncesinde davaya konu 24/01/2024 tarihli yönetim kurulu kararının alındığı, genel kurul toplantısının yapılması ve gündem belirlenmesine ilişkin bu kararda diğer hususların yanında 15.768.00 TL olan sermayenin tescil tarihinden önce nakit olarak 44.232.000,00 TL artırılmak üzere 60.000.000,00 TL'ye çıkarılmasına yönelik karar da alındığı, sözleşme değişikliği mahiyetindeki bu karara ilişkin olarak önceki metin ve sonraki metin şeklinde bir ayrım yapılarak kararın alınmadığı, alınan bu kararın ortaklara tebliğ edildiği, TSG'de ilan edildiği, toplantının gerçekleştirildiği, davacının vekaleten katıldığı, diğer ortağın temsilcisi sıfatıyla katılımının sağlandığı, genel kurulun 3. maddesinde finansal tabloların, 4. maddesinde faaliyet raporu ile ibranın, 5. maddesinde bağımsız denetçi atanmasının, 6. maddesinde de sermaye artırımına ilişkin kararlar alındığı, bu kararlara karşı davacının ret oyu kullandığı, oy çokluğuyla kararların alındığı, davacının sermayenin artırımına ilişkin olarak 6. maddenin görüşülmesi sırasında beyanını sunarken muhalefet şerhini koyduklarını açıklayıp sonra oylamanın yapıldığı ve karşı oyu sonrasında oy çokluğuyla kararın alındığı, genel kuruldan sonra 02/03/2024 tarihli yönetim kurulu kararı alınarak rüçhan hakkının kullanılmasıyla ilgili olarak 15 günlük süre verildiği, bu kararın TSG'de ilan edildiği ve davacının davasını da 08/03/2024 tarihinde ikame ettiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.

Çekişme, davacının ortağı bulunduğu davalı anonim şirketin 24/01/2024 tarihli yönetim kurulu kararı, 15/02/2024 tarihli genel kurulda 3., 4., 5. ve 6. maddeler altında alınan kararlar ile 02/03/2024 tarihli yönetim kurulu kararının kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı, iptali ve/veya butlanı gerektirir durumlarının bulunup bulunmadığı yönlerinde toplanmaktadır.

TTK'nın 553. maddesine göre genel kurul esas sözleşmenin değiştirilmesi için toplantıya çağrıldığı takdirde; aynı Kanunun 333. maddesi uyarınca Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın izninin alınmasının gerekli olduğu şirketlerde izni alınmış, diğer şirketlerde, yönetim kurulunca karara bağlanmış bulunan değişiklik taslağının, değiştirilecek mevcut hükümlerle birlikte 414. maddenin 1. fıkrasının 1. cümlesinde belirtildiği şekilde ilanı gerekir. Genel kurulun kararına 421. madde de ön görülen nisaplar uygulanır. TTK'nın 414/1. maddesinde de genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve TSG'de yayınlanan ilanla çağırılır. Bu çağrı ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleri ile önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli taahhütlü mektuplar bildirilir. 6102 sayılı TTK'nın 445. maddesi uyarınca anılan Kanunun 446. maddesinde belirtilen kişilerin kanun, esas sözleşme ve özellikle dürüstlük kurallarına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabileceği hüküm altına alınmıştır.

446.maddesinde de iptal davası açabilecek kişiler belirtilmiş olup, bu kişiler; toplantı da hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten veya toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın, çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasına etkili olduğunu ileri süren pay sahiplerinin iptal davası açabileceğini düzenlenmiştir.

Doktrinde muhalefet şerhine ilişkin kısmın sert bir şekilde uygulanmasının hak kaybına neden olduğu düşünülmekle birlikte, Yargıtayın istikrarlı uygulaması uyarınca, oylamada karşı oy vermenin salt dava açılması için yeterli olmadığı yönündedir. Ayrıca, ya madde altına ya da tutanak sonuna ya da tutanağa belirtilmek sureti ile yazılmış muhalefetin genel kurul tutanağına eklenmesi sureti ile yapılmasının iptal davası açma hakkının şartı olduğu kabul edilmektedir. Öte yandan, genel kurul toplantısında, ilgili maddenin görüşülmesi sırasında oylamadan önce, maddeye karşı görüş bildirmek, başka bir ifade ile oylamadan önce peşin muhalefet etmek de yeterli değildir. Oylama sonrasında, karşı oy kullanıldığının ve muhalefet edildiğinin tutanağa geçirilmesi veya bu yöndeki muhalefetin tutanağa ekletilmesi zorunludur. 6102 sayılı TTK'nın 436/2. maddesi uyarınca şirket yönetim kurulu üyeleri ile yönetimde görevli imza yetkisine haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerine ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy hakkını kullanamazlar. Ancak, toplantıya katılabilirler. Yine, anılan Kanunun 558. maddesi uyarınca, ibra kararı genel kurulun yetkileri arasındadır. İbra, genel kurulda ayrıca ve açıkça bir gündem maddesi olarak görüşülebildiği gibi bilançonun onaylanması suretiyle zımni olarak da karara bağlanabilir. Zımni ibranın söz konusu olabilmesi için, gündemde ibraya ilişkin bir madde bulunmaması ve bilançonun onaylanmasına ilişkin karar alınırken de ibra anlamına gelmeyeceği yönünde bir açıklığa yer verilmemesi gerekir. Zira, gündemde ayrıca ibraya ilişkin bir madde varsa, bu durum genel kurulun iradesinin bilançonun onaylanması ile zımni ibra kararı yönünde olmadığını gösterir. Şayet, ayrı bir ibra gündem maddesi var ise, yönetim kurulu üyelerinin bilançonun onaylanması, mali tabloların görüşülmesi ve diğer finansal kararlarda, oy kullanmasına engel bir durum yoktur. Ancak, zımni ibra olabilecek finansal tablolar ile bilançonun onaylanması maddesinin görüşülmesinde oy kullanma yasağı devreye girecektir.

Yönetim kurulu kararlarının butlanı ve/veya yokluğunun tespiti, yargısal kararlarla kabul edilmekteyken, 6102 sayılı Kanunun 391. maddesiyle ilk defa pozitif bir temele kavuşturulmuştur. Anılan düzenlemeye göre, sayılan haller başta olmak üzere koşulları oluştuğunda yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden talep edilebilir. Özel düzenlemeler hariç (örneğin TTK'nın 460. maddesi), yönetim kurulu kararlarının iptali hususu ayrıca ve açıkça mevzuatımızda hükme bağlanmamıştır.

TTK'nın 461/3.maddesi uyarınca yönetim kurulu yeni pay alma hakkının kullanılabilmesinin esaslarını bir karar ile belirleyeceği ve bu kararda pay sahiplerine en az 15 gün süre verileceği, bu kararın tescili ve TSG'de ilan edileceği ve ayrıca şirketin internet sitesine konulacağını düzenlemiştir.

Somut uyuşmazlıkta davacı, ortağı bulunduğu davalı şirketin 24/01/2024 tarihli ve 02/03/2024 tarihli yönetim kurulu kararlarının iptali ve/veya butlanını talep etmiştir. Dava konusu 24/01/2024 tarihli ve 1 numaralı yönetim kurulu kararında toplantı ve karar nisabında mevzuata aykırılık tespit edilmemiştir.

TTK'nın 391. maddesindeki hallerin varlığı da belirlenmemiştir. Ancak,

TTK'nın 453. maddesine uygun olarak sözleşme değişikliği niteliğindeki sermaye artırımı kararıyla ilgili olarak ana sözleşmenin eski ve oluşacak yeni metinleri bu kararda gösterilip TSG'de ilan ettirilmemiştir. Salt sermaye artırımına ilişkin açıklamaya yer verilmiştir. Bu eksiklik, yönetim kurulu kararının batıl olması ve/veya iptalini gerektirir bir durum değildir. Çağrıya ilişkin bir eksiklik niteliğindedir. Dolayısıyla, butlanı ve/veya iptali gerektirir bir yönü yoktur. Koşulları olduğu takdirde, toplantıya katılmayan ortağa iptal davası açma hakkı verebilir. Dava konusu olayda da davacı, genel kurula katılmıştır. O halde, bu yönetim kurulu kararının iptali ve/veya butlanı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Genel kurulda alınan kararların iptali istemine gelince; davacının ortaklık sıfatını koruduğu ve hak düşürücü süre içerisinde işbu davasını açtığı sabittir. Genel kurulun toplantı nisabında mevzuata aykırılık tespit edilmemiştir. Tüm ortaklar toplantıya katılmıştır. Dava dışı hakim ortak, yönetim kurulu üyesidir. İbra maddesi ile finansal tabloların görüşülmesi, ayrı madde olarak belirlendiğinden finansal tabloların oylamasında hakim ortağın oy kullanmasında kanuna ve sözleşmeye aykırı bir yön tespit edilmemiştir. Davacı da salt karşı oy kullanmış, muhalefetini ayrıca ve açıkca yazdırmamıştır. Dolayısıyla genel kuruldaki alınan 3 nolu kararın iptali isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 4 nolu kararda faaliyet raporu ile ibra görüşülmüş olup, anılan bu karardaki faaliyet raporunun kabulünde yine hakim ortak yöneticinin oy kullanmasında usulsüzlük tespit edilmemiş, davacı karşı oy kullanmasına rağmen muhalefetini belirtmemiş, ancak bilirkişi kurulu raporunun aksine, iki ortak olduğu, davacının ibrada karşı oy kullandığı, dava dışı yönetici kendi ibrasında oy kullanamayacağından ibra kararının karar sayısı itibariyle geçersiz olduğu, başka bir anlatımla yönetimin ibrasına ilişkin 4 nolu kararın karar nisabı itibariyle batıl olduğu sonucuna varılmış, davacının bu yönüyle davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, 5 nolu kararda da toplantı ve karar nisabının yerinde olduğu, alınan kararda bir usulsüzlük bulunmadığı gibi davacının salt karşı oy kullandığı ve muhalefetini açıkça yazdırmadığı sonucuna varıldığından, bu kararın iptali isteminin de reddi yönünde hüküm kurulmuştur. 6 nolu sermayenin artırılmasına ilişkin kararda da toplantı ve karar nisabında bir usulsüzlük görülmemiştir. Her ne kadar davacı karşı oy kullanmakla birlikte muhalefetini oy kullanmadan önce, başka bir ifadeyle peşin bildirdiğinden, oylama sonunda tekrar muhalefetini ayrıca ve açıkça yazdırmadığından, bu karara karşı da dava açma hakkı olmadığı, kaldı ki alınan kararda da sermaye ihtiyacı bulunduğu ve davacıyı zararlandırma amacı taşımadığı sonucuna varılmıştır.

02/03/2024 tarihli yönetim kurulu kararının alınması, tanınan süre ve yapılan işlemlerde de gerek kanuna gerekse sözleşmeye aykırılık tespit edilmemiş, bu kararın iptali veya butlanına gerektirir bir durum görülmemiş, davacının bu yönetim kurulu kararının iptali ve/veya batlanı isteminin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının davasının kısmen kabulüne, davalının 15/02/2024 tarihli genel kurulunda yönetimin ibrasına ilişkin 4 numaralı kararın batıl olduğunun tespitine, diğer istemlerin reddine,

2.Mahkememizce tesis edilen 18/03/2024 tarihli ihtiyati tedbirin kaldırılmasına,

3.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

4.Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen talep yönünden hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6.Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddedilen talepler yönünden hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

7.Davacı tarafça yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 1.490,00 TL posta/tebligat gideri ile 24.000,00 TL bilirkişi ücretinden ibaret toplam 25.917,6‬0 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre taktiren 1/2 oranında hesaplanan 12.958,8‬0 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

8.Davalı tarafça yapılan 400,00 TL posta giderinden ibaret yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre taktiren 1/2 oranında hesaplanan 200,0‬0 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,

9.Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davalı şirket yönetim kurulu üyeleri .... .... .... .... ve taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 27/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.