10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2011/12880 E. , 2012/22095 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi No :304-327 Dava, basamak intibakı yapılmak suretiyle belirlenecek olan yaşlılık aylığının eksik ödemelerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 389’uncu maddesinde, “verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmayacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.” hükmüne; 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297'inci maddesinde de, "hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmüne yer verilmiştir.
Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması, kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir. Diğer taraftan, hüküm, davanın açıldığı tarihteki hal ve şartlara göre tesis edilen bir karar olup yukarıda değinilen Kanunlara göre ileriye dönük olarak ve şarta bağlı biçimde karar tesis edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, “Basamak farkı prim borcu tahsil edildikten sonra tahsili takip eden aybaşından 12'nci basamaktan davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasına” ilişkin yazılı şekilde verilen karar, şarta bağlı ve infaza elverişli bulunmayan bir karar olduğundan, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemenin yapacağı iş; usul ekonomisi ilkesi gözetilmek suretiyle davalı Kuruma sorup, basamak intibakı nedeniyle ortaya çıkan prim ve her türlü borcun; cevap verilmemesi ya da verilecek cevaba davacının itiraz etmesi halinde ehil bilirkişi vasıtasıyla Kurum cevabının içeriğiyle olursa aradaki farkların nereden kaynaklandığını açıklayan denetime elverişli alınacak raporla belirleyip, sonra, prim ve her türlü borcun ödenmesi için makul bir süre verip, tüm ödemenin yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren davacıya intibak yapılan basamak üzerinden yaşlılık aylığı bağlamasına karar vermektir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.