Esas No
E. 2023/3628
Karar No
K. 2025/4004
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2023/3628 E.  ,  2025/4004 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/1838 E. 2022/2555 K.
SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM: Beraat hükmü kaldırılarak mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret

İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Pazar (Rize ) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2022 tarih, 2020/284 Esas, 2022/188 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

2.Hükmün tarafından istinaf edilmesi üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince duruşma açılarak 19.12.2022 tarih, 2022/1838 Esas, 2022/2555 Karar sayılı kararı ile beraat hükmü kaldırılarak sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 52/2, 51/1-3-7-8. Maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.04.2023 tarih, 2023/15621 nolu esastan ret ile onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 19.05.1998 tarihli ve 3148 sayılı kararı ile tescil edilen doğal sit alanında içerisinde kalan Ardeşen ilçesi Şenyamaç Köyü sınırlarında ve Fırtına Deresi içerisinde kalan alanda yetkili kurumlardan izin almaksızın yaklaşık 1,5 metre yükseklikte beton yapının üzerine 10x5 metre ebatlarında demir saç ile kapalı ahşap yapı yapmak suretiyle doğal sit alanında inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu olayda; Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 27.10.2022 tarihli 2021/4329 esas, 2022/7540 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; "2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete'de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;

Dolayısıyla, sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;

Diğer yandan, taşınmaz bir varlığın korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olarak tescil edilmesinin ya da bir bölgenin, doğal, tarihi ve kültürel özellikleri nedeniyle sit alanı olarak belirlenmesinin, taşınmazın veya bölgenin özel bir statüye tabi tutulması gerektiği ve taşınmaz üzerinde ya da bölge içerisinde keyfi uygulamalarda bulunulamayacağı anlamına geldiği, bu bakımdan kural olarak, 6498 sayılı Kanun değişikliği sonrası tebliğ - yayım - internette duyuru; anılan değişiklik öncesi ise şerh - ilan yöntemleri ile taşınmazın ya da bölgenin tescilinden ilgililerin haberdar olmalarının sağlanacağı;

Bununla birlikte, Türk Medeni Kanununda yer alan “iyi niyet” kuralının genel bir hukuk ilkesi olarak kabul edilip, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suç tiplerine yönelik sübut değerlendirmesinde de dikkate alınmasının zorunlu olduğu, başka bir deyişle, 6498 sayılı Kanun değişikliği öncesinde yapılan tescil işlemleri yönünden, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde şerh bulunmayıp, tescil kararı mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmemiş olsa dahi, failin, taşınmazın ya da bölgenin tescilinden haberdar olduğuna dair beyanının göz ardı edilemeyeceği, zira, maliki olduğu veya kullandığı taşınmazın korunması gerekli nitelik taşıdığını ya da sit özelliğiyle bölgesel bazda koruma altına alınan bir alanda bulunduğunu bilen kişinin, taşınmaz üzerinde dilediği zaman dilediği şekil ve kapsamda uygulama yapamayacağını, taşınmazın ya da bölgenin özel statüsünün mümkün kıldığı ölçüde, kamu kurumlarınca yürütülecek izin prosedürü çerçevesinde inşai ve fiziki müdahalelerde bulunabileceğini de bilmesi gerektiği, yapı ya da bölge bazında tescil kararından haberdar olduğu halde, ilgili kurumlara başvurarak, gerçekleştirmeyi düşündüğü inşai uygulamaya yönelik izin almayıp keyfi hareket eden kişinin iyi niyetinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla, taşınmazın ya da bölgenin niteliğini bilerek izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunan ya da başlangıçta bilmeyip, kamu görevlilerince düzenlenen zabıt ve tutanaklar ile durumu öğrendiği halde müdahalesine devam eden failin, hukuki koruma altına alınamayacağı; Ayrıca, hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilen fiiller bakımından da failin iyi niyetinden bahsetmenin mümkün bulunmadığı, başka bir deyişle, Dairemizce incelenen dosyalarda sıkça karşılaşıldığı gibi, hazineye ait veya devletin hüküm ve tasarrufundaki taşınmazlar üzerinde inşai ve fiziki müdahale yapılması durumunda, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmemesinin sonuca etkili olmayacağı, zira bu halde failin, maliki olmadığı veya hukuka uygun şekilde yararlanma hakkını elde etmediği taşınmaza müdahalede bulunduğunu ve fiilinin hukuki korumadan yoksun olduğunu bildiğinin kabulü gerektiği, hukuka aykırı zeminde gerçekleştirilen inşai ve fiziki müdahaleler yönünden ilan kuralı aranmasının, hayatın olağan akışına ve mantık ilkelerine de uygun düşmediği."

Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 19.05.1998 tarihli ve 3148 sayılı kararı ile tescil edilen doğal sit alanında kalıp, Fırtına Deresi kıyısında izinsiz inşaat yaptığı iddiasıyla hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açılan sanığın savunmasında, dava konusu yapıyı 15 sene önce rahmetli babasının yaptığını beyan etmiş ise de, inşaat bilirkişinin raporu ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, doğal sit alanı içerisinde kalan ve devletin hüküm ve tasarrufundaki taşınmaz üzerinde inşai ve fiziki müdahalede bulunan sanığın savunmasının aksine dava konusu yapının yakın tarihli yapıldığının anlaşılması karşısında, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmeyerek sanığın eylemine uyan 2863 sayılı Yasa'nın 65/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle beraat hükmü kaldırılarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

2.İlk derece mahkemesince mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan inşaat bilirkişi raporunda; dava konusu yapının yaşı ile ilgili değerlendirmede, keşif esnasında ahşap taşıyıcı elemanların ve çatı elemanlarının yeni durumda olduğunun tespit edildiği, taş duvarlar üzerine dökülen betonarme döşemenin yıpranmamış olduğu, yakın zaman içerisinde inşa edildiği, hava fotoğrafında yapılan incelemede, HGM Ortofotoda (2013) zeminde inşa edilen taş duvarların, Google Earth Pro uygulamasında 05.03.2020 tarihli uydu fotoğrafında ise, beton zemin gözükmekte olduğu, buna göre ahşap yapının da bu tarihten sonra yapıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Pazar(Rize) 3.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete'de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunu 5237 sayılı Kanun 6498 sayılı Kanun 3148 sayılı kararı ile tescil edilen doğal sit alanında içerisinde kalan Ardeşen ilçesi Şenyamaç Köyü sınırlarında ve Fırtına Deresi içerisinde kalan alanda yetkili kurumlardan izin almaksızın yaklaşık 1,5 metre yükseklikte beton yapının üzerine 10x5 metre ebatlarında demir saç ile kapalı ahşap yapı yapmak suretiyle doğal sit alanında inşai ve fiziki müdahalede bulunduğu olayda; Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 27.10.2022 tarihli 2021/4329 esas, 2022/7540 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; "2863 sayılı Kanunu 2863 sayılı Kanun 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu CMK md.304/1 K2863 md.65 K3148 md.65/1 K6498 md.65 K3148 md.7 K5271 md.289/1 CMK md.289/1 K2863 md.8 K5271 md.298/1 K5271 md.302/1 K5271 md.304/1 CMK md.298/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog