Danıştay 13. Daire Başkanlığı
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/923 E. , 2024/5864 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
(... Vergi Dairesi Başkanlığı)
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ...sayılı kararı ile verilen 250.000,00-TL idari para cezasının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsili amacıyla davacı şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı şirket adına ... tarih ve ...sayılı Kurul kararıyla 250.000,00-TL idari para cezası verildiği, bu idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 23/09/2014 tarih ve E:2009/1875, K:2014/2967 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bu kararın kanun yolları aşamalarından geçerek 21/02/2019 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından, 7164 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değiştirilen, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinde lehe düzenleme yapıldığı iddiasında bulunulmakta ise de; bu iddianın idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada dinlenilmesi ve değerlendirilmesinin mümkün olduğu, kesinleşen ve ödenmeyen bir kamu alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrine karşı açılan işbu davada, böyle bir iddianın dinlenilmesine olanak bulunmadığı, zira, ödeme emrinin Mahkemece iptalinin ancak böyle bir borcun olmadığı, kısmen ödendiği ya da zamanaşımına uğradığının ortaya konulması halinde mümkün olabildiği; bu durumda, yargı kararı ile kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, 7164 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin değiştirildiği, söz konusu yeni düzenleme ile, idari para cezasının tesisinden önce, Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller için ilgilisine ihtar yapılması şartının getirildiği, dava konusu işlemin dayanağı olan fiilin de niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller arasında sayıldığı, bu fiiller yönünden ihtar şartı getiren lehe düzenlemenin kendilerine de uygulanması, bu halde borcun dayanağı tamamen ortadan kalkmış olacağından tahsilat aşamasından önce gerçekleşen bu durumun "böyle bir borcun olmadığı" iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 03/07/2024 tarih ve 32591 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 161 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 18. maddesiyle, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin Onikinci Bölümü'ne eklenen Geçici 2. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği 01/09/2024 tarihi itibarıyla vergi dairesi başkanlıklarının, bulundukları ilin adı ile Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı defterdarlık olarak görevlerine devam edeceği kuralına yer verildiğinden kapatılan Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı yerine Ankara Defterdarlığının hasım mevkiinde olduğu görülerek dosyanın incelenmesine geçildi.
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirkete... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla 250.000,00-TL idari para cezası verilmiş, anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada Dairemizce davanın reddi yönünde verilen 23/09/2014 tarih ve E:2009/1875, K:2014/2967 sayılı kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 08/02/2017 tarih ve E:2015/1002, K:2017/454 sayılı kararıyla temyiz başvurusunun reddine karar verilmiş, bu karara yönelik kararın düzeltilmesi istemi ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/02/2019 tarih ve E:2017/2243, K:2019/727 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Ardından, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun ... tarih ve ... sayılı yazısıyla "bahse konu idari yaptırım kararının kesinleşmiş olması nedeniyle" söz konusu idari para cezasının 6183 sayılı Kanun hükümleri gereğince tahsil edilmesi Ankara Vergi Dairesi Başkanlığından istenilmiştir. Bunun üzerine anılan idari para cezasının tahsili amacıyla davacı şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 33. maddesi ile, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesi, "İdari yaptırımlar; tedbirler, lisans iptalleri ve idarî para cezalarından oluşur. (...) Bu Kanuna göre idari yaptırımlar aşağıdaki usulde yürütülür:
a)Lisans sahibi kişiler hakkında bu Kanuna, ikincil mevzuata veya lisans hükümlerine, Kurul kararlarına aykırı davranılması halinde; Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller için ilgilisine Kurum veya Kurumca yetkilendirilen kuruluşlar tarafından, otuz gün içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi halde hakkında geçici durdurma yapılabileceği ihtar edilir. Verilen ihtar süresi sonunda mevzuata aykırı durumu devam ettirenlerin ilgili piyasa faaliyeti altmış gün süre ile geçici olarak durdurulur. Niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiilin tespit tarihinden itibaren iki yıl içerisinde tekrar edilmesi halinde ise ihtar işlemi uygulanmaksızın ilgili piyasa faaliyeti altmış gün süre ile geçici olarak durdurulur. Geçici durdurma süresince, tehlikeli eylemin veya kötüniyetin veya ürünlerde zarar oluşmasının önlenmesi ile faaliyetin durdurulmasına neden olan durumun ortadan kaldırılmasına ilişkin faaliyetler dışında hiçbir piyasa faaliyeti yapılamaz. Geçici durdurma süresi sonunda da tespit edilen aykırılıklar giderilmezse, faaliyetin durdurulmasına devam edilerek soruşturma başlatılır ve gerekli idari yaptırımlar uygulanır. (...)" şeklinde değiştirilmiştir. 7164 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. maddede, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olan ve Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiiller için, 20. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen ihtar yapıldıktan sonra sonucuna göre gerekirse idari soruşturma başlatılarak yaptırımlar uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce lisansı sonlandırılan veya iptal edilenler hakkında düzeltme imkânı bulunan fiiller için herhangi bir idari işlem tesis edilmez.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kurul kararına bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idari para cezaları, işlenen fiil için bu Kanunla birlikte daha düşük bir idari para cezası uygulanmasının öngörülmesi hâlinde, ilgili vergi dairesince 19. maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgari maktu hadden tahsil edilir. Kısmen veya tamamen tahsil edilen idari para cezaları iade edilmez." kuralına yer verilmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği;
3.maddesinde, bu Kanun'un, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idari yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhal uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında da, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan mevzuatın incelenmesinden, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca ilgililere verilen idari para cezalarının takip ve tahsilinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, anılan Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca ceza verilmesinin dayanağı kuralın yürürlükten kaldırılması veya lehe düzenleme yapılması yoluyla ortaya çıkan yeni hukuki durumun tahsilat aşamasında dikkate alınması gerektiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesince "... davacı tarafından (7164 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değiştirilen) 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinde lehe düzenleme yapıldığı iddiasında bulunulmakta ise de; bu iddianın idari para cezasının iptali için açılan davada dinlenilmesi ve değerlendirilmesinin mümkün olduğu, kesinleşen ve ödenmeyen bir kamu alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrine karşı açılan işbu davada, böyle bir iddianın dinlenilmesine olanak bulunmadığı ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla reddedilmişse de; idari para cezasının hukuki anlamda kesinleşmesinden veya tahsil edilmesinden önce ceza miktarına yönelik mevzuatta bir değişiklik olması durumunda, idari para cezasının iptali gerekmemekle birlikte tahsil aşamasının lehe düzenlemeye uygun olarak yapılması, bu kapsamda, ödeme emrinin iptali istemiyle açılan işbu davada lehe kanunun varlığının tespitinin yargı organlarınca yapılması gerekmektedir. 7164 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önce, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde idari para cezaları, 20. maddesinde ise diğer yaptırımlar düzenlenmiş olup, idari para cezalarının da idari yaptırım oldukları hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte, 5015 sayılı Kanun'da idari para cezaları ile diğer yaptırımlar farklı usul ve esaslara bağlanmıştır. Değişiklikten sonra ise 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan yeni düzenleme ile, idari yaptırımlar sayılmış ve idari para cezalarının da 20. maddedeki hükme tabi olacağı belirtilmiştir.
Bu itibarla, 19. maddede yer verilen idari para cezalarına ilişkin fiillerden Kurul tarafından belirlenen "niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olanlar" için otuz günlük süre içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi halde hakkında geçici durdurma yapılabileceğinin ihtar edileceğine ilişkin düzenlemenin, idari para cezaları yönünden cezalandırılmadan önce mevzuata aykırı davranışta bulunan kişi veya kişilere söz konusu aykırılığın ortadan kaldırılması için tanınmış bir imkan olduğu, bu yönüyle ihtarın kişinin cezalandırılabilmesine ilişkin bir ön şart teşkil ettiği ve anılan Kanun değişikliğinin failin lehine olduğu anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, yeni düzenlemede yer alan lehe kanun niteliğindeki ihtar müessesesinin davacıya uygulanıp uygulanmayacağı noktasında değerlendirme yapıldığında;
Dava konusu ödeme emrinin dayanağı ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, lisansının özel hükümler bölümünde benzin depolama tankı olarak kayıtlı bulunan tankın, lisans tadili yapılmaksızın motorin depolama tankı olarak kullanıldığının tespit edildiğinden bahisle tesis edilmiştir.
Davacı tarafından, ... tarih ve... sayılı Kurul kararı ile belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller listesinin 7. sırasında yer alan "Depolama faaliyetinde bulunan lisans sahibinin tanklarına ve ticaretine ilişkin verileri Kuruma sunmaması" fiilinin, dava konusu ödeme emrinin dayanağı ... tarih ve ... sayılı Kurul kararında belirtilen fiili kapsadığı iddia edilmekte ise de, "lisansının özel hükümler bölümünde benzin depolama tankı olarak kayıtlı bulunan tankın, lisans tadili yapılmaksızın motorin depolama tankı olarak kullanılması" fiilinin, niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller ile uyuşmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bahse konu lehe düzenlemenin davacı şirkete uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu ödeme emrinin dayanağı Kurul kararında 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca verildiği belirtilen ceza miktarında, anılan maddede 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle yapılan değişiklik ile de lehe bir düzenleme yapılmamıştır.
Bu itibarla, kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen söz konusu kamu alacağının davacı şirketten tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın yukarıda belirtilen GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3.Temyiz posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.