Esas No
E. 2024/777
Karar No
K. 2025/1111
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T. C.

K A Y S E R İ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/777

KARAR NO: 2025/1111

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/01/2024

NUMARASI: 2022/302 Esas, 2024/34 Karar

DAVA: Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 07.04.2022

İSTİNAF KARARININ

VERİLDİĞİ TARİH: 16.06.2025

YAZILDIĞI TARİH: 17.06.2025

Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/302 Esas, 2024/34 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili ve davalı ... Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti:

Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin müşterek çocuğu ...'nun ... tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresinde olan ...plaka sayılı aracın çarpması sonucu hayatını kaybettiğini, kazada aracın maliki ve sigortalı olan ...'ın alkollü olduğunun tespit edildiğini, müşterek çocuğun vefat ettiğinde 11 yaşında olduğunu, Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/1593 esas sayılı ceza dosyasında aldırılan rapora göre davalının tali kusurlu, müteveffanın ise asli kusurlu olarak kabul edildiğini, yaptıkları itiraza rağmen raporun bu haliyle kabul edildiğini ve buna göre hüküm tesis edildiğini, davacıların müşterek çocuğunun ölümüne sebebiyet veren aracın diğer davalı ... Anonim Şirketi’nde nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin araç sahibinin kusurundan doğacak mali mesuliyeti temin etmekle yükümlü olduğunu ancak sigorta şirketi tarafından müvekkillerine herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını, müvekkillerinin murisin ölümü sonucunda desteğinden yoksun kaldıklarını ve aynı zamanda psikolojik çöküntü yaşadıklarını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alamadıklarından bahisle öncelikle davalı ... adına kayıtlı olan ve kazaya karışan ...plaka sayılı araca ve davalı ...'a ait mal varlığının üzerine yargılama sonuna kadar 3. şahıslara devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati haciz mahiyetinde tedbir konulmasına, müvekkili ... için şimdilik 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 10,00-TL cenaze gideri ve müvekkili ... için şimdilik 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 10,00-TL cenaze gideri olmak üzere toplam 220,00-TL maddi tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, müvekkili ... için yaşadığı acı ve elemden dolayı 150.000,00-TL ve müvekkili ... için yaşadığı acı ve elemden dolayı 150.000,00-TL olmak üzere toplam 300.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'tan tahsiline, hükmedilecek maddi-manevi tazminat için kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müteveffanın bisiklet yolu dahi sayılmayan yoldan ani ve kontrolsüz bir hareket ile müvekkilinin aracının önüne manevra yaptığını ve bunun sonucunda da davaya konu kazanın meydana geldiğini, meydana gelen kazada müvekkiline yüklenecek bir kusur bulunmadığını, ceza dosyasında yapılan yargılama sonucunda müvekkilinin tali kusurlu kabul edilerek hakkında 12.000,00-TL para cezasına hükmedildiğini, müvekkilinin hız sınırlarına uymaması ve alkollü olduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, kanda bulunan alkol miktarının müvekkilinin güvenli sürüş yeteneğini etkilediğine dair ceza dosyası içerisinde somut hiç bir delil mevcut olmadığını, kazanın tamamen müteveffanın kusuru neticesinde meydana geldiğini, kazadan sonra müvekkilinin ambulansı arayarak elinden gelen tüm çabayı gösterdiğini, müvekkili aleyhinde açılmış olan haksız davanın ve tüm taleplerin reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasının talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Davanın kısmen kabulü ile destekten yoksun kalma talepleri yönünden; davacı ... için 145.039,86-TL destekten yoksun kalma tazminatından davalı ... A.Ş.'nin 142.881,37-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması, davalı ...'ın ise 145.039,86-TL'nin tamamından sorumlu olması, davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 24/02/2022 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ... için 291.456,08-TL destekten yoksun kalma tazminatından davalı ... A.Ş.'nin 287.118,63-TL'lık kısmı ile sınırlı sorumlu olması, davalı ...'ın ise 291.456,08-TL'nın tamamından sorumlu olması, davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 24/02/2022 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, cenaze ve defin gideri talepleri yönünden; davacıların cenaze ve defin gideri taleplerinin ayrı ayrı reddine, manevi tazminat talepleri yönünden; davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 60.000,00-TL, davacı ... için 60.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, davacıların fazlaya dair manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verildiği görülmüştür.

Taraflarca İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: A-) Davacılar vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle;

İlk derece mahkemesince verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkillerin oğlunun, sürücüsü ... olan aracın çarpması nedeniyle vefat ettiğini, Ceza dosyası ile de ceza almış olup, yaklaşık ispat sağlandığını, ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir istenen aracın kazaya karışan araç olup, tedbir konulması gerektiğini, her ne kadar maddi tazminat taleplerinden sürücü ile birlikte sigorta şirketi sorumlu olsa da manevi tazminattan yalnızca sürücünün sorumlu olduğunu, hüküm verilinceye kadar davalı ...'ın söz konusu aracı devrederek tazminat alacaklarının tahsilini imkansız hale getireceğini, bu sebeplerle davalı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araç üzerine ihtiyati haciz mahiyetinde tedbir konulmazsa müvekkilinin telafisi imkansız zarara uğramasının kaçınılmaz olduğunu belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasını, davalı adına kayıtlı ...plaka sayılı araca ve davalı ... adına olan mal varlığının mahkemece sorgulaması yapılarak malvarlığı olması halinde bu mal varlıklarına da dava sonuna kadar 3. şahıslara devrinin önlenmesi amacıyla teminatsız bir şekilde ihtiyati haciz mahiyetinde tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B-) Davalı ... A.Ş. vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; İtirazları baki kalmak kaydıyla bilirkişi raporunda tespit edilen tazminat bedelinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda müteveffanın anne ve babasının bakiye ömrünün kaza tarihindeki yaşı esas alınarak hesaplandığını ve destek sonu tarihlerinin 09.11.2067 ve 05.11.2054 olarak bulunduğunu, ancak müteveffanın anne ve babasının bakiye ömrünün rapor tarihinde halen hayatta olduğundan rapor tarihindeki yaşlarının esas alınması ve destek sonu tarihlerinin 10.10.2067 ve 01.07.2054 olarak hesaplanması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tam kusur oranı üzerinden hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, KZMSS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışının bu tür sigorta ile teminat altına alındığını, maddi giderler için geçerli olan teminatın her halükârda verilecek bir teminat olmayıp KZMSS sigortası kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, haksız fiil sonucu kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerektiğini, kaza tespit tutanağına göre ...'ın sevk ve idare indeki... plakalı aracı ile seyir halinde iken kaza mahalline yaklaştığı esnada ayını istikametten gelen ve istikametine göre yolun solunda bisiklet ile giden ...'nun elektrik direğinin yanında aniden yolun sağ tarafına manevra yaparak... plakalı aracın önüne geçtiği ve dava konusu kazanın meydana geldiğini buna göre müteveffa ...'nun; gidiş istikametine göre en sağ şeridi kullanması gerekirken sol şeritte bisiklet sürerek ve dikkatsiz bir;şekilde, sağ şeritten gelen aracın güvenle geçişini beklemeden trafiği aksatacak ve tehlikeye sokacak şekilde aniden şerit değiştirip yolun sağ tarafına geçerek dava konusu kazaya asli ve tam kusuru ile sebebiyet verdiğini, ... plakalı sigortalı araç sürücüsünün ise kendi şeridinde normal hızla seyrederken, bisiklet ile aniden yola çıkan mütevetffaya çarpmaması ve kazanın gerçekleşmesini engellemesinin mümkün olmadığını, kısa mesafe içerisinde aniden sigortalı araç sürücüsünün şeridine giren bisiklete karşı sigortalı araç sürücüsünün kazayı engellemek adına bir hareket gerçekleştirmesine fırsat kalmadan kazanın kaçınılmaz hale geldiğini, dolayısıyla sigortalı araç sürücüsünün hızı ile uyuşmazlığa konu kaza arasında nedensellik bağı bulunmadığını, davacı tarafın cenaze/defin gideri yönünden taleplerinin açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olup her halükarda reddi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kusura ilişkin değerlendirmenin hatalı yapıldığını belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin değerlendirilerek incelemeye alınabilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi gerekir. Bu şartlar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu eldeki dosya kapsamı incelendiğinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davacılar vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği tespit edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, incelemesini kamu düzenine ilişkin hususlar hariç olmak üzere istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapması gerektiği hususu düzenlenmiştir.

HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince davacılar vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde; İstinaf incelemesine konu dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerinden kaynaklanmaktadır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Davacı ... için 145.039,86-TL destekten yoksun kalma tazminatından davalı ... A.Ş.'nin 142.881,37-TL'lık kısmı ile sınırlı sorumlu olması, davalı ...'ın ise 145.039,86-TL'nın tamamından sorumlu olması, davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 24/02/2022 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davacı ... için 291.456,08-TL destekten yoksun kalma tazminatından davalı ... A.Ş.'nin 287.118,63-TL'lık kısmı ile sınırlı sorumlu olması, davalı ...'ın ise 291.456,08-TL'nın tamamından sorumlu olması, davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 24/02/2022 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davacıların cenaze ve defin gideri taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 60.000,00-TL, davacı ... için 60.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, dair karar verilmiştir.

Bilindiği üzere, trafik kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören zararını 6098 sayılı TBK'nun 49. ve 53. maddeleri uyarınca sürücüden isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zararına sebep olması halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi bu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Aynı Kanun md. 3 uyarınca aracın maliki işleten sayıldığından araç malikinden de maddi zararın tazmini talep edilebilir. Öte yandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Dolayısıyla davacıların, maddi zararlarını ...plaka sayılı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı ... A.Ş.'den isteme hakkı vardır.

Tüm dosya kapsamı ile trafik bilirkişisinden alınan 19/12/2022 ve 05/09/2023 tarihli kusur raporları nazara alındığında; ... günü saat 12.24 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobil ile ...caddesini takiben ... istikametinden ... yönüne doğru seyir halinde iken kaza mahalli olan ... sayılı elektrik direği önüne geldiği esnada aracının ön kısmıyla, ön ilerisinde karşı yön şeridinde ters yönde seyir halinde olup sağa manevra yaparak şeridine giren 2010 doğumlu müteveffa ... sevk ve idaresindeki bisikletin arka kısımlarına çarpması neticesinde ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir. Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti meskun mahalde seyir halinde iken aracının hızını mahal şartlarına göre ayarlaması, görüş alanını etkin bir şekilde kontrol altında bulundurması, ön ilerisinde karşı yön şeridinde ters yönde seyir halinde olan bisiklete karşı gerekli sesli ikazda bulunduktan sonra seyrini kontrollü sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, karşı yön şeridinde ters yönde seyir halinde olup kendi şeridine doğru manevra yapan bisiklete arkadan çarptığı anlaşılmakla gerçekleşen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile %30 oranında kusurludur. 2010 doğumlu müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki bisiklet ile gündüz vakti meskun mahalde aracının seyrini kendisine ayrılan yol bölümü içerisinde sürdürmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, nizamlara aykırı olarak karşı yön şeridinde seyir halinde iken sağa manevra yapmak suretiyle kendi şeridine girmek istediği esnada gerisinden seyirle gelen otomobilin kendi idaresindeki bisikletin arka kısımlarına çarptığı anlaşılmakla meydana gelen olayda yaşı gereği davranış faktörleri olayın oluşumunda asli etken olup %70 oranında kusurludur.

Ceza yargılaması kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığının... tarihli kusur raporuyla ve ceza mahkemesinin mahkumiyet kararıyla uyumlu değerlendirme yapıldığı nazara alınarak hukuk mahkemesince trafik bilirkişisinden alınan 19/12/2022 ve 05/09/2023 tarihli kusur raporlarına itibar edilmiş, davacılar vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin kusur raporunun yetersiz olduğu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığından kusur raporu alınması gerektiği, kusur oranlarının hatalı belirlendiği yönündeki istinaf itirazları haklı bulunmayarak reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesince davacıların cenaze ve defin gideri taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verildiği anlaşıldığından davalı ... A.Ş. vekilinin, cenaze ve defin gideri taleplerinin kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu yönündeki istinaf itirazının yerinde olmadığı açıktır.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2024/1451, K:2024/3065 sayılı kararındaki açıklamalar dikkate alındığında, davacıların olay tarihindeki yaşlarına göre saptanan bakiye ömür süreleri esas alınarak destek zararlarının hesaplanması doğru olup davalı ... A.Ş. vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazları haklı bulunmayarak reddedilmiştir.

Davacılar, kaza sırasında ölen bisiklet sürücüsü ...'nun anne ve babasıdır. 6098 sayılı TBK 56/2. fıkrası gereğince manevi tazminat istenmesinde ölenin her bir yakınının ayrı ayrı manevi tazminat isteme hakkı mevcut olduğu gibi bu hak mirasçılık sıfatına da bağlanmamıştır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E:2019/1346, K:2020/4083 sayılı kararı) 6098 sayılı TBK'nun 56 maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, ölenin olay tarihindeki yaşı, davalı sürücünün kusur durumu, davacılar ile ölenin anne/baba - çocuk olarak yakınlıklarının derecesi, davacıların duymuş olduğu elem, üzüntü ve yıpranmanın giderilmesi ayrıca gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğinden, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi göz önünde bulundurulduğunda, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacılar yönünden hükmedilen manevi tazminat miktarlarının uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmış dolayısıyla da davacılar vekilinin manevi tazminatların az belirlendiği yönündeki istinaf itirazlarının haklı olmadığı değerlendirilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirtilen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasındaki kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda istinaf incelemesi sırasında istinaf talebinin esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu durum istinaf incelemesi sırasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek haller kapsamında yer almaktadır.

Bu haliyle; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu vakıa ve hukuki değerlendirmede kanuna aykırılığın bulunmadığı, ilk derece mahkemesinin verdiği kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacılar vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)

1.) Davacılar ve davalı ... A.Ş.'nin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.) a-) Davacı taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacılardan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80 TL harcın davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına, b-) Davalı taraftan alınması gereken 29.372,76 TL istinaf karar harcından davalı ... Anonim Şirketi'nden peşin alınan 7.771,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 21.601,16‬ TL harcın davalı ... Anonim Şirketi'nden alınarak Hazineye irat kaydına,

3.) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

4.) Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

5.) Taraflarca istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre karar kesinleştiğinde yatıranlara İADESİNE,

Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK md. 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/06/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog