20. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/04/2022
NUMARASI : 2021/304 E. - 2022/130 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/04/2022 tarih ve 2021/304 Esas - 2022/130 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı, davalılar ..., ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, müvekkilinin 2017/86623 sayılı ve "..." ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şahsın 2020/33438 sayılı ve "... ..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek, başvuru kapsamından 41. sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, Markalar Dairesi Başkanlığı'nın kısmen red kararına yaptıkları itirazlarının da dava konusu YİDK kararı ile kısmen kabul edilerek, başvuru kapsamından 35. Sınıfta yer alan bir kısım hizmetler ile 43/1 sınıf hizmetlerin çıkarıldığını, oysa oysa müvekkili markasının tescilli olduğu 41. sınıfta yer alan "eğlence hizmetleri" ile 43. sınıfta yer alan tüm hizmetlerin benzer hizmet niteliğinde olduğunu, markaların halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalının müvekkilinin söz konusu markayı eskiden beri kullandığından haberdar olduğunu, buna rağmen 2019-2020 yıllarında Beşiktaş/İstanbul ve Alaçatı/İzmir’de davalının işlettiği eğlence mekanlarında müvekkili şirketin "..." ibareli markasını kullanmaya başladığını, izinsiz kullanımın durdurulması amacıyla davalıya noter vasıtasıyla ihtarname gönderildiğini, İstanbul 1. FSHHM'nin 2020/26 D.İş ve 2020/132 D.İş sayılı dosyalarında davalının, müvekkili markasına tecavüzünün tespit edildiğini, 2020/132 D. İş sayılı dosyada ihtiyati tedbir kararı da verildiğini, tedbir kararından sonra davalı aleyhine İstanbul 2. FSHHM 2020/318 E. sayılı dosyası ile markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, kaldırılması ve önlenmesi talepli dava açıldığını, tedbir kararının İcra Müdürlüğü marifetiyle zorla uygulatıldığını, davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin davalı ... başvurusundan yaklaşık iki buçuk yıl öncesinden dava konusu markayı yeme-içme ve otelcilik hizmetlerinde kullandığını ve markayı maruf hale getirdiğini, müvekkili şirketin eskiye dayalı kullanımdan doğan hakka sahip olduğunu, davalı Şirketin tescil talebinin haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının kullanım ispatı talebinin yerinde olmadığını ve herhangi bir hukuki yararı bulunmadığını, markaların benzer alıcı çevresine hitap ettiğini, benzer ihtiyaçları giderdiğini, benzer tüketici profillerine ve hedef kitlesine sahip olduğunu ileri sürerek, 2021-M-5829 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekil, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığını, davacının markasının kapsamına yer alan mal ve hizmetlerle müvekkilinin başvuru kapsamında bırakılan hizmetlerin farklı olduğunu, davacı markasının tanınmış olmadığını, müvekkili şirket markasının, davacı markasına nazaran daha yüksek tanınmışlık düzeyine sahip bulunduğunu, davacının kötü niyet ve eskiye dayalı kullanımdan doğan hak sahipliği iddialarının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru ile davacının markası arasında başvuru kapsamında bırakılan 35. sınıf " Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri1; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri, bakımından SMK'nın 6/1 maddesindeki koşulların oluştuğunu, zira tarafların marka işaretlerinde "..." ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı olarak benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıf " Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri" ile davacının itirazına mesnet markası kapsamında yer alan 41. Sınıftaki “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil).” hizmetlerinin benzer olduğu, başvuru kapsamında bırakılan diğer hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluşmadığı, davacının markasının tanımış olduğunu ve SMK'nın 6/3 maddesine dayalı iddialarının ispatlanmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'nın 2021-M-5829 sayılı kararının 35. Sınıf: “ Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” emtialar yönünden Kısmen iptaline , dava konusu başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili, ilk derece mahkemesi kararının aksine müvekkiline ait "..." ibareli markanın tanınmış marka olduğunu ve bu hususun dosyaya sunulan delillerle ispat edildiğini, aksi yöndeki mahkeme kararının hatalı bulunduğunu, müvekkilinin SMK'nın 6/3 maddesine dayalı iddiasının ispatlanmadığı yönündeki mahkeme kabulünün de hatalı olduğunu, dava konu YİDK kararında müvekkilinin 43/1 sınıf hizmetler yönünden gerçek hak sahibi olduğunun kabul edildiğini, ayrıca davalının sahibi olduğu dava dışı şirket ile müvekkili arasında görülen başka bir uyuşmazlıkta da müvekkilinin sayılan hizmetler yönünden gerçek hak sahibi olduğunun kabul edildiğini, davalının başvurusunun kötü niyetli olduğunu, bu yönden de ilk derece mahkemesi kararının hatalı bulunduğunu, nitekim Yargıtay içtihatlarına göre birbiriyle ilişkili, birbirini tamamlayan mal ve hizmetlerin tescilini talep etmenin, hakkın kötüye kullanımını niteliğinde olduğunu, dava konusu başvurunun haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, taraf markalarının kapsamlarındaki mallar ve hizmetler, aynı ya da benzer olmadıklarından, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, mahkemece iltibas bulunduğu kabul edilen hizmetler bakımından da emtia benzerliği koşulunun oluşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı katılma yolu ile istinaf başvurusunda, tarafların markaları arasında hem mal ve hizmet yönünden hem de marka işaretleri yönünden görsel ve bütüncül izleniminde benzerlik bulunmadığından, markaların karıştırılmayacağını, mahkemece iltibas bulunduğu kabul edilen hizmetler yönünden emtia benzerliğinin bulunmadığını, dava konusu başvuru kapsamında yer alan hizmetlerin tüketicisinin dikkat düzeyinin yüksek olduğunu, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
1.Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli marka arasında, başvuru kapsamındaki 35. sınıfta yer alan "Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davacının itirazına mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, başvuruda farklı olarak yer verilen ve "meyhane, gece klubü" anlamlarına gelen "..." ibaresinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, öte yandan, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." ile davacıya ait marka kapsamında yer alan 41. sınıftaki "Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri." nin SMK'nın 6/1 maddesi anlamına ilişkili olduğu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 12.02.2020 tarih, 2018/4060 E - 2020/1278 K. sayılı kararının da bu yönde bulunduğu, dosya kapsamındaki delillerle davacı markasının tanınmış olduğunun ispat edilemediği, yine dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanamadığı, benzer marka başvurusunda bulunmanın haksız rekabet oluşturmayacağı, ayrıca davacının 43. sınıf "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" yönünden, SMK'nın 6/3 maddesi anlamında hak sahipliğinin olduğunun Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05.02.2025 tarih 2024/1546 E-2025/578 K sayılı ilamında da kabul edildiği, ancak somut olay bakımından bu durumun sonuca etkisinin olmadığı, zira anılan hizmetlerin davacının itirazı üzerine dava konusu YİDK kararı ile dava konusu başvuru kapsamından çıkarıldığından işbu davada uyuşmazlık konusu olmadığı gibi dava konusu başvuru kapsamında bırakılan hizmetlerle bahsi geçen 43 sınıf hizmetler arasında da bir benzerlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ...'ın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2.Ancak, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında açıklandığı üzere mal ve hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı değerlendirilirken her iki grup mal ve hizmetlerin aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, hammadde-mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/ tamamlayıcı olup olmadıkları gibi hususlarının dikkate alınması gerekmektedir.
Bu kapsamda yapılan değerlendirmede, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 35. sınıf "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.”nin davacının itirazına mesnet markası kapsamında yer alan 21,41 ve 44 sınıf mal ve hizmetlerle benzer olmadığı kanaatine varıldığından, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü doğru görülmemiş, davalıların bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmüştür. Nitekim bahsi geçen 35. sınıf hizmetler ile davacının itirazına mesnet markası kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin benzer olmadığı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/1546 E-2025/578 K sayılı ilamında da kabul edilmiştir.
Diğer taraftan, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 43.sınıftaki "Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. gündüz bakımı (kreş) hizmetleri." ile davacıya ait marka kapsamında yer alan 41. sınıftaki "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)." arasında da SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ilişki olduğundan, ilk derece mahkemesince sayılan hizmetler yönünden markalar arasında emtia benzerliğinin bulunmadığı yönündeki kabulü de doğru görülmemiş, bu yönden de davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmüştür. Nitekim, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 12.02.2020 tarih, 2018/4060 E - 2020/1278 K. sayılı kararında da bahsi geçen hizmetlerin benzer olduğu sonucuna varılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönlerden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.
Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markası arasında, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." ve 43 sınıftaki "Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. gündüz bakımı (kreş) hizmetleri." yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluştuğu, sayılanlar dışında başvuru kapsamında yer alan hizmetler yönünden ise emtia benzerliği bulunmadığından, iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış,
HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ...'ın istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ...'ın sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ...'ın istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/04/2022 gün ve 2021/304 Esas - 2022/130 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3.Davanın KISMEN KABULÜ ile TÜRKPATENT YİDK'ın 2021-M-5829 sayılı kararının 35. sınıftaki "Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." ve 43. sınıftaki "Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. gündüz bakımı (kreş) hizmetleri." yönünden KISMEN İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine
4.Dava konusu başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
5.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 556,10-TL bakiye harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6.Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalılar kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8.Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.300,00-TL bilirkişi ücreti, 112,00-TL tebligat ve posta masrafı, istinaf aşamasında yapılan 200,00-TL tebligat gideri, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru hacından oluşan toplam 3.104,00-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 1.552,00-TL'ye, 59,30-TL başvurma harcı, 59,30-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 1.670,60-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9.Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı, 100,00-TL posta masrafından oluşan toplam 592,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 296,00-TL'nin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
10.Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davanın kabul ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 246,00-TL'nin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
11.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
12.Taraflarca istinaf başvurusunda ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 179,90'ar-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacı ... davalılara ayrı ayrı iadesine,
13.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 30/05/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...