16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde, : müvekkili ile davalının, ortak ve müştereken yetkili oldukları ... yönünden, ileride telafisi mümkün olmayan zararların engellenmesi amacıyla, davalının müdürlük, şirketi temsil ve ilzam yetkilerinin yargılama süresince tedbiren kaldırılmasına, şirketin ortakları olan müvekkili ve davalının müştereken müdür olmaları nedeniyle, yargılama süresince müdürlük görevinin müvekkil tarafından yürütülmesine veya TTK 235. maddesi - kıyasen uygulanmak suretiyle, davalının şirketi temsil ve ilzam yetkisinin tedbiren kaldırılarak müvekkili yanında şirketi temsil ve ilzama ilişkin tedbiren kayyum atanmasına, akabinde; davalının şirkete ve ortak olan müvekkiline ve ortaklığa zarar verici eylemleri nedeniyle, şirket müdürlüğünden azline, yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılmasına veya sınırlandırılmasına ve bunun Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilanına, davalının şirket hesaplarından çektiği para, şirket hesaplarından şahsi kartlarının borçlarını ödetmesi, şirketin kredi kartlarını şahsi işleri için kullanması sebebiyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 259.000,00 TL'nin (EZMK 107. Maddesi uyarınca asgari tutar gösterilmek suretiyle belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, mahkemece yapılacak yargılamada davalının şirkete ve dolaylı olarak müvekkile verdiği maddi zararın tespiti akabinde bedel artırımı yapma hakları saklı tutulmaktadır) şirketten parayı aldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkilinin ve davalının ortak ve yetkilisi olduğu ... Sanayi Pazarlama ve Dış Tiçaret Limited Şirketi'ne ödenmesine, karar verilmesini, öncelikle; davalının şirket hesaplarından yüklü miktarda para çekmiş olması, şirket hesaplarını şahsi harcamaları için kullanması, şirket hesaplarından şahsi kredi kartlarının borçlarını ödetmesi ve şirketin kredi kartlarını da şahsi işleri için kullanmış olması ve halen bu eylemlerine devam ediyor olması nedeniyle, davalının ...ndeki müdürlük, şirketi temsil ve ilzam yetkilerinin yargılama süresince tedbiren kaldırılmasına, şirketin ortakları olan müvekkil ve davalının müştereken müdür olmaları nedeniyle, yargılama süresince müdürlük görevinin müvekkili tarafından yürütülmesine veya TTK 235. maddesi kıyasen uygulanmak suretiyle davalının şirketi temsil ve ilzama yetkisinin tedbiren kaldırılarak müvekkili yanında şirketi temsil ve ilzama ilişkin tedbiren kayyum atanmasına, akabinde davalının şirkete ve ortaklara zarar verici eylemleri nedeniyle şirket müdürlüğünden azline, yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılmasına veya sınırlandırılmasına ve bunun Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilanına, davalının şirkete vermiş olduğu zararlar sebebiyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250.000,00 TL tazminatın (74MK 107. Maddesi uyarınca asgari tutar gösterilmek suretiyle belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, mahkemece yapılacak yargılamada davalının şirkete ve dolaylı olarak müvekkiline verdiği maddi zararın tespiti akabinde bedel artırımı yapma hakları saklı tutulmaktadır) davalın haksız olarak aldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkilinin ve davalının ortak ve yetkilisi olduğu ...'ne ödenmesine, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde ; dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde, öncelikle harç eksik olması sebebiyle usulden reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının yeminli mali müşavirin tek taraflı olarak hazırlattığı özel amaçlı rapora dayandığı, bir kısım banka hesap hareketleri ile müvekkili " şirketi zarara uğratmak, hesaplarına para aktarmak" ile suçladığının görülmekte olduğunu, yine kendisine şirketten dolayı bir kâr payı ödemesi olmadığını, sadece maaşı ile geçindiğini, şirkete ait kredi kartlarının müvekkili tarafından kendi özel ihtiyaçları için kullandıldığını iddia ettiğini, şirketten maaşı dışında bir geliri olmadığını iddia eden davacının son 5 yılda aldığı gayrimenkül sayısı bile göz önüne alındığında, davacı iddialarının temelsiz olduğunun ortaya çıkmakta olduğunu, bu gayrimenkullerin şuanki piyasa değeri 5-10 milyon arasında olduğunu, davacının maaşı dışında bir geliri olmadığını iddia etmekte ise bu gayrimenkulleri ile, hangi geliri ile aldığını, şirkete ait kredi kartı, banka hesapları aşağıda liste halinde verildiğini, bu hesapların her iki şirket ortağı tarafından internet bankacılığı sistemine açık olup her iki ortak tarafından da tasarruf edilebilmekte olduğunu, dava dilekçesinde, davacının bir kısım banka ve kredi kartı bilgilerini paylaşmış ise de bilinçli olarak eksik bildirildiğini, müvekkilinin kulladığı iddia edilen kredi kartı/ para kartı münhasıran müvekkilinin kullandığı bir kart olmayıp , şirketin işleyişi , nakit akışı ve ödeme durumlarında diğer ortak kullandığı gibi, iş yeri çalışanları tarafından bile kullanılmakta olduğunu, nitekim davacı tarafından kurulan Watshap grubunda 2020 yılından itibaren , elden yapılan ödemelerin önemli bir kısmının bu grupta bile yazıldığını, ancak davacının kullanımında bulunan kredi kartı münhasıran kendisi tarafından kullanılmakta, şirket harcamaları için değil sadece kendi ihtiyaçları için harcama yapmakta olduğunu, bundan kaynaklı olsa gerek ki, davacının kendi kullandığı kredi kartını belirtme gereği duymadığını, bir kısım kredi kartlarını, hesap hareketlerini , harcamaları saklamasının ,bunları yeminli mali müşavire hazırlattığı özel rapor için bile gündeme getirmeden yok saymasının, bilgi ve belgeleri gizlemesinin yegane amacı nedir merak etmekte olduklarını, şirket hesaplarından çekilen her nakit ödemenin " uhteye para geçirme" olarak nitelendirilmesi irdelenmesi gereken bir nitelik taşımakta olduğunu, özel amaçlı olarak tanzim edilen Yeminli mali müşavir raporundan, müvekkilinin çok sonradan haberdar olduğunu, Yeminli Mali müşavirden beklenen, bu tür raporlar hazırlanmadan evvel, şirketin ticari defter ve kayıtları ile banka hareketlerini karşılıklı olarak incelemek, yapılan harcamaların defterlerde bulunup bulunmadığı, ortaklar carisinde borç alacak ilişkisini net bir şekilde ortaya koymasının beklendiğini, : taraflar arasındaki soruşturma dosyaları sayısı ve muhteviyatı , davacı/karşı davalının müvekkilinden habersiz bir şekilde keyfi iş teklifleri alması, şirketi zarara uğratacak şekilde eylemler içinde bulunması . müvekkiline yönelik tehditleri göz önüne alındığında ortaklar arasında güven ilişkisinin bittiğinin açık olduğunu, TTK'ın ilgili maddeleri uyarınca , şirketin feshine ilişkin olarak dava ikame edilebilmesi için karar alınmasının yasal zorunluluk olduğunu, şirket hisselerinin yarı yarıya olması hasebiyle bu kararın alınabilmesinin fiilen mümkün olmadığını, ancak taraflar arasında, ortaklığın ana unsurlarından olan güven ilişkisinin de kalmadığı dosya münderecaatına göre sabit olduğunu, davacı/karşı davalının ihtiyati tedbire ilişkin talebinin, davacı iddialarının yargılamayı gerektirmesi , davacı/ karşı davalının tutum ve davranışları nedeniyle şirketi zarara uğratması ve tedbir kararı ile şirkette tek yetkili kalacak olması nedeniyle şirketi zarara uğratmasına mani bir durumun kalmayacak olması , müvekkile atfedilen ( kabul etmemekle beraber) uhtesine para geçirdiği iddiasının şirket defterlerinin bilirkişi incelemesi ile rahatlıkla ortaya çıkarılabilecek olması , bu hususun yargılamayı gerektirmesi, isnad edilen eylemin yönetim zaafı olarak kabul edilemeyecek olması göz önüne alınarak reddine Davacı/ karşı davalının, şirkete olan borç miktarını kendince hesapladığı ve dolayısıyla rakamı 14.554.440,95-11. olarak belirtmesi karşısında, kısmi dava yolu ile bu alacağı talep etmesinde hukuki yararı bulunmadığından, hukuki yarar yokluğundan reddi ve/veya harcın bu bedel üzerinden ikmal edilmesine karar verilmesini, açılan tazminat davasında bedel olarak gösterilen 250.000-TL üzerinden nisbi harç yatırılması gerekir iken, maktu harç ile açılması nedeniyle harcın ikmali için davacıya süre verilmesi ve/veya davanın bu sehepten reddine karar verilmesini, asıl davanın reddine, açılmış bulunan karşı davanın kabulü ile davacı/karşı davalının ... Sanayi Pazarlama ve Diş Ticaret Ltd.Şti'ndeki yönetim ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına, davacı/karşı davalıyı temsilen kayyum atanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı/karşı davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KARŞI DAVAYA CEVAP: Asıl davada davacı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; YMM özel amaçlı raporunda belirtilen harcamaların davalı karşı davacı tarafça rutin dışı yapılmış harcamalar olduğunu, davalı karşı davacının müvekkilinin şirket defterlerini incelenmesini engellediğini, ... Polis Merkezine müvekkilinin şikayette bulunduğunu, müvekkilinin hiçbir zaman ortak ve yetkilisi olduğu Şirketi maddi zarara uğratmadığını, şirketinin aleyhine ve onun itibarını zedeleyici davranışlarda bulunmadığını, Davalı karşı davacının müvekkili sanki şirkete zarar veren eylemlerde bulunuyormuş gibi izlenim yaratılmaya çalışmasına, şirketin itibarını düşürücü maillerin firmalara gönderilerek özellikle ... şirketine dolaylı olarak da müvekkiline yönelik zarar verici eylemlerde bulunulmasına karşın şirketin 2022 yılı 7. Ayı itibari ile 15.000.000,00 TL ciro yapmış olduğunun resmi kayıtlar ile sabit olduğunu, davalı karşı davacının iddialarının müvekkilinin şirkette çalıştığı 15 yıllık sürede ileri sürmemesi, huzurdaki davayı ikame ettikleri tarihten sonra müvekkilinin de şirketi zarara uğrattığı iddialarında bulunulmasını da mahkemenin takdirine sunduklarını, Davalı karşı davacı tarafça müvekkili adına kayıtlı taşınmazların edinim nedenlerinin mahkemeye yanlış aksettirildiğini, kendi adına olan oldukça değerli taşınmazların mevzubahis konusu yapılmadığını, Şirketin mali yönetimini elinde tutan davalı karşı davacının bilgisi ve onayı dahilinde müvekkiline para gönderildiğini,
Davacı tarafça 2020 yılı öncesine ilişkin hesap hareketlerinin dosyaya sunulmasından imtina edildiğini, Davalı karşı davacının şirketin kullandığı taşınmaz için kendisine kira bedeli ödenmediği iddiasının doğru olmadığını, Muris ...'in vefatından sonraki bir tarihte ... adına atılan imzanın kendi bilgisi dahilinde olduğu davalı karşı davacı tarafça dolaylı yoldan ikrar edildiğini, Müvekkilinin itibarsızlaştırmaya yönelik ithamlarda bulunulduğunu, Davalının şirket hesaplarından paralar çektiğini, şirket kartlarını şahsi harcamaları için kullandığını, şahsi kartlarının borçlarını şirkete hesaplarından ödettirdiğinin kayıtlarla sabit olduğunu beyanla karşı davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
Mahkememizde açılan işbu asıl ve karşı dava; TTK m.626 , m.630/2-3 gereğince şirket müdürlüklerinden azilleri ile asıl davada davacı ...'in davalı ... aleyhine açtığı yöneticinin sorumluluğuna ilişkin tazminat talebi ile davalı şirkete azil nedeniyle şirketin yönetimsiz kalması sebebine bağlı olarak yönetim kayyımı atanması istemine ilişkindir.
Mahkememiz dosyasında bilirkişi raporları aldırılmış olup; A-Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından hazırlanan 11.10.2023 tarihli raporda özetle; " Davaya konu uyuşmazlığın şirketin *6 50 paya sahip ortakları arasındaki dava dışı ...'nin, yönetilmesi hakkında olduğu, Şirket hesaplarından yüklü miktarda para çekilmesi, şirket hesaplarını şahsi harcamaları için kullanması, şirket hesaplarından şahsi kredi kartı borçlarını ödetmesi yönündeki iddialar yönünden kesin yargıya varılacak kanıtların bulunmadığı, Dosya kapsamına giren gerek dava dışı şirket ve gerekse davalı ... e ait, mevduat hesap hareketleri veya Kredi kartı hesap hareketleri, mahiyetli belgelerin incelenmesinden davacı iddiasını kanıtlar mahiyetli bir tespit yapılamadığı,
Davacı ...'in davalı ... şirket yönetimi görevlerini yaparken gerçekleştirdiği eylemleriyle, şirketi zaafa uğrattığı iddiaları yönünden, şirket kanuni defterlerinin tutulmasında, açıklık, dayanak belge olmaksızın kayıt yapılması ve muhabir mutabakatı ve envanter kurallarına uyulmaması gibi tespitlerin varlığının, şirketin devamlılığı ve yönetilemez olması yönünde kanıt olarak görülmeye uygun olduğu, Şirket defter ve kayıt nizamındaki kayıt nizamına uyulmamış olması hakkındaki tespitlerin, şirkete yönetim veya denetim kayyumu atanıp atanması için gerek ve/veya yeter şart olup olmadığının değerlendirilmesi sayın mahkemenin takdirinde olduğu, " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. B-Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından hazırlanan 22.05.2024 tarihli ek raporda özetle; "Davaya sunulan dilekçe içeriklerinin ve sunulmuş olunan belgelerin Kök Bilirkişi Raporu'nda ulaşmış olduğumuz sonuçları değiştirebilir nitelikte olmadığı, davaya konu ... Ltd. Şti ne ait mali kayıtların sunulmadığı değerlendirilmiştir." şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 17/04/2025 tarihli duruşmasında ; davacı ...'in mahkememizin ...Esas sayılı asıl davasında davalı ... aleyhine açtığı şirket yöneticinin sorumluluğa yönelik tazminat talebi yönünden davanın tefriki ile mahkememizin son esasına kaydına ve yargılamanın yeni esas numarası ... Esas sayılı dosyası üzerinden devamına karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Mahkememizde yargılaması yapılan asıl dava ve karşı davada dava konusu ... .. Ltd. Şti.'nin müdürleri ... ve ...'in azli istemine ilişkin olup, müdürlerin azli halinde şirketin yönetimsiz kalmaması bakımından yönetim kayyımı atanması talebine ilişkindir.
Mahkememiz tarafından müdürün azli talebi bakımından yapılan değerlendirmede; dava dışı ... Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasında kayıtlı ... San. Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin asıl davada davalı ... karşı davada karşı davalı ...'in şirket ortak ve ortakları olmalarına rağmen TTK ve ticari defter ve VUK gereği üzerlerine düşen görevleri yasaya uygun şekilde yerine getirmedikleri, kayıtlara işlemedikleri böylece şirketi zarara uğrattıkları anlaşılmakla; müşterek yetkili ... ve ...'in müşterek yönetimin gerektirdiği anlayış, saygı, özen ve bağlılık yükümlülüklerine aykırı hareket ettikleri sonucuna varılmış olup, mahkememizce TTK m.626 , m.630/2-3 gereğince şirket müdürlüklerinden haklı sebeple azlini isteme koşullarının oluştuğu, bilirkişi kurullarınca tanzim edilen raporlarda tespit edilmiş ve Mahkememizce de işbu raporların dosya kapsamındaki deliller ile uyumlu olduğu benimsenmiş olup, asıl ve karşı davada şirket müdürlerinin bu nedenlerle azli gerektiği sonucuna varılmıştır.
Dava dışı ... .. Ltd. Şti.'nin, müdürlerinin azli ile yönetimsiz kalması nedeniyle şirkete yönetim kayyımı atanması gerekmekte ise de; .... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında 26/02/2024 tarihinde Mustafa Kınacı'nın yönetim kayyımı olarak atandığı ve görevinin devam ettiği, bir şirkete 2 ayrı yönetiminin olmasının hukuken mümkün olmadığı gibi şirkete fayda sağlamayacağı ve kayyımın görevi bitmesi halinde ek kararla yeniden atanabileceği dikkate alınarak işbu dava kapsamında yeniden yönetim kayyımı tayinine yer olmadığına dair karar vermek gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.
1.Müdürün azli talebi bakımından ;
a-Asıl ve karşı davanın kabulü ile dava dışı ... Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasında kayıtlı ... San. Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin asıl davada davalı ... karşı davada karşı davalı ...'in şirket ortak ve ortakları olmalarına rağmen TTK ve ticari defter ve VUK gereği üzerlerine düşen görevleri yasaya uygun şekilde yerine getirmedikleri, kayıtlara işlemedikleri böylece şirketi zarara uğrattıkları anlaşılmakla; müşterek yetkili ... ve ...'in müşterek yönetimin gerektirdiği anlayış, saygı, özen ve bağlılık yükümlülüklerine aykırı hareketleri sonucunda TTK m.626 , m.630/2-3 gereğince şirket müdürlüklerinden haklı sebeple AZİLLERİNE, b-Dava dışı ... .. Ltd. Şti.'nin, müdürlerinin azli ile yönetimsiz kalması nedeniyle şirkete yönetim kayyımı atanması gerekmekte ise de; .... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında 26/02/2024 tarihinde Mustafa Kınacı'nın yönetim kayyımı olarak atandığı ve görevinin devam ettiği, bir şirkete 2 ayrı yönetiminin olmasının hukuken mümkün olmadığı gibi şirkete fayda sağlamayacağı ve kayyımın görevi bitmesi halinde ek kararla yeniden atanabileceği dikkate alınarak işbu dava kapsamında yeniden yönetim kayyımı tayinine YER OLMADIĞINA,
2.Davacı ...'in Mahkememizin 2022/317 Esas sayılı asıl davasında davalı ... aleyhine açtığı şirket yöneticinin sorumluluğa yönelik tazminat talebi yönünden davanın tefriki ile mahkememizin son esasına kaydına ve yargılamanın yeni esas numarası üzerinden devamına,
3.Asıl davada; alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı ile 615,40 TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, tazminata yönelik yargılama devam ettiğinden işbu dosyada yatırılan peşin harcın tefrik edilen ... Esas sayılı dosyasında dikkate alınmasına,
4.Asıl davada; davacı tarafından yapılan 15.863,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5.Karşı davada; alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından davacı ... tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harcın düşümü sonucu kalan 534,70 TL'nin karşı davalı ...'ten alınarak Hazineye gelir kaydına,
6.Karşı davada; 80,70 TL peşin harç ile 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 161,40 TL'nin karşı davalı ...'ten alınarak karşı davacıya ödenmesine,
7.Karşı davada ile ilgili olarak asıl davada davalı/karşı davada davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin karşı davada davalı ...'ten alınarak karşı davada davacı ...'e ödenmesine,
8.Karşı davada; davacı tarafından yapılan 87,25 TL masrafın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/04/2025 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)