Esas No
E. 2024/3327
Karar No
K. 2025/2199
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

3. Hukuk Dairesi         2024/3327 E.  ,  2025/2199 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/236 E., 2024/477 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili; müvekkilleri ile davalı arasında 19 kat 184 bağımsız bölümden oluşan taşınmazın kiralanmasına ilişkin 09.08.2012 tarihli kira sözleşmesi bulunduğunu, davalı tarafça 30.04.2014 tarihli ihtar ile kira sözleşmesinin 09.05.2014 tarihinden geçerli olmak üzere tek taraflı olarak feshedildiğini, sözleşmenin (5.) maddesinde tahliye halinde yapılan tadilatların aynen bırakılması veya eski haline getirilmesi konusunda kiraya verenlere seçimlik hak tanındığını, bu nedenle müvekkilleri tarafından 21.05.2014 tarihli ihtarname ile tahliye sonrası kiralananın eski hale getirilmesine yönelik seçimlik hakkın kullanıldığının bildirildiğini, kiralananda esaslı değişiklikler yapıldığını, sözleşmede iki adet sedye asansörünün davacılar tarafından yapılacağı kararlaştırılmış ise de sözleşmenin en az on yıl boyunca devam edeceğine güvenerek bu şekilde bir sözleşmesel yükümlülük altına girdiklerini, iki adet sedye asansörünün yapımı için yedi adet bağımsız bölümün iptal edildiğini, sadece kiracının ihtiyacı için yapılan asansörlerin tahliyeden sonra kullanılmadığını ve halen sökülmediğini, asansörler bağımsız bölümler yok edilerek yapıldığından binanın tam anlamı ile kullanımına zarar verildiğini, eski hale getirme işlemleri, süre ve buna ilişkin masrafların belirlenmesine yönelik Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/82 D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulduğunu, söz konusu dosyada alınan bilirkişi raporunda, masrafın 1.502.000,76 TL ve eski hale getirme süresinin de altı ay olacağının belirlendiğini, iki adet asansörün kaldırılması için tadilat projelerine ihtiyaç olduğundan tüm imalatlar da göz önüne alındığında eski hale getirilmesi için altı aylık sürenin yeterli olmayacağını; ayrıca bu iki asansör için 484.886,24 TL faturalı harcama yapıldığını, bilirkişilerce hesaplanan 1.502.000,76 TL'ye bu bedelin de eklenmesiyle toplam 1.986.887,00 TL masraf gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, eski hale getirme bedeli olarak hesaplanan 1.502.000,76 TL ile sadece kiracının ihtiyacı için yaptırılan iki adet asansör bedeli olan 484.886,24 TL'nin eklenmesiyle toplam 1.986.887,00 TL'nin sözleşmenin fesih tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte ve altı aylık süreye karşılık gelen kira bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; 12.04.2016 tarihli dilekçe ile eski hale getirme süresi bakımından 1.897.261,41 TL talepte bulunarak, dava değerini 3.884.148,41 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili; dava konusu taşınmazın kiralanmasından sağlanacak amacın gerçekleştirilmesinin ve sağlık hizmeti sunumunun hukuki ve fiili olarak olağanüstü külfetli ve imkansız oluşu sebebiyle kiralanana ihtiyaç bulunmadığı ve sözleşme ilişkisinin devam ettirilmesinde kamu yararı bulunmadığı gözetilerek sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, delil tespiti dosyasındaki raporun hatalı olduğunu, taşınmazı temiz ve bakımlı şekilde tahliye ettiklerini, davacıların 100 aylık kira bedeline ilişkin cezai şart alacağı 39.978.750,00 TL üzerinden başlatılan icra takibine yapılan itiraz üzerine açılan davanın derdest olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece verilen 04.05.2016 tarihli kararla; davanın kabulü ile 1.986.768,41 TL'nin dava tarihinden, ıslaha konu olan 1.897.261,41 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1.Dairece verilen 16.10.2019 tarihli ilamla; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, " eski hale getirme süresi bakımından, davalının delil listesinde bildirdiği Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/1006 E. sayılı dosyası incelenmek suretiyle hükmedilen cezai şart alacağı kapsamı ve işbu dosyada hüküm altına alınan eski hale getirme süresine yönelik bedel yönünden inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle, mükerrer bir talep olup olmadığı tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği; hükmedilen asansör bedeline ilişkin sözleşmenin kalan süresi dikkate alınarak, süre ile orantılı masraf iadesine karar verilmesi gerekirken, masrafın tamamına hükmedilmesi de doğru olmadığı " gerekçesiyle, karar bozulmuştur.

2.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşmenin (12.) maddesi uyarınca davalının sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi nedeniyle kalan aylar kira bedeline ilişkin Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/1006 E. sayılı dosyası ile alacak talebinde bulunulduğu, Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinde yapılan ve kesinleşen yargılama ile davacılar lehine 15.816.585,00 TL cezai şart alacağına hükmedildiği, Mahkemece hüküm altına alınan cezai şart tutarının tadilat süresince mahrum kalınan kira yoksunluğu zarar tutarı 1.897.380,00 TL'nin mahsubu sonucunda karşılanmayan kira yoksunluğu zararının kalmayacağı, asansör bedeline ilişkin sözleşmenin kalan süresi ile orantılı olarak hesaplanan masrafın 400.031,15 TL olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 1.502.000,76 TL eski hale getirme bedeli ve 400.031,15 TL asansör bedeli olmak üzere toplam 1.902.031,91 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.

Davacılar vekili; asansör bedeline yönelik verilen karara karşı temyiz itirazı bulunmadığını, eski hale getirme süresine ilişkin kira bedeli talebinin reddinin doğru olmadığını, bozma ilamındaki hususun tartışılmadığını, alacak kalemlerinin birbirinden farklı olduğunu, bu durumun bozma sonrası dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, sözleşmeden kaynaklanan bir talep olduğunu, cezai şartın, asıl alacağa bağlı fer’i bir alacak olup herhangi bir zararın varlığından bağımsız olarak borçluya bir ceza olarak yükletilirken, eski hale getirme için tespit edilen 6 aylık süreye ilişkin alacak ise müvekkilleri aleyhine ... zararın tazmini olduğunu, cezai şart bedelinden de eldeki dava gerekçe gösterilerek indirim yapıldığını, mükerrerlik denetiminin diğer dosyada da yapıldığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.

Davalı vekili; devamında kamu yararı bulunmayan sözleşmenin feshedildiğini, kira bedeli hususunda da esaslı hataya düşülmesi nedeniyle 1 yıllık hak düşürücü süre içinde fesih hakkının kullanıldığını, kiralananın teslim alınmasından sonraki süreçte tahrip edilmiş olabileceğini, yapılan tadilatlara ilişkin davacıların rızası bulunduğunu, bilirkişi raporlarının yeterli olmadığını, faydalı masrafların değerlendirilmediğini, sözleşmeye göre asansörün eski hale getirilmesinin istenilemeyeceğini, binada yer alan bağımsız bölümlerin satış vs. konu edildiğini ve zilyetlik dava dışı 3. kişilere geçtiğinden eski hale getirme bedeli talep edilemeyeceğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, kira ilişkisinden kaynaklanan eski hale getirme bedeli ve bu süreye ilişkin kira kaybı istemine ilişkindir.

1.Mahkemece uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin mümkün olmadığı, mükerrerlik bakımından gerekçede yer verilen değerlendirmenin uygun bulunduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 332. maddesi uyarınca; yargılama giderlerine, bu kapsamda harca ilişkin hususlarda mahkemece re'sen karar verilir. Karar ve ilam harcı harçtan muaf olmamak koşulu ile davayı kaybeden tarafa yükletilmesi gereken bir harç türü olup, diğer yargılama giderlerine katılarak kabul/redde göre oranlanamaz. Harç konusu kamu düzenine ilişkin olup yargı mercilerince res'en dikkate alınır. Kamu düzenine aykırılık yönünden yapılan incelemede; Mahkemece, hüküm fıkrasının (2) nolu bendinde davalı Kurumun harçtan muaf olduğu belirtilmesine rağmen, (3) nolu bentte davacı tarafça yatırılan harçların davalıdan tahsiline karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 3. madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle;

1.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Mahkeme kararının hüküm fıkrasının harca ilişkin (3) nolu bendinde yer alan "Davacı tarafından yatırılan 33.947,97 TL harcın (12,80 TL başvuru harcı, 33.931,07 TL peşin harç, 4,10 TL vekalet suret harcı) davalıdan alınarak davacılara verilmesine, " ibaresi çıkartılarak yerine, " Davacılar tarafından başvuru , peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 66.344,36 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine," ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Fazladan alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.