3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: Müvekkile ait ... ... Şubesinde bulunan Seri numaraları aşağıda belirtilen 3 adet çeki ve ... Bankası A.Ş. ... Şubesinde bulunan Seri numaraları aşağıda belirtilen 7 adet çekinin toplamda 10 tane çekin zayii nedeniyle iptali ve karar sürecine kadar çekler için ödeme yasağı tedbirine ilişkin karar verilmesi talebidir. Müvekkilin lehtar olarak bulunduğu, keşide tarihini ve çek bedelini hatırlamadığı ... Bankasının ... Şubesinde bulunan seri numaraları aşağıda belirtilen 7 adet çek ve ... ... şubesinde bulunan seri numaralarıı aşağıda belirtilen 3 adet çek kaybolmuştur. ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı çek ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı çek, ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı çek, ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı çek, ... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı çek,... Bankası ... Şubes ... seri numaralı çek ,... Bankası ... Şubesi ... seri numaralı çek, ... ... Şubesi ... seri numaralı çek, ... Nurusomaniye Şubesi ... seri numaralı çek, ... ... Şubesi ... seri numaralı çekMüvekkil şirketin tüm çabalarına rağmen yukarıda seri numaraları belirtilen 10 adet çek bulunamamıştır.Çek müvekkilimizin yedinde bulunduğu sırada kaybolmuş bulunduğundan tahsilatı mümkün olmamakta ve bu durumda müvekkilimizin mağduriyetine neden olmaktadır. Müvekkilime ait rızası hilafına elinden çıkan çekin karşılığı bankadan tahsil edilme tehlikesi bulunmaktadır. Bu nedenle tedbiren ilgili çekler hakkında ödemeden men kararı verilmesi ve çeklerin iptali için iş bu davanın açılması zorunluluğu doğmuştur. Dava konusu çekin kötüniyetli üçüncü şahısların eline geçmesi ve vadesi geldiğinde muhatap banka tarafından karşılığının ödenmesi müvekkilin mağduriyetine neden olacaktır. Söz konusu çeklerin iptalini" talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK.nun 818/s maddesi yollamasıyla aynı yasanın 757 ilâ 764 maddelerine göre kaybolan çekin iptaline karar verilmesi talebine ilişkindir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/2755 Esas 2017/4927 Karar sayılı emsal mahiyetindeki ilamda özetle; "Davacı vekili, müvekkili şirketin yetkili müdürü ...’in ... Bankası ... Şubesine ait ... no.lu çeki boş olarak kaybettiğini, müvekkili şirkete ait belirtilen çekin ödenmemesi için bankaya müzekkere yazılmasına ve çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'nın 757/1 maddesine göre kıymetli evrakın iptalini ancak evrak üzerinde hak sahibi olan lehtar veya yetkili hamilin isteyebileceği, keşidecinin ise senet hamilinin ortaya çıkmasından sonra ancak menfi tespit veya istirdat davası açabileceği, davacının çek hamili sıfatı bulunmadığı, keşideci sıfatı ile kıymetli evrakın iptali davası açtığı, keşideci olan davacının kıymetli evrakın iptali davasını açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir." şeklinde karar verilmiştir. ... ve ... bankası A.Ş tarafından sunulan müzekkere cevaplarına göre davacı tarafından iptali istenilen çeklerin ve çek hesaplarının davacıya ait olduğu bildirilmiştir.
Davacı tarafından çeklere ilişkin görüntü sunulamamıştır. Bu bağlamda davacı tarafından her ne kadar çeklerin keşidecisinin ... olduğu ileri sürülse de bankalardan sunulan cevabi yazılarda çeklerin ve çekin bağlı bulunduğu hesabın sahibinin davacı şirket olduğu, dolayısıyla çekin keşidecisinin davacı şirket olduğu anlaşılmıştır. Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca çekin zayi nedeniyle iptalini ancak lehtar veya yetkili hamilin isteyebileceği dikkate alınarak davacının keşideci olması nedeniyle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
1.Davanın USULDEN REDDİNE,
2.Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davacı tarafça yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın ve teminatın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/06/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)