Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/482
Karar No
K. 2025/417
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/482 Esas
KARAR NO: 2025/417
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/08/2024
KARAR TARİHİ: 28/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA VE TALEP :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -Müvekkili şirket ile davalı-borçlu şirketler arasında 01/04/2021 tarihinde sözleşme ilişkisinin kurulduğunu, taraflar bir süre ticari faaliyetleri devam ettikten sonra taraflar bir araya gelerek toplantı yaparak ticari ilişkinin sonlandırılmak istendiği ve aralarında daha evvel yapmış oldukları tüm anlaşmaları ve sözleşmeleri karşılıklı olarak feshetme kararı alarak 13/12/2023 tarihinde Fesih ve İbraname Protokolü hazırlayarak davalılar ... ve ... şirketlerinin, müvekkili şirkete 5.351.942,48 TL borcu olduğu protokole bağladıklarını, Protokolün 3 numaralı maddesinin 1.alt bendi gereğince 31/03/2024 tarihinde müvekkili ... şirketine 2.600.000 TL çek, 3 numaralı maddesinin 2.alt bendi gereğince 30/04/2024 tarihli 1.751.942,48 TL lik çek verileceğinin kararlaştırıldığı ve söz konusu çek teslim edildiğini, Protokol 3 numaralı maddesinin 3.alt bendi gereğince de bakiye 1.000.000 TL lik çekin 30/04/2024 tarihinde verilmesi gerekirken teslim edilmediği, Muaccel olan borcun ödenmemesi dolayısıyla davalı-borçlu şirketlerin temerrüde düştüğünden, davalılar aleyhine 24/05/2024 tarihinde .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların süresinde itiraz ederek takibin durduğunu, Taraflar arasında imzalanan protokol gereğince ödenmeyen para borcunun ifasında davalılar-borçluların kusurlu olduğu ve müvekkili şirket nezdinde ortaya çıkan zararın temerrüt faizi ile karşılanmasının mümkün olmadığını, Türkiye'nin, Haziran 2024 itibariyle %71,6'lık yıllık enflasyon oranıyla dünyada enflasyonun en yüksek olduğu 3. ülke olması gerçeği, paranın alım gücünün hızla düşmesi, hayat pahalılığının gün geçtikçe artması, kredi faizlerinin yüksek olması, piyasadaki nakit sermaye kullanımının azalması ve çekilen kredilerin taksit ödemesinde yaşanan zorluklar, ürünlerin nakit alımlarında uygulanan iskontolar, paranın değerlendirilmesi ile elde edilecek kazanç düşünüldüğünde temerrüt faizi ile müvekkilinin zararı karşılanamayacağını, bu sebeple oluşan MUNZAM ZARARIN bilirkişi marifetiyle belirlenmesini talep etiklerini, bu nedenlerle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, -asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı-borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tedbir kararı verilmesine, Temerrüde düşen davalılar-borçlular aleyhine gecikme tazminatı olarak icra takibinin başlatıldığı tarih olan 24/05/2024 tarihinden itibaren işlemek üzere temerrüt faizine hükmedilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 10.000 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan-borçlulardan alınıp müvekkili şirkete verilmesine karar verilmesini, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalılar-borçlular üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili davaya cevap dilekçelerinde özetle; Müvekkili ... Proje Yönetimi A.Ş. Ve ... Yönetim Hizmetleri A.Ş. ile davacı arasında imzalanan sözleşmelerin 13/12/2023 tarihinde "ibra" edilerek davacıya bu kapsamda 13/12/2023 tarihli protokolün 3 numaralı maddesinin 1.alt bendi gereğince 31/03/2024 tarihinde davacı ... şirketine 2.600.000 TL, protokolün 3 numaralı maddesinin 2.alt bendi gereğince 30/04/2024 tarihli 1.751.942,48 TL lik çekin teslim edildiğini, Davacının bu çekleri tahsil ederek ticari defterlerine işlediği, Davacının müvekkillerinden hem ödeme alıp hem de aynı konuda "ibra" protokolünü dayanak yaparak haksız ve mesnetsiz bir icra takibi başlattığı ve çek bedellerinin ödenmediğini iddia ettiği, Davacının tahsil ettiği çekleri, Müvekkilinden tekrar tahsil etmek istemesinin hukuki dayanağının olmadığı gibi, talep ettiği munzam zararın da hukuki dayanağının olmadığı borcun ödenmesi nedeniyle davacı şirketin herhangi bir alacağı bulunmamakta ve munzam zararının da olmadığını, ifade ederek, davanın reddi ile, ödenmiş çeklerin tekrar tahsilini isteyen davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

.... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı uyap dosyası, ticari defter ve kayıtlar, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE

Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, .... İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası kapsamında davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, miktarı hususlarındadır.

İlgili .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı uyap dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine fesih ve ibraname protokolünden kaynaklanan 1.000.000,00 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçluların yasal süresi içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.

İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Deliller toplandıktan sonra ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlemesi için dosya mali müşavir bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle;

Sonuç : a. - Davacı ticari defter kayıtlarında, davalılardan ... Yönetim Hizmetleri A.Ş.’ den protokol öncesi 4.026.036,50 TL alacak kaydının bulunduğu, b. -Davacının ticari defter kayıtlarında ... İnşaat ve Proje Yönetimi A.Ş. den protokol öncesi 2.342,353,57 TL alacak kaydının bulunduğu, c. - Davalı ... şirketinin, davacı ... şirketine protokol öncesi 3.893.310,70 TL borçlu olduğu kayıtlıdır. d.- Davalı ... şirketinin, davacı ... şirketine protokol öncesi 1.242.130,42 TL borçlu olduğu kayıtlıdır. e. - Taraflar arasında 13.12.2023 tarihinde Fesih Ve İbraname Protokolü yapılmıştır. Protokol ile ... ve ... arasındaki 16.03.2021 tarihli Sözleşme ile ... ve ... arasında 01.04.2021 tarihli Sözleşmedeki bakiyelerinde 13.12.2023 tarihi itibarı ile ... ve ...'un ...'ye borcu 5.351.942,48 TL olduğu hususunda protokol sulh ve ibra sözleşmesi düzenlenmiştir. f. - Davalılar, davacıya 4.351.942,48 TL ödeme yapmışlar, protokol borcu 1.000.000 TL kalmıştır. Taraflar arasındaki protokole göre Kalan 1.000.000 TL’ lik 30.04.2024 tarihli çek ise bu tarihe kadar teminat olarak ... bünyesinde tutulacağını, 30 Nisan 2024'e kadar Yüklenici bünyesinde çalışmış ve arabuluculuk ile çıkışları yapılmamış işçilerden herhangi hak talebi, alacak vs olmaması durumunda YÜKLENİCİ'ye teslim edileceği ve oluşacak hak talep var ise 1.000.000,00 TL tutarlı teminattan kesileceği konusunda anlaşılmıştır. Davacının, 30.04.2024 tarihine kadar davalı uhdesinde tutulacak teminatla ilgili dava dilekçesinde çalışanların bir talebi olduğuna ilişkin dosyaya herhangi bir evrak sunmadığı gibi, davalılar ... ve ... şirketi de çalışanların davacıdan herhangi bir haklarının olduğuna ilişkin dosyaya evrak sunmamışlardır. Taraflar 1.000.000 TL için evrak sunmadıklarından davacının, davalılardan protokol gereği bakiye 1.000.000 TL alacaklı olduğunun değerlendirilmesi gerekecektir. g. -Davacının, davalı aleyhine başlattığı icra takibinde, davalılardan 1.000.000,00 TL talep ettiği, yapılan incelemede davacının davalılardan 1.000.000 TL talep edebileceği ve bu alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %9 orandan başlayacak değişen oranlarda yasal faiz uygulanması gerekeceği, h. - Davacının munzam zarar talebinin yerinde talep olmadığı gibi, munzam zarar talebi ile ilgili olarak talebini net olarak açıklama yapması gerektiği..." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.

Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Taraflar arasındaki 13/12/2023 tarihli protokol gereği 13/12/2023 itibariyle davalıların davacıya 5.351.942,48 TL borcu olduğu belirtilmiş, Davalıların davacıya 4.351.942,48 TL ödeme yaptıkları alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.

Taraflar arasındaki protokole göre Kalan 1.000.000,0 TL'lik 30.04.2024 tarihli çekin ise bu tarihe kadar teminat olarak ... bünyesinde tutulacağını, 30 Nisan 2024'e kadar Yüklenici bünyesinde çalışmış ve arabuluculuk ile çıkışları yapılmamış işçilerden herhangi hak talebi, alacak vs olmaması durumunda yüklenici'ye teslim edileceği ve oluşacak hak talep var ise 1.000.000,00 TL tutarlı teminattan kesileceği konusunda anlaşılmıştır. Davacının, 30.04.2024 tarihine kadar davalı uhdesinde tutulacak teminatla ilgili dava dilekçesinde çalışanların bir talebi olduğuna ilişkin dosyaya herhangi bir evrak sunmadığı gibi, davalılar ... ve ... şirketi de çalışanların davacıdan herhangi bir haklarının olduğuna ilişkin dosyaya evrak sunmadıkları bu yönde bir savunmaları da olmadığı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle davacının, davalılardan protokol gereği bakiye 1.000.000,0 TL alacaklı olduğunun kabulü gerekmiş ve Davanın kabulü ile, Davalıların ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 1.000.000,0 TL alacağın %20'si olan 200.000,0 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2- Davacı vekilince 25/12/2024 tarihli celsede munzam zarar taleplerinden vazgeçildiği beyan edildiğinden bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın kabulü ile,

- Davalıların ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, -İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 1.000.000,0 TL alacağın %20'si olan 200.000,0 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

2.Davacı vekilince 25/12/2024 tarihli celsede munzam zarar taleplerinden vazgeçildiği beyan edildiğinden bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına,

3.Harçlar Kanununca alınması gerekli 68.310,00 TL ilam harcından peşin yatırılan 12.248,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 56.061,72 TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,

4.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,

5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 152.000,00 TL TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 12.248,28 TL peşin harç, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 175,00 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 17.350,88 TL yargılama giderlerinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleşitğinde davacıya iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/05/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog