2. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4905
- Karar No
- 2025/2490
- Karar Tarihi
- 12.02.2025
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Malvarlığı
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
2. Ceza Dairesi 2023/4905 E. , 2025/2490 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I. Sanığın katılan ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede; Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
II. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm ile şikâyetçi ... ile şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere ve katılan ...'a yönelik başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükme dair yapılan incelemede,
Sanığın şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık eyleminin konusunun 7,90 TL değerindeki eldiven ile 95,00 TL olduğunun anlaşılması karşısında, adı geçen şikâyetçiye yönelik eyleminden kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinden indirim yapılması gerektiğine dair tebliğnamedeki bozma istemine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın inceleme konusu olan hırsızlık suçlarını işledikten sonra yakalanmasının akabinde şikâyetçi ...'ın kimlik bilgilerini içeren ve Emniyet Genel Müdürlüğü Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 14.01.2015 tarihli uzmanlık raporuyla iğfal kabiliyetine haiz olduğu tespit edilen sahte olarak düzenlenmiş olan nüfus cüzdanını kolluğa vermesi şeklindeki eylemlerinde, resmi belgede sahtecilik suçu ile birlikte başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluştuğunun anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki "sanığın tek suçtan cezalandırılması gerektiğine" yönelik bozmaya ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
1.Sanığın şikâyetçi ...'un sahibi olduğu Özlem Eczanesi isimli iş yerinden toplam 6,00 TL değerinde iki adet ilaç ile 94,00 TL'yi alarak olay yerinden ayrıldığının anlaşılması karşısında, kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinden uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini,
2.Şikâyetçiler ... ile şikâyetçi ...'ın 06.03.2015 tarihli celsede, zararlarının sanık tarafından giderildiklerini beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında, adı geçen şikâyetçilerden, zararlarının tam olarak ne zaman giderildiği sorularak sonucuna göre sanık hakkında bahsi geçen şikâyetçilere yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerde 5237 sayılı Kanun'un 168/1 veya 168/2. maddelerinden uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla cezalar tayini,
3.Sanığın inceleme konusu olan hırsızlık suçlarını işledikten sonra yakalanmasının akabinde şikâyetçi ...'a ait kimlik bilgilerini içeren ve Emniyet Genel Müdürlüğü Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 14.01.2015 tarihli uzmanlık raporuyla iğfal kabiliyetine haiz olduğu tespit edilen sahte olarak düzenlenmiş olan nüfus cüzdanını kolluğa ibraz etmesi şeklindeki resmi belgede sahtecilik eylemi ile başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması eyleminden kurulan hükümlerde, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması koşulları oluşmadığı hâlde, bahsi geçen suçlardan kurulan hükümlerde 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinden uygulama yapılmak suretiyle fazla cezalar tayini,
4.Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "..Seri Muhakeme Usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu 5237 sayılı Kanun'un 268/1. maddesinde tanımlanan suçun seri muhakeme usûlüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usûlünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı kısmen Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.