16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2023/1616 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:07/03/2023
NUMARASI:2020/255 Esas, 2023/47 Karar
DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde;Davacı şirketin şirket uzun yıllardır insan kaynakları süreçlerinde aktif bir şekilde faaliyet göstermekte olup, kurumsal firma veya gerçek kişi kullanıcılarına kişilik envanteri hizmeti sunduğunu, bu hizmet kapsamında kullanıcılara birtakım testler göndererek neticesinde ortaya çıkan raporlar ile kullanıcılara ilişkin kişilik analizi yaptığını,“...” işaretini, TPMK nezdinde ... noli marka olarak tescil ettirdiğini, davacı şirketin kurucu ortaklarından dava dışı ... adına 2014 yılında “...” ibaresini de ... başvuru numarasıyla TPMK nezdinde tescil edilen markanın ise, 15/01/2018 tarihli ... Marka Lisans Sözleşmesi kapsamında kullanım haklarını elde ettiğini, Davacının, her iki tescilli markayı ve “...” unvanını, hem bu hizmeti sunduğu ... web sitesi üzerinden, hem de her türlü yazılı veya internet ortamındaki mecralarda kullandığını, Davalı şirketin ise, müvekkili şirket ile özdeşleşen, gerek kurumsal gerek ise bireysel müşteriler nezdinde doğrudan müvekkili şirketin “...” unvanına atıf yapan, müvekkili şirket tarafından 15 yılı aşkın süredir müşterilere sunulan ve müşterilerden gelen talepler doğrultusunda sürekli olarak gelişime ve değişime uğrayan “...”, “...” adıyla tanınan ürünün sektördeki bilinirliğinden faydalanmak suretiyle haksız kazanç elde etmeye çalışmakta, ilk başta Müvekkil şirket tarafından geliştirilmiş olan bu ürünü kendi şirketine ait bir ürün göstererek kullanıcıları yanıltmakta olduğunu, Yanı sıra davalı taraf, ... web adresi üzerinden “...”, “...” ibareleriyle, Müvekkil şirket adına tescilli ve Müvekkil şirketin kullanım hakkına sahip olduğu markaları kullanmak suretiyle Müvekkil şirketin marka haklarına tecavüz ettiği gibi, tescilli markaların sektördeki bilinirliğinden yararlanarak kendi şirketinin tanıtımını yapmakta, satış ve pazarlama aracı olarak Müvekkili şirket adına tescilli markaları kullanımının Davalı tarafın gerek ... web adresi üzerinden görsel mecrada gerek dava dilekçesi ekinde tanıtım broşürleri gibi yazılı mecrada kullandığı tescilsiz “...” işareti ise davacı şirkete ...Marka Lisans Sözleşmesi kapsamında lisans verilen tescilli “...” markası ile gerek her iki işaretin genel görünümü gerek ise davacı şirket ile davalı şirketin aynı sektörde faaliyet göstermeleri ve birebir aynı ürünler için kullanılıyor olmaları sebebiyle iltibas ve karışıklığa neden olduğunu, ... Marka Lisans Sözleşmesi'nin 2.4. maddesi uyarınca; lisansa konu markadan doğan haklara üçüncü bir kişi tarafından tecavüz edilmesi durumunda, “Lisans Alan” olarak Müvekkil şirkete 6769 sayılı SMK'dan doğan tüm talep ve dava haklarını, markanın sahibinin iznine ihtiyaç duymaksızın kullanma hakkının verildi;
Davacı tarafından uygulanan bu analiz, uygulamada ... olarak bilinmekle birlikte, “...” temelde dört faktörle kişinin karakter özelliklerini ve davranış stilini anlamaya çalışan bir teorinin adı olıp bu faktörlerin ilk harflerinin aynı zamanda teorinin de ismini oluşturduğunu, “...”, “...” olarak davacı şirket ile özdeşleştiğini, davalının davacı ile aynı sektörde faaliyet göstermekle birlikte, davacı adına tescilli “...” ifadesinin birebir aynısını davacı adına tescilli marka kapsamına giren ürünlerde kullanarak iltibas oluşturduğunu, bu eylemin marka hakkına tecavüz ev haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının kötüniyetli olduğunu, Bu nedenlerle; Davacı şirketin tescilli “...” ve “...” markaları ile benzerlik arz eden davalı tarafça kullanılan tescilsiz “...” ile “...” işaretlerinin ve ... web sitesinin KULLANIM ŞEKLİ ve GENEL GÖRÜNÜMÜ olmak üzere tüm özellikleri itibariyle davacı şirket marka hakkına tecavüz doğurduğu ve bu durumun aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini ile SMK VE TTK amir hükümleri uyarınca, davalı şirketin müvekkil şirketin marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerinin durdurulmasını ve önlenmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı şirketin ...markasının sahibi olduğunu 2017 yılında Ankara 1. FSHHM nde ... marka sahibi ve Davacı Şirket ortağı ... ve TPMK Başkanlığı'na karşı dava açarak marka tescil başvurusunun reddi işleminin iptali ile markasının tescilini talep ettiğini, davalı şirketin 2017 yılında dava açtığında ... markasının ... adına tescilli olduğunu, ancak ...'in haklarını 2018 yılında inhisari marka lisans sözleşmesi ile ... AŞ ne devrettiğinden bahsedildiğini, kendilerine herhangi bir sözleşmenin tebliğ edilmediğini, Ankara 1FSHHM nın 20/12/2018 tarih ve 2017/51 E- 2018/308 K sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilerek ...ibareli davacı marka başvurusu ile ... markası arasında başvurunun kapsadığı 35/03 sınıfındaki “İş yönetimi İdaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, personel işe yerleştirme, işe alma,personel seçimi, personel temini hizmetleri “ bakımından benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, zira hem anlamsal, hem görsel, hem işitsel açıdan söz konusu markaların birbiriyle yeterli düzeyde farklılaştığını tespit edildiğini, davanın İstinaf incelemesinin reddedilerek Yargıtay temyiz aşamasında olduğunu, bu nedenle davanın derdestlik itirazlarının kabulü ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan ... ibaresinin ilk yalan makinesinin mucidi olan psikolog ...'un ... teorisine dayanan 4 farklı davranışsal özelliği barındıran bir davranış değerlendirme aracı olup, ...'un 1928 yılında yayınladığı “...”-“Normal Kişilerin Duyguları” kitabına dayandığını, İstatistiki çalışma ve mantarın hazırlanmasının 1972 senesinde Amerika'da Minnesota Üniversitesi tarafından yapılarak zamanla geliştirilerek tüm dünyaya armağan edildiğini, dünya üzerinde bu çalışmanın 50 milyondan fazla kişinin kullandığı pekçok ... değerlendirmelerinin temelini oluşturduğunu, günümüzde ...kişilik envanteri olarak bilinen bu yöntemin özellikle kurumsal firmaların personel seçiminde yaygın olarak kullandığı bir psikolojik değerlendirme aracı olduğunu, tabanlı davranış envanterinin geliştirilme süresindeki çalışmaların; 1956'da bir endüstriyel psikolog ..., ...'un ... modelinin teorisini kullanarak ilk ...değerlendirmesini yaptığını, bu değerlendirmenin kalifiye eleman seçme konusunda yardıma ihtiyacı olan işletmelerde kullanılmak üzere tasarlandığını, çalışmaların 1970'lerde ... tarafından yine ... tabanlı değerlendirme aracı olan personel profile system “ yaratmak için kullanıldığı, five personality traits (5 büyük faktör kuramı) adında başka bir ...'ın yanında dünyada kabul görmüş kuramın daha olduğunu, Dünya'da kabul görmüş davranış envanterlerinin uzun yıllar boyunca pek çok bu sayesinde ortaya çıkarılmış, psikoloji kuramları üzerine inşa edildiğini ve bu konuda doğal hak sahibi olan ve çalışma yapan bilim adamlarının kendi adlarına herhangi bir patent, marka, telif ve tescil ve benzeri sistemlere başvuruda bulunmadan yapmış olduğu bilimsel çalışmaları insanlığın kullanımına sunduklarını, ... kişilik testi veya ... kişilik envanteri tamlamalarında ... ibaresi ölçeğin dayandırıldığı bilimsel alt yapıyı ifade etmek için kullanıldığı , Türkiye'de yoğun şekilde kullanılan ..., ... kişilik testi, ... kişilik envanteri, ... kişilik testi, DEĞER ki farklı kişilik testlerinin de olduğunu, kullanıcıların ilgili ölçülerini hangi bilimsel altyapıya dayandığını bilmeleri için ölçeğin dayandığı teori tanımlayıcı olarak kullanılmak zorunda bulunduğunu, bu bakımdan tüm teoriler gibi insanlığa ait herkesin özgürce kullanabileceği tek başına bir firmaya da şahsa tescilini mümkün olamayacağını, bir kişilik envanteri olduğunu davalının ... tabanlı bir çalışma yaptığı için verilen hizmetin hangi psikoloji kuramına dayandığını ifade etmek için adında ... ibaresini kullanmak ve tüketiciye doğru bilgilendirmek mecburiyetinde olduğunu , Örneğin ... gıda sektöründe kutunun içinde ana maddeyi anlatan ve tanımlayıcı ifade olan yoğurt sözcüğünün psikoloji anlamında karşılığı olduğunu,Uluslararası bir envanter için ... tarafından yapılan benzerlik, karıştırma ihtimali ve aynı mallar hizmetler içerdikleri, tüketiciler açısından karışıklığa haksızlığa neden olabileceği iddiaların asılsız olduğunu, ... ibaresinin 35/03 alt grubunda tanımlayıcılık içerdiğini , ... (... ) olarak ifade edildiğini, bu kapsamda 35/03 alt grubunda yer alan iş yönetimi İdaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık personel işe yerleştirme işe alma personel seçimi personel temini hizmetleri bakımından ... ibaresinin tanımlayıcılık içeren zayıf marka olduğunu, bunun Ankara 1 FSHHM nin 2017//51 E-2018/308 K sayılı kararı ve yine Ankara BAM 20 Hukuk Dairesinin 2019/259 E- 2020/639 k sayılı kararı ile ve dosya içindeki mevcut bilirkişi raporu ile değerlendirildiğini , bu nedenle taraf markaları arasında iltibas benzerlik ve irtibat tehlikesinin bulunmadığını,Söz konusu ibarenin kullanılması açısından davacı lehine müktesep bir hak oluşturmayacağını, çünkü... davranışı envanterinin kendileri tarafından tarafından oluşturulmadığını,Bunun yanı sıra her iki markanın bütünsel bakış açısıyla karşılaştırılması sonucunda görsel anlamda birbirinden farklı olduğunu ve karıştırılma ihtimallerinin mevcut olmadığını, Yukarıda ifade edilen mahkeme kararları karşısında davalarının ...markasını tescilsiz işaret olarak nitelendirilmesi ve davacı şirketin markasına haksız tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki iddiaların son derece haksız olduğunu, bu ve böylelikle davacının kendisinden başka bir şirketin ... teorisine dayalı bir psikometrik araç ile hizmet vermesini kısıtlayıcı tart girişiminin rekabete sınırlandırıcı bir eylem teşkil edeceğini, bunun hukuka aykırı olduğunu, zayıf bir marka seçen kimsenin bunun sonuçlarına da katlanmasını zorunlu olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep edildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;"... mahkememizce davaya konu edilen taraf markalarındaki ortak ibare olan ... ibaresinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaratıp yaratmadığı hususunda içerisinde sektör bilirkişisinin de olduğu bilirkişi heyetince alınan raporda, ... ibaresinin insan kaynakları alanında personel seçimi sürecinde kişilik testlerinden yararlanmak için kullanılan bireyin kişilik özelliklerinden öne çıkan; ...,..., ..., ... (..., iz bırakan, sadık, ciddi) ibarelerinin baş harfleri ile oluşturulmuş bir tür kişilik envanteri olup özellikle 35. Sınıfta yer alan "iş yönetimi İdaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık personel işe yerleştirme işe alma personel seçimi personel temini hizmetleri" bakımından tanımlayıcı mahiyette olduğu, ibarenin de taraflarca bu alanda kullanıldığı ... ibaresinin kimsenin tekeline verilemeyeceği zaten davacı şirket ortağının da tek başına ... ibaresinin tescili için yaptığı ...numaralı başvurunun da reddedildiği, bir an için tanımlayıcı mahiyette olmasa dahi özellikle bu alanda zayıf marka olduğu zayıf markaların yanına başka bir ibare ile farklılaştırılarak kullanılabileceği, yine taraf markalarının şekil olarak da kullanımlarının benzer olmadığı ortalama tüketici nezdinde iltibasa yol açmayacağı bu sebeple marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşmadığı kanaatine ulaşıldığından Davanın REDDİNE," Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde;davalı tarafın, ... web adresi üzerinden “...”, “...” ibareleriyle, Müvekkili şirket adına tescilli ve Müvekkili şirketin kullanım hakkına sahip olduğu markaları kullanmak suretiyle Müvekkili şirketin marka haklarına tecavüz ettiği gibi, tescilli markaların sektördeki bilinirliğinden yararlanarak kendi şirketinin tanıtımını yapmakta, satış ve pazarlama aracı olarak Müvekkili şirket adına tescilli markaları kullanmakta olduğunu, Müvekkili şirket tarafından belirli bir ücret karşılığında sunulan ürünü, ücretsiz sunduğu iddiasıyla da kullanıcılardan haksız yarar sağlamaya çalışmakta olduğunu,Davalı şirketin, müvekkili şirket adına tescilli ve müvekkili şirketin kullanımına bırakılan markaları ile ayniyet derecesinde benzer tescilsiz işaretleri müvekkili şirketin hizmet verdiği sektörde kullanmakta olduğunu “...” ibaresi tescilli olduğu gibi, tescil edildiği tarihten bu yana özellikle işe alım ve personele yönelik performans veya kişilik değerlendirmesi yapılan alanlarında sektör lideri konumuna gelmiş ve başta bir analiz ismi olarak bilinen “...” ifadesini, “...”, “..” olarak Müvekkili şirket ile özdeşleştirdiğini,Müvekkili şirketin lisans sözleşmesi ile kullanım haklarını elde ettiği tescilli “...” markası ile davalının ayniyet derecesinde benzer kullanım olduğunu, hiçbir teknik, maddi ve ticari zorunluluk yok iken ve sonsuz seçenek mevcut iken, davaya konu edilen "..." görselli tescilsiz işaretin Müvekkilİ şirketin tescilli markasının kullanımına çok yakın bir versiyonunu içermesi ve daha da önemlisi Müvekkil şirket ile aynı sektörde ve aynı hizmet konusu ürünler için kullanılıyor olmasının marka hakkının açık ihlali olduğunu,Davalı şirketin “...” ibaresinin ön planda bulunduğu, “...” ibaresiyle TPMK nezdinde tescil başvurusunun reddedildiğini,Davalı kullanımlarının, "..." “...” ibaresiyle tescil edilmiş markalara ve Müvekkili şirket ile özdeşleşmiş ürünlerine yaklaştırmakta ve kötü niyetli olarak, Müvekkili şirketin markalarından haksız faydalanma amacını ortaya koyduğunu,Davalının eylemleri SMK 29. Madde kapsamında marka hakkına tecavüz yaratmakla birlikte, TTK gereğince haksız rekabet de oluşturduğunu,Raporun eksik ve hatalı olduğunu, rapora itiraz ile yeni rapor talep edilmişse de talebin kabul edilmediğini,Davalının ... ibareli tescilli markası da olmadığını, iki web sitesinin çözümlerine bakıldığında neredeyse ayniyet seviyesindeki benzerlikleri değil bazı farklılıkların belirtilerek rapor düzenlendiğini,Sadece ... kelimesinin kimsenin tekelinde olmadığını, ... ve .... başka şey, ... ve ... başka bir şey olduğunu, davalı şirket içeriklerinde, eğitimlerinde "..." ibaresini kullanmakta olduğunu Müvekkili şirketin Ve davalı taraf ürünlerinin hitap ettiği tüketici kitlesi uzman olmadığını, tüm çalışanların çeşitli platformlarda bu ürünleri kullanabileceğini, belirterek kararın kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti meni refi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi,
HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; her ne kadar bilirkişi raporunda ... İbaresinin 35.sınıfındaki "iş yönetimi idaresi ve bu konularla ile ilgili danışmanlık, personel işe yerleştirme işe alma personel seçimi, personel temin hizmetleri" alt sınıfı yönünden zayıf marka olduğu yönünde görüş belirtilmiş ise de, davacı iddiasında davalının markasal kullanımlarının müvekkili markasına yanaştırıldığını, kullanımda ayniyet olduğunu ileri sürmüş olmakla davacının bu yöndeki iddia ve itirazları üzerinde durulması gerekir. Delil olarak dayanılan ... numaralı... ibareli kelime ve şekil markasında...ibaresindeki harflerin farklı renklerle tescilli olduğu, davalının internet sitesindeki bir kısım kullanımlarda da ... ibaresindeki harflerin aynı sıralama ile aynı renklerle yer aldığı dikkate alınarak, davalının kullanımların davacının markasına yanaştırma niteliğinde olup olmadığı yahut bu hususun kullanımda ayniyet olarak kabul edilip edilemeyeceği, tüketici nezdinde karışıklığa neden olup olmayacağı hususunda ayrıntılı inceleme içerir yeni bir rapor alınması gerekirken davacı vekilinin rapora esaslı itirazları değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin bu yönden kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.