23. Hukuk Dairesi
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23.
HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/853 - 2025/581 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/03/2025
ESAS-KARAR NUMARASI : 2025/80 E.-2025/220 K.
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; müvekkili ile müflis davalı şirket arasında muhtelif tarihlerde hizmet alım sözleşmeleri imzalandığını, davalı şirket bünyesinde çalışan dava dışı işçilerin iş sözleşmelerinin sona ermesi akabinde işçilerce yasal yollara başvurulması neticesinde veya müvekkilince işçiler için yapılan ödemelerin rücuen tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine yasal yollara başvurulduğunu,
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.06.2022 tarih ve 2016/319 E. sayılı kararıyla davalı şirketin iflasına karar verildiğini, iflas ilanları üzerine muhtelif yazılarıyla müvekkili Kurumca ödenen ve davalı şirketin sorumlu olduğu alacaklarının iflas masasına kaydı için başvurduklarını, iflas müdürlüğünce düzenlenen sıra cetvelinde taleplerinin bir çoğunun dilekçeleri ekindeki tablolarda belirtilen gerekçelerle reddine karar verildiğinin tespit edildiğini,
Ankara İflas Dairesinin 2022/23 E. sayılı dosyasında sıra cetvelindeki 20 numaralı başvurularında yer alan, "Davası Açılmamış" 14 adet alacakları ile 20 numaralı başvurularından sonraki 27 adet başvurularındaki alacaklarının "müflisin sorumluluğunun ve rücu edilebilecek miktarın tespitinin yargılamayı gerektirdiği" gerekçesiyle reddedildiğini, bu dosyalara ilişkin alacakları toplamı olan 1.311.167,98 TL'nin kabulünün gerektiğini, Taraflar arasındaki sözleşmelere ve eki Genel Şartname hükümlerine göre personel ile ilgili tüm yükümlülüklerden yüklenicinin sorumlu olduğunu, 20 numaralı başvuruları ekindeki listede yer alan "Derdest Davalar" listesinin 7. sırası hariç diğer sıralarında bulunan alacakları ile ilgili davalar açıldığından bu alacaklarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bu davaların bir kısmında karar verildiğini ve kararların kesinleştiğini, 20 numaralı başvurularında yer alan "Karara Çıkmış" listesinde yer alan bir kısım alacakları ile ilgili kayıt taleplerinin kısmen reddine karar verilmiş ise de, müvekkilince bu alacaklara ilişkin hesaplamalarda bir hata bulunmadığını,
Dava dışı işçi ... için müvekkilince ödenen tutarın kaydı için yaptıkları başvurunun sıra cetvelinde yer almadığını ve değerlendirilmediğini,
Dava dışı işçi ... için müvekkilince yapılan ödeme ile ilgili alacak kayıt başvurularının 146. sırada kabul edildiği bildirilmişse de, 146. sırada Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün alacağına ilişkin hüküm kurulduğunu, Yine dava dışı işçi ...'e ödenen 67.154,67 TL.'nin kaydına ilişkin başvurularının 154. sıraya kaydedildiği belirtilmişse de reddedilen alacak tutarının 167.154,67 TL. olarak belirtildiğini, İleri sürerek, alacaklarının sıra cetveline itirazları doğrultusunda kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; cevap vermemiştir. İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesince; "Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 'Dava dilekçesinin içeriği' başlıklı 119. maddesinin birinci fıkrasında dava dilekçesinde 'açık bir şekilde talep sonucunun' bulunması gerektiği hükme bağlanmıştır (HMK m. 119/1-ğ). Zira talep sonucu bir davanın en önemli unsuru niteliğindedir. Gerçekten de, mahkemeler emredici nitelikteki HMK'nın 26. maddesi gereği taleple bağlı olup davacının talep sonucundan daha fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Yine, iddianın genişletilip genişletilmediği ya da değiştirilip değiştirilmediği hususu talep sonucuna göre belirlenir. Keza derdestlik ve yargılama gideri dahi talep sonucuna göre belirlenmekte ve hesaplanmaktadır. Dolayısıyla davacının, nelerin hüküm altına alınmasını, davalının neye mahkum edilmesini istediğini somutlaştırması gerekir. Bu gereklilik davalıların HMK'nın 27. maddesi uyarınca hukuki dinlenilme hakkı çerçevesinde savunmalarını yapma imkanı bulabilmesi açısından da ayrı öneme sahiptir.
Aynı şekilde HMK'nın 'Dava dilekçesinin içeriği' başlıklı 119. maddesinin birinci fıkrasında dava dilekçesinde 'iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin' belirtilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır (HMK m. 119/1-f). Buna göre, iddia olunan vakıaların ispatı için kullanılacak delillerin neler olduğu açıkça yazılmalıdır. Davacının genel ifadelerle delillerini belirtmek yeterli olmayıp, hangi delillere dayandığı dilekçeden açıkça anlaşılmalıdır.
Tüm bu açıklamalar çerçevesinde eldeki dava dilekçesi ve ekindeki klasörler incelendiğinde, Ankara İflas Müdürlüğü'ne; işçiler ... adına yapılan işçilik alacağı ödemelerinden, müflis şirketle akdedilen hizmet alım sözleşmesi kapsamında, müflis şirketin sorumlu olduğu belirtilerek, iflas masasına kaydı için başvuru yapıldığı, bu işçilerin bir kısmına ilişkin bir kısım Mahkeme kararlarının sunulduğu, bir kısım işçi yönünden herhangi bir Mahkeme kararı olmadan re'sen ödeme yapıldığının belirtildiği, bir kısmı işçi yönünden yapılan yapılan başvurunun İflas Müdürlüğü tarafından hiç değerlendirilmediği ya da iflas masasına yapılan başvuru ile iflas masası kararlarının birbiri ile uyumlu olmadığı ve maddi hata yapıldığının belirtildiği, Mahkememizin 11/02/2025 tarihli ara kararı ile, davacı tarafa, "müflis şirket nezdinde çalışan işçilerin kimlik bilgileri ile liste halinde sunulması, bahse konu işçilerin müflis şirket nezdinde hangi dönem çalıştıkları, işçilere yapılan ödemenin hangi işçilik kalemine ilişkin olduğunun açıklanması, varsa Mahkeme kararları, takip dosyaları bilgilerinin bildirilmesi, işçi bazında yapılan ödemelerin liste halinde sunulması, yine ödeme belgelerinin işçi bazında ayrı ayrı gösterilerek liste halinde sunulması, hangi işçi yönünden hangi iflas masası kararına istinaden talepte bulunduğunun, işçi bazında ayrı ayrı açıklanması suretiyle netice-i talebinin bildirilmesi ve belirtilen hususlarda yazılı beyanda bulunulması amacı ile davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin süreye uyulmadığı taktirde,
HMK 119/1-2 maddeleri uyarınca davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin davacı vekiline ihtar edilmiştir.
Yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere eldeki dava dilekçesi incelendiğinde, görünürde tek bir dava olduğu görülse de, aslında işbu davada işçi sayısı kadar dava bulunmaktadır. Diğer bir deyişle, davacı işbu davada aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla talebini, aynı dava dilekçesiyle ileri sürmüştür. Bu taleplerin her biri birbirinden bağımsız nitelikte olduğundan, davacı tarafından her bir talep için dava dilekçesindeki vakıaların ayrı ayrı belirtilmesi ve ispat edilmesi gerekmektedir. Ancak eldeki dava dilekçesi ve ekindeki klasörler incelendiğinde, her bir talep için dava dilekçesindeki vakıalar ayrı ayrı belirtilmediği gibi, iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği de açıkça belirtilmemiştir. Davacının birlikte ileri sürdüğü, aslında her biri ayrı bir davanın konusu olan talepleri arasında da hukuki veya ekonomik bir bağ bulunmamaktadır. Zira her bir işçinin davalı bünyesinde SGK'lı olarak çalışıp çalışmadığı, çalışmışsa her bir işçi yönünden yapılan işçilik alacaklarına ilişkin ödemenin gerçek ödeme olup olmadığı, davalının bu ödemelerden sorumluluklarının hizmet alım sözleşmesi kapsamında bulunup bulunmadığı, hizmet alım sözleşmesinin tarafı olan davalının iflas etmesi nedeniyle, her bir işçi yönünden yapılan alacak kayıt başvurusuna istinaden İİK 235.maddesi anlamında kayıt kabul davasının yasal şartlarının oluşup oluşmadığının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda davacı tarafa "müflis şirket nezdinde çalışan işçilerin kimlik bilgileri ile liste halinde sunulması, bahse konu işçilerin müflis şirket nezdinde hangi dönem çalıştıkları, işçilere yapılan ödemenin hangi işçilik kalemine ilişkin olduğunun açıklanması, varsa Mahkeme kararları, takip dosyaları bilgilerinin bildirilmesi, işçi bazında yapılan ödemelerin liste halinde sunulması, yine ödeme belgelerinin işçi bazında ayrı ayrı gösterilerek liste halinde sunulması, hizmet alım sözleşmesinin hangi dönemine ilişkin rücuen tazminat talep edildiği ve hangi işçi yönünden hangi iflas masası kararına istinaden talepte bulunduğunun, işçi bazında ayrı ayrı açıklanması suretiyle netice-i talebinin bildirilmesi için süre verilmiş ancak verilen kesin süre içerisinde eksikliğin ikmal edilmediği, dava dilekçesinde talep sonucu ve dayanılan delillerin somutlaştırılması anlamında eksiklik bulunduğu, her biri birbirinden bağımsız taleplerin tek bir dava dilekçesinde ileri sürülmesinin yargılamanın sağlıklı yürütülmesine engel teşkil ettiği" gerekçesiyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/1-ğ, 119/1-f ve 119/2. maddeleri gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; söz konusu ara kararda celbi istenen tüm bilgi ve belgelerin dava dilekçeleri ekinde yer alan 1 adet CD içinde sunulmasına rağmen Mahkemece bunlar dikkate alınmadan karar alındığını, söz konusu ara karar gereğince müvekkili Kurum nezdinde gerekli araştırmalar ve Mahkeme ile şifahi görüşmeler yapılmış olup Ankara İflas Dairesince reddedilen tüm alacaklarına dayanak bilgi ve belgeler. işçi bazında oluşturulan tablolar, fiziki ekleri ile birlikte 3 klasör halinde 26.02.2025 tarihli dilekçeleri ekinde Mahkemeye sunulduğunu,
Mahkemece hangi vakıanın hangi delillerle ispat edileceği ve talep sonucunun net bir şekilde yazılmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği belirtmişse de dava dilekçeleri ve eklerinde delillerinin sunulduğu ve 26.02.2025 tarihli dilekçeleri ekinde sunulan klasörlerde de işçi bazında tablo düzenlenerek fiziki eklerin dosyaya kazandırıldığı, talep sonucunun ise hukuken sıra cetvelinde reddedilen alacaklarının kaydından başka bir istem olamayacağı da nazara alındığında mahkemece verilen kararın hukukla uyuşmadığını, Dava dilekçelerinde 4 bölüm halinde alacakları ve buna ilişkin açıklamalarının yer aldığını,
Davaya konu talepleri aynı ve tek sıra cetvelinde reddedildiğinden ve taleplerin birlikte ileri sürülmesine (aslilik ve fer'ilik ilişkisi de dahil olmak üzere) yasal bir engel bulunmadığından, aksinin kabulü halinde dahi usul ekonomisi gereğince davaların tefrikine karar verilebileceğinden, aksi taktirde davanın açılmamış sayılması yaptırımı hukukun genel ilkelerinden olan ölçülülük (orantılılık) ilkesine de aykırı olacağından, söz konusu hususların tespiti ve açıklanması için bilirkişi marifetiyle rapor aldırılabileceğinden davanın açılmamış sayılması karararının hukuka aykırı olduğunu,
İş bu dava rücuen tazminat davası olmayıp, işçilere ödenen tutarlardan müflis şirketin sorumlu olduğu miktarların sıra cetveline kaydı istemine ilişkin olduğunu, davanın açılmamış sayılması kararı ile dava açma süresinin artık canlanamayacağı da nazara alındığında, müvekkil Kurumun iş bu davaya konu edilen talepleri yönünden alacağına kavuşmasını sağlayacak başka bir hukuki imkân da kalmamış olacağını, bu sonucun Anayasal bir hak olan hukuki dinlenilme hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlâl edilmesine sebebiyet vereceğini, İleri sürerek,
İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, davacı alacağının iflas masasına kaydı istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; davacı vekilince 30.01.2025 tarihinde açılan dava ile ilgili dava dilekçesi eklerinin, boyutlarının yüksek olması nedeniyle bir adet CD içerisinde sunulduğunun 31.01.2025 tarihli dilekçesinde belirtildiği ve CD'nin sunulduğu,
İlk derece Mahkemesince 11.02.2025 tarihli ara kararıyla, "Somut dava dosyası incelendiğinde, dava dilekçesinde yukarıda bahsedilen hususlar açıklığa kavuşturulmadığı gibi ekte CD şeklinde dava ile ilgisi anlaşılamayan evrak yığını sunulduğu, davacının, davasında dayandığı vakıalar ve netice-i talebinin anlaşılamadığı görülmekle " gerekçesiyle, davacı vekiline, "-Müflis şirket nezdinde çalışan işçilerin kimlik bilgileri ile liste halinde sunulması, -Bahse konu işçilerin müflis şirket nezdinde hangi dönem çalıştıkları, -İşçileri yapılan ödemenin hangi işçilik kalemine ilişkin olduğunun açıklanması, varsa Mahkeme kararları, takip dosyaları bilgilerinin bildirilmesi, -İşçi bazında yapılan ödemelerin liste halinde sunulması, yine ödeme belgelerinin işçi bazında ayrı ayrı gösterilerek liste halinde sunulması, -Hangi işçi yönünden hangi iflas masası kararına istinaden talepte bulunduğunun, işçi bazında ayrı ayrı açıklanması suretiyle netice-i talebinin bildirilmesi ve belirtilen hususlarda yazılı beyanda bulunulması" için iki haftalık kesin süre verildiği, kesin süreye uyulmadığı takdirde HMK'nın 119/1-2. maddeleri uyarınca davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtar edildiği; Bu ara kararının davacı vekiline 17.02.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilince 26.02.2025 tarihinde, kesin süre içinde üç adet klasörde ara kararı doğrultusunda her işçi bazında düzenlenen icmal tablo ve eklerini ilişkin belgelerin sunulduğunun belirtildiği, Görülmüştür.
Dava dilekçesi içeriğinden, davacı tarafın iflas masasına 20 numaralı başvuruları ile bunu takip eden 27 adet başvuruları bulunduğu ve bu başvurular ile ilgili iflas müdürlüğü kararlarının dava konusu edildiği anlaşılmaktadır.
İlk derece Mahkemesinin kabulü doğrultusunda her bir başvuruya ilişkin red kararı ayrı davaların konusunu oluşturmaktadır.
Davacı tarafça dava dilekçesinde dört grup halinde sınıflandırılan alacakları ile ilgili iflas müdürlüğü kararları özetlenmiş ve talepleri açıklanmıştır.
İlk derece Mahkemesince; müflis ... Kimya Kimyevi Mad. Tem. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.'nin iflas tasfiyesini yürüten Ankara İflas Dairesinin 2022/23 İflas sayılı dosyasına müzekkere yazılarak, davacının 20 numaralı başvurusu ile bunu takip eden 27 adet başvuruları ile ilgili başvuru evrakı ve ekleri, davacı tarafın kayıt başvurusu sırasında tebliğe elverişli adres gösterip göstermediğine ve masraf avansı (İİK m.
223.verip vermediğine ilişkin bilgiler, sıra cetveli tebliğ edilmiş ise davacı tarafa tebliğine ilişkin belge, sıra cetvelinin onaylı örneği, sıra cetveli İİK'nın 166. maddesinde belirtilen gazetelerde ilan edilmiş ise ilana ilişkin gazete nüshalarının asılları ya da tarihleri anlaşılacak şekilde çektirilen tasdikli fotokopileri ve davacının alacağıyla ilgili masa kararlarının suretleri istenseydi, iflas müdürlüğü kararlarına göre, iflas müdürlüğü işlemini şikayet niteliğindeki talepler, alacak kaydına ilişkin talepler belirlenecek, sonucuna göre gerekli tefrik işlemleri yapılarak sonucuna göre mahkemenin görevi, şikayet/davanın süresi belirlenebilecek, bu belirlemeye uygun olarak gerekli kararlar verilecekti. Kaldı ki 11.02.2025 tarihli ara kararı ile sunulması istenen bilgi ve belgeler kesin süre içinde üç adet klasör kapsamında sunulmuştur.
Buna göre İlk derece Mahkemesince, ayrı ayrı şikayetlerin/davaların konusu olabilecek taleplerin İİK'nın 235. maddesi uyarınca hak düşürücü süreye ve maktu harca tabi olduğu gözetilerek, sunulan klasörler ve CD içindeki belgeler, İflas Müdürlüğünce yukarıda açıklandığı şekilde yazışma yapılarak celbedilecek belgeler değerlendirilerek sonucuna göre karar/kararlar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,
HMK'nın 353/(1)-a.5. maddesi uyarınca esası incelemeden,
İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Öte yandan dava dilekçesi içeriğinden; tarafça İİK'nın 235. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına uygun olarak husumetin Müflis ... Kimya Kimyevi Mad. Tem. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.'nin iflas tasfiyesini yürüten ve dava konusu kararları veren Ankara İflas Müdürlüğünün 2022/23 İflas sayılı dosyasına yöneltildiği anlaşıldığına göre, gerekçeli karar başlığında bu açıklamalara yer verilmesi gerekirken; davalı olarak belirsizlik yaratacak şekilde "Ankara İflas Dairesi" yazılması da doğru olmamıştır. Bu nedenle HMK'nın 304. maddesi uyarınca gerekçeli karar başlığı re'sen düzeltilmiştir.
HÜKÜM
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-a.5. maddesi uyarınca, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin25.03.2025 tarih ve 2025/80 E., 2025/220 K. sayılı kararının ESASI İNCELEMEDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2.Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,
3.Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk derece Mahkemesince esas hükümle birlikte değerlendirilmesine,
4.Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 18.06.2025 tarihinde, HMK'nın 353/(1)-a ve 362/(1)-g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 18/06/2025
Başkan
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Katip
(e-imzalıdır)