Esas No
E. 2025/636
Karar No
K. 2025/845
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2025/636

KARAR NO: 2025/845

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 19/02/2025

NUMARASI: 2023/723 E. - 2025/116 K.

DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2025

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların İddia ve Savunmaları:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas ve 23533 Esas sayılı dosyaları ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin bu takiplerden haciz sırasında haberdar olduğunu ve borçlu olmadığı halde haciz baskısı ve tehdidi altında tahsil edilen miktarların istirdadını talep ettiklerini, takibe konu edilen senetlerin ön yüzündeki imzaların tanzim tarihinde şirket yetkilisi olan ...'a ait olmadığını, öncelikle teminatsız olarak aksi halde mahkemece belirlenecek teminat miktarı karşılığında davalının elinde veya üçüncü kişilerde bulunan taşınır ve taşınmaz malları ile alacak ve diğer haklarından uygun miktarının ihtiyaten haczine, şimdilik 500,00-TL'sinin ödeme tarihi olan 18/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte istirdadına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında borç ilişkisi olduğunu, müvekkilinin Arkadaşı ... vasıtası ile kendisini davacı şirketin yetkilisi olarak tanıtan ... ile tanıştığını, ... ve ...'un beraber iş yaptıklarını ve ihaleye girmek için müvekkilinden borç aldıklarını, müvekkilinin de verdiği bu borçların neticesinde ... ve ...'dan senet aldığını, ...'ın davacı şirket tarafından verilen geniş yetkili vekaletname ile şirket adına borçlnıp kambiyo senedi de imzaladığını, tüm bu yetkileri davacı şirketten aldığını, davacı şirketin davaya konu senetleri şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığının belirtildiği ancak şirket yetkilisi gibi imza atan bu şahıstan şikayetçi olmadıklarının çelişkili olduğunu, müvekkili aleyhine açılan davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Basit yargılama usulüne tabi davanın ikinci kez takipsiz bırakılması nedeniyle HMK' nın 320/4 maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 03.07.2024 tarihli duruşmaya teknik aksaklık sebebiyle katılım sağlayamadıklarını ve kendilerine herhangi bir e-duruşma çağrısı ulaşmadığını, bu durumda mazeretli sayılmaları gerekirken dosyanın müracaata bırakıldığını, gerekirse bu konuda ilgili kurumlarla yazışma yapılarak çağrının ulaşmadığının tespit edilmesini talep ettiklerini, katip tarafından da e-duruşma yapılacağına dair bilgilendirme yapılmadığını, oysa istirdat davasında ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açıldığını ve davalıya yapılan ödemenin iadesinin istendiğini, bu hak düşürücü sürenin içinde kalınarak dava açıldığı halde e-duruşma bağlantısı kurulamaması nedeniyle dosyanın müracaata bırakılmasının müvekkili adına hak ihlali teşkil ettiğini , dosyanın 05.07.2024 tarihinde yenilenerek 14.10.2024 tarihli duruşmaya iştirak edildiği, bu duruşmada taraflarına imza örneklerinin bildirilmesi ve bilirkişi ücreti yatırılması için iki haftalık kesin süreler verildiği, ara kararların eksiksiz yerine getirildiği, ilgili banka tarafından bazı imza örneklerinin mahkemeye ulaştırıldığı, eksik kalan diğer banka için 20.12.2024 tarihinde yeniden müzekkere yazılması talep edilerek dosyanın takibinin sürdürüldüğü, 19.02.2025 tarihli duruşmaya ise Ankara’daki mesleki faaliyet nedeniyle katılım sağlanamayacağı önceden mazeret dilekçesiyle bildirildiği, buna rağmen mazeretlerinin belgelendirilmediği gerekçesiyle reddine karar verildiği ve dosyanın ikinci kez takipsiz bırakıldığı kabul edilerek davanın açılmamış sayılmasına hükmedildiği, oysa 03.07.2024 tarihli ilk duruşmada teknik aksaklık nedeniyle katılım sağlanamadığı, 19.02.2025 tarihli duruşma içinse zamanında mazeret bildirildiği, avukatın sadece mazeret dilekçesi sunmasının yeterli olduğu ve gerekirse belgelendirmesi için süre verilmesi gerektiğini, 19.02.2025 tarihli duruşmada ileri sürülen mazeretin, kamu düzenine ilişkin Ankara 16. Aile Mahkemesi’nin 2015/149 E. sayılı dosyasına ilişkin olduğunu, bu nedenle avukatın katılımının mesleki yükümlülük ve etik sorumluluk gereği zorunlu olduğu, ayrıca duruşmaya katılım sağlamaları gerektiği yönünde önceden herhangi bir ihtarat yapılmadığını, daha önce bu mazeretin son kez kabul edileceğine dair bir karar da verilmediğini, mahkemece duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçilmeden, delillerin tamamlandığı aşamada dosyanın bilirkişiye gönderilmesi beklenmeden doğrudan karar verilmesinin adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali anlamına geldiğini, davanın açılmamış sayılması kararının davacının hak arama hürriyetini ve istirdat davasının işlevini zedelediğini, dosyanın mevcut durumunda bilirkişiye gönderilerek imza incelemesi yapılması gerekirken bu aşamada karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, borçlu olmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece "basit yargılama usulüne tabi eldeki davanın 03/07/2024 tarihinde takipsiz bırakıldığı, davacı vekilinin 04/07/2024 tarihli dilekçesi ile yenilendiği, 05/07/2025 tarihli yenileme tensip zaptı oluşturularak taraflara tebliğ edilmiş ise de davanın dosyanın yenilenmesinden sonra 19/02/2025 tarihinde tekrar takipsiz bırakıldığı anlaşılmakla, eldeki davanın HMK 320/4 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına" karar verilmiştir. Dava, 6102 sayılı TTK 4/ 2 maddesindeki ".. miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır." hükmü gereği ,

HMK 320 maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi davalardandır. 6100 sayılı HM'nın 320/4 maddesine göre, basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya , yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.

Davacı tarafça, 03/07/2024 tarihli duruşmada takipsiz bırakılan dosyanın işlemden kaldırıldığı, bilahare yenilendikten sonra , 19/02/2025 günlü duruşmada davacı vekilinin mesleki mazeret bildirdiği ve duruşmaya katılmadığı, mahkemece mazeret hakkında belgelendirilmediği gerekçesi ile mazeretin reddine karar verildiği,

HMK 320/4 maddesi uyarınca, dosyanın, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 03.07.2024 tarihli duruşma için e-duruşma talebi yapıldığı, mahkemece kabul edilmiş olmasına rağmen bağlantı kurulamadığı, tarafına çağrı ulaşmadığı , teknik arıza nedeniyle kusur yüklenemeyeceği ve mazeretli sayılması gerektiği belirtilmiş ise de , duruşma zaptında, davacı vekilince e- duruşma için yapılan çağrıya yanıt verilmediğinin belirtildiği , dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı vekilince yenileme talebinde bulunulduğu ve bu aşamada dosyanın işlemden kaldırılması ile ilgili bir beyan veya itirazının söz konusu olmadığı , aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan duruşma tutanağındaki çağrıya cevap verilmediğine ilişkin saptamanın aksine istinaf aşamasında ileri sürülen teknik arıza iddiasının ispatının bulunmadığı anlaşılmakla bu iddiaya itibar edilmemiştir.

Davacı vekili 19/02/2025 tarihli duruşma için "Ankara'daki yargı faaliyetleri" nedeniyle mazeret talep etmiş ise de, duruşma gün ve saatinin davacı vekilinin hazır olduğu bir önceki duruşmada tayin edildiği , duruşma gün ve saatinden haberdar olan davacı vekilinin mazeretini belgelendirmediği gibi somut bir mahkeme ve dosya belirtmeksizin yargı faaliyeti beyanı ile talepte bulunduğu gözetildiğinde, mahkemece mazeretin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca basit yargılama usulünde ayrıca HMK 186 maddesinde düzenlenen sözlü sözlü yargılama aşaması yoktur. HMK Madde 321- (1) hükmüne göre, tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/5841 - 2021/4106 sayılı,27.04.2021 tarihli kararı; "...tevsik edilmediğinden mazeretin reddine karar verilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacı vekilince, istinaf aşamasında mazeretine dayanak mahkeme tutanakları sunulmuş ise de, ilk derece mahkemesine göndermiş olduğu mazeret dilekçesinde sözü edilen tutanak ve belgeleri eklemediği gibi, üst üste verilen mazeret nedeniyle ön inceleme duruşmasının dahi tamamlanamadığı da gözetildiğinde, ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir... ONANMASINA," Tüm bu nedenlerle,

HMK 320/4 maddesi uyarınca, dosyanın , yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması halinde ikinci kez yenilenmesine yasal olanak bulunmadığı, bu durumda , davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı , davacı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/02/2025 tarih ve 2023/723 E., 2025/116 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının peşin yatırılan 2.200,00 TL harçtan tahsili ile fazladan yatam 1.584,6‬0 TL harcın talebi ve isteği halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog