Esas No
E. 2021/41302
Karar No
K. 2024/733
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/41302 E.  ,  2024/733 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/1810 E., 2020/540 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2018 tarihli ve 2016/982 Esas, 2018/688 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2019/1810 Esas, 2020/540 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ...'ın aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte verilen cezanın neye dayanarak bu kadar arttırıldığını anlayamadığına, suç tarihinde sigortalı işçi olarak inşaatta çalıştığına ve hiç ayrılmadığına ilişkin çok sayıda tanığı olduğuna, mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın, asker arkadaşı olan katılanı, dayısı...'ya ait olduğunu söylediği telefon ile arayarak dayısının gömü altın bulduğunu söylediği, haklarında tefrik kararı verilen şüpheliler ile birlikte hareket ederek sergilediği hileli davranışlarla menfaat sağlamak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia edilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesince, ... katılan ve tanık beyanları, sanık savunmaları, TİB kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanık hakkında dolandırıcılık suçunu işlediği sabit kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

3.Bölge Adliye Mahkemesince, ... sanığın, kurguladıkları mizansen çerçevesinde katılanı arayıp Soma'ya çağırdığı, suç ortakları vasıtasıyla katılanın gerçek altın zannettiği altın görünümlü değersiz taşlar karşılığında 160.000 TL'sini alarak basit nitelikte dolandırıcılık suçunu işlediği, suç tarihi ve haksız kazanç miktarına göre verilen ceza az bulunduğundan (ayrıca para cezasında hesap hatası yapıldığından) ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak inceleme konusu hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 27.02.2020 tarihli ve 2019/1810 Esas, 2020/540 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.