10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Dosya, İstanbul 35. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/44 Esas 2023/218 Karar, 19/06/2023 tarihli görevsizlik kararı nedeniyle mahkememize gelmiş olmakla, mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize tevzi edilen 13/02/2023 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in kardeşi ...'in 24.11.2021 tarihinde ... üzerinde müvekkiline ait ... plakalı araçla seyir halinde iken, önünde bulunan ... plakalı aracın ani fren yapması nedeniyle kendisi de ani fren yaptığını, müvekkiline ait araç sürücüsü güvenli takip mesafesini koruduğundan öndeki araca çarpmadığını, ancak müvekkilinin arkasından gelen ... plakalı araç güvenli takip mesafesini korumadığından ve yüksek hızlı olduğundan müvekkiline ait araca arkadan şiddetli bir şekilde çarptığını, öndeki ... plaklı araç sürücüsü kazayı gördüğü gibi olay yerinden kaçtığını, müvekkiline ait aracın arka tamponunda ciddi hasar meydana geldiğini ve müvekkil bu hasarları kendi aracının kaskosundan karşıladığını, müvekkilinin aracında 6.367,32 TL hasar meydana geldiğini, davalı ... ani fren yaparak kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın sürücüsü olup tam kusurlu olduğunu, davalı ... ani fren yaparak kazaya sebebiyet veren .. plakalı aracın kayıt maliki olup kusursuz sorumlu olduğunu, davalı ... A.Ş ani fren yaparak kazaya sebebiyet veren.... plaklı aracın ZMSS poliçesi uyarınca zarardan sorumlu olduğunu, davalı ... A.Ş müvekkilin aracına arkadan çarpan ...plakalı aracın ZMSS poliçesi uyarınca zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin söz konusu araç değer kaybının giderilmesi için 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30'uncu maddesi çerçevesinde yine 2918 sayılı KTK'nın 97'nci maddesi uyarınca davalı Sigorta Şirketlerine başvuru yaptığını ancak olumsuz cevap aldığını, bilindiği üzere Karayolları Trafik Kanunun 52. Maddesi uyarınca sürücüler kavşaklara yaklaşırken,dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorunda olduğunu, ancak öndeki araç ani fren yapmak suretiyle, arkadaki araç ise güvenli takip mesafesini korumadığı için tam kusurlu olup müvekkilin aracında kaza nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, Yargıtay da araç değer kaybının malik, sürücü ve sigorta şirketinden tahsil edilebileceğini hüküm altına aldığını, müvekkiline ait araç ... marka bir araç olup, kazalı olması nedeniyle piyasa fiyatı oldukça düştüğünü belirterek 24.11.2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle müvekkile ait ...plaklı araçta meydana gelen araç değer kaybından fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000 TL'sinin kazanın meydana geldiği 24.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar ... ile davalı ...'in cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür.
Davalı ...A.Ş. vekilinin mahkememize süresinde sunmuş olduğu 20/03/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticari merkezi olan yer mahkemesinin yetkili olmasından dolayı .... Asliye ticaret mahkemesine gönderilmesini talep ettiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, başvuru sahibi vekili tarafından komisyona yapılan başvuruda alacağının belirsiz olduğundan bahisle şimdilik 2.000,00 TL değer kaybı talep ettiğini, ancak işbu başvurunun belirsiz alacak davası koşullarını taşımadığını, nitekim söz konusu kaza nedeniyle davacının aracında değer kaybı meydana gelmediği tespit edildiğini, dvacıya ait araçta yapılan incelemede ... plakalı aracın arka bölümden hasarlı olduğu görüldüğünü, davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı meydana gelmediğini, kabul manasında olmamak üzere, davacının araç hasarı değer kaybı talepleri bakımından dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, trafik sigortası genel şartları’nın a.6.b maddesinde de belirtildiği üzere hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatları teminat dışında kalan hallerden olduğunu, bu sebeple kusur oranlarının tespiti için dosyanın adli tıp trafik ihtisas kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere, müvekkil şirket söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu belirterek davanın esastan ve usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekilinin mahkememize süresinde sunmuş olduğu 20/03/2023 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava konusu kaza bakımından, taraflarına yöneltilen talep Kara Araçları Sigortası Genel Şartları uyarınca teminat kapsamı dışında kalmakla birlikte işbu haksız ve hukuka aykırı davanın reddi gerektiğin,i müvekkil şirket nezdinde sigortalı araç oluşan kazada kusursuz olduğundan, müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, sigortalı araçta meydana gelen hasar durumu, söz konusu hasarın kaza nedeniyle meydana gelip gelmediği, aracın pert sayılıp sayılamayacağı, tazminat ödemesinin hangi şekilde yapılması gerektiği, aracın rayiç değeri, sovtaj bedeli gibi hususların Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları ile müvekkili şirket nezdinde tanzim edilen poliçe uyarınca uzman sigorta eksperi tarafından belirlenmesi gerektiğini, zaman aşımı itirazında bulunduğunu, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırılmış; dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu getirildiğini, haliyle başvurunun tam yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, başvuranın kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, alacak miktarı belirli olduğu halde alacağın kısmi dava ile talebinde kötü niyet söz konusu olup davanın reddi gerektiğini, müvekkili poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat talepleri ise Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi teminatı dışında olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkilimiz şirket, karayolları trafik kanunu’nun 91. maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortası (zmms) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespiti için hem adli tıp trafik ihtisas dairesi’nden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluğu bulunduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafça sunulmuş olan hasara ilişkin belgelerde belirtilen araç hasarına ilişkin tutarlar son derece fahiş olup davacı tarafça araç hasarına ilişkin ekspertiz raporu dahi dosyaya sunulmadığını, davacı tarafın ileri sürdüğü iddialar tamamen farazi olup somut delillere dayanmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu araç hasarının uzman sigorta eksperi tarafından yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerekmektiği izahtan vareste olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacının iddiasının ispatı için alanında uzman bir heyetten rapor alınması gerektiğini, eğer var ise sovtaj bedeli ve muafiyetin olası bir tazminat tutarından düşülmesi gerektiği hususu gözardı edilmemesi gerektiğini, dava dilekçesinde talep edilen faiz fahiş ve hukuka aykırı olmakla beraber, faiz istenilmesi de son derece hatalı olduğunu belirterek öncelikle zamanaşımı def’i ve gerekçeli itirazları dikkate alınarak mahkeme nezdinde görülen olan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, kazaya karışan araç sürücüsünün kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden kusur raporu alınmasına; varsa derdest ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasına, öncelikle davacı tarafça tarafımıza tebliğ edilmeyen delillerin taraflarına tebliğe çıkartılması için davacı tarafa kesin süre verilmesine, araç hasarına ve var ise sovtaj bedeline ilişkin olarak uzman sigorta eksperinden rapor alınmasına, huzurda görülen davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı talebine ilişkindir.
Tebligatlar usulüne uygun yapılmış olup, Kaza Tespit Tutanağı, Yapılan tamiratları gösterir ve Kasko firması tarafından karşılanan fatura, İlgili Poliçeler, Başvuru dilekçeleri ve cevabi yazılar, Trafik kayıtları, Poliçe kayıtları, Keşif, Yemin, Bilirkişi, Tanık ve her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır. Dosyanın ... ve ...'e tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin 05/12/2024 tarihli raporunda özetle; Dava, trafik kazası sonrası oluşan değer kaybının tazmini istemine ilişkindir.
Toplanan deliller ve getirtilen belgeler ile birlikte dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi kök ve ek raporunda özetle; ... A.Ş.; ... tipi taksi kullanım tarzı olan ve davalı ... adına kayıtlı aracın ....vadeli ... numaralı ZMMS poliçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından teminat altında olduğunu, ... Sigorta A.Ş.; Dava dışı ... adına kayıtlı ... plakalı 2006 model ... tipi hususi otomobilin 29/01/2021-2022 vadeli ... numaralı ZMMS poliçesi ile 24/11/2021 kaza tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından teminat altında olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami 43.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, dava konusu ...plakalı hususi otomobilin; Ön kesimlerinde meydana gelen hasarın gerçekleştiği birinci çarpışmada;... plakalı hususi otomobilin sürücüsü ...’in %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu,... plakalı ticari otomobilin sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığı, yine ... plakalı hususi otomobilin sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığı, Arka kesimlerinde meydana gelen hasarın gerçekleştiği ikinci çarpışmada; ... plakalı hususi otomobilin sürücüsünün %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı hususi otomobilin sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığı, yine ... plakalı ticari otomobilin sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığı, davacı ...’e ait olan ... plakalı hususi otomobilin üzerinde gerçek zarar ilkesi ve Yargıtay’ın müstakar içtihatlarına göre değer kaybı zararı meydana gelmediği belirtilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu usul ve yasaya uygun olup denetime elverişlidir. Davacı sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile ... üzerinde ilerlediği sırada, önünde seyir halinde olan ... plaka sayılı aracın fren yapması üzerine davacının arkasında bulunan... plaka sayılı davacıya ait araca çarpması neticesinde, dava konusu trafik kazasının meydana geldiği görülmüştür. Kazanın oluş şekli, aracın marka ve modeli, günün piyasa rayiçleri, hasarın niteliği, yaşı, kilometresi, marka ve modeli ile kullanma durumu dikkate alındığında dava konusu kaza nedeniyle araçta değer kaybı görülmeyeceği dikkate alınmış, sonuç olarak davacının değer kaybına ilişkin davasının reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 435,50-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.Davalı ... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 2.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Davalı ... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 2.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan alınarak Hazine adına gelir kaydına,
6.Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekillinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/05/2025
Katip Hakim
(e-imzalıdır)