16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1737 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/05/2023
NUMARASI: 2022/843 E. - 2023/386 K.
DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali)
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil nosunda kayıtlı ... Mah. ... Sk. ... Sitesi ... Blok N.... Kuzeybatı Cephe ... Avcılar/İstanbul adresinde faaliyet gösteren diğer davalı ... Anonim Şirketi'nin sahibi ve yetkilisi olduğunu, 09/10/2020 tarihinde ... ... Blok K... D... Üsküdar/İstanbul adresinde bulunan şirketin irtibat ofisinde şüpheli ile müvekkilinin 09/10/2020 tarihli "Sermayeye Katılım Sözleşmesi" isimli sözleşmeyi imza altına aldıklarını, yapılan bu sözleşme ile özetle şüpheli hakim ortak ve yetkili olduğu ... A.Ş.'nin halka arz etmek için sermaye artışına gittiğini, bu kapsamda gereken tutarı yatırımcı olarak dışarıdan temin yoluna gittiğini, sözleşmeye göre müvekkilinin 2.090.000 TL'si olarak bir tutarın şirket hesabına aktaracağını ve karşılığında halka arz edilecek olan hisselerin fiyatını 2,40 TL'den alacağını, şirketin halka arzı sırasında oluşacak fiyatlamanın 3,00 TL civarı olduğunun öngörülmekte olup, aradaki farkın yatırımcı olarak kar hanesine yazılacağını, bu hususun sözleşme ile hüküm altına alındığını, müvekkilinin sözleşme ile yatırmayı taahhüt ettiği tutara ilişkin 900.000,00 TL'sini 09/10/2020 tarihinde, 1.100.000 TL'sini ise 12/10/2020 tarihinde ekli banka dekontları ile sabit olduğu üzere ... Libadiye Şubesinde bulunan hesabından ... A.Ş. yine ... Bankası Topkapı Şubesi'nde bulunan ... İban nolu hesabına aktardığını, sözleşmeye göre 30/06/2021 tarihine kadar halka arzın gerçekleştirileceğinin belirtildiğini, sözleşmeye göre müvekkiline ekte sureti sunulan ve fakat aslı da mahkeme kasasına sunulacak olan ...'ın ... Bayrampaşa Şubesi muhataplı, ... İban nolu hesaptan keşide edilen ... 2.090.000 TL bedelli 09/10/2020 tarihli sözleşmeye teminat şerhli teminat çekinin davalı tarafça keşide edildiğini ve diğer davalı şirketçe ciro edilerek müvekkiline teslim edildiğini, sözleşmede halka arzın gerçekleşmemesi durumunda 30/06/2021 tarihi itibari ile ödenen bedelin %20 fazlası ile iade edileceğinin de kararlaştırıldığını, gelinen aşamada halka arzın gerçekleşmediğini, öğrenildiği kadarı ile şirketin SPK nezdinde halka arz başvurusunda bulunduğunu, fakat akabinde halka arz başvurusunu geri çektiğini, harici yapılan araştırmalarda şirketin hesaplarının incelendiğini, bağımsız denetim raporunda şirketin hesabından usulsüz olarak para çıkışı yapıldığının tespit edildiğini, Sermaye Piyasası Kurulu'nun bu paranın nereye gittiğine dair bir izahat istediğini, akabinde de şirket sahibinin halka arz dosyasını geri çektiğine dair bilgiler edinildiğini ve durum davalıya iletildiğinde ise olumlu bir dönüş alınmadığı gibi, müvekkiline ödediği bedelin iade de edilmediğini, müvekkiline vaat edilen hisse devrinin yapılmadığı gibi, halka arzın da gerçekleştirilmediğini ve müvekkilinin ödediği sermaye katılım bedeli olan 2.000.000,00 TL ve ödenen bedelin %20 fazlası olan 400.000,00 TL'nin müvekkiline iade edilmediğini, iş bu sebeple müvekkilinin ödediği bedel (2.000.000,00 TL) ile ödenen paranın %20 fazlası (400.000,00 TL) ve TTK md 10. amir hükmü gereği sözleşmede vade olarak kararlaştırılan 30/06/2021 tarihinden itibaren işlemiş 466.8623,02 TL avans faizi ile tahsili için başlatılan icra takibine davalı borçluların itirazları nedeni ile durdurulmuş olması karşısında, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de uzlaşma sağlanamadığı için iş bu ihtiyati haciz talepli davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu belirterek, arz ve izah edilen ve yargılama sırasında resen nazara alınacak haklı sebeplere binaen; öncelikle müvekkilinin alacağının teminat altına alınması için İİK 257. vd maddeleri gereği teminatsız olarak, şayet mümkün değilse mahkemece takdir edilecek teminat mukabilinde davalıların menkul gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine dair karar oluşturulmasını, davalı borçluların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe yaptıkları itirazlarının iptali ile haksız ve kötü niyetli yapılan itiraz nedeni ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek reeskont avans faizi ile beraber müvekkiline ödenmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında her ne kadar bir sözleşme bulunsa da, bu sözleşmenin müvekkilinin zor koşullar altında ve sözleşme hükümlerinden de açık bir şekilde görüleceği üzere açıkça zararına olarak tanzim edildiğini, müvekkilinin sözleşmeyi imzaladığı tarihte almış olduğu bir miktar taahhüt karşılığında, pek çok yükümlülük altına girdiğini ve açıkça sözleşme dengesini bozacak düzeyde zarara uğratıldığını, sözleşmede görüldüğü üzere, yatırımcı alacaklının görünen kısa bir süre için yatırdığı paraya karşılık %20 kar elde etme düşüncesinde olduğunu, aslında bu durumun kar almaktan ziyade borç vermeyi, hatta aşırı yararlanmayı gösterdiğini, bu derece karlı, garantili ve ifa olunmaması durumunda aynı karı fazlasıyla iade eden bir yatırımın olsa olsa bir sömürü sözleşmesi olabileceğini, sözleşmede gabinin, yani aşırı yaralmanın mevcut olduğunun açık olduğunu, şirketi zor durumda olduğu için borç arayan müvekkiline, birkaç ay için %20 faizle borç verildiğini ve şirkete ortak olunduğunu, bu minvalde, gabin halinin enfisü ve müzayaka şartları gerçekleşmiş olup, sözleşmenin hükümsüz olduğuna karar verilmesi gerektiğini, aksi halde tarafların esas iradeleri ve sözleşme dengeleri doğrultusunda yeniden yorumlanması gerektiğini ve gabin doğrultusunda sözleşmenin sağaltılması gerektiğini, sözleşmenin 5. maddesinin 2 fıkrasında, SPK'dan izin alınamaması halinde yatırımcının hisselerini hakim ortağa %50 fazlası ile satabileceği yönündeki ibarenin de, sözleşmenin açık bir şekilde yatırımcı lehine tanzim olunduğunu gösterdiğini, müvekkilinin zor durumu nedeniyle oluşan bu kötü durumda, yatırımcının bir de işlerin ters gitmesi halinde ekstradan %50 kara geçeceğini, Yargıtay'ın konuya ilişkin içtihatlarında %25'in üzerindeki oranları aşırı yararlanma olarak kabul ettiğinin görüldüğünü, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde; müvekkilinin acil kredi ihtiyacının olması, şirketin zor durumda kalmasının, davacı alacaklı görünen tarafından fırsata dönüştürüldüğünün görüldüğünü, davacı alacaklının görünenin bu fırsat neticesinde elde etmeyi beklediği yüksek karlılık oranı ve sözleşmenin ifa edilememesi halinde getirilen yüksek cezai şart ile %50 fazlası ile hisseleri satma olanağı gabinin (aşırı yaralanmanın) varlığını gösterdiğini, somut olay bazında da aşırı yararlanmanın varlığı sabit olduğu için, müvekkilinin sözleşme ile bağlı olmadığına karar verilmesi, bu doğrultuda itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini, mahkemece aksi kanaatin hasıl olması halinde de, sözleşmenin edimler arasındaki oransızlığın giderilmesi yönünde hüküm kurulmasını talep ettiklerini, hızlı bir şekilde dünyayı etkisi altına alan Covid 19 Pandemisi'nin gerek ülkemiz ekonomisi, gerekse de dünya ekonomisini etkisi altına aldığının herkesçe bilindiğini, hukuka aykırı ve açıkça müvekkili aleyhine olan sözleşmenin ifasının, bu resesyon ve hatta ekonomik daralma döneminde de imkansız hale geldiğini, ayrıca sözleşmenin 5. maddesinin 5. fıkrasında yatırımcının motivasyonunun açıklanarak, halka arzın gerçekleşmemesi halinde hisselerin ediminde ödediği bedelin %20 fazlasıyla ödeneceğinin kaleme alındığını, yani sözleşme hükümlerinin yerine getirilememesi halinde yatırımcının beklediği karın aynısını, cezai şart vasıtasıyla alacağını, bu derece ağır bir cezai şartın müvekkilini son derece zora sokacağını ve zor durumundan yararlanmak isteyen davacı alacaklı görünenin sömürüsünü meşru hale getirme amacı taşıdığının açık olduğunu, böylesi bir hükmün cezai koşulun hukuken belirlenen amacını aştığını, bilindiği üzere cezai koşulun bir edim değil, ifaya zorlamaya yönelik bir taahhüt olduğunu, somut olayda ise bu şekilde belirlenen ceza koşulunun zaten zor durumda olan şirketin zararını artıracağını ve sözleşmedeki yatırımcının karını artıracağının açık olduğunu, bu hususun müvekkili şirketin defter ve kayıtlarının incelenmesi ile de anlaşılacağını savunarak, arz ve izah edilen nedenler ve mahkemece kamu düzeni gereği resen nazara alınacak sebepler muvacehesinde gabin nedeniyle tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılmasına, müvekkili ... Anonim Şirketi'ne müzekkere yazılarak şirket defterlerinin ve muhasebe kayıtlarının celp edilmesine, iddiaları doğrultusunda uzman bilirkişi vasıtasıyla müzayaka halinin araştırılmasına, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi dosyasına yönelik itirazlarının kabulü ile, haksız ve hukuka aykırı olarak açılmış olan davanın reddine, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibini tarafların haksız ve kötü niyetli olarak yönelten ve müvekkillerinin ticari itibarını düşüren alacaklı görünen davalı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI: İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2023 tarihli 2022/843 E. - 2023/386 K. sayılı kararıyla; "...icra takibi sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilmiş, davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile; 2.400.000,00 TL asıl alacak yönünden davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe vaki itirazlarının iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına; Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 2/2. Maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına, 2-İşlemiş faize ilişkin talebin reddine, 3-Asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 480.000,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,4-Davalıların kötü niyet tazminat taleplerinin yasal şartları oluşmadığından reddine," karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMLERİ:
Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece işlemiş faize dair taleplerine ilişkin temerrüt koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, kararın yerinde olmadığını,İşlemiş faize dair taleplerinin haklılığının ve temelinin TTK’nın 10. maddesi yollaması ile taraflar arasında düzenlenmiş Sermaye Katılım Sözleşmesinin 5. maddesinde açıkça belirtildiğini, Sözleşmenin 5.maddesi gereği; “Halka arzın 30.06.2021 tarihine kadar gerçekleşmemesi durumunda, sahip olduğu hisselerin ediniminde ödediği bedelin %20 fazlasının kendisine ödeneceği ve hisselerinin Hakim Hissedar ve/veya göstereceği bir yatırımcı tarafından alınacağını ... ve ... taahhüt etmektedir.” denildiğini, buna göre 30.06.2021 tarihinden sonra asıl alacak tutarına temerrüt oluştuğu ve faiz uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmadığını, Yerel mahkemenin aksi yöndeki kararının bu kapsamda hukuki dayanağının olmadığı ve kaldırılması gerektiğini belirterek, arz ve izah edilen, kamu düzeni gereği resen nazara alınacak ve yargılama sırasında ortaya çıkacak sair nedenlerle; yerel mahkemece verilen davanın kısmen reddine (takipte işlemiş faiz miktarına ilişkin itirazın iptali isteminin reddine kararı) ilişkin kararının istinaf ile kaldırılmasına ve davalıların bu kısım yönünden de itirazlarının iptali ile haksız ve kötü niyetli itirazları nedeni ile icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili de süresinde karara karşı istinaf yargı yoluna başvurmuşsa da, eksik harcın ve istinaf gider avansının yatırılması için gönderilen muhtıra uyarınca süresinde eksik harcı ve gider avansını yatırmaması nedeniyle ilk derece mahkemesince 31/10/2023 tarihli ek kararla davalıların istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmalarına karar verilmiştir.
DELİLLER
İstanbul ... İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların ... ve ... A.Ş. olduğu, 2.000.000,00 TL 9/10/2020 sözleşmeye göre şirket hesabına gönderilen bedel toplamı,400.000,00 TL 09/10/2020 tarihli sözleşmenin 4, 5.mad. göre (%20) hesaplanan alacak miktarı, 168.876,71 TL işlemiş faiz, 251.136,99 TL işlemiş faiz, 46.849,32 TL işlemiş faiz olmak üzere 2.866.863,02 TL toplam alacak için 19/10/2022 tarihinde ilamsız icra takibine başlandığı, takip dayanağı olarak 09/10/2020 tarihli Sermaye Katılım Sözleşmesi kapsamında şirket hesabına gönderilen ekli 9/10/2020 tarihli 900.000,00 TL bedelli dekont, 12/10/2020 tarihli 1.100.000,00 TL bedelli dekontlar ile çek sureti olarak gösterildiği, ödeme emrinin borçlu ... vekiline 31/10/2022 tarihinde, borçlu ... A.Ş.’ne 25/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 20/10/2022 tarihinde borca itiraz ettikleri, itirazın iptali davasının yasal süresi içinde açıldığı tespit edilmiştir.
Davacı ile davalılardan ...'ın yetkilisi olduğu diğer davalı ... A.Ş arasında imzalanan 09/10/2020 tarihli Sermaye Katılım Sözleşmesi incelendiğinde; Sözleşmenin konusunun, ...'te halka arz için başvuracak olan ...'un sermayesine diğer ortakların rüçhan hakları kısıtlanarak ihraç edilecek hisseler karşılığı ortak olunması olduğu, davacının sözleşmenin imzalanmasından itibaren 2 hafta içinde 2.090.000,00 TL'yi "Semaye Avansı" olarak ...)'un hesabına havale edeceği, davalı şirketin 30/06/2021 tarihine kadar halka arzının gerçekleştirileceğinin belirtildiği, halka arzın gerçekleşmemesi durumunda 30/06/2021 tarihi itibariyle ödenen bedelin % 20 fazlası ile iade edileceğinin de kararlaştırıldığı görülmüştür. Dosyaya sunulan banka dekontları incelendiğinde; davacı tarafça sözleşmeye istinaden 900.000,00 TL'si 09/10/2020 tarihinde, 1.100.000,00 TL'sini 12/10/2020 tarihinde ... / Libadiye Şubesi'nde bulunan hesabından ... A.Ş.'nin hesabına aktarıldığı tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E: Dava, itirazın iptali davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi,
HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, davalıların icra takibinden önce temerrüde düştüğünü, icra takibinde talep edilen temerrüt faiziyle ilgili itirazın iptali taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. Taraflar arasında imzalanan sözleşme incelendiğinde; Sözleşmenin 5. maddesinde "…'nın sermayeye iştirak etmesinde ...'un halka arz edilecek olması temel motivasyon olup, her ne sebeple olursa olsun 30 Haziran 2021 tarihine kadar halka arzın gerçekleşmemesi durumunda, sahip olduğu hisselerin ediniminde ödediği bedelin % 20 fazlasının kendisine ödeneceği ve hisselerinin ... ve/veya göstereceği bir yatırımcı tarafından alınacağını ... ve ... taahhüt etmektedir." şeklinde anlaştıkları, davalı şirketin halka arz işleminin yapılamaması nedeniyle davacının ödediği paranın iadesini talep ettiği, bu maddede davacının ödediği paranın hangi tarihte davacıya iade edileceğinin veya halka arzın gerçekleşmesi için belirlenen son tarih olan 30 Haziran 2021 tarihinden ne kadar süre sonra davacıya ödeme yapılacağının açıklanmadığı, davacının davalılara icra takibinden önce ödeme yapmaları konusunda bir ihtarname göndermediği, bu nedenle davalıların icra takibinden önce temerrüde düşmedikleri anlaşılmakla, Mahkemece icra takibinden önceki dönem için talep edilen temerrüt faizleriyle ilgili itirazın iptali talebini reddetmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davalılar vekilinin istinafı incelenmediğinden, talepleri halinde istinaf harçlarının ilk derece mahkemesince iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 18/06/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.