Esas No
E. 2012/92
Karar No
K. 2012/92
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BURSA BAM 13. HUKUK DAİRESİ

T.C.

BURSA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

13. HUKUK DAİRESİ K A R A R

DOSYA NO :

KARAR NO:

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

ESAS NO:
KARAR NO:

KARAR TARİHİ

İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ:
DAVACILAR: 1-... - ..
DAVALI: 1 -... (... )
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
B.A.M. KARAR TARİHİ: 13/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 27/06/2024

Davacılar tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesi ile; 09/12/2014 tarihinde davacıların oğlu ...'ın .... plakalı kendisinin sevk ve yönetimindeki motosiklet ile ... yönetimindeki ... plakalı aracın 09/12/2014 tarihinde çarpışması sonucu vefat ettiğini, kaza nedeniyle görülen ceza dosyasında alınan bilirkişi raporlarında davacıların oğlunun tali karşı taraf araç şoförünün asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, trafik kazası sonucu vefat eden ....'ın kusuruna isabet eden %45'lik kısmın (%25+%20) yönünden, maddi tazminat açısından davalı ... şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, mevcut trafik kazasının 6704 Sayılı Kanunun 4.maddesinin yürürlüğe girmesinden 2,5 sene önce meydana geldiğini, dolayısıyla bu kanun maddesinin, belirtilen tazminatın ödenmesine engel teşkil ettiğini, bahse konu kazada Yasal Mevzuat ve Yargıtay kararlarında da kabul edildiği üzere destekten yoksun kalma tazminatının doğrudan yoksun kalan kişi üzerinde doğan bir hak olup, miras yoluyla geçen bir hak olmadığını, bu nedenlerle kabul anlamına gelmemekle beraber kazanın müteveffanın kusuruyla meydana gelmiş olmasının müvkkiller adına maddi tazminat talep edebilmeye engel olmadığını beyanla, yargılama süresince ortaya çıkabilecek sair nedenlerle, davanın kabulüyle birlikte, müteveffanın ölümü ile onun maddi desteğinden mahrum kalan müvekkilleri ... için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalma kaydıyla şimdilik 100,00-TL. maddi tazminatın sigorta şirketi olan davalı yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiliyle davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; kazaya karışan ...plaka sayılı aracın 23/03/2014-2015 vadeli poliçe ile sigortalı olduğunu, poliçe gereğince sorumluluğun sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması halinde ve kusur oranı ile sınırlı olmak kaydıyla meydana gelmesinin gerekli olduğunu, esasen davacılara yapılan aktüeryal hesaplama neticesinde 16.892,11 TL.tazminat ödemesinin yapılmış olduğunu, bu şekilde sorumluluğun yerine getirildiğini, ödemenin güncelleştirilmesinin gerekli olduğunu, düzenli desteğin ve gelir durumunun ispat edilmesi gerektiğini, heaplamaların aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, SGK tarafından yapılan ödemelerin tespiti gerektiğini, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağını, yansıma yolu ile meydana gelen zararlar yansıyorsa, kusurun da yansıması gerekeceğini, HGK kararının kanun değişikliğinden öncesine uygulanmasının gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davanın kabulü ile; davacı ..için, 7.393,48-TL. destekten yoksun kalma tazminatının 21/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... şirketinin sigorta poliçesindeki limitle sorumlu tutulmasına), Davacı ... için, 10.301,16 TL. destekten yoksun kalma tazminatının 21/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... şirketinin sigorta poliçesindeki limitle sorumlu tutulmasına) karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; davaya konu kazanın davalı ... şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusuruyla meydana geldiğini, kazada sürücü ...'ın hayatını kaybettiğini,

TBK'nın 62. maddesine göre öncelikle haksız fiil sorumlusuna zararın tümünün yüklenmiş olduğunu, diğer bir deyişle, nasıl ki desteğin ölümü sebebiyle meydana gelen zararın yansıma yoluyla destek görenleri de etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin kusurlu davranışlarının da aynı şekilde destek görenlere yansıyacağını, davacıların müteveffa açısından destekten yoksun kalma tazminatı isteminin Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde belirtilen hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesi gereği reddedilmesi gerektiğini, bu hususa ilişkin Yargıtay'ın güncel kararları bulunduğunu, mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan hatalı bilirkişi raporu dayanak alınarak hüküm kurulduğunu beyan etmiş ve mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE

Dava; ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine yöneliktir. Dairemiz 2021/2679 E-2022/327 K sayılı ilamıyla eksik incelemeye işaret edilerek kaldırma kararı verilmiştir. 2918 Sayılı KTK 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise,“ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir. 6102 Satılı TTK 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün ve 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak, 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartlar C.10. maddesi ile 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartlar C.11 maddesine göre genel şartlar yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır.

Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.

Madde hükümler kapsamında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. ZMMS Genel Şartları'nın teminat dışında kalan haller başlıklı A.6 maddesinde ''d-)Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri '' teminat dışında sayılmıştır.

Yani sigorta şirketi KTK'da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise, sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir. Zorunlu mali sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı başlıklı B.4.maddesinde; “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.” düzenlemesi ile 2918 sayılı KTKnın 95. maddesi aynen genel şartlara taşınmıştır.

Davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olmaları halinde, desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyeceğine, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı ... şirketi, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacının da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, davalı ... şirketinin sorumlu olacağına karar vermek gerekir. (HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas-411 karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas 2012/92 karar sayılı vs. ilamları uyarınca)

Somut uyuşmazlık bakımından, yukarıda açıklandığı üzere kaza tarihi olan 09/12/2014 tarihi itibariyle davacılar, Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamasına göre, kazaya kusuru ile neden olan sürücünün mirasçısı sıfatı ile değil, zarar gören üçüncü kişi olmaları ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta sözleşmesinin tarafı olmamaları ve üçüncü kişilerin haklarının korunması için 2918 sayılı KTK.nın 95.maddesi düzenlemesi gereğince, genel şartların yürürlük tarihinden önce gerçekleşen kaza nedeniyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartlarının davacılar yönünden uygulanması mümkün görülmemekte olup sürücü murislerinin kusurunun davacılara hükmedilecek tazminat miktarını etkilemeyeceği kabul edilmekle davalı vekilinin davacıların murisinin tam kusurlu olduğu ve murisin kusuru nedeniyle davacıların tazminat talep etme haklarının bulunmadığı husustaki istinaf isteminin yerinde olmadığı görülmüştür. Haksız fiillerde zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK 52 maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi, belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.

Davacıların murisinin kask takmaması nedeniyle zararın artmasında kusuru bulunmakta olup bu durum tazminattan indirim sebebi ise de yukarıdaki açıklamalar ışığında davacıların davayı kazaya kusuru ile neden olan sürücünün mirasçısı sıfatı ile değil, zarar gören üçüncü kişi olmaları sıfatı ile dava açmaları nedeniyle murisin müterafik kusurunun davacıların destekten yoksun kalma tazminatından indirilemeyeceği anlaşılmakla davalı vekilinin bu husustaki istinaf istemi de yerinde değildir.

Bilirkişi tarafından öncelikle davalı ... şirketi tarafından dava tarihinden önce davacıya bir miktar ödeme yapıldığının belirlenmiş olmasına göre; ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin davacının zararının karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi için ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak, ödemenin yeterli bulunması yani ödemenin yapıldığı tarih itibarı ile geçerli verilere göre hesaplanan tazminatı yapılan ödeme tamamen karşılıyorsa zarar görenin zararının kalmadığı, ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davalı tarafından yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak, hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir (Yargıtay 17 HD 2012/12123 E-2013/18083 K sayılı ilam). Somut olayda, kaldırma kararında işaret edilen hususlarda aktüerya bilirkişiden ek rapor alındığı, davalı lehine oluşan usuli müktesep hak gözetilerek karar verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin tazminat miktarına yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu 168/3 maddesi gereği, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınacağının düzenlenmiş olup AAÜT 21 maddesi gereği de avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı düzenlemesine uygun olarak hüküm tarihinde geçerli olan tarife üzerinden vekalet ücreti takdiri gerekecektir.

Somut olayda, ilk karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulduğu, istinaf başvurusu üzerine Dairemiz 2021/2679 E-2022/327 K sayılı ilamıyla kaldırma kararı verildiği, kaldırma kararı sonrası yargılama yapılıp yeniden karar verildiği, başka bir ifadeyle davacı tarafça ilk karara karşı kanun yoluna başvurulmamasının vekalet ücreti yönünden usuli müktesep hak oluşturmadığı açık olmakla karar tarihinde geçerli olan AAÜT üzerinden karar verilmesinde isabetsizlik yoktur (Yargıtay 6 HD 2022/3568 E-2023/3764 K sayılı ilam).

Davalı vekilinin bu yoldaki istinaf sebebi yerinde değildir. 2918 Sayılı KTK 99/1 maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali mesuliyet sigortasının poliçe limiti dahilindedir. Başka bir ifade ile sigortacının temerrüdü, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde başlayacaktır. Sigorta şirketine karşı açılan davalarda, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılıp 8 iş günü içinde ödeme yapılmazsa temerrüt tarihinden, doğrudan dava açılmışsa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir.

Somut olayda davacıların davalı sigortacıya dava tarihinden evvel müracaat ettiği sigorta şirketinin yaptığı kısmi ödeme ile sabit olup davacı tarafça müracaata ilişkin evrak ve belgenin ibraz edilmemesi nedeniyle sigorta şirketi için kısmi ödeme tarihi itibariyle ödenmeyen kısım için temerrüt gerçekleşmiş olduğundan ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

HMK 355 maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle davalı ..... vekilinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Bursa .... Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2022 tarih ve...sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2.Alınması gerekli 1.208,72-TL istinaf karar harcından peşin alınan 302,18-TL'nin mahsubu ile bakiye 906,54-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

3.Karar tebliğ, gider avansı iadesi, harç tahsil/ iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,

4.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5.İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere 13/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ...

Başkan

...

...

Üye

...

...

Üye-...

...

Katip

...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog