7. Hukuk Dairesi
T.C. BURSA BAM 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
7. HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO :.....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ..... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
.....
BİRLEŞEN DAVA ..... 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN..... E. - ..... K.
.....
Taraflarca karşılıklı olarak açılan davaların yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde asıl davada davacı/birleşen dava davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince davalıdan dört siparişle toplam 5100 paket/255.000 adet ürün talep edildiğini, davalının siparişleri süresinde teslim etmediğini, davalının sözleşme şartlarına uymaması nedeniyle sözleşmenin 6/b ve 7/c maddeleri gereğince 323.040,00.-TL + KDV cezai şart bedeli hesaplandığını, davalıya gönderilen ihtarnamelere rağmen cezai şart ödenmediği için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının kötüniyetle takibe itiraz ettiğini belirterek .....
19.İcra Müdürlüğü’nün..... esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının sözleşmenin 4-a maddesindeki ödeme günlerini sürekli aksattığını, uyarılara rağmen teslim edilen ürünlerin bedelinde vade aşımı yoluna başvurulduğu için davalının bedeli zamanında alamadığını, davalı şirketin üretimini ithal hammadde temini yolu ile sağlaması nedeniyle 2018 yılı Ağustos ayı ve devamında baş gösteren dövizdeki dalgalanma ve kur artışı sebebiyle üretimde ve hammadde temininde zorluklar yaşadığı gibi davacı tarafça yapılan ödemelerin sözleşmede kararlaştırılan vadelerde gerçekleşmemesinin de etkisi ile ödeme güçlüğü içerisine girdiğini, bunun üzerine sözleşmeyi 7/b maddesi gereğince haklı olarak feshettiğini, fesihte davalının kusurunun olmadığını, davacının cezai şart bedelini nasıl hesapladığının anlaşılamadığını, sözleşmede fesih sebeplerinin açıkça yazılmadığını, sözleşmede davacı lehine hükümler yer aldığını, davacının cezai şart talep edebilmesi için edimini eksiksiz yerine getirmesinin gerektiğini belirterek davanın reddine, davalının % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince istenilen özellikteki bardakların davalıya teslim edilmesine rağmen davalının sözleşmede belirlenen sürede ödeme yapmadığını, uyarılara rağmen vade günlerini aksattığını, dövizdeki dalgalanma ve kur artışı sebebiyle üretimde ve hammadde temininde zorluklar yaşayan davacının sözleşmeden doğan edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, davalının edimini süresinde yerine getirmemesi nedeniyle ihtarname ile sözleşmenin feshedilerek cari hesaptan kaynaklanan alacağın istenildiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek .....
19.İcra Müdürlüğü’nün ..... esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde, davacının bardakları sözleşmeye uygun şekilde teslim etmediğini, yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ödemenin aksatıldığı iddiasının doğru olmadığını, vadesi gelmiş bir borcun olmadığını, cezai şart koşullarının oluşması nedeniyle takas - mahsup taleplerinin olduğunu, davanın daha önce açılan dava ile birleştirilmesinin gerektiğini, davanın haksız olduğunu, icra inkar tazminatı koşullarının bulunmadığını belirterek davanın reddine, davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı ...'un sözleşmenin dördüncü maddesindeki ödeme terminine uygun davranmamış olduğu, 31/12/2017 tarihi itibariyle davalının davacıdan 90.849,80.-TL alacaklı olduğu, davalının bakiye kalan alacak tutarlarına göre düzenlemiş olduğu faturalardan sözleşmenin dördüncü maddesindeki termine aykırı olarak halen ödenmeyen fatura alacakları kaldığı, en son davalının davacıdan 104.496,61.-TL tutarında alacaklı olduğu, davacının mal bedellerinin ödenmesine ilişkin sözleşmedeki termine uygun davranmaması nedeniyle sözleşmeye aykırı davranış karşısında ürün vermemiş olmasının davalı ..... Ltd. Şti.'nin sözleşmeye aykırı davrandığını göstermediği, aksine sözleşmeye aykırı davrananın ve edimini süresinde yerine getirmeyenin davacı ...Ş olduğu, davalı şirketin halen davacıdan 104.496,61.-TL tutarında alacaklı olduğu, sözleşmede ön görülen cezai şartın koşullarının oluşmadığı, takipten önce temerrüt olgusu ispatlanamadığından davalının işlemiş faiz talebinin reddedildiği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile borçlunun icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 104.496,61.-TL asıl alacak üzerinden bu alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %18,50 ve değişen oranlarda reeskont faizi uygulanmak suretiyle icra giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 104.496,61.-TL'nın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Asıl davada davacı/birleşen dosyada davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının sözleşmeyi ihlal ettiğine yönelik mahkeme değerlendirmesini kabul etmediklerini, davalıdan dört siparişle toplam 5100 paket/255.000 adet ürün talep edildiğini, davalının ürünlerin teslimatını yapamayacağını bildirdiğini, sözleşmenin 4/a maddesine göre vadesinde ödenmeyen bir alacak olmadığını, ödemelerin ağırlıklı olarak çek ile yapıldığını, çekle ödemeye davalı tarafından itiraz edilmeyerek ödeme olarak kabul edildiğini, çekin ödeme aracı olması nedeniyle davalının ödeme almadığından bahisle cezai şarttan sorumlu olmayacağının kabul edilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, gerekçede ve bilirkişi raporunda ticari ilişkinin bir bütün olarak değerlendirilmediğini, davacının cezai şart talebinin incelenmediğini, sözleşmenin 6/b ve 7/c maddeleri gereğince hesaplanan cezai şart bedellerini ödemekle yükümlü olan davalının 323.040,00.-TL + KDV borcu olduğunu, davalının alacağının mahsubu halinde kalan borcun olduğunu, davalının ürünleri teslim etmeyerek sözleşmeye aykırı davrandığının dosya kapsamı ile sabit olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Asıl dava eser sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının, birleşen dava ise bakiye iş alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın 2004 sayılı İİK’nun 67.maddesi gereğince iptali istemine ilişkindir. Asıl davanın ve birleşen davanın konusu olan ve eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta ..... ..... Otobüsleri A.Ş iş sahibi, diğer şirket ise yüklenicidir.
İş sahibi şirket vekili ..... 19. İcra Müdürlüğü’nün ..... esas sayılı dosyasında 5/12/2018 tarihinde 490.360,33.-TL alacak ile 7.939,34.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 503.299,77.-TL'nın tahsili için 13/2/2018 tarihli sözleşmenin ihlali nedeniyle cezai şartın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatmış, borçlu yüklenicinin itirazı üzerine süresinde itirazın iptali davası açılmıştır.
Yüklenici şirket vekili .....
3.İcra Müdürlüğü’nün .....esas sayılı dosyasında 13/12/2018 tarihinde 104.496,61.-TL asıl alacak ile 3.177,84.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 107.674,45.-TL tutarında cari hesaba dayalı borcun tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatmış, borçlu iş sahibinin itirazı üzerine süresinde itirazın iptali davası açmıştır. Yargılama sırasında yüklenicinin açtığı dava, iş sahibinin açtığı dava ile birleştirilmiştir. Her iki dava konusu uyuşmazlık taraflar arasında düzenlenen 13/2/2018 tarihli “ Tek Kullanımlık Karton Bardak Ve Sair Ürünlerin Satış Ve Teslimine İlişkin Sözleşmeye” dayanmaktadır.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince yüklenici şirketin iş sahibi tarafından verilen siparişlere göre bardak üretimini gerçekleştirdiği, iş sahibinin de çekle ödeme yaptığı, yüklenicinin çekle ödeme yapılmasına itiraz etmediği, tarafların defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, ödemelerin geciktiğini ileri sürerek sözleşmeyi fesheden yüklenicinin fesihte haklı olup olmadığı, ödemelerin zamanında yapılıp yapılmadığı, yüklenicinin ürün teslim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, geç teslim ve sözleşmenin feshi nedeniyle yüklenici aleyhine cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığı hususundadır. 13/2/2018 tarihli sözleşmenin 4.maddesinde ödeme tarihi ürün teslimi yapıldıktan sonra yüklenicinin tanzim edip iş sahibine teslim edeceği faturanın düzenleme tarihinden itibaren 90 gün sonraya isabet eden ayın 15. veya son günü olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin 5.maddesine göre 1/11/2017 tarihi itibariyle yürürlüğe giren sözleşme hükümleri nedeniyle yüklenici şirket çalışanı tarafından iş sahibi şirket çalışanına gönderilen 1/10/2018 tarihli e-posta tarihine kadar taraflar arasında ödemeler ile ilgili bir sorun oluşmamış ise de 1/10/2018 tarihli e-postada yüklenicinin 2018 yılı dahilinde iş sahibinden alınan toplam 9 adet çekten 3 tanesi dışındakilerin anlaşmalı vadelerin üzerinde olduğu, aralarında 150 günü bulan vadelerde çekler olduğu, yaz döneminde düzene giren bu durumun kış döneminde tekrarlandığı, uygun vadeli çekler ile cari hesabın kapatılmasının istenildiği, ödeme yapıldıktan sonra 1/11/2018 tarihine kadar iş sahibinin uygun görmesi halinde ürün sevkiyatlarına devam edileceği, bu şekilde bu sürecin yürütülemeyeceği bildirilmiştir. Bu şekilde taraflar arasında devam eden yazışmalar sonucunda ise yüklenici şirket tarafından Bursa 9. Noterliği'nin 08/10/2018 tarih ve 19024 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiği açıklanarak 104.496,61.-TL bakiye alacağın ödenmesi ihtar edilmiştir. İş sahibi şirket de Bursa 10. Noterliği'nin 09/10/2018 tarih ve 42549 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin 6/b maddesinin ihlali nedeniyle 59.317,48 + KDV ve 7/c maddesinin ihlali nedeniyle 323.040,00.-TL + KDV cezai şartın ödenmesini yükleniciye ihtar etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları ile yüklenici şirketin 24/9/2018 tarihi itibariyle 104.496,61.-TL alacağının olduğu, tarafların cari muavin dökümlerinin de birbiri ile uyumlu olduğu, tarafların 2018 yılı alacak/borç bakiyesinde mutabık olduklarının görüldüğü, iş sahibi tarafından geçmiş dönemlerdeki ödemelerde ve ödeme vadelerinde sözleşmenin 4. maddesine birebir uyulmadığı, vadelerinde eksik ödemeler yapıldığı, taraflar arasında uyuşmazlığa neden olan 30/9/2018 tarihli sipariş döneminde iş sahibi şirketin 26.555,93.-TL gecikmiş borcu olduğu belirlenmiştir. Yüklenici şirkete yapılan ödemelerin sözleşmenin 4. maddesinde gösterilen sürelerde ödenmediğinin sabit olması nedeniyle sözleşmenin 7.maddesine göne yapılan feshin haklı sebeplere dayandığı anlaşılmaktadır. İş sahibi şirketin yüklenicinin takip konusu yaptığı borç miktarına itirazı bulunmamakla birlikte bu tutarın cezai şart alacağından mahsup edilmesinin gerektiği ileri sürülmektedir.
İş sahibi şirket sözleşmenin 6/b ve 7/c maddelerine dayanarak ayrı ayrı cezai şart talebinde bulunarak icra takibi yapmıştır. Sözleşmenin 6/b maddesinde yüklenicinin süresinde teslimat yapmaması veya ayıplı/eksik teslimat yapması halinde uygulanacak cezai şart, sözleşmenin 7/c maddesinde ise yüklenicinin sözleşmedeki şartlardan birine uymadığı veya sözleşmeyi süresinden önce feshettiği durumda uygulanacak cezai şart düzenlenmiştir.
Dosyaya sunulan delillerden yüklenicinin iş sahibinin siparişlerine konu tek kullanımlık karton bardakları eksik, ayıplı veya geç olarak teslim ettiğine ilişkin bir delil olmadığı gibi yukarıda da açıklandığı ve ilk derece mahkemesince de kabul edildiği üzere yüklenicinin sözleşmeyi haklı sebeplerle feshetmesi nedeniyle sözleşmenin 6/b ve 7/c maddelerinde düzenlenen cezai şart koşullarının oluşmadığı sabit olup iş sahibi şirketin her iki dava yönünden de yaptığı itirazlar yerinde görülmemiştir.
HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin istinaf talepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
1...... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2021 tarih ve .....sayılı kararı usul esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince asıl dava davacı - birleşen dava davalı vekili istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2.İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılması gerekli 7.138,16.-TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.784,50.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 5.353,66.-TL harcın ilk derece mahkemesince asıl dava davacı/birleşen dava davalısından alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3.Karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce yapılmasına,
4.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5.İstinaf yargılama giderlerinin, gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile 26/09/2023 tarihinde karar verildi. ...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...