Esas No
E. 2023/1161
Karar No
K. 2023/1161
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2023/1161 - 2025/1275

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 15/02/2023

NUMARASI : 2022/190 E. - 2023/52 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararı İptali - Hükümsüzlük

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/02/2023 tarih ve 2022/190 E. - 2023/52 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, davalının 03 ve 05. sınıfta yer alan mallar için 2020/105420 sayı ile ... ibaresi için başvuru yaptığını, bu başvurunun ilanına yapılan itirazın MDB ve YİDK tarafından ret edildiğini, dava konusu marka ile müvekkilinin markasının aynı sınıfta olduğunu, bu malların özelliğinin değeri düşük fazla zaman ayırmadan anlık kararla alınabilir mallar olduğunu, müvekkilinin ... ibaresinin davalının ... ibaresinde aynen yer aldığını, davalı markasında yer alan ... ibaresinin tali unsur niteliğinde bulunduğunu, markanın esaslı unsurunun ... olduğunu, benzer yazı stili ve renk tercih edilerek ... ibaresinin yazılmasının benzerlik ve karıştırılma ihtimalini daha da artırdığını, müvekkilinin ... ibaresinin tanınmış marka olduğunu, müvekkilinin eskiye dayalı kullanım hakkının bulunduğunu ileri sürerek dava konusu ... markasının ve YİDK'nın 2022-M-3708 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili, müvekkilinin '..." ibareli markasının kapsadığı mal ve hizmetler ile davacı firmaya ait "...” isimli markanın kapsamış olduğu mal ve hizmetin sınıflandırmasına nazaran çok daha geniş çaplı olduğunu, müvekkilinin "...” şeklinde kullandığı markası ile davacıya ait "..." ibareli markanın benzerlik arz etmediğini, ... kelimesinin İspanyolca kökenli olduğunu ve halka anlamına geldiğini, markaların görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olmadığını, markalar arasında karıştırılma veya ilişkilendirme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın bulunduğu, bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmediği, davacı tarafın "..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı, davacı tarafın "..." ibareli başvurusu üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 2022-M-3708 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2020/105420 sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas tehlikesi bulunmadığını, davaya konu olan markanın başında ... ibaresi yer almakta olup, bu ibarenin markaya ayırt edicilik kazandırdığını, davaya konu olan “...” ibaresi ile davaya mesnet olan “... ” ibaresinin görsel ve işitsel olarak farklı olduğunu, bilirkişi raporunda da aynen bu şekilde tespit yapıldığını, davacının markasını, hangi emtia üzerinde kullandığını ve ne şekilde tanınmış marka haline getirdiğini gösteren hiçbir belge, delil, bulunmadığını, davacının 6/6 maddesi anlamında itiraz etme hakkının ispatlanamadığını, bilirkişi raporunun dikkate alınmamasının yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markaların, görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olmadığını, markalar arasında karıştırılma veya ilişkilendirilme ihtimalinin ortaya çıkmayacağını, markaların benzerlik incelemesinde başvuruya konu marka ile itiraza konu markaların başlangıç kısımlarının incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini, ... ibaresinin/hecesinin markaya ciddi anlamda ayırt edicilik kazandırdığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, zira davalının başvurusu olan ... ibaresi içerisinde davacının ... ibareli markasının aynen yer aldığı ve belirgin olarak öne çıktığı, diğer yönden taraf markaları açısından da emtia benzerliğinin oluştuğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "..." ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı malları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince ek bilirkişi raporu veya yeni bir bilirkişi raporu alınmamasının sonuca etkili bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Davalı şirket ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Davalı şirketten ve davalı ... alınması gereken 615,40'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'şer TL'nin davalı şirketten ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3.İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/07/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog