13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendine ait iş makinası (kepçe) ile davalı firmaya oğlu ...'ın ... tarafında su arıza yapımında yaklaşık 2024 yılı Mayıs ayından 2024 yılı 8 Kasım'a kadar çalışması sonucu alacağının bir kısmının ödenmemesi ve alacağına karşılık çoz uzun vadeli çek verilmek istenmesi nedeniyle alacağını alamayan müvekkilinin fatura düzenleyip ödenmesini istediğini, alacağının işbu ödenmeyen kısmına yönelik faturaya dayalı alacağın ödenmesini bekleyen müvekkiline de karşı tarafın takip toplamı tutarında fatura kesip düzenleyerek muhasebecisine gönderdiğini, müvekkilinin muhasebeci süresi içinde faturaya itiraz etmeyi ihmal etmişse de müvekkilinin davalıda halen alacağı bulunmakta olup işin düzgün yapılmadığı yönündeki davalının davayı sürüncemede bırakmaya yönelik itirazlarının yersiz olduğunu, müvekkili şirketin alacağını talep etmek için borçlu şirketten defalarca şifahi olarak talepte bulunduğunu ancak bu taleplerin karşılanmadığını bunun üzerine müvekkilinin fatura alacağını işleme koyduğunu, borçlunun icra dosyasına dayanak olan faturalara itiraz etmediğini, sadece borcu olmadığını ve yetki itirazında bulunduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakmak görevi, Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar,
TTK'nın 4/1.maddesinin ilk cümlesinde tarif edilmiş olup, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davalarıdır. Mutlak ticari davalar ise tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır.
TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
Somut olayda; uyuşmazlığın kepçe çalışma işi kapsamında düzenlenen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup TTK'nın 4. maddesinde bu nitelikteki davaların mutlak ticari dava niteliğinde olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. O halde tarafların tacir olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda mahkememizce davacı yönünden tacir araştırması yapılmış olup ...'nün 20/02/2025 tarihli yazısı ile davacının tacir kaydının olmadığı bildirilmiştir. Aynı şekilde ...'nün 28/02/2025 tarihli yazısından davacının işletme esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş olup bilanço esasına göre defter tutmadığı görüldüğünden kendisini doğrudan tacir kabul etmek mümkün olmadığı anlaşılmış, bu nedenle söz konusu yazı ekinde dosyaya getirtilen gelir vergisi beyannameleri incelendiğinde, davalının alış satış miktarının tacir sayılmasını gerektiren miktarı aşmaması nedeni ile tacir sayılmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, davalı tacir ise de ticari ilişkinin karşı tarafı olan gerçek kişi davacının tacir sayılmasının mümkün olmadığı, uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı gibi özel bir düzenleme ile ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunduğu belirtilmediği için davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c, 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. (Emsal: ....'nin 20/02/2020 tarih ve 308/236 sayılı, ...., 04/11/2021 tarih ve .... sayılı ilamları).
1.Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2.HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3.HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
4.Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına, Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 13/05/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)