Esas No
E. 2022/15887
Karar No
K. 2024/12497
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/15887 E.  ,  2024/12497 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/648 D.İş -2022/650 K.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ZMMS poliçesi bulunmayan motosikletin, yaya olan müvekkiline 22.08.2018 tarihinde çarpması sonucunda yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde ZMMS poliçesi bulunmayan motosiklet sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, dava öncesinde davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 12.01.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle talebini fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla 69.040,00 TL'ye, ıslah dilekçesiyle 111.829,45 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline gerekli evrak ile başvuru yapılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hükme esas teşkil edemeyeceğini, müvekkilinin sunduğu uzman görüşü ile davacının sunduğu maluliyet raporu arasında çelişki bulunduğunu ve bu nedenle Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin, ZMMS poliçesi bulunmayan aracın sürücüsünün kusuru oranında ve kaza tarihindeki ZMMS poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili aleyhine dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 69.040,40 TL'nin 27.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 9.775,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir.

IV. İTİRAZ

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılması gerektiğinden davacının buna yönelik itirazının kabulüne, ... savunmasında ve işbu itirazında başvuru sahibinin sürekli engellilik oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini ileri sürmesine ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından da aktüerya hesabının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmiş %5 sürekli engellilik oranına göre yaptırılmış olmasına ve başvuru sahibinin de bu hususa itirazının bulunmasına göre bu konunun re'sen ele alınması mümkün olmadığından, başvuru dosyası içinde bulunan ve sigortasız araç sürücüsünün başvuru sahibinin trafik kazasında yaralanmasıyla ilgili olarak yargılandığı Kadirli 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/475 esas sayılı dosyası için hazırlanmış 12.01.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre sigortasız araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş olduğundan ve faiz başlangıç tarihinin belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunamamasına göre davalının buna yönelik itirazlarının reddine ve başvuran lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden bunlara yönelik itirazların kabulü ile; davacının davasının kabulüne, 69.040,40 TL'nin 27.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının 08.07.2022 tarihli ikinci ıslah işleminin yapılmamış sayılmasına, davalı vekille temsil edildiğinden müterafik kusur indirimi dışında kalan reddedilen miktar yönünden 1.840,00 TL vekalet ücretinin başvuru sahibinden tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle ikinci kez dava değerinin artırılabileceğini, müvekkili lehine nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline gerekli evraklar ile başvuru yapılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, sürekli maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini , davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hükme esas teşkil edemeyeceğini, kusur raporu alınmadan karar verilemeyeceğini, müvekkilinin sigortası bulunmayan sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, müvekkili aleyhine dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1,8 teknik faiz yönteminin veya % 1.65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, davacı lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;

ZMMS poliçesi bulunmayan motosikletin, yaya olan davacıya çarpması sonucunda yaralanan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; davacı vekilince, dava dilekçesinde açıkça davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının ifade edildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK’nın Belirsiz Alacak Davası başlıklı 107. Maddesinde;”(1)Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkânsız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır. Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nın 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK'nın 176. ve devamı maddelerine göre bir kezde ıslah edebilir.

Dava dosyası açısından; dava HMK 107. Maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açılmış ve davacı vekili, vermiş olduğu bedel artırım dilekçesi ile alacağını fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 69.040,00 TL olarak artırmış ve tamamlama harcını yatırmıştır. Belirsiz alacak davası olarak açılan davada harcını yatırarak bedel artırma talebinde bulunulabilir. Ayrıca bundan bağımsız olarak HMK'nun 176. maddesi gereği ıslah yapmak hakkı da mevcuttur.

Davacı vekilince 08.07.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 111.829,45 TL olarak ıslah ettiği ve ıslah harcının da yatırıldığı görülmüştür. Davacının ıslah dilekçesindeki talebi dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken sadece bedel artırım dilekçesindeki talep gibi karar verilmesi ve ıslah dilekçesindeki talebinin dikkate alınmaması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

3.Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.

11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Davaya konu kazanın gerçekleştiği 22.08.2018 tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen 16.07.2021 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak düzenlenmediği anlaşılmaktadır.

Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

4.Dosya kapsamına göre, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, ZMMS poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a maddesinde düzenlenen yaya geçitlerine yaklaşırken hızını azaltmama kuralını ihlal ettiği, davacının ise Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 138/b maddesinde düzenlenen ışıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne alarak uygun zamanda geçme kuralını ihlal ettiğinin ifade edildiği görülmüştür.

Davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak Kadirli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/475 Esas sayılı dosyası üzerinden kovuşturma yapıldığı ve iş bu dosyada alınan kusur raporunda ZMMS poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Hakem Heyetince, herhangi bir kusur raporu alınmaksızın davalı ZMMS poliçesi bulunmayan motosiklet sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir.

Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma ve kovuşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,09.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.